Sanat ve Eğlence

SANAT ENGEL TANIMAZ...

SİVAS’TA BİR İLKE DAHA İMZA ATILIYOR…  “ZOR ZANAAT İNSAN OLMAK” KOMEDİ OYUNUENGELLİLER TARAFINDAN SAHNELENECEK…  Sende Gülümse Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Sivas Sanat Konağı-Sanat Evi’nin (Sivas Görsel Sanatlar ve Kültür Derneği) birlikte oluşturduğu “Sanat Engel Tanımaz Projesi” kapsamında, tamamı engelli bireylerden oluşan Replikhane Tiyatro Gurubu 04 Aralık 2018 Salı günü Saat:19.30’da Sivas Atatürk Kültür Merkezi’nde Vedat Çiftçi’nin derlediği “Zor Zanaat İnsan Olmak” adlı komedi oyunuyla seyirciyle buluşuyor.  Proje bu güne kadar ülke genelinde yapılan engelli projelerinden çok daha farklı. Bu gurupta, oyuncusundan rejisine, makyözünden suflörüne kadar gurubun tamamı engelli arkadaşlardan oluşuyor. Ayrıca oyunu izlemeye gelecek olan sağır ve dilsiz arkadaşlar için bir Türk İşaret Dili Eğitmeni sahnenin köşesinden oyunu onlara anlatıyor.  Projenin kabul edilmesi halinde gurup bu oyunu, ülke genelinde tüm şehirlerde seyirciyle buluşturacak. Oyunu, Sivas Görsel Sanatlar ve Kültür Derneği Başkanı Sema Çiftçi yönetiyor. Sende Gülümse Derneği Başkanı Pehlül Polat projenin amacını şöyle açıklıyor:  “Projenin amacını engelli bireylere bireysel becerilerinin farkında olmaları konusunda yardımcı olmak, sosyal ortamlarda iletişim kurmaları konusunda cesaretlendirmek ve özgüvenlerini artırmak, yaratıcılıklarını ve yeteneklerini sergileyebilecekleri ortamlar oluşturmak, günlük hayatta yaşadıkları sorunları sahneden anlatarak diğer bireyleri bilinçlendirmek ve daha duyarlı hale getirmek olarak sayabiliriz. “ Sivas Görsel Sanatlar ve Kültür Derneği Başkanı Sema Çiftçi ise şöyle diyor:  “Sanat dalları içerisinde en zor dallardan biri olan tiyatro sanatının gücünü engelli arkadaşlarımızın gücüyle birleştirerek onların yeteneklerini ve özgüvenlerini açığa çıkarıp sanatsal faaliyetlerin engel tanımadığını ispat edeceğiz. Tüm sanat severleri 4 Aralık 2018 günü saat 19:30’da Sivas Atatürk Kültür Merkezi’ne bekliyoruz.”  Formun Üstü Formun Altı  

Bakü'de "Kafkas İslam Ordusu" sergisi açıldı

Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliğinde, Bakü'yü Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran, Kafkas İslam Ordusu ismi verilen Osmanlı ordusu komutan ve askerlerinin anısına resim sergisi açıldı.Büyükelçilikteki, Kafkas İslam Ordusu komutanı Nuri Paşa'nın ismini taşıyan salonda düzenlenen serginin açılışına Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Azerbaycan Ressamlar İttifakı Genel Sekreteri Ağali İbrahimov, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, askerler, gaziler ve vatandaşlar katıldı.İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte konuşma yapan Büyükelçi Özoral, 2018'in Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından çok önemli bir yıl olduğunu, bu yıl Azerbaycan'ın bağımsızlığının ve Bakü'yü kurtaran Kafkas İslam Ordusunun kuruluşunun 100. yıl dönümünün kutlandığını söyledi.Kafkas İslam Ordusunun, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki kardeşliğin en güzel örneği olduğunu vurgulayan Özoral, "Bizlere düşen 1918'de, öncesinde ve sonrasında yaşananları, bugünlere nasıl geldiğimizi genç kuşaklara daha iyi anlatmak, bugünün nelerin pahasına elde edildiğini öğretmek olmalıdır." dedi.Azerbaycan Ressamlar İttifakı Genel Sekreteri İbrahimov da Kafkas İslam Ordusu ve komutanı Nuri Paşa'yı çok önemsediklerini belirterek, "Nuri Paşa'nın heykelinin dikilmesi lazım çünkü o olmasaydı Bakü olmazdı." diye konuştu.Konuşmaların ardından Büyükelçi Özoral ve İbrahimov ressamlara plaket takdim etti.Bakü Büyükelçiliği, Azerbaycan Ressamlar İttifakı ve Emekli Subayların Gençleri Maariflendirme Vakfı iş birliğiyle düzenlenen sergide, aralarında hem genç hem de profesyonellerin bulunduğu 27 ressamın Türk şehitlikleri, Kafkas İslam Ordusu ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin anlatıldığı eserleri yer aldı.TRT AVAZ 

Mor Sanat'tan "Sarı Yaz'a Merhaba Karma Resim Sergisi...

Mor Sanat “Karma Resim Sergisi” ileBodrum’a damga vurdu…Sanatçı Semra Gönül’ün bir marka haline getirdiği Mor Sanat, aynı zamanda genç sanatçılara verdiği destek ile de dikkat çekiyor.8 Eylül Cumartesi günü Manifesto Cafe&Bar’da açılan “Sarı Yaz’a Merhaba karma sergisi” sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getirdi. Mor Sanat sanatçıları son çalışmalarını karma sergide görücüye çıkardı.Bodrum sanat ve sosyal yaşamına yıllardır bir hareketlilik ve kalite getiren Mor Sanat bugüne kadar açılan sergilerle adını yurt dışına kadar duyurmayı başardı.Mor Sanat’ın kurucusu sanatçı Semra Gönül, bugüne kadar yaptıkları çalışmaları yeterli görmediklerini, bundan sonra edindikleri deneyimlerle çok daha başarılara imza atacaklarını söylüyor. “En büyük hedefimiz de sanata gönül vermiş olan gençlerimizin önünü açmak ve onlara destek olmak için bir çalışma programı oluşturuyoruz” diyor.

Bodrum'da Ressam Yüsra Yavuz rüzgarı esti...

 GENÇ RESSAM SERGİSİNDE SANATÇILARIBİR ARAY GETİRDİ… Necdet BuluzMOR SANAT'ın genç sanatçılara verdiği destekle Gümbet Menifesto Kokteyl Salonlarındaki sergi büyük ilgi gördü.Bodrum,sadece tatil ve  eğlence merkezi olmadığını, sanat ağırlıklı çalışmalarla da iddialı olduğunu gösteriyor.1987 Adana doğumlu olan sanatçı Yüsra Yavuz bugüne kadar katıldığı karma resim sergilerinde kendisine yer edinmeyi başardı. 3.kişisel sergisi ile de sanat dalında ustalaştığını gösterdi...Sergileri ve kendisi ile ilgili görüşlerini de şöyle özetliyor: "İlk sergim dahil olmak üzere kişisel ve karma her sergide en az bir eserim alıcı ile buluşmuş satışı gerçekleşmiştir. Halen gönüllü olarak sanat eğitimi sistemi değişiklikleri ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde operasyonlar düzenlemekteyim. Bunun dışında yine gönüllü olarak kendi atölyemde ücretsiz GSL-GSF hazırlık dersleri vermekteyim. Tüm görev sürem boyunca birçok devlet okulunda öğrencilerle bir araya gelerek sanat felsefesi, sanat psikolojisi,sanat okullarına giriş yapmanın aşamaları ve meslek seçenekleri üzerine seminerler verdim. Şu anda herhangi bir kuruma bağlı olmaksızın kendi atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum."Yüsra Yavuz, genç yaşına rağmen bugüne kadar yaptığı çalışmalarla dikkatleri çekiyor. Bundan sonra hedefini daha da büyütecek.Yüsra Yavuz kimdir?Lise öğrenimimi Adana Erkek Lisesi’nde tamamladım.Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü  mezunuyum.  (2007-2011)Eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbula yerleştim. İstasyon Sanat Akademisi, Medea Güzel Sanatlar, Pera Güzel Sanatlar Lisesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğretmen ve idari yönetici konumunda görev yaptım. Tüm görev sürem boyunca bir çok devlet okulunda öğrencilerle bir araya gelerek sanat felsefesi, sanat psikolojisi , sanat okullarına giriş yapmanın aşamaları ve meslek seçenekleri üzerine seminerler verdim.  Şu anda herhangi bir kuruma bağlı olmaksızın kendi atölyemde çalışmalarıma devam ediyorum.Alternatif sergi mekanlarında küçük karma sergilere katıldım, sonuncusu Kos sergisi. bodrumdaki bu sergi üçüncü kişisel sergim olacak. ilk sergim dahil olmak üzere kişisel ve karma her sergide en az bir eserim değerli bir alıcıyla buluşmuş satışı gerçekleşmiştir. Halen gönüllü olarak sanat eğitim sistemi değişiklikleri ile ilgilii milli eğitim bakanlığı bünyesinde operasyonlar düzenlemekteyim. Bunun dışında yine gönüllü olarak kendi atölyemde ücretsiz GSL-GSF hazırlık dersleri vermekteyim.   

Türkiye'de bir aşçı dünyaca ünlü simaları karpuz üzerine işliyor

UNESCO tarafından gastronomi alanında "Yaratıcı Şehirler Ağı"na dahil edilen Hatay'da bir aşçı, ince dokunuşlarla karpuz üzerine ünlülerin resimlerini yapıyor.Merkez Antakya ilçesinde bir işletmede aşçılık yapan Halil Bozkurt'un (30), karpuz üzerine yaptığı resimler görenlerin ilgisini çekiyor.Uzun süre Antalya'daki otellerde aşçılık yaptıktan sonra memleketi Hatay'a dönen Bozkurt, boş vakitlerini neşter, ustura ve ince uçlu bıçak yardımıyla karpuz üzerine işleme yaparak değerlendiriyor. Bozkurt, bir resmi yaklaşık 4 saatte tamamlıyor.İşten arta kalan zamanlarda çalışmalarını yürüten Bozkurt, şu ana kadar Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Barış Manço, Cem Karaca, Michael Jackson, Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Angelina Jolie, Lana Del Rey, Charlie Chaplin, Bob Marley, Jason Statham ve Marilyn Monroe gibi dünyaca ünlü yerli ve yabancı isimlerin resimlerini karpuz üzerine aktardı.Aşçı Halil Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, karpuzu resme dönüştürmekten büyük keyif aldığını söyledi.Yıllarca tatil yörelerinde çalıştığını ifade eden Bozkurt, ''Resme merakım çocukluktan bu yana vardı. Boş zamanlarımda resim çiziyorum. Aşçı olduğum için aklıma resimleri karpuza aktarmak geldi.'' dedi.İlk başlarda oldukça kötü figürler yaptığını ifade eden Bozkurt, ''Dünyaca ünlü simaları işlemek oldukça zevkli. Şu an karpuzlara dünyaca ünlü sporcu ve sanatçının resimleri birebir aktarıyorum. 4 saat gibi bir zaman diliminde bıçak yardımıyla karpuza şekil veriyorum. Dünyaca ünlü karakterleri yapmak beni mutlu ediyor, onları görmek mümkün değilken, çizdiğim resimlerle hatıra fotoğrafı çektiriyorum. İmkan olsa sanatçılara çizdiğim resimleri hediye etmek isterdim.'' diye konuştu.Çalıştığı işletmede belirli günlerde yaptıklarının sergilendiğini belirten Bozkurt, ''Her yaştan insanlar yaptığım karpuz üzerine olan ünlü simaları görünce şaşırıyorlar. Bunlarda beni mutlu ediyor. Elimden geldiğince bu sanatı sürdürmeye devam edeceğim. İlerleyen zamanlarda daha farklı eserler yapmaya gayret edeceğim.'' ifadelerini kullandı.Kaynak: AA

Azərbaycan Türkiyədə keçiriləcək qısametrajlı film festivalında təmsil olunacaq

Bakı, 16 avqust, AZƏRTACDekabrın 14-16-da Türkiyədə “Dostluq” beynəlxalq qısametrajlı film festivalı keçiriləcək.AZƏRTAC Anadolu informasiya agentliyinə istinadla xəbər verir ki, festival “Balkon Film” prodüser mərkəzinin təşkilatçılığı, Türkiyə Mədəniyyət və Turizm Nazirliyi, İstanbul bələdiyyəsinin dəstəyi və Türkiyə Prezidenti Administrasiyasının himayəsi altında baş tutacaq.Festivalda Azərbaycan, Hindistan, İran, ABŞ, Braziliya, İspaniya, Fransa, Rusiya, Misir, Argentina, Suriya, Filippin, Banqladeş və digər ölkələrin filmləri iştirak edəcək.Hazırda iştirak üçün ərizələr qəbul olunur, artıq 53 ölkədən 350 müraciət təqdim olunub.“Dostluq” beynəlxalq qısametrajlı film festivalında qalib olacaq ekran əsərinin rejissoruna 40, ikinciyə 20, üçüncüyə isə 12 min lirə pul mükafat veriləcək.Müsabiqə çərçivəsində ayrıca bir qısa filmə 15 min lirə dəyərində “Fəthi Gemuhluoğlu dostluq mükafatı” verilərkən, 3 ekran əsəri isə 5 min lirə dəyərində mükafatlandırılacaq.Festivala filmlərin qəbulu oktyabrın 15-dək davam edəcək.

Türkiyədə “İstanbulun xəzinələri” sərgisi açılıb

Bakı, 10 avqust, AZƏRTACİstanbulun yeni məscid padşah qəsrində bənövşəyi kaftan qalereyasının nəzdində fəaliyyət göstərən 10 sənətkarın əsərinin yer aldığı “İstanbulun xəzinələri” sərgisi açılıb.AZƏRTAC Anadolu agentliyinə istinadla xəbər verir ki, sərgidə xəttatlıq, ebru, miniatür və digər sənət nümunələrindən ibarət 74 əsər yer alıb.Sərgidə ənənəvi sənət sahələri ilə yanaşı, müasir incəsənət əsərləri də nümayiş olunur.Türk mədəniyyətini tanıtmağı qarşısına məqsəd qoyan və sərgidə yağlı boya ilə çəkilmiş iki rəsmi yer alan rəssam Murad Erkan bu günə qədər 450 əsərə imza atdığını bildirib.Osmanlı saraylarında istifadə edilən və bu gün unudulmuş bir sıra tarixi yerlərin yenidən canlandırıldığı sərgi avqustun 31-dək davam edəcək.

Los-Ancelesdə azərbaycanlı rəssamların sərgisi açılıb / Foto

Bakı, 30 iyul, AZƏRTACAzərbaycanın Los-Ancelesdəki baş konsulluğunda iyulun 26-da ABŞ-da yaşayan gənc azərbaycanlı qadın rəssamların əsərlərindən ibarət sərgi açılıb.Baş konsulluqdan AZƏRTAC-a bildiriblər ki, sərgidə Aydan Hüseynli, Fidan Kim, Dinarə Cəbiyeva, Lalə Rəhimova və Səyyarə Nemətovanın əsərləri nümayiş etdirilib. Baş konsulluğun dəstəyi və təşkilatçılığı ilə keçirilən tədbirdə Azərbaycan icmasının üzvləri, xarici ölkələrin Los-Ancelesdəki baş konsulları, tanınmış şəxslər, o cümlədən kimya üzrə Nobel mükafatçısı Arye Vorşel (Arieh Warshel), elm və mədəniyyət xadimləri, jurnalistlər, həmçinin dost yəhudi, türk və İran icmalarının rəhbərləri iştirak ediblər.Tədbiri açan Azərbaycanın Los-Ancelesdəki baş konsulu Nəsimi Ağayev qonaqları salamlayaraq, Azərbaycanın zəngin mədəniyyəti, incəsənəti, xüsusilə rəssamlıq sənətinin tarixi və bugünkü inkişafı, habelə Azərbaycanın görkəmli rəssamları haqqında ətraflı məlumat verib və gənc qadın rəssamları qonaqlara təqdim edib. Müstəqil dövlət kimi Azərbaycanda mədəniyyət və incəsənətin inkişafına dövlət səviyyəsində xüsusi diqqətin yetirildiyini qeyd edən baş konsul N.Ağayev Heydər Əliyev Fondunun dəstəyilə həyata keçirilən layihələrdən və gənc sənətkarların yaradıcılığını dəstəkləyən “YARAT” Müasir İncəsənət Məkanının fəaliyyəti barədə danışıb.Çıxışdan sonra “YARAT” Müasir İncəsənət Məkanının fəaliyyətindən bəhs edən qısa sənədli film nümayiş etdirilib.Həmçinin sərgi iştirakçılarından olan, Azərbaycanın mərhum Əməkdar Artisti, opera müğənnisi Sona Aslanovanın nəvəsi Lalə Rəhimovanın ifasında klassik musiqi əsərləri səsləndirilib. Film və musiqi proqramı qonaqlar tərəfindən alqışlarla qarşılanıb.Daha sonra qonaqlar sərgi ilə tanış olublar.

Kızılderililerin kökeni Türk soyu...

Necdet Buluz  Yalova Folklor Eğitim Merkezi Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (YAFEM) her yıl Temmuz ayı ortalarında “Türk Dünyası Şöleni” düzenliyor. Türk Dünyası’nı temsil eden gruplar ve gazetecilerin buluştuğu bu şölen bir hafta sürüyor. Fırsat buldukça da katılmaya çalışıyoruz, Türk dünyasını temsil edenlerle kucaklaşıyoruz.Bu tür etkinliklerin Türk dünyasına çok şeyler kazandırdığını ve özellikle YAFEM’in bu konudaki ağırlığını bir başka yazımızda enine boyuna ele alacğız.Çok başarılı geçen, Türk dünyasının kucaklaşma merkezi konumuna gelen şölenlerin geçmiş dönemlerinde Kızılderililerin kökeninin Türk soyundan geldiği yönünde araştırmalar yapılmış ve Kızılderililerden oluşan bir grup da şölene davet edilmişti. Düzenleme komitesi içinde yer alan arkadaşlarımız, Kızılderililerinin soylarının Türk olduğunu, yapılan son çalışmalarda bunun bütün çıplaklığı ile ortaya çıkarıldığını söylediler. Daha önce bu konularda bazı çalışmaların yapıldığını biliyoruz ama kesin olarak Kızılderililerin soylarının Türk olduğundan da şüpheye düşüyorduk.YAFEM, düzenlenen şölene Kızılderilileri de konuk ederek çok önemli bir ilke bu yolla imza atmış oldu. Pek fazla ilgi çekmedi, konuşulmadı ama, bugün bunun ne kadar önemli bir adım olduğunun altını çizmek istiyoruz.Aslında, çok sekilere dayanan Amerikan yapımız ve Kızılderili konulu filmlere bakacak olursak, burada Kızılderililerin at, silah ve kadınlarına olan hâkimiyetleri ve saygılarını görürüz. Bugün, Türklerin “at, avrat, silah” anlayışının tipik bir örneğini Kızılderililer her ortamda sergiliyorlar.Daha önceki çalışmaları hep titizlikle takip ettik. Türk ırkı ile Kızılderililer arasında bir bağın olduğu görüşü hep hafızlarımızda kaldı. Birçok akademisyen ve araştırmacı da yaptıkları çalışmalarda bunun doğruluğunu ispat etmeye çalıştı. Hatta kafataslarının bile incelendiğini, Türk kafatasları ile benzerliklerin ortaya çıktığı da açıklandı.Türklerin ilk ana yurdu Altaylardan Amerika kıtasına yayılan Kızılderililerin Asyalılara ait genetik özelliklerin tümünü taşıdığı da bilimsel çalışmalar sonunda ortaya çıkarıldı. Kafalardaki tüm şüpheler birer birer giderildi.Son yapılan çalışmalar bu şüphelerimizi giderdi. Amerika yerlilerinin kökenlerinin Altay Bölgesinden gelen ve Türk soyunu taşıyanlar olduğu net olarak ortaya çıkarıldı. Bilim adamlarının yaptığı bu çalışmalardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedik.ABD'deki İnsan Genetiği dergisinde yayımlanan araştırmayı yapanlardan Pennsylvania Üniversitesi Antropoloji bölümü Doçenti Theodore Schurr, Rusya, Moğolistan, Çin ve Kazakistan'ın kesiştiği Altay bölgesinin onbinlerce yıldır çok sayıda halkın gelip gittiği kilit bir yer olduğunu belirtti.Araştırmaya göre, Amerika kıtasındaki ilk insanların ataları bu halklardan biriydi ve bugün Rusya Federasyonu'nun bir parçası olan Altay'dan 20 bin ila 25 bin yıl önce gelmişlerdi.Asyalılara ait genetik özelliklere sahip bu insanlar, o dönemde sular altında olmayan Bering boğazını geçmeden önce tüm Sibirya'yı kat ettiler.Araştırmalarında, Amerikalı Kızılderililerin ve Güney Altay bölgesinde yaşayan yerli kavimlerin DNA'larında Y kromozomunu (babadan geçen) analiz eden bilim adamları, iki grubun paylaştığı ve bunlara özgü genetik mutasyonu bulmaya çalıştılar.Araştırmanın sonucunda, Amerikalı ve Rus antropologlar, her iki grupta da, anneden miras mitokondriyal genlerde de aynı genetik özellikleri buldular. Çalışmalarında bu mutasyonların ortaya çıkması için ne kadar zaman geçmesi gerektiğini hesaplayan bilim adamları, Altay genlerinin 13 bin ila 14 bin yıl önce Amerikalı yerlilerinkinden ayrıldığını tahmin ediyorlar.Konu bu kadarla da sınırlı değil. Kızılderililerle ilgili yapılan son çalışmalara da bir göz atalım:Kuzey Arizona Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji bölümü profesörü Dr. Francis Smiley ve ekibinin Arizona’nın Finiks kentinde yürüttüğü kazılarda ortaya çıkarttığı yazıtlar, Kızılderililerin Türk olduğu ile ilgili iddiaları yönünde çok güçlü kanıtlar sunuyor. Kazıda ortaya çıkartılan taş yazıtlar, Kızılderililerin toplumsal hayatı ile ilgili birçok yönünü ortaya çıkarttı. Kayalık alandaki yerleşim bölgelerinde ortaya çıkartılan taş yazıtlarda Kızılderililerin kutsal olarak adlandırdığı şeylerden bahsediyor.  Yazıta göre, yerli dilinde “movia” olarak adlandırılan “at”, “poawi” olarak adlandırılan “avrat” ve “çewa” olarak adlandırılan “silah”, Kızılderililerin sahip olması gereken en kutsal eşyalar olarak adlandırılıyor ve bu üç eşyaya sahip olan Kızılderililer, kabilenin en onurlu savaşçısı sayılıyor. Kızılderili Şamanizm’inde de bu nesneler, “Poawi Haei” (kutsal üçlü) olarak adlandırılıyor. Ayrıca yazıtlarda savaşa gidenin arkasından su dökmenin uğur getireceği gibi yerli adetlerden de bahsedilmiş. Konuyla ilgili bir açıklama yayınlayan Konya Meram Üniversitesi Türkoloji Bölümü başkanı Doç Dr. Nurettin Balsız, sonucun sürpriz olmadığını, Kızılderililerin Türk olduğu ile tartışmaların artık şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde sonlanması gerektiğini ifade ediyor. Balsız ülke olarak hayatta kalan Kızılderili soydaşlarımıza sahip çıkmamızı, bunun için meclisin bir an önce Kızılderili katliamını inkâr edenleri cezalandırma yasası çıkarması gerektiğini de sözlerine ekliyor. Kızılderililerin Türk soyundan geldiğinin tamamen ortaya çıkarılmasından sonra bu konuda çok daha derin araştırmaların yapılması gerektiği görüşündeyiz. Hiç değilse kalanlara sahip çıkmak, onların hak ve hukuklarının korunmasını sağlamak konusunda daha duyarlı hareket edebiliriz.  YAFEM yöneticilerine, yıllar öncesinden bu duyarlılığı gösterdikleri için de burada teşekkür etmek istiyoruz.  necdetbuluz@gmail.com www.facebook.com/necdet.buluz  

Bakü’de 8. Şairler Günü

Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Altınbek Mamayusupov, 6 Haziran 2018 tarihinde Bakü Uluslararası Muğam Merkezi'nde gerçekleşen ünlü Azerbaycan şairi Mikail Müşfik'in 110. yıldönümüne adanmış 8. Şairler Günün’e katıldı.Etkinlik TÜRKPA ve Genç Şairler Derneği, Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM), Azerbaycan Kültür Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), "Azərkitab" kitap teşvik merkezi ve Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği gibi kurumların organizasyon desteği ile Azerbaycan Yazarlar Birliği tarafından düzenlenmiştir.Etkinliğe parlamento üyeleri ve akademisyenler gibi önemli simalar katıldı. Hayal Rıza törende açılış konuşması yaptı, daha sonra ise sözü Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev ve diğer konuklara verdi.Daha sonra etkinlik Mikail Müşfik'in hayatı ve yapıtları hakkındaki belgesel ile devam etti.Genel Sekreter Altınbek Mamayusupov'a Türk dünyasının kültür, sanat ve edebiyat alanında gösterdiği önemli faaliyetlere göre, İLESAM Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

“TÜRKSOY Ressamlar Sergisi” KKTC'de açıldı

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY ile Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi işbirliğinde Türk Dünyası ressamlarının katılımıyla düzenlenen “TÜRKSOY Ressamlar Sergisi” KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın katılımıyla YDÜ Hastanesi Sergi Salonu'nda açıldı.Türk Dünyası’nı temsilen 10 ülkeden 16 ressamın katılımıyla gerçekleşen sanat buluşmasında ortaya çıkan eserlerin oluşturduğu sergi açılışına,  KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Temsilcisi, YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Rektör Yardımcıları, öğretim elemanları, ressamlar ve çok sayıda sanatsever katıldı.TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Düsen Kaseinov sergi açılışında yaptığı konuşmasında, Yakın Doğu Üniversitesi ile uzun yıllara dayanan işbirliklerine yine güzel bir etkinlikle katkı sağladıklarını vurgulayarak, “Üniversitenin kültür ve sanata vermiş olduğu yüksek değerin sonucu olarak yapılması planlanan Güzel Sanatlar Müzesine, TÜKSOY olarak önemli bir katkı sağlamak istedik. Bunun için Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatının 20 yıllık deneyimi olan “TÜRKSOY Ressamlar Buluşması”na katılan en yetenekli sanatçılarımızın bu etkinlikte yer almalarını sağladık.” dedi.Kaseinov, “Bu üniversitenin güzel sanatlar ve tasarım fakültesi öğretim elemanlarına özverili çalışmaları ile bu güzel sergi 10 günlük süre içerisinde ortaya çıkmış oldu. Türk dünyasını temsilen 10 ülkeden 16 ressamın katılımı ile gerçekleşen bu sanat buluşmasında, ressamlar KKTC’nin doğal ve kültür zenginliğinin kendi sanatsal yaratıcılıkları ile birleştirip tuvallere yansıttı”  şeklinde konuştu. Açılışta konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KKTC’nin birçok alanda yaşadığı sorunu sanatsal alanda aşabildiğini vurgulayarak, ”Bir güzel etkinlikte daha sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. 10 ülkeden sanatçı arkadaşlarımızın eserlerini hep birlikte izleyeceğiz. Kültür ve sanat sınır tanımaz gücü ile bizi yeniden birleştiriyor. Gönül arzu eder ki KKTC’nin hiç bir sınırı olmasın. Ne spor, ne siyaset, ne sanat. Ama gelin görün ki hayatın gerçeği bu değil. Bunu aşabildiğimiz tek yer sanat. Çünkü sanatın ve kültürün evrensel bir dili var. Salona girer girmez ilk bakışta çok güzel eserlerin olduğunu görüyoruz. Bu sergilenen eserler bizim onları görmemizi bekliyor” dedi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, “ TÜRKSOY Genel Sekreterimizle Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel’in birlikte ivme kazandırdığı bu muazzam birleşme tabi istikbalde daha da büyük günlere aday olacak. YDÜ Müzesinin uluslararası kimliği itibari ile büyük günlere gebe olacaktır. Uluslararası sözünü, yüksek mertebelere taşımak için söylemiyorum. Gerçekten o niteliğe ulaşacak. Zaten bu gelişme sadece bize özgü bir şey değil, TÜRKSOY’umuzun ve tabi yönetim heyetlerinin yeni perspektifler katarak uluslararası kelimesine kavramına vurgu yaptıklarını biliyoruz. İleride üreteceğiniz eserlerle yeni boyutlara ulaşmış olacağız. Böylece YDÜ sarıp sarmalanacak TÜRKSOY’la beraberliği daha da büyüyecektir. Şunu önemle kaydetmek isterim ki Kıbrıs Türk Ressamlarının olağanüstü estetik güzellikte resimleri sayesinde bugüne ulaşıyoruz.” diye konuştu.Konuşmaların ardından YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya ve TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov’a günün anlam ve önemine binaen birer plaket takdim etti. Daha sonra TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov’da Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya TÜRKSOY’un KKTC’de gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin hazırladığı kitabı takdim etti. Daha sonra sergide eserleri sergilenen ressamlara sırasıyla Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Düsen Kaseinov, Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel, Mütevelli Heyeti Başkanı Doç.Dr. İrfan S.Günsel, Rektör Prof. Dr. Ümit Hassan ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahreddin Sadıkoğlu tarafından; Vahid Novruzov (Azerbaycan),  Armat Bektasov (Kazakistan), Jusup Matayev (Kırgızistan), Nodir Bobomyratov (Özbekistan), Ishangukulı Ishanguliyev (Türkmenistan), Vera Frolova (RF Başkurdistan), Aleksei Topoev (RF Hakas), Farid Valiullin (RF Tataristan) ve Yakın Doğu Üniversitesi öğretim elemanları Erdal Aygenç, Erdoğan Ergün, Mustafa Hastürk,  Hikmet Uluçam, Hasan Zeybek, Murat Allahverdi, Rana Emrahova ve Aysel Mir-Kasımova’ya plaketleri takdim edildi.Plaket takdiminin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov, Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel ve diğer konuklarla birlikte serginin açılışı yapıldı.Sergi, YDÜ Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü Öğretim Elemanı İlyas Abdullin’nin verdiği keman dinletisi ile devam etti.kaynak: Türksoy