Turizm

2018'de 40 Milyon Turist Ağırlayan Türkiye “3. Dünya Turizm ve Kültür Konferansı”na Ev Sahipliği Yapıyor

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçiliği Facebook sayfasına atifta bulunan GBNews'e göre, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ile Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) işbirliğinde ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanan "3. Dünya Turizm ve Kültür Konferansı", 03-05 Aralık 2018 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecektir.Bu yılki teması "Herkesin Yararına" (For the benefit of all) olarak belirlenen Konferansa, aralarında birçok ülkenin Kültür ve Turizm Bakanlarının yanı sıra, dünya turizm ve kültür endüstrilerinin önde gelen profesyonellerinin yer alacağı çok sayıda davetlinin katılması beklenmektedir.Golden Bridge News

Türk Konseyi, 2018 BM Dünya Turizm Örgütü & WTM Bakanları Toplantısına katılmıştır.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü`nün (UNWTO) daveti üzerine, Proje Direktörü Zhanar Nugmanova ve Araştırma Uzmanı Dastan Almen, Londra`da 6 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen 2018 UNWTO & WTM Bakanları Zirvesi`ne katılmıştır.Turizm teknolojisine yapılan yatırımlar konusuna adanmış olan bu üst düzey toplantı, turizm liderleri için, bakanlar ve özel sektörün kamu-özel ortaklığını,  dijital dönüşüm yoluyla turizmi ilerletmenin yollarını tartıştığı ve en iyi uygulamaları paylaştığı pratik bir platform oluşturmuştur.WTM`nin Kıdemli Fuar Direktörü Simon Press ve UNWTO Genel Sekreter Yardımcısı Jaime Alberto Cabal açılış konuşmalarının ardından, CNN`nin tanınmış muhabiri Richard Quest’in moderatörlüğünü yaptığı, özel turizm sektörünün seçkin geleneksel ve geleneksel olmayan temsilcilerinin katıldığı ilk panelde turizm teknolojilerinin gelişimi ile ilgili görüş alış verişinde bulunulmuştur.Bunu takiben Gana, Malazya, Meksika, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Uruguay gibi ülkelerden katılan bakanlar, ekosistem gelişiminde hükümetin ve politikalarının rolü,veriye dayalı karar verme ve dijital hedef markalama konularını tartışmak üzere özel sektör panelistleri ile bir araya gelmişlerdir. Bakanlar Zirvesi, Londra`da 5-7 Kasım 2018`de gerçekleşen seyahat endüstrisinin önde gelen küresel etkinliği olan Dünya Seyahat Piyasası (WTM) marjında gerçekleştirilmiş olup, bu kapsamda  Türk Konseyi, üye ülkelerinin turizm potansiyelinin sunumunu ve tanıtımını Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi projesi ile yapmıştır.

Kazakistan'ın Tarihi Türkistan Kentine Turist İlgisi Artıyor

Kazakistan'ın Türkistan kenti, Türk Dünyası manevi lideri Hoca Ahmet Yesevi'nin Türbesi gibi kutsal ve tarihi yerleriyle turistlerin ilgisini çekiyor. Kenti ziyaret eden turist sayısı bu yıl 1 milyona ulaşırken, 2025'e kadar bu sayının 5 milyona çıkarılması hedefleniyor.Kazakistan'ın güneyinde tarihi kaynaklara göre 4. yüzyılda kurulan Türkistan, Hoca Ahmet Yesevi'nin doğduğu ve yaşadığı kent olarak biliniyor.Türkistan, UNESCO Dünya Mirası listesine alınan ve 14. yüzyılda Emir Timur tarafından inşa ettirilen Yesevi Türbesi gibi mimari yapıtlarıyla her yıl çok sayıda turisti ağırlıyor.Kenti ziyaret eden turist sayısı her geçen gün artarken, bu yılın 10 ayında bölgeyi ziyaret eden turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57,2 artışla 1 milyona ulaştı. 2025'e kadar turist sayısının 5 milyona çıkarılması hedefleniyor.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in haziran ayında Türkistan'ı eyalet merkezi olarak ilan etmesinin ardından kenti geliştirme planı çerçevesinde büyük yatırımlar yapılması bekleniyor.Kenti geliştirme planı, Hoca Ahmet Yesevi Türbesi etrafındaki 88 hektarlık alanda Hoca Ahmet Yesevi Müzesi, Türk Dünyası müzesi, Kazak Hanlığı Müzesi gibi kültürel tesislerin yanı sıra 5 yıldızlı oteller, eğlence merkezleri, spor salonları ve diğer sosyal ve kültürel tesislerinin yapılmasını öngörüyor.Kente 25 kilometre mesafede 100 milyon yolcu kapasiteli uluslararası havalimanının da yapılması bekleniyor.İlk aşamada kentin altyapı projeleri için 2 milyar dolarlık yatırım yapılması kararlaştırılırken, inşaat ve dijitalleşme çalışmalarında son teknolojilerin kullanılması öngörülüyor.Türk şirketlerinin de yerel şirketlerle ortaklaşa kente 100 milyon doların üzerinde yatırım yapması bekleniyor.www.kaztr.com 

Tuva'da gizemli bir Türk adası: ‘’Por-Bayın’’

Uygur Kağanı Bayançur Han'ın yaptırdığına dair işaretler bulunan Por Bayın adası, bugün Tuva Özerk Cumhuriyeti'nin sınırları içerisinde. ''Türk adası''nın gizemi, 130 yıldır çözülemedi.Bugün Rusya Federasyonu içerisinde bulunan Tuva Özerk Cumhuriyeti'nde, Tere Gölü'nün barındırdığı ada üzerinde 1250 yıllık Por-Bajın(Por-Bayın) şehrinin kalıntıları bulunuyor.Bölgede, büyük çoğunluğu Şamanist olan Tuva Türkleri yaşamakta. Por-Bayın, Tuva Türkçesinde ‘’toprak veya kil ev’’ anlamına geliyor. Moğolistan sınırında bulunan antik şehir , Sayan Dağları ile Altay Dağları arasında Güney Sibirya adı verilen bölgede yer alıyor.1891 yılında keşfedilen ve o günden bu yana gizemini koruyan Por Bayın, tarihçilerce ‘’Türk adası’’ olarak biliniyor. Zira bölgede bulunan kalıntılar Uygur Kağanlığı’nı işaret etmekte. Adanın ismindeki ‘’Bay’’ kökünün de, ‘’Bayındırlık(medeniyet)’’ anlamında kullanıldığı biliniyor.M.S. 750 yılında kurulduğu tahmin edilen şehir, Uygur Kağanı Bayançur(Moyençur) Han tarafından kurulmuş. Bayançur Han, şehri kurma nedenini Selenge Yazıtları’nda ‘’Sonbahar geldiğinde ordumu büyütmek için kurdum’’ şeklinde tarif etmiş.İlk etapta bakıldığında dörtgen bir ada şeklinde olan tarihi kalıntılar, aslında labirent şeklinde yapılmış. Yapının neden bu şekilde kurgulandığı veya ne amaçla kullanıldığı halen gizemini koruyor.Por-Bayın antik kenti, erken dönem Türk ve Asya kültürüne dair önemli bilgiler verebilecek bir yapıt. Bu özelliği ile, başta Prof.Dr.Ahmet Taşağıl gibi Türk tarihçileri olmak üzere arkeologlar ve diğer bilim insanlarının da ilgisini çekmekte.QHA

Yerli turist daha pahalı tatil yapacak...

2018 yılı turizmde yüzlerin güldüğü bir yıl oldu. Özellikle yabancı turistlerin her şey dahil otelleri doldurması ile işletmeciler de memnun kaldı. Gözler şimdi önümüzdeki turizm sezonuna döndü.Kültür ve Turizm Bakanlığının sınır giriş-çıkış istatistiklerine göre, bu yılın ilk 7 ayında Türkiye 21 milyon 639 bin 802 yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Aslına bakılacak olursa Türkiye yılda 40 milyon turist ağırlayabilecek bir kapasiteye sahip bulunuyor. Ancak, şu ana kadar bu rakamı tutturabilmemiz mümkün görünmüyor. Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Ocak-Temmuz döneminde Rusya Federasyonu yüzde 15,14 artış ile birinci sırada yer alırken, yüzde 10,73 artış ile Almanya ikinci, yüzde 6,09 artış ile İran üçüncü sırada yer aldı. İran'ı Gürcistan ve İngiltere izledi. Yılın ilk 7 ayında Rusya Federasyonu'ndan 3 milyon 276 bin 046 turist ağırlayan Türkiye'ye 2 milyon 321 bin 529 Alman ile 1 milyon 317 bin 180 İranlı turist geldi. Türkiye, Bakanlığın Temmuz 2018 dönemi istatistiklerine göre 5 milyon 671 bin 801 yabancı ziyaretçiyi ağırlarken, aylık artış oranı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,74 olarak gerçekleşti.Temmuz ayında en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 897 bin 607 ziyaretçi ve yüzde 15,83 artış ile Rusya Federasyonu birinci olurken, 761 bin 278 ziyaretçi ve yüzde 13,42 artış ile Almanya ikinci, 354 bin 851 ziyaretçi ve yüzde 6,26 artış ile İngiltere üçüncü sırada yer aldı. İngiltere'yi Hollanda ve Ukrayna izledi. Ocak - Temmuz döneminde Türkiye'ye gelen ziyaretçilerin yüzde 99,23'ü, Temmuz döneminde gelenlerin ise yüzde 99,04'ü turist oldu. Günübirlikçilerin oranı ise ilk 7 ayda yüzde 0,77, Temmuz ayında da yüzde 0,96 olarak gerçekleşti.Peki, yerli turist konusunda neler gerçekleşti? Alınan onca önleme rağmen, yerli turistler daha pahalıya tatil yapıyor. Özellikle de resmi ve bayram tatillerinden istifade etmeye çalışıyor. TURSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın konu hakkındaki açıklamaları önümüzdeki turizm sezonunda yerli turistlerin daha pahalıya tatil yapacağının da mesajlarını veriyor. Yapılan hesaplamalarda yerli turistler yeni turizm sezonunda geçen yıllara oranla % 40 daha pahalı tatil yapacaklar.Önce TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın açıklamasına göz atalım:,“İç turizmle ilgili birkaç sıkıntı var. Ani kur artışı nedeniyle otel kapasitelerinde yerli turiste ayrılan payda sıkıntı yaşanıyor. Oteller euro ile turiste satmak yerine, TL ile Türk turiste vermek istemiyor. Birçok otel yabancı kapasitesini artırdı, yerli kapasitesini kıstı. Buradan çıkan sonuç önümüzdeki yıl Türk vatandaşlar daha pahalıya seyahat edecek ve istedikleri zaman istedikleri yerde otel bulamayacak. Önümüzdeki sene için erken rezervasyon çok daha büyük önem taşıyor. Fiyatlar doğal olarak yükselecek. Yabancının ödeyeceği para ile yerlinin ödeyeceği para arasında ciddi fark oluştu. Doğal olarak otelci de yabancı turisti istiyor. Oteller kapasitelerinin yüzde 80’ini yabancıya ayırırken, yerli turiste ayrılan oran yüzde 20’de kaldı. Bu geçen yıl yüzde 30-35’lerdeydi. Otelcilerin de haklı olduğu noktalar var. Çünkü yatırımlarını dövizle yapıyorlar. Dövizle borçlanıp, TL ile ödemeleri zor. Sonuçta bu ticari bir iş. Yerli için fiyat 2019’da, 2018’e göre fiyat artışının yüzde 40 civarında olacağını öngörüyoruz.”Bu noktada bizim de söyleyeceklerimiz olacak.Türkiye, her şey dahil sistemde israr ediyor. Bu da ülkemize gelen turistin para harcamasının önünü kesiyor. Eğer zengin turist, harcama yapan turist getiremezsek ülkenin turizmde kalkınmasını da bekleyemeyiz. Her şey dahil sistem, sadece otel işletmecilerinin yüzünü güldürebilir. Tatil köylerine gelen ve her şey dahil sistemde dışarıya çıkıp para harcamayan turistlerle kalkınmamız mümkün mü?Bakanlığın ve turizm sektör temsilcilerinin hesaplarını günlük değil, ileriye yönelik yapması gerekiyor. Daha az turist ağırlayan birçok ülke, zengin turist sayesinde daha çok kazanç elde ediyor. Zaten bizim dışımızda da her şey dahil sistem uygulayan ülke kalmadı.Bütün bunların yanı sıra, yerli turistin daha kaliteli ve daha ucuz tatil yapabilmesinin de yolları açılmalıdır. necdetbuluz@gmail.comwww.facebook.com/necdet.buluz     

Turizm kurtuluş simidi haline geldi...

Yıllardır turizm konusunda yazdığımız yazılarda “bacasız sanayi, ekonomimizi düzlüğe çıkarır” demiştik. Turizmde yerimizi bulabilmemiz için de atılması gereken bazı adımların olduğunu sıralamış “sadece temenni ile, turist beklentisi ile sorun çözülemez” diye de vurgu yapmıştık. Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Ahmet Zeki Apalı, çevreyi koruyan, yerel halkın refahını gözeten bir sistem olan “ekoturizm” ile Türkiye’nin 81 ilinde turizm potansiyelinin ortaya çıkarılabileceğini söyledi ve, “Türkiye’nin kurtuluş, çıkış yolu turizmdir, ekoturizmdir. 780 bin kilometrekarelik alanın her bir metrekaresi değerlidir, değerlendirilebilir.” dedi. Türkiye’nin coğrafi ve kültürel açıdan muhteşem zenginlikleri bulunduğunu ancak bu değerlerin tam olarak değerlendirilemediğini belirten Apalı, “Turizmi 12 aya ve Türkiye geneline yaymak istiyoruz. Turizmin bugün Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılara, cari açığa da çare olabilir” ifadesini kullandı.Sonrasını da kendisinden dinleyelim: “Doğu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terör olayları nedeniyle sıkıntılar yaşandı. Aslında turizm bir yerde bunun da çözümü. Eğer biz turizmi bütün bölgelerimizde, illerimizde, Doğu, Güneydoğu’da da geliştirebilseydik bütün insanların refahına katkıda bulunacağı, kültürel geçişkinliklere, insanların birbiriyle iletişimine destek olacağı için terör bu derece oluşmazdı. Yaşadığımız sıkıntıları belki hiç yaşamazdık, belki de çok az yaşardık. Toplumsal gelişim, sosyal dönüşüm, ekonomik anlamdaki gelişme, refah düzeyinin artması, doğanın korunması gibi birçok açıdan baktığımızda turizm Türkiye’nin tek çıkar yoludur.”Bizim üzerinde durduğumuz bir konu da turizmimizi 12 aya yaymak ve bunu da kalıcı hale getirmektir. (TUREB) Başkanı bu konuyu da gündeme taşıyor.“Turizmi 12 aya yaymak işsizlik sorununa da çare olacaktır. Çünkü turizmin birçok sektörü var, otellerde, seyahat acentelerinde çalışanlar, esnaf, yeme-içme, alışveriş, ulaşımda çalışanlar gibi. Buralara kısa süreli eğitimlerle desteklenerek ek istihdam yaratılabilir. Temel sorunlarımızdan birisi işsizlikse turizmi geliştirdiğimizde, 12 aya yaydığımızda bu soruna da aslında deva olmuş oluyor. Turizmde çalışanlar açısından en önemli sorunlardan biri iş güvencesinin olmamasıdır. Yani sezon kısadır, bazı yerlerde 3-5 aydır. En uzun olduğu yer iklim koşulları nedeniyle Antalya ise orada da çalışanlar 7 ay, bilemediniz 8 ay çalışabilir şanslıysa. Kalan 4 ayını da ücretsiz izinlerle veya dışarıda başka iş yaparak geçirir. Dolayısıyla bu güvenceleri olmadığı için sektörde belli deneyim kazanmış insanların saha, alan değiştirmesi çok yaşandığı için ciddi bir sirkülasyon var. Bu nedenle eğitimli, deneyimli, başarılı olabilecek kitleleri kaybediyoruz. O yüzden 12 aya yaymamız demek aslında o başarılı kitleyi de sektörde tutabilmek demek.”Yazımızın başında da değindiğimiz gibi bu işler konuşma ile temenni ile olmuyor. Planlamayı iyi yapıp düğmeye basmak gerekiyor. Başkanın ifade ettiği ve gündeme taşıdığı ekoturizm hayata geçirilebilirse Türkiye hiç kuşkusuz bundan çok kazançlı çıkacaktır.(TUREB) Başkanı Ahmet Zeki Apalı’nın ekoturizm konusunda söylediklerine de bakalım:“Ekoturizm şu an Türkiye’de kısmi olarak uygulanıyor. Mesela Bolu’da 300’ün üzerinde yayla, 200’ün üzerinde göl-gölet var. Hangimiz biliyoruz bunu, bilmiyoruz. Bazı köyler var ki insanlar kendiliğinden ekoturizme adım atmışlar. 15 sene önce 3-5 odalı mekanlar yapmışlar, köylü hanımların kendi pişirdiklerini yiyorsunuz, doğanın içindesiniz. Buradaki hata, dağınık. Yapılan işlemler de dağınık. Valiliklerin, belediyelerin bütçesi var ona göre kullanıyorlar, bu işlere yatırım yapan insanlar da kendi çaplarında harcamalar yapıyor. Hepsi birbirinden bağımsız. Türkiye genelinde bu sorunu çözmek için 10 birimlik bir kaynağa ihtiyaç varsa biz 15 birim harcıyoruz ama aynı sonucu alamıyoruz çünkü dağınığız. Bütün bu kamu kaynakları, özel sektör kaynaklarının bu işlere odaklanması için üst bir yönetimin, planlamanın olması ve ona göre de birbirine entegre edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin turizm potansiyelini çok büyük görüyorum. Ekoturizm erişebilirlikle entegre edildiği zaman Türkiye’nin önünü açacağına inanıyorum. Ekonomik, sosyal ve işsizlik anlamındaki sıkıntılarımızın devasının turizm olduğuna inanıyorum. Turizm adına Türkiye’nin geleceği parlak. Sadece gecikmeyelim, hızlı planlayalım. Sadece yabancı turist değil iç turizm de çok önemli.”Özetleyelim:Söylemler güzel, iç açıcı, umut verici. Ancak, bunları hep biliyor ve dinliyoruz. Hayata geçirmek gerekiyor. İçinde bulunduğumuz potansiyelin büyüklüğünü ve çeşitliliğini bilmeyen mi var? Türkiye, eğer turizm alanında patlama yapabilirse bunun ekonomik açıdan önemi kadar, işsizliğin önlenmesinde de çok büyük payı olacaktır. Hele turizmi 12 aya yayabilirsek bu sektörden en az birkaç milyon kişiye iş kapısı aralanmış olur. Çünkü, turizm yan sektörlere de can simidi görevi yapıyor.Türkiye, turizmde beklenen patlamayı yaparsa yılda en az 60-70 milyon turist kapımızı çalabilir. Bunun hayal olmadığının da altını çizmek istiyoruz.(TUREB) Başkanı Apalı’dan son sözler:“Herkes için erişilebilir turizm’ diye bir konsept oluşmaya başladı. Bu, Dünya Turizm Örgütünün geliştirdiği bir şey. Araştırmalarımızda Türkiye’de bu yönde atılım olmadığını gördük. Dünya turizm ligine çıkacağınız zaman dünyanın konuştuğu, tartıştığı noktalarda harekete geçmeniz lazım. İddialı olmanız için de bunu dünyada yapılandan daha hızlı yapmanız lazım.”necdetbuluz@gmail.comwww.facebook.com/necdet.buluz        

Türk Konseyi Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi’nin Tanıtım Filmi Yayınlandı.

Türk Konseyi Bodrum Zirvesi’nde (2014) Devlet Başkanlarının verdiği talimatlar üzerine hazırlanan ve şu anda turistlerle buluşmaya hazır olan Türk Konseyi Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi’nin, Türk Konseyi Sekretaryası koordinasyonunda TRT Avaz tarafından hazırlanan Tanıtım Filmi, Türk Konseyi’nin YouTube kanalında yayınlanmış olup aşağıdaki linkten ulaşılabilir.Hatırlanacağı üzere Türk Konseyi Üye Ülkelerini ilk defa ortak bir turla birleştiren ve İpek Yolu üzerindeki zengin kültürel ve tarihi miraslarını Türk halklarına ve tüm dünyaya tanıtmayı hedefleyen Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi Projesi 2018 yılında faaliyete geçmiştir. Ayrıca, Ortak Tur Paketine ilişkin olarak TRT Avaz tarafından hazırlanan dört bölümlük belgesel de çok yakında yayınlanacaktır.

Kazak yetkililer "İpek Yolu Ortak Tur Paketi"nden umutlu

Kazakistan Ulusal Turizm Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Raşid Kuzembayev: - "Projenin Kazakistan’ın turizm alanının gelişmesine belli bir ölçüde katkı sağlayacağını düşünüyorum".Kazakistan Ulusal Turizm Şirketi (Kazakh Tourism) Yönetim Kurulu Başkanı Raşid Kuzembayev, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin (Türk Konseyi) "Yeni İpek Yolu Ortak Tur Paketi Projesi"nin, ülkesinin turizminin gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi.Kuzembayev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İpek Yolu üzerinde yer alan ülkelerin, özellikle Batı'nın büyük ilgisini çektiğini belirterek, "Turistler gezilerini planlarken bir gezide oldukça çok ülkeyi görmek ister. Kimse bir ülke için gelmez. Yabancı turiste bir gelişte 3-4 ülkeyi ziyaret etme imkanı sunarsak ilgi çekici paket olur. Yeni İpek Yolu tur paketinin de avantajı bu." dedi.Kazakistan'ın, Yeni İpek Yolu tur paketi projesini teklif edenlerden olduğuna işaret eden Kuzembayev, "Projenin Kazakistan’ın turizm alanının gelişmesine belli bir ölçüde katkı sağlayacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.Kuzembayev, turizmin, Kazakistan'ın gayrısafi yurt içi hasılasındaki yüzde 1'lik payını, 2025 yılında yüzde 8'e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayarak, bu yılın sonuna kadar turizmin öncelikli alan olmasına katkı sağlayacak birtakım mevzuatların kabul edileceğini dile getirdi.Mevzuatlarda turizmi destekleyecek mekanizmaların belirleneceğinin altını çizen Kuzembayev, turizm alanına yatırımların çekilmesi için koşullar oluşturulacağını kaydetti.Kuzembayev, Kazakistan’ın turistik haritasının hazırlanmasıyla ilgili çalışmaların yapıldığını aktararak, haritanın 60 tarihi ve turistik yeri içerdiğini sözlerine ekledi.Bu yıl eylül ayında başlayan Yeni İpek Yolu Ortak Tur Paketi, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye'yi kapsıyor.Yeni İpek Yolu Ortak Tur Paketi Projesi'ni uygulama kararı, 2014 yılında Bodrum'da yapılan Türk Konseyi Zirvesi'nde alınmıştı.Kaynak: TRT AVAZ 

Türk turizm sektöründeki canlanma İspanya'yı etkiledi

İspanya'yı ziyaret eden turist sayısı beklentilerin altında kalırken, bunun sebebinin Türkiye'deki turizm sektörünün “baş döndürücü” şekilde toparlanması olduğu belirtildi.İspanya 2017 yılında, ülkeyi ziyaret eden 82 milyon kişiyle rekor turist sayısına ulaştı. Bunların yaklaşık yarısını oluşturan 42 milyondan fazla turist Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa'dan geldi.Ancak İspanyol Turizm Enstitüsünün (Turespana) yeni raporuna göre, 2018'de yılın en önemli dönemi kabul edilen üçüncü çeyrekte sadece ılımlı büyüme, hatta düşüş veya durgunluk yaşandığı tahmin ediliyor.Turespana, temmuz ayında İspanya'da 29,4 milyon gecelik konaklama olacağını tahmin ederken, bu sayı Ulusal İstatistik Enstitüsüne (INE) göre, neredeyse bir milyon daha az yani 28,5 milyon seviyesinde gerçekleşti.Yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre Alman turist sayısı yüzde 5,1 azalarak 5,1 milyona geriledi. İngiliz turist sayısı ise yüzde 2'lik düşüşle 8,4 milyona düştü. İlk çeyrekte ülkeye gelen Fransız turist sayısı da bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,43 artışla yaklaşık 4,8 milyona ulaştı.El Pais gazetesine konuşan turizm firması Exceltur'un Başkan Yardımcısı Jose Luis Zoreda, özellikle İngiliz ve Alman turist sayısındaki düşüşü, Türkiye'deki turizm sektörünün "baş döndürücü" şekilde toparlanmasına bağladı.Zoreda, turist sayısındaki düşüş nedeniyle fiyatlarda indirime gitmemeleri yönünde uyardığı İspanya turizm sektör temsilcilerine aksine kaliteyi artırma tavsiyesinde bulundu.Kaynak: AA 

3. Dünya Göçebe Oyunları’nda Etno Pazar açılacak

Kırgızistan’ın turizm merkezi Isık-Göl’de 3-8 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları kapsamında bölgede Etno Pazar açılacak.Dünya Göçebe Oyunları Sekreterliği’nden yapılan açıklamaya göre, Isık-Göl’ün Kırçın etno şehrinde düzenlenecek olan Pazar’da halk el sanatlarının eşyaları sergilenecek.Kırçın'daki Etno Pazar, göçebe çağın doğasında özel bir atmosfer yaratacak. Pazar’ın alanı kapalı olacaktır. etno-taşra mimari yapısının dekorasyonu her yöne uzanan kapılar olacaktır. Aynı zamanda, etno pazarın mimari topluluğunun dekorasyonu ile her yöne gelen kapılar “Etnik” tarzında yapılan bayrak taşlarıyla süslenmiş “Göçebe Halkların Kapısı”, geleneksel Çin tarzında yapılan "Çin Kapısı"; "Doğu Kapısı" ve "Kuzey Kapısı" olacaktır.Böyle bir Pazar’ın yaratılması, derin bir felsefi anlamla doludur: etnobazar, çeşitli halkların ve medeniyetlerin kültürünü birleştirir, göçmenlerin yaşamına her zaman yeni bir şey tanıtır, dünya görüşlerini ve bilgisini genişletir, böylece göçebe halkların tarihlerini, gelenekler ve ritüellerini korurken ilerlemelerine izin verir.Etno Pazar’ın açılış töreni 3 Eylül 2018’de yapılacaktır.Dünya Göçebe Oyunları kapsamında her gün sabah 10:00’da açılacak Etno Pazar’ın açılışına davul zurna gibi eski müzik enstrümanların sesleri eşlik edecek.Ayrıca, Etno Pazar çerçevesinde çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi, uzman sınıfların yapılması da planlanıyor. Pazar’ın ziyaretçileri için göçebe halkların yemekleri ikram edilecek.Pazar’da ayrıca, Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları misafirleri için eski ve aynı zamanda modern eşyalar sergilenecektir.Etno Pazar, III Dünya Göçebe Oyunlarının organizatörleri fikrine göre, Kırgız, Altay, Arap, Çin, Avrupalı göçebe halkların kültürünü birleştirmelidir.Kaynak: kabar.kg 

Kırgızistan’da “Turist Polisi” faaliyete başlayacak

Kırgızistan’da yakında “Turist Polisi” faaliyete başlayacak.Bugün, 16 Ağustos’ta Kabar ajansında basın toplantı düzenleyen Kırgızistan İçişleri Bakanlığı basın hizmeti başkanı Bakıt Seyitov, ülkede turistlerin güvenliği için turizm sezonunda “Turist Polisi” faaliyete başlayacağını bildirdi.Söz konusu projenin çok yakında hayata geçirildiğini dile getiren Seyitov, “Proje yeni bir şey değil. Diğer ülkelerde böyle bir proje çoktan uygulanmıştır.” ifadelerini kullandı.Her yıl ülkenin turizm merkezi Isık-Göl'e ek polislerin gönderildiğini belirten Seyitov, "Turist Polisi" projesinin faaliyete geçtiği andan itibaren bölgede özel polis devresi turistlerin güvenliğini temin edeceğini sözlerine ekledi.*Bu yılın ilk başında, komşu ülke Özbekistan’ın Buhara, Semerkand, Khorezm ve Kashkadarya bölgelerinde ‘Güvenli Turizm Konsepti’nin uygulanmasının bir parçası olarak turist polisifaaliyete başlamıştı.Kaynak: kabar.kg 

Azerbaycan'da Oteller, Restoranlar ve Cafeler Derneği Oluşacak

Azerbaycan Devlet Turizm Kuruluşu, Otel, Restoranlar ve Kafeler Derneği'nin kurulmasıyla Azerbaycan'ın Avrupa Oteller, Restoranlar ve Kafeler Birliği (HOTREC) üyesi olma fırsatına sahip olacağını bildirdi.Bunları ve diğer konuları tartışmak için HOTREC Başkan Yardımcısı Akos Niklai Azerbaycan'a ziyaret gerçekleştirdi.Devlet Ajansı Başkanı Fuad Nagiyev ile yapılan görüşmede, turizmin daha da geliştirilmesi için Azerbaycan'daki fırsatlar, altyapı ve diğer konular ele alındı. İlk aşamada, Azerbaycan'ın Avrupa Oteller, Restoranlar ve Kafeler Birliği'nde gözlemci statüsü kazanması için gerekli prosedürlerin başlatılması kararlaştırıldı.Şimdi dikkat edelim ki HOTREC, turizm alanında faaliyet gösteren 43 Avrupa derneğini, oteli, lokanta ve işletmeyi bir araya getiriyor. Derneğin ana faaliyetleri, turizm endüstrisinin gelişimi, yeniliklerin ve BİT'in kullanımı, “yeşil teknolojiler” aracılığıyla çevrenin korunması, gastronomi turizminde kaynakların daha verimli kullanılması, bu alandaki rekabetin artması ve diğer konulardır.Kaynak: kabar.kg