Eğitim

"Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek kız meslek lisesi Kırgızistan'da"

Türkiye'nin Kırgızistan'ın bağımsızlığını tanımasından 75 gün sonra 3 Mart 1992 tarihinde açtığı Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi, halen Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek Anadolu Kız Meslek Lisesi olma özelliğini taşıyor.Başkentte merkezi bir konumda, Sovyetler Birliği döneminden kalan tarihi iki katlı binada faaliyet gösteren Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi eğitim ve öğretim hayatına, dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan ve Kırgızistan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanı Çinara Jakıpova'nın genç kızları meslek sahibi yapmak amacıyla iş birliği protokolüne imza atmasıyla başladı.İki ülke müfredatının uygulandığı okulun öğrencileri, "Kırgızca olmazsa olmazımızdır, Türkçe yoldaşımızdır, Rusça bölge dilimizdir ve İngilizce dünyaya açılan yabancı dilimizdir" sloganından yola çıkarak üniversitede bu dillerde eğitim alabilecek düzeyde yabancı dil öğreniyor.Kırgızistan ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin temelini simgeleyen lise öğretim kadrosu ve teknolojik altyapısıyla Kırgızistan'daki meslek liseleri arasında her alanda önde gösteriliyor.- "Türkiye'nin yurt dışında ilk ve tek kız meslek lisesi"Lisenin müdürü Mustafa Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi'nin Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek kız meslek lisesi olduğunu söyledi.Yılmaz, lise öğrencilerinin hem mesleki hem de akademik anlamda başarılı olduklarını, bu başarıların Kırgız ve Türk yetkilileri tarafından defalarca tescillendiğini belirterek, okulun kuruluş maksadına uygun olarak iki ülkenin kardeşliğini ve dostluğunu güçlendirmek için çocukları geleceğe hazırladıklarının altını çizdi.- "50 kişilik kontenjana her yıl 700-800 öğrenci başvuruyor"Yılmaz, lisenin giriş sınavına ilginin yoğun olduğuna işaret ederek, "Her yıl 700-800 kız öğrenci lisemize başvuruyor. Lisenin kontenjanı gereği toplam 50 öğrenci almak zorundayız." dedi.Okulun ilk açıldığı dönemde 65 öğrenci ile derse başladıklarını anımsatan Yılmaz, bugün itibarıyla 26 öğretmenin çalıştığı 200 öğrenci kapasiteli bir okula dönüştüğünü söyledi.Yılmaz, okul sınavını kazanan öğrencilerin bir yıl hazırlık döneminde Türkçe ve İngilizce eğitim aldığını ve 3 yıl da Türkiye'deki eğitim sistemine benzer şekilde mesleki ve anadolu liselerindeki eğitimin verildiğini anlatarak, Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi'nin 25 yıllık eğitim hayatında mezun verdikleri 783 öğrencinin istisnasız üniversite sınavını kazandığını ifade etti.- "Osmanlı, Türk dünyası ve Kırgız defilemiz ilgi gördü" Yılmaz, Türkiye'de çekilen Osmanlı konulu dizilerin Kırgızistan'da çok rağbet gördüğünü vurgulayarak, bu çerçevede öğrencilerin emekleriyle atölyelerde hazırladıkları Osmanlı ve Türk dünyasının yanı sıra Kırgız defilelerinin ilgi gördüğünü kaydetti.Yılmaz, okulda iki giyim atölyesinin faaliyet gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:"Lise atölyelerinin işlevselliğini güçlendirmek ve ortak kültürümüzü yansıtmak amacıyla öğrencilerimize Osmanlı ve Türk dünyası kıyafetlerinden defile düzenlenmesini önerdik. Öğrencilerimiz memnuniyetle karşıladı. Osmanlı kıyafetlerini taşımanın kendileri için onur olduğunu dile getiren öğrenciler, başarılı bir şekilde sorumluluklarını yerine getirdi. Böylece Orta Asya'da ilk kez Osmanlı ve Türk dünyası defilesi düzenlemiş olduk. Nasıl yakın bir kültürden geldiğimizi somut olarak anlatmış olduk. Bu projenin fikir babası, Eğitim Müşaviri Sayın Recep Sula'dır. Kendisine çok teşekkür ediyoruz."TRT AVAZ 

Bakü'de Türkiye Mezunları Buluşması

Türkiye'de lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde eğitim alıp ülkesine dönen Azerbaycanlı mezunlar, başkent Bakü'de bir araya geldi.Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca (YTB) Azerbaycan'da ilk kez düzenlenen programa, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, YTB Başkanı Abdullah Eren, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Konseyi Başkanı Azay Guliyev, milletvekilleri ve 500'ün üzerinde Türkiye mezunu katıldı.İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte konuşan Bakan Kasapoğlu, Azerbaycan ve Türkiye'nin kaderinin, arada coğrafi sınırlar olsa da gönül birliğiyle birbirine bağlı olduğunu söyledi.Kasapoğlu, iki ülkenin gerçekleştirdiği enerji ve ulaştırma projelerinin çok iyi meyveler verdiğini ifade ederek, "Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ortak projeler bölgeye damgasını vurdu ve vurmaya da devam edecek. Bu projeler iki ülkenin yüz akı olarak yarınlara dair ümitlerimizi güçlü kılıyor." dedi.Türkiye'nin uğradığı her saldırının Azerbaycan'ı derinden üzdüğünü dile getiren Kasapoğlu, "15 Temmuz gecesi milletimiz FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı mücadele ederken, Türkiye ile ilk temas kuran ülkenin dost ve kardeş Azerbaycan olduğunu hiçbir zaman unutmayız." şeklinde konuştu.Kasapoğlu, Azerbaycan ve Türkiye'nin her alanda birbirinin ortağı konumunda olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bu ortaklığın en değerlilerinden biri eğitim alanındaki iş birliğimizdir. Türkiye 26 yıldır Azerbaycanlı kardeşlerimize üniversitelerinde ev sahipliği yapıyor. Bu çalışmalar merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal zamanında başladı. Bu çalışmalar vesilesiyle pek çok Azerbaycanlı kardeşimiz Türkiye'de eğitim görme fırsatı buldu. Bu çalışmalar zamanla hızını kaybetti ancak sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde yeniden canlandırıldı. Türkiye'mizde hala 160 farklı ülkeden 16 bin öğrenci burslu eğitim alıyor. Onlar rahat eğitim görsünler diye her türlü desteği veriyoruz."Mezunları Türkiye'nin gönüllü elçisi olarak gördüklerini belirten Kasapoğlu, "Türkiye'nin sizlere dair hayalleri var. İstiyoruz ki öğrencilerimiz Türkiye'den ayrıldıktan sonra başarı dolu bir hayata adım atsınlar ve attıkları her adım onları parlak geleceğe taşısın. Mezunlarımız arasında çok önemli görevlerde olan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz var. Onlarla gurur duyuyoruz. Onların başarıları sadece Azerbaycan'ın değil Türkiye'nin de iftihar vesilesidir." ifadelerini kullandı.Günümüz dünyasının ihtiyacı olan sevgi ve kardeşliğin bu coğrafyada asırlarca ortak yaşama kültürü olarak tecrübe edildiğini vurgulayan Kasapoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:"Bütün insanlık için barış ve huzur dolu bir dünya istiyoruz. Nice medeniyetler inşa ederek bugünlere taşıdığımız barış ve dostluk iklimini bütün insanlıkla paylaşmak istiyoruz. Yunus Emre Enstitüsü, TİKA, YTB gibi pek çok kurumumuzla dünyaya açıldık. Barış ve dostluk mesajımızı bizden binlerce kilometre uzaklıktaki insanlara ulaştırıyoruz. Sesini duyuramayanların sesi olmaya çalışıyor, yardıma ihtiyacı olanların imdadına koşuyoruz. Bu bizim tarihi misyonumuzdur. Tarih boyunca mazlumların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Türkiye artık bir umut ülkesidir."Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral ise Türkiye'de öğrenim gören en büyük yabancı öğrenci grubunu Azerbaycanlı gençlerin oluşturduğunu belirterek, "Mezun olan 125 bin kişi Türkiye ile Azerbaycan arasındaki en kuvvetli gönül bağını oluşturmaktadır. Bu nedenle biz geleceğe daha büyük bir umutla bakıyoruz." dedi.Özoral, Türkiye olarak Azerbaycan'ın gelişmesini ve güçlenmesini arzu ettiklerini ve bu uğurda ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi.- "Yurt dışındaki en büyük mezun buluşması Bakü'de"YTB Başkanı Eren de Türkiye'nin uluslararası eğitim alanında 1992'den itibaren inanılmaz bir çaba gösterdiğini söyledi.Türkiye'de bugün 20 bin Azerbaycanlının eğitim gördüğü bilgisini paylaşan Eren, "Mezun buluşmalarına çok önem veriyoruz. 19 ülkede 22 mezun derneğimiz var. Sene sonuna kadar bu rakamı 30'a, 2019'un sonunda da 50'ye çıkarmak istiyoruz." dedi.Eren, basın mensuplarına yaptığı açıklamada da "Yurt dışındaki en büyük mezun buluşmasını Bakü'de gerçekleştirdik. YTB olarak mezun derneklerini destekliyoruz ve cesaretlendiriyoruz. Azerbaycan'da da çok ciddi bir mezun potansiyelimiz var. Mezun potansiyelinin iki ülke arasındaki ilişkilere ciddi şekilde katkı sağlaması lazım. Azerbaycan'daki mezunlarımızın bu potansiyele yakışır şekilde faaliyetler yapacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.Etkinlikte, alanında fark yaratmış, önde gelen Türkiye mezunlarına ödüller takdim edildi.Azerbaycan Milli Konservatuarı öğretim görevlisi Memmedeli Memmedov yönetimindeki orkestranın müzik dinletisi sunduğu etkinlikte, Türk mutfağından çeşitli tatlar ikram edildi.TRT AVAZ 

Batı Trakya'da Türkçe derslerinin azaltılmasına tepki

Batı Trakya Türkleri, okullardaki yeni ders programında Türkçe derslerinin sayısının azaltılmasına tepki gösterdi.Gümülcine Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti yeni ders programında Türkçe derslerin azaltılmasına tepki gösterdi. Encümen Heyeti öğrenci velileri ile yaptıkları toplantılar sonucu aldıkları kararları yayınladıkları basın açıklaması ile duyurdu.Millet Gazetesi'nin haberine göre Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti tarafından yayınlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:"Gümülcine Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti, öğrenci velileri ile 23/9/2018 ve 7/10/2018 tarihlerinde toplanarak yeni ders programıyla ilgili görüşmeler yapmış ve şu aşağıdaki kararları almışlardır.1. Bütün veliler oy birliğiyle yeni programa karşı olduklarını, bunun kabul edilemez olduğunu, din eğitimine darbe vurmak anlamına geldiğini ve müfredat programında Türkçe derslerin azaltılmasının hiçbir şekilde kabul edilmez olduğunu ifade etmişlerdir.2. Medrese, asırlarca dini eğitim veren; imam, müezzin, vaiz müftü gibi din adamı yetiştiren tarihi bir eğitim kurumudur. Böyle bir eğitim kurumuna özelliğini veren dersleri azaltmak bu kurumun kimliğini yok etmek demektir.3. Tarihin hiç bir döneminde hiç bir memlekette din eğitiminin önüne geçilemediği tarihi bir hakikattir. Bu yanlıştan acilen dönülmeli, bölge insanına dini eğitim özgürlüğü devlet eliyle kısıtlanmamalı, yok edilmemelidir. Medresenin "Azınlık Okulu Statüsü" konumu net olarak tescil edilmelidir.4. Bütün azınlık okullarında olduğu gibi Medresenin ders, öğretmen, ders programı ve kitap konuları ikili kültür anlaşmalarına ve uluslararası anlaşmalara göre düzenlenmelidir. Medresenin Azınlık okulu ve vakıf statüsü de net olarak tescil edilmelidir.5. Bu talepler yerine getirilene kadar her türlü demokratik hak arama mücadelesine devam edilecektir. Bu konuda hiçbir yasal eylemden çekinilmeyecektir.6. Bu alınan kararlar, ilgili devlet kurumlarına, azınlık kuruluşlarına, milletvekillerine, İslam ülkelerinin temsilciliklerine, azınlıkla ilgilenen diğer devletlerin ilgili kuruluşlarına, uluslararası insan hakları örgütlerine ve kamuoyuna bildirilecektir.7. Azınlığa vakfedilmiş olan bu tarihi eğitim kurumuna, burada görev yapan Azınlık öğretmenlerine ve okul encümenlerine danışmadan derslerin azaltılmasına yönelik alınan bu kararları ve bunlara imza atanları kınıyoruz."Konu ile ilgili daha önce Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu da benzer bir açıklamada bulunmuştu. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu şu ifadeleri kullanmıştı:"Medrese-i Hayriye için davet edilen encümenler heyeti ve Aile Birlik Derneği başkanı tarafından, toplantıda Medresede son çıkan kanunla Türkçe derslerin kesintiye uğradığını ve günden güne Medrese okulunun farklı bir statüye sokulmaya çalışıldığı anlatıldı. Bu durumda Danışma Kurulu üyelerinin oy birliği ile alınan kararında, Medrese-i Hayriye’nin Osmanlıdan kalan bir gelenek olarak devam ettiğini, dolayısı ile bu okulumuzda haklarımız çiğnenerek yapılan her değişikliğe karşı olduğumuzu ve atılacak olan her adımda encümen heyetinin yanında olduğumuz hususunda mutabık kalınmıştır.Encümenler tarafından Bakanlığa gönderilecek olan metinde, Medresenin din eğitimi programına zarar verilmeden Türkçe derslerin devam etmesinin gerekli olduğu da Danışma Kurulu üyeleri tarafından kabul edilmiştir."QHA

Kırgız üniversitelerinde Türk Dili ve Kültür Merkezleri yaygınlaşıyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), 1962'de kurulan Kırgızistan Devlet Teknik Üniversitesinde (KDTÜ) gençlere daha modern ortamda dil eğitimi verilmesi için ihtiyaç duyulan Türk Dili ve Kültür Merkezini kurdu.Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılışına, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, KDTÜ Rektörü Prof. Dr. Muratalı Camanbayev, Eğitim Müşaviri Recep Sula, Türkiye Türkçesi Eğitim Merkezi (TTÖMER) Müdürü Ahmet Gözübol ve TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu katıldı.Rektörlüğün toplantı salonunda gerçekleşen törende, üniversite öğrencisi ve görevlisi tarafından "Altın yüzüğüm kırıldı" ve "Sivasın yolları" adlı türküler seslendirildi.Üniversitenin folklor grubu milli dans gösterisi sergilerken Kırgız halk çalgısı komuz çalındı.Üniversite Rektörü Prof. Dr. Camanbayev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "TİKA ve TTÖMER'in üniversitemize katkısı büyük. Bu kurumların yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. TİKA çok güzel bir Türkçe eğitim merkezi kurdu. TTÖMER eğitmenleri gönderdi. Merkez son teknoloji aletlerle donatıldı. Türkçe kursların öğretileceği merkez üniversitemize örnek oldu. Bu bizi çok mutlu etti." dedi.Kurdele kesiminin ardından Türk Dili ve Kültür Merkezine alınan davetlilere merkez hakkında bilgi verilirken, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Fırat, üniversitenin özel defterini imzaladı.TİKA daha önce ülkenin en prestijli üniversitelerinden Milli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Üniversitesi, Uluslararası Üniversitesi ve Rus-Kırgız Slavyan Üniversitesinde Türk Dili ve Kültür Merkezlerini kurmuştu.TRT Avaz

Özbekistan'da Türkçe dil eğitimi kursu açıldı

Taşkent Büyükelçiğine bağlı Taşkent Türk Lisesi bünyesinde Türkçe kursu faaliyete başladı.Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Türkçe kursu açıldı.İlk etapta 25 Özbek öğrencinin Türkçe öğrendiği kursun ilk Türkçe dersini Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen verdi.Daha önce Almanya'da da Türkçe dersi verdiğini anlatan Şen, ders vermeyi çok sevdiğini ve bu nedenle kurstaki ilk dersi vermeyi kendisinin teklif ettiğini söyledi. Şen, 2 yıl önce geldiği ülkede kısa sürede Özbekçe öğrendiğini, aynı kökten gelen Özbek ve Türk dillerinin birbirine çok yakın olduğunu belirterek, "Bir yabancı 1-1,5 yılda Türkçe öğreniyorsa, bir Özbek en fazla 3-4 ayda Türkçe öğrenebilir. Sizler, Türkçe dil merkezinin ilk öğrencilerisiniz." dedi.Türkçe eğitim kursunda Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından hazırlanan Türkçe kitapların okutulacağını dile getiren Şen, Özbekistan'da YEE merkezi açmayı istediklerini belirtti.Büyükelçi Şen, daha sonra Özbek öğrencilere kitap, defter ve kalem hediye etti.QHA

TÜRKİYE MEZUNLARI AZERBAYCAN'DA BULUŞUYOR!

Türkiye'deki üniversitelerde eğitim almış mezunlar 14 Kasım 2018 tarihinde Bakü'de bir araya gelecek! Adres: Fairmont Baku, 1A, Mehdi Hüseyn Caddesi, Bakü 1006, AzerbaycanTarih: 14 Kasım/ November 2018Saat: 19:30Önemli Not: Salon kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle kokteyle 7 Kasım 2018 tarihine kadar etkinlik sayfasından kayıt yaptıran mezunlar kabul edilecektir. Katılım için etkinlik sayfasında yer alan KATILMAK İSTİYORUM butonuna tıklayarak kayıt talebinizi oluşturabilirsiniz. 

TİKA Kırgızistan'da Türk Dili ve Kültür Merkezi kurdu

Kırgızistan'ın en prestijli üniversitelerinden Bişkek Sosyal Bilimler Kuseyin Karasayev Üniversitesi (BSBÜ) Türkoloji Bölümü bünyesinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı tarafından kurulan Türk Dili ve Kültür Merkezi açıldı.Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılışına, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, BSBÜ Rektörü Prof. Dr. Abdılda Musayev, Eğitim Müşaviri Recep Sula, TTÖMER Müdürü Ahmet Gözübol ve TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu katıldı.Kurdele kesiminin ardından Türk Dili ve Kültür Merkezine alınan davetliler için üniversitenin çeşitli bölümlerinde okuyan öğrenciler tarafından Türkçe ve Kırgızca şarkılar söylendi ve Nazım Hikmet'in "Kerem Gibi" şiiri okundu.Büyükelçi Fırat, Türk ve Kırgız ilişkilerinin önemine vurgu yaptığı konuşmada, "Kırgızlarla ortak dili, geçmişi ve kültürü paylaşıyoruz. Kırgızlar bizim kardeşlerimizdir. Kırgızistan bizim dost ülkemizdir." dedi.Fırat, TİKA aracılığıyla üniversiteye böyle bir katkıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kırgızistan'a ilk kez Türkoloji bölümünü kazandıran Bişkek Sosyal Bilimler Üniversitesinin kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.- "Üniversitemiz Kırgız ve Türk kardeşliğin pekişmesine katkıda bulunuyor"Rektör Musayev de Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği ile uzun yıllardan beri sıkı iş birliği içinde olduklarını belirterek, "Üniversitemiz Kırgız ve Türk kardeş halkının kardeşliğinin ve dostluğunun pekişmesine katkıda bulunmaktadır. Üniversitemizden Türk dilini ve kültürünü öğrenen öğrenciler mezun oluyor." diye konuştu.Musayev, BSBÜ'de Türkiye'den de lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin eğitim gördüğünü aktardı.BSBÜ bünyesinde Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılmasına desteğini esirgemeyen Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği ile TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğüne teşekkür eden Musayev, "Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok güzel. Cumhurbaşkanımız Soroonbay Ceenbekov da iki ülke ilişkilerimizin gelişmesini çok istiyor." ifadelerini kullandı.TİKA Bişkek Program Koordinatörü Muslu ise üniversitenin Türkoloji bölümünün ihtiyacı olan Türk Dili ve Kültür Merkezinin kurulması talebini seve seve yerine getirdiklerini belirterek, "Bişkek Sosyal Bilimler Üniversitesi ile birlikte daha büyük projeleri yerine getirmeyi ümit ediyoruz. TİKA olarak elimizden geleni yapmaya hazırız." diye konuştu.Kaynak: A.A

Diplomat Adayı Gençler Türkiye’nin İnsani Dış Politikasını Büyükelçiden Dinledi

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nde 17 Ekim 2018'de seminer verdi.İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından düzenlenen Büyükelçi Seminerleri’nin ilkine konuk olan Cengiz Kamil Fırat, “Türkiye’nin İnsani Dış Politikası” hakkında öğrencileri bilgilendirdi.Semineri Rektör Prof. Dr. Sebahattin Balcı ve Rektör Vekili Prof. Dr. Asılbek Kulmırzayev de dinledi.8 Milyar Dolarlık İnsani YardımBişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, “Türkiye’nin aslında bu günlerde çok ön planda olan bir yönü var. O da insani dış politikası, kalkınma konusu, kalkınma yardımları, insani yardımlar… Bu konularda çok az insanın bildiği bir gerçek var. O da şu: yaklaşık 8 Milyar Dolarlık bir kalkınma yardımı, insani yardım yapan bir ülke. Dünyada birinci sıraya çıktı. Bunu bilen çok az insan var.” dedi.Dış Politikada Girişimci ve İnsani YaklaşımBüyükelçi Cengiz Kamil Fırat, “Son dönemde Türkiye’nin dış politikasında şu ön plana çıktı: girişimci ve insani yaklaşım. Girişimci dediğiniz zaman, Türkiye artık kendi coğrafyasında olup bitenlere seyirci kalmayan girişimci bir dış politikayla, o coğrafyaya yönelik bazı atımlar atıyor. O coğrafyada sorunlar varsa, Türkiye o coğrafyaya adım atıyor. O coğrafyada eğer insani bir sorun varsa, kalkınma konusunda bir sorun varsa, o konuda da yardımcı olmak için adımlar atıyor. Bunları yaparken biz hep ortak olarak gördüğümüz ülkeler ile onların istekleri doğrultusunda, her iki tarafın da çıkarları kapsamında ilişki kurmaya çalışıyoruz. Yani ‘kazan-kazan’ ilişkisi burada öne çıkıyor.” sözleriyle Türkiye’nin dış politikasının temel yaklaşımlarını anlattı.Stratejik İlişkilerin DerinleştirilmesiCengiz Kamil Fırat, “Bir önemli konu da stratejik ilişkilerin derinleştirilmesi, geliştirilmesi… Kırgızistan ile stratejik ilişkiler ağımız var. Kırgızistan ile bu ilişkileri geliştirmek istiyoruz; ama bu sadece Kırgızistan ile söz konusu değil. Yaklaşık 70 ülkeyle geliştirilmiş ortaklık, stratejik iş birliği, stratejik ortaklık gibi ilişkiler tesis etmiş durumdayız. Bu ilişkilerin geliştirilmesi, Türkiye’nin dünyadaki ortaklarının sayısının arttırılması ve bu ülkelerdeki istikrarın korunması bizim için çok öncelikli. Buna özen gösteriyoruz. Mesela Kırgızistan örneğinden gidersek, Kırgızistan’a yatırımları o yüzden yapmak istiyoruz. O yüzden Kırgızistan ile ortak bir üniversite kurduk. O yüzden Kırgızistan’a yaptığımız bütün çalışmalarda Kırgızistan’ın istediği konuları ön plana çıkarmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.Enerji Koridoru TürkiyeEnerji arzının da çok önemli olduğunu söyleyen Fırat, “Türkiye’nin batısında enerji tüketen ülkeler var. Doğusunda ve güneyinde enerji üreten ülkeler var. Bu bakımdan Türkiye tam bir enerji koridoru gibi görev yapıyor. Hem bir merkez olarak hem de bütün enerji akımlarının geçtiği bir petrol boru hattı, doğalgaz boru hattı gibi çalışmak için bütün çalışmalarımızı yönlendiriyoruz.” ifadesinde bulundu.Örnek Mülteci KamplarıBüyükelçi Cengiz Kamil Fırat, Türkiye’nin kurduğu mülteci kamplarının bütün dünyaya örnek olarak gösterildiğini, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu kamptan yüzlerce fotoğrafla bütün dünyayı gezip BM’nin herhangi bir ülkeyle gerçekleştirdiği en güzel mülteci iş birliği olarak bunları anlattığını belirtti.Kardeşlik Temelli Stratejik OrtaklıkSeminerde Türkiye-Kırgızistan ilişkilerinin niteliğinden ve nedeninden de söz eden Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, “Kırgızistan ile ilişkimiz kalkınma yardımları ve stratejik ortaklık çerçevesinde yürüyor. Kalkınma olarak baktığımızda ne yapıyoruz? Eğitim, sağlık, altyapı… Bu alanlarda yoğunlaşıyoruz. Türkiye bu harcadığı paraların karşılığında Kırgızistan’dan doğalgaz mı alıyor? Hayır. Petrol mü alıyor? Hayır. Ne alıyoruz Kırgızistan’dan? Bütün bunları ne için yapıyoruz? Yapıyoruz; çünkü Kırgızistan bizim ata yurdumuz. Bu üniversiteyi burada niye kuruyoruz, niye Kırgızistan ile birlikte hareket ediyoruz? Bütçesine niye bu kadar katkı veriyoruz? Niye sürdürüyoruz? Amacımız burada sizlerle birlikte kalıcı olmak. Biz sizleri kardeş ve dost olarak görüyoruz. Ama aynı şekilde Somali’deki kardeşlerimizi de kardeş ve dost olarak görüyoruz. Ancak sizlerin ayrıcalıklı bir yeriniz var; çünkü aynı etnik kökenden geliyoruz, aynı kültürel yapıdan geliyoruz. Ama bizim için Somali’deki kardeşlerimiz de önemli. Onların kalkınmasına da yardımcı oluyoruz. Oradan da bir beklentimiz yok.” dedi.Büyükelçi Cengiz Kamil Fırat’ın öğrencilerin sorularını cevaplandırmasının ardından Rektör Prof. Dr. Sebahattin Balcı ve Rektör Vekili Prof. Dr. Asılbek Kulmırzayev tarafından kendisine hediye takdimi ve öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle program sona erdi.http://mediamanas.kg/lang-tr/2886-diplomat-aday-genler-trkiyenin-nsani-d-politikasn-bykeliden-dinledi.html

İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi fikri Cumhurbaşkanlığı’nda

Emel Kırım Vakfı, Cumhurbaşkanlığı’na "İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi" açılması için resmi başvuruda bulundu.Emel Kırım Vakfı Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay’ın Kırım Haber Ajansı’nda kaleme aldığı “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi”  fikri kamuoyunda büyük bir heyecan yaratmıştı.  18. Türk Tarih Kongresi’ne gelen Türk dünyasının birbirinden değerli akademisyenleri de “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” fikrini destekleyerek siyasetçilerin gerekli girişimleri yapacaklarına inandığını belirtmişlerdi. Daha sonra dünyaca ünlü sosyal medya sitesi Twitter’da “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” fikri dünyanın farklı yerlerinde yaşayan kullanıcılar tarafından tekrar dile getirilmiş ve Twitter’da bir gündem çalışması yapılmıştı.  İSMAİL BEY GASPIRALI ÜNİVERSİTESİ FİKRİ YENİ BİR BOYUT KAZANDIEmel Kırım Vakfı Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay, resmi bir dilekçeyle Cumhurbaşkanlığı’na “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” açılması için başvuruda bulundu.Cumhurbaşkanlığı’na yapılan “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” için yapılan başvuru şöyle;İSMAİL BEY GASPIRALI ÜNİVERSİTESİ HAKKINDA CUMHURBAŞKANIMIZA RESMİ MÜRACAATIMIZ;TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI’NASayın Cumhurbaşkanımız,“Dilde, Fikirde, İşte Birlik” emeli için “Milletini seviyorsan elinden gelen işle başla” diyerek Çarlık Rusya’sında cehalet içerisinde yaşayan Türk ve Müslüman halkların aydınlanması için halka:Ey vatan kardaşı sen gel gayreteHer hizmete bir hüner, muradı HaliktirAl hemen kalemle kitabı, gel himmeteBin hayvana bir insan hünerle galiptir. Çünkü farz olmuştur ilim bu ümmete,Kimge tâbi olmayan kitaba tâbidir.Hünersizlik yakışmaz bizim millete,Bin kılıçka, bir kalem daim galiptir.çağrısını yaparak Kırım, Bahçesaray’da hizmetlerine başlayan İsmail Gaspıralı Türk Dünyasında aydınlanmanın öncüsü olmuştur. Eğitim reformuyla açtığı Usul-ü Cedit mektepleri, Kırım’dan, İdil-Ural’a, Azerbaycan’dan Doğu Türkistan’a kadar olan o muazzam coğrafyada 5.000’e ulaşmış, “İstanbul’daki kayıkçılardan Kaşgar’daki devecilere” kadar geniş bir coğrafyada okunan Tercüman gazetesiyle bütün bu diyardaki Türk ve Müslüman halklara hitap etmiş olan İsmail Gaspıralı ve onunla çağdaş olan ve onların izinden giden bütün bu bölgedeki ceditçilerin faaliyetleri günümüzde de değer ve önemini korumaktadır.Onun adına açılacak bir üniversite veya Ankara’daki Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin adının “İsmail Bey Gaspıralı Sosyal Bilimler Üniversitesi” olarak değiştirilerek bu üniversitenin İsmail Gaspıralı ve çağdaşlarının misyonunu üstelenecek bir eğitim ve araştırma kurumu olması, hem İsmail Gaspıralı’ya çoktan hak ettiği bir vefa borcumuzu yerine getirecek, hem de O ve fikirdaşlarının sağlam bir şekilde temellerini attığı zemin üzerinde günümüzde Türk ve Akraba Cumhuriyet ve Topluluklarla “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” yolunda bağlarımızın gelişmesi ve sağlamlaşmasında ismiyle müsemma çok önemli bir yol gösterici, öncü ve aydın kadroları yetiştiren çok önemli bir kurum olmasını sağlayacaktır.Sayın Cumhurbaşkanım, Kırım’ı ziyaret etmiş, Zincirli Medrese’nin TİKA tarafından yeniden ve muhteşem bir şekilde restore etmesine hamilik etmiş zatıâlinizin, “İsmail Gaspıralı Üniversitesi” fikrinin de hayata geçirilmesine öncülük edeceğinize olan inancımızla saygılarımızı sunarım.Zafer KaratayKırım Tatar Milli Meclisi Türkiye TemsilcisiEmel Kırım Vakfı Başkanı18. TÜRK TARİH KONGRESİ'NE KATILAN AKADEMİSYENLERİN GASPIRALI ÇAĞRISIQHA 

Azerbaycan'da uluslararası çapta eğitim fuarı düzenlendi

12. Azerbaycan Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı Bakü'nün Expo Merkezi'nde düzenlendi.Azerbaycan'da geleneksel hale gelen Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı 12'inci kez kapılarını takipçilerine açtı.Azerbaycan'da geleneksel hale gelen Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı başladı. Azerbaycan Eğitim Bakanlığının desteğiyle Bakü Expo Merkezi'nde bu yıl 12'incisi düzenlenen Azerbaycan Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı'na 12 ülkeden 135'e yakın firma katılıyor.Azerbaycan Eğitim Bakanı Ceyhun Bayramov da katıldığı fuarda uluslararası eğitim kurumlarıyla Bakü'de yakından tanışma fırsatı yakalayan yerli ve yabancı öğrenciler, stant temsilcilerinden geniş bilgi alma fırsatı yakaladı.Başta Azerbaycan, Türkiye, Rusya, Almanya, Letonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti olmak üzere pek çok ülkeden katılan firmaların, lisans, yüksek lisans, doktora, eğitim seminerleri, liseler, dil kursları ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor.QHA

"Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" başladı

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de "4. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" bugün başladı.Ukrayna’nın başkenti Kiev’de "4. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" bugün başladı.Sakarya Üniversitesi (SAU), İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMU) ve Kiev Milli Dil Bilim Üniversitesi işbirliğiyle 13 Ekim'e kadar düzenlenecek olan kongrenin ana teması “Göç ve Dil Öğretimi” olarak belirlendi.Ukrayna Ulusal Dil Bilimi Üniversitesinde başlayan etkinlikte göçmenlik ve dil öğretimi ile ilgili kritik konular ele alındı. Asimilasyon, azalma ve öğretim problemlerine dikkat çekildi. Konferans açılışında Türkçe dil öğreniminde dijital araçlar ve internet imkanlarının kullanılması üzerinde ayrıca duruldu. Gençlerin bu elektronik vasıtalarla enformasyonun büyük bir kısmına ulaştığı, bu nedenle dil öğretimi alanında ağırlıklı olarak bu vasıtaların kullanılması gerektiği ifade edildi.Konferans yarın da devam edecek ve kapanış gerçekleştirilecek.QHA

ULUSLARARASI TÜRK AKADEMİSİ İLE JAPONYA’NIN BİLİM MERKEZİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ TESİS EDİLDİ

9 Ekim 2018 tarihinde Astana’da Uluslararası Türk Akademisi’nin (TWESCO) organizatörlüğünde Tokyo Yabancı Araştırmalar Üniversitesi profesörü Hisao Komatsu’nun semineri düzenlenmiştir. Seminer sırasında Uluslararası Türk Akademisi ile Japonya’nın Şarkiyat Kütüphanesi (Toyo-Bunko) arasında işbirliğine dair bir mutabakat zaptı imzalandı.Söz konusu dersi, TWESCO ile Japonya Fonu ortaklaşa organize etmiştir. Türkçe sunulan derse bilim insanları, uluslararası kuruluşların temsilcileri ile basın mensupları iştirak etmişlerdir. Profesör Hisao Komatsu, “Yeni Tarihî Kaynaklar Işığında Abdürreşid İbrahim Efendi’nin Çalışmaları ve Japonya İle İlişkiler” konulu dersinde ХХ. yüzyılın başlarında yaşam süren Tatar toplum adamı Abdürreşid İbrahim Efendi’nin Japonya’ya seyahati, Japonyalı Müslümanlarla ilişkisini anlatmıştır. Profesör Komatsu’nun dersi, TWESCO’da Japon bilim insanları tarafından verilmekte olan bilimsel seminerlerden biridir. Daha önce de belirtildiği gibi Akademi, 3 Ekim günü Japon araştırmacısının katılımıyla bir seminer daha düzenlemişti.Türk Akademisi ile Toyo-Bunko arasında imzalanan işbirliğine ilişkin mutabakat zaptı ise kuruluşların Türkoloji alanında ortak çalışmalar yapma, bilimsel çalışmaların değişimi, bilim insanları arasında karşılıklı tecrübe paylaşımı gibi birtakım işbirliği hususlarını içermektedir.