turkicmedia

TurkicMedia

Turkicmedia.com admin

iletişim: info@turkicmedia.com

TBMM Başkanı Yıldırım görevinden istifa etti

TBMM Başkanı Yıldırım, görevinden istifa dilekçesini imzalayarak TBMM Genel Sekreteri Mehmet Kumbuzoğlu'na teslim etti.TBMM Başkanı Binali Yıldırım, TBMM Tören Salonu'nda geçmiş dönem Meclis başkanları ve 27. Dönem milletvekilleri onuruna verdiği yemekte, 31 Mart'ta Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nin yapılacağını anımsattı.Seçimlerin ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Yıldırım, partilerin aday listelerini bugün seçim kurullarına teslim edeceğini söyledi.Meclisten kendisinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 kişinin listelerde olacağını aktaran Yıldırım, "Çok alışılmış bir şey değil." ifadesini kullandı."Yeni başkana başarılar diliyorum"AK Parti'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kendisini aday göstereceğini ifade eden Yıldırım, "Bugün itibarıyla TBMM Başkanlığı görevimden çekileceğim. Bu yemekten sonra ilk yapacağım iş ayrılma dilekçesini TBMM'ye teslim etmek olacak. İnşallah saat 09.00'da yeni başkan seçilene kadar görevi vekilim İstanbul Milletvekili Sayın Celal Adan'a devredeceğim. TBMM'ye seçilecek yeni başkana şimdiden başarılar diliyorum." diye konuştu.Yıldırım, 143 yıllık bir geleneği bulunan Meclisin kurtuluş ve kuruluş mücadelesinde hep önde olduğunu dile getirdi.Meclisin daima millete, çare olan bir merkez görevi yaptığına işaret eden Yıldırım, "Önemli kanunlar ve kararlar hep egemenliğin kayıtsız, şartsız tecelli ettiği bu çatı altında, tamamlandı, yapıldı. Bu nedenden dolayıdır ki Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan hainler ilk önce Gazi Meclis'e saldırdılar." ifadesini kullandı."Milli irade hep galip çıktı"Türkiye darbe ve muhtıralara maruz kalsa da sonunda milli iradenin hep galip çıktığını söyleyen Yıldırım, milletin olumsuzluklardan güçlenerek çıkmayı bildiğini belirtti."Yediğiniz darbe, sizi yıkmıyorsa güçlendirir. Yediği her darbe, TBMM'yi ve milletin iradesini daha da güçlendirdi." diyen Yıldırım, darbe girişimlerinin sonuncusunun, 15 Temmuz 2016'da FETÖ'cü hainler tarafından gerçekleştirilmeye çalışıldığını anımsattı.15 Temmuz'da Meclis'teki bütün partilerin darbe girişimine karşı kararlı bir direniş gösterdiğini vurgulayan Yıldırım, 15 Temmuz gecesi milletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle meydanlara indiğini ve demokrasinin yanında olduğunu alçak darbecilere gösterdiğini ifade etti.Tanklara meydan okuyan aziz milletin ülkeye, bayrağa olan sevgi ve sadakatini bir kez daha cümle aleme ispat ettiğini vurgulayan Yıldırım, Başbakanlık görevini yeni üstlendiği bu dönemde ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen iş birlikçi hainlerin, 15 Temmuz gecesinde 251 kişiyi öldürdüğünü, 2 bin 703 kişiyi yaraladığını anlattı.Yıldırım, 15 Temmuz şehitlerine ve ülkenin bağımsızlığı, milletin istikbali için hayatını seve seve veren bütün şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere güzel bir ömür diledi.TBMM'nin, 15 Temmuz hainlerinin verdiği tahribatı hiç vakit geçirmeden gidermeyi başardığını dile getiren Yıldırım, Meclisi ziyaret edenlerin görmesi için hasarlı bir bölümün müze halinde muhafaza edildiğini söyledi."Türkiye kararlılıkla ilerlemeye devam ediyor"Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:"Türkiye, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olarak 21. yüzyılın lider ülkeleri arasında olma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyor. Bu uğurda yapılan en önemli çalışmaların biri de kabul edildiği günden itibaren sürekli tartışma konusu olan 1982 darbe anayasasında sistem değişikliğini öngören köklü anayasa değişikliğidir. Devlet-millet uzlaşmasının temel hükümlerini içeren Anayasamızın 70 maddesi değiştirilmiştir. Genel Kurul'da, komisyonlarda yapılan görüşmeler, oylamalar sonucunda bu değişiklik 16 Nisan'da halkımızın oyuna sunulmuş ve yürürlük kazanmıştır. Kabul edilen anayasaya göre, TBMM'nin ve icranın, hükümetin yetkileri yeniden tanımlamıştır. 24 Haziran 2018'de yapılan seçimlerle de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlüğe girmiş ve bu değişikliğin getirdiği 27. dönem milletvekilleri seçilmiş ve değişen sistemin ilk Meclisi oluşmuştur."Yeni sistemin asıl amacının yasama, yürütme ve yargı erklerinin yetkilerini, sorumluluklarını, daha iyi tanımak ve diğer yandan da yönetimde istikrarı teminat altına olmak olduğunu ifade eden Yıldırım, kamu yönetiminde, bürokraside, yönetim şeklinde köklü bir değişiklik getiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle TBMM'nin tümüyle yasama, denetim ve temsil görevlerine odaklandığını aktardı.Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin önemli bir amacının da yürütmede, bürokrasiyi hızlandırmak ve istikrarı sağlamak olduğuna işaret etti.Türkiye'de 99 yılda 65 hükümet kurulduğunu anlatan Yıldırım, kendisinin 65. hükümetin ve parlamenter sistemin son başbakanı olduğunu söyledi.Bir hükümetin ömrünün ortalama 1,5 yıl olduğunu kaydeden Yıldırım, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile muradımız Türkiye'de daha uzun süreli ve istikrarlı bir yürütme sistemini tesis etmektir." değerlendirmesinde bulundu.27. döneme 600 milletvekiliyle başladıklarını, geçen 7 ayda 4 milletvekilinin bakan olarak görevlendirilmesi nedeniyle üye sayısının 596'ya düştüğünü bildiren Yıldırım, CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan'ın vefatıyla bu sayının 595'e indiğini belirterek, Bircan'ı rahmetle andı.Yıldırım, TBMM Tören Salonu'nda geçmiş dönem Meclis başkanları ve 27. Dönem milletvekilleri onuruna verdiği yemekte, belediye başkanı olabilmek için aday olan milletvekillerinin bulunduğunu, kendisinin de bunlardan biri olduğunu belirtti.1 Nisan'a gelindiğinde mutlaka Meclisin milletvekili sayısında bir değişiklik olacağını dile getiren Yıldırım, "Ama nasıl değişiklik olacak? Onu şimdiden söyleyemiyoruz. Sürpriz olsun." ifadesini kullandı.Milletvekili sayısının 600'e çıkması sebebiyle Meclis Halkla İlişkiler Binası'ndaki komisyon odalarında ve personel odalarında düzenleme yapma ihtiyacı duyulduğunu anımsatan Yıldırım, 53 yeni çalışma yerini, milletvekilleri için kısa sürede oluşturduklarını bildirdi.Yıldırım, Genel Kurulda da yeni döneme göre düzenlemeler yapıldığını, hükümet ve komisyon ilişkileri bakımından Genel Kurulun yenilendiğini aktardı.TBMM İçtüzüğünü, Anayasayla uyumlu hale getirmek için bir değişiklik gerçekleştirildiğini anımsatan Yıldırım, şöyle devam etti:"Bütün partilerin uzlaşmasıyla, kısa sürede mutabakat sağlanarak İçtüzüğün 11 maddesi tamamen yürürlükten kaldırıldı, 85 maddesinde de uyarlama amacıyla değişiklik yapıldı. Yeni anayasa ile Meclisin artan milletvekili sayısı doğrultusunda insan kaynakları altyapısı da güçlendi. Aynı zamanda Başbakanlığın sona ermesiyle birlikte oradaki uzman personelden gerek Cumhurbaşkanlığı gerek bakanlıklar gerekse Mecliste istifade edilmesi için bazı düzenlemelere gidildi. Yasama uzman sayısı ve nitelikleri artırıldı.""7 aylık görevim süresince bin 561 yasa teklifi verildi"Yasaların, artık teklif vermek suretiyle tamamen Mecliste olgunlaştırıldığını, yürütmenin sadece Meclise yılda bir bütçe kanun tasarısı getirebildiğini dile getiren Yıldırım, şunları söyledi:"7 aylık görevim süresince bin 561 yasa teklifi verildi. 7 ay için fena bir sayı değil. Bunlardan 13'ü kanun, 3 uluslararası anlaşma olmak üzere 16'sı kabul edildi, yürürlüğe girdi. Bu dönemde vatandaşlarımız Dilekçe Komisyonu'na 5 bin 506 dilekçe ile başvuru yaptı. Bu dilekçelerin 4 bin 43'ü cevaplandırıldı ve sonuçlandırıldı. 26. Dönemden 253 Yasama Dokunulmazlığı Tezkeresi 27. Dönem'e devredildi. Ayrıca bu dönemde de 195 Yasama Dokunulmazlığı Tezkeresi Meclisimize ulaştı."Genel Kurulun, geçen süre içinde 57 birleşim gerçekleştirdiğini, birleşimlerde toplam 482 saat çalışma yürütüldüğünü, aynı şekilde komisyonlarda 102 toplantı yapıldığını, 495 saat çalışıldığını aktaran Yıldırım, bu arada 2 bin 592 soru önergesine cevap verildiğini kaydetti."3 konuda Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu"Başkanlığa yöneltilen 30 soru önergesinin cevaplandırıldığını, milletvekilleri tarafından 837 Meclis Araştırma Önergesi verildiğini, önergelerin 11'inin görüşüldüğünü ve 3 konuda Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulduğunu dile getiren Yıldırım, şunları aktardı:"Bu yasama döneminde devam ettirilen bir önemli çalışma da daha önceki başkanlarımız döneminde başlanan İstiklal Mahkemeleri belgelerinin yayınlanmasına bu dönemde de devam edildi. Proje, yakın tarihimize ışık tutmak amacıyla 2010'da başlamıştı. 8 yıllık zaman içerisinde İstanbul, El Cezire, Eskişehir, Isparta ve Şark İstiklal Mahkemeleri arşiv belgeleri kitap şekline dönüştürüldü. Ankara İkinci İstiklal Mahkemesi arşiv belgelerinin de basımı için şu anda çalışmalar devam ediyor. Ankara Birinci İstiklal Mahkemelerinin arşiv belgelerinin tasnif işlemleri de başlatılmış durumda."TBMM binasının 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra yeni anayasa yapmak için oluşturulan Kurucu Meclis tarafından 1961'de açıldığını anımsatan Yıldırım, o tarihten itibaren Meclis Ana Binası'nda zaman zaman bakım onarım çalışmaları yapıldığına işaret etti.Son olarak 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bombalanan bölümler dahil depolar, sığınaklar, Şeref Salonu ve kulislerin onarıldığını söyleyen Binali Yıldırım, 1961'den beri kullanılan mutfakların bu dönemde yenilendiğini ve tamamen ihtiyacı karşılayacak hale dönüştürüldüğünü belirtti."Dostluk grubu sayısı 144'e çıkarıldı"Meclisin görevinin yasama ve denetimle şüphesiz sınırlı olmadığını, aynı zamanda temsil görevi de bulunduğunu dile getiren Yıldırım, 27. Yasama Dönemi'nde en önemli çalışmalardan birinin 132 olan parlamentolar arası dostluk grubu sayısının 144'e çıkarılması olduğunu vurguladı.TBMM Başkanlığı döneminde katıldığı programları ve Meclis bünyesinde yürütülen uluslararası çalışmaları anlatan Yıldırım, ayrıca TBMM Başkanı olarak KKTC ve Azerbaycan başta olmak üzere 11 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirdiğini kaydetti.Ziyaretlerinde 27 ikili görüşme yaptığını anlatan Yıldırım, Türkiye'yi ziyaret eden cumhurbaşkanları, cumhurbaşkanı yardımcıları, meclis başkanları ve parlamenter heyetlerden oluşan 47 yabancı heyeti ev sahibi olarak ağırladıklarını söyledi."Gayemiz, ülkemizi medeniyet yarışında daha ileriye götürmek"TBMM'nin, milletin barışı, huzur ve kardeşliğinin merkezi olduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:"Milletimizin beka mücadelesinin karargahı olan bu yüce çatı milletimiz için hayırlı hizmetler yapmaya devam edecektir. Gayemiz, ülkemizi ve milletimizi medeniyet yarışında daha da ileriye götürmektir. TBMM, çalışmalarını şüphesiz bundan sonra da aynı istikamette artırarak devam ettirecektir. Misakımilli ile belirlenen sınırlarımızı korumak, gönül coğrafyamızda yaşayan insanların bize duyduğu güveni devam ettirmeleri öncelikli konularımız arasında yer almaya devam edecek."Kahraman Mehmetçik'in yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğini belirten Yıldırım, şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere uzun ömür diledi."İlklerle sonlar arasında dolaşıp duruyoruz"Parlamenter sistemin "son Başbakanı", Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Meclis Başkanı olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Belediye başkanlığı görevine aday olan ilk Meclis Başkanıyım. Meclis Başkanlığı görevinden bu sebeple çekilen de ilk Meclis Başkanı oluyorum. Gördüğünüz gibi ilklerle sonlar arasında dolaşıp duruyoruz." diye konuştu.7 ay boyunca milli iradeyi temsil eden milletvekillerinin başkanlığını yaptığını, bundan büyük keyif aldığını söyleyen Yıldırım, kısa süre içinde parti grubu ayrımı yapmaksızın güzel bir anlayış ve uzlaşmaya dayalı yönetim ortaya koymaya çalıştığını kaydetti."Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün açılışını, ilk başkanlığını yaptığı TBMM'nin 28. Başkanı olarak bu görevde bulunmuş olmak benim için bir onurdur." diyen Yıldırım, önceki Meclis Başkanlarına hizmetleri için teşekkür etti.Binali Yıldırım, "Bugüne kadar yaptığım işlerde asil milletimize hizmet etmekten başka hiçbir amacım olmadı. Vedalaşmak, helalleşmek sünnettir. Bu nedenle hakkınızı helal ederseniz, üzerimden büyük bir yükü almış olursunuz. Varsa benim de hakkım sizlere helal olsun." diyerek sözlerini tamamladı.NotlarTBMM Başkanı Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım ve kızı Büşra Bahar Köylübay ile birlikte geldiği TBMM Tören Salonu'nda masaları tek tek dolaşarak milletvekilleriyle selamlaştı."Veda yemeği"nde, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Köksal Toptan, Ömer İzgi, İsmail Kahraman, İsmet Yılmaz, TBMM Başkanvekilleri Celal Adan, Levent Gök, Mustafa Şentop, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, TBMM AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu ile partilerin grup başkanvekilleri de yer aldı.Konuşmasının ardından salona yerleştirilen ekranlarda, Yıldırım'ın Meclis Başkanlığı süreci ve hayatının anlatıldığı video gösterimi yapıldı.Milletvekillerini salonun çıkışında tek tek selamlayarak uğurlayan Yıldırım, programa katılanlar ve Meclis çalışanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.İstifa dilekçesini sunduYıldırım, yemeğin ardından TBMM Başkanlığından istifa dilekçesini imzalayarak TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'na teslim etti.Kumbuzoğlu da istifa dilekçesinin işleme konulması için talimat verdi.Kaynak: AA

Kazakistan'da "Gençler Yılı" faaliyetleri

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar, Kazakistan'da ilan edilen Gençler Yılı çerçevesinde çeşitli kültür ve spor etkinlikleri yapmayı planladıklarını söyledi.Tomar, yaptığı açıklamada, Kazakistan'da bu yılın Gençler Yılı ilan edilmesini önemsediklerini belirterek, "Üniversitemiz 2018-2020 dönemleri Türk Dünyası Üniversiteler Birliği dönem başkanı. O sıfatla da bu yıl bizim için önem arz ediyor." dedi.Gençler Yılı çerçevesinde çeşitli kültür ve spor etkinliklerini yapmayı planladıklarını ifade eden Tomar, "Faaliyetlere başladık bile. Geçen hafta Marmara ve Gazi Üniversitelerinde okuyan Türk ve Kazak öğrencilerle bir telekonferans yaptık. Onların hem mesajlarını aldık hem de bizim buradaki Gençler Yılı etkinliğimizi seyretmesini sağladık." diye konuştu.Tomar, geçen hafta üniversite senatosu kararıyla öğrencilerin yemek ücretlerini 350 (1 dolar) tengeden 250 tengeye indirdiklerini dile getirerek, Türkiye'nin bu konuda büyük destek verdiğinin altını çizdi.Tomar, ayrıca bu yıl başta Türk Dünyası Gençleri Spor Festivali, Türk Dünyası Üniversiteleri Birliği toplantısı olmak üzere bazı toplantılara ev sahipliği yapacaklarını kaydetti."Dört dil bilen mezunlar vermeye çalışıyoruz"Özellikle bu yıl üniversitede kulüp faaliyetlerine önem verdiklerini anlatan Tomar, "Üniversitede fotoğrafçılık, tiyatro, müzik, Kazakistan'ın tarihi yerleri başta olmak üzere 30 civarında kulüp var. Bunların bütçelerini büyük miktarda artırdık. Bu yıl öğrencilerimiz bu maddi kaynakla rahat faaliyet yapabilsinler." diye konuştu.Tomar, öğrencilerin bu kulüpler vasıtasıyla hem Kazakistan'da hem de ülke dışında özellikle Türkiye'de pek çok kulüp faaliyetlerine katılabildiklerini vurguladı.Üniversitede start-up projeleriyle ilgili çalışmalar yaptıklarına dikkati çeken Tomar, "Öğrencilerimizin üniversitemizin olanaklarını kullanarak şirket kurmalarını sağlıyoruz. Türkiye'den de teknoparklardan bu konuda destek alıyoruz." dedi.Tomar, öğrencilerin dil öğrenimi için Türkiye ve diğer ülkelere çeşitli eğitim programları aracılığıyla gitmesini teşvik ettiklerini belirterek, Türkiye'den gelen öğrencilere Rusça, Kazakça ve İngilizce, Kazak ve diğer Türk dünyası ülkelerinden gelen öğrencilere de Türkçe ve İngilizce öğrettiklerini dile getirdi. İngilizce, Rusça ve Türkçe öğrenimiyle ilgili çeşitli kuruluşlarla anlaşmalar yaptıklarına işaret eden Tomar, "Dört dil bilen mezunlar vermeye çalışıyoruz." diye konuştu.Tomar, üniversitede 9 binin üzerinde öğrenci olduğunu, bunun bin 500'ünün Türk dünyasından geldiğini, 200 civarında da Türk öğrencinin eğitim gördüğünü anlattı.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, geçen yıl kasım ayında 2019 yılının Gençler Yılı ilan edilmesine ilişkin kararı imzalamış, Gençler Yılı'nın resmi açılışı ocak ayında yapılmıştı.TRT Avaz 

TBMM heyeti Azerbaycan'da

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, TBMM Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım'ı kabul etti.Aliyev, başkent Bakü'de temaslarda bulunan Ayrım ve beraberindeki grup üyesi milletvekillerini kabul etti.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Aliyev, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tüm alanlarda başarılı şekilde geliştiğini belirterek, TBMM heyetinin Azerbaycan'a ziyaretinin ilişkilerin daha da gelişlemesine katkı sunacağını ifade etti.Aliyev, iki ülkenin bugün dünyadaki en yakın ülkeler olduğunu kaydederek, devlet başkanları düzeyindeki toplantılar ve farklı düzeylerdeki karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki dostluğun daha da sağlamlaştırılması ve iş birliğine yönelik yeni alanların belirlenmesi için önemli olduğuna işaret etti.Geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la hem Türkiye'de hem Azerbaycan’da hem de uluslararası etkinliklerde gerçekleştirdiği görüşmeleri hatırlatan Aliyev, Erdoğan'ın da katıldığı, Azerbaycan ve Türk askerlerinin yer aldığı, Bakü'nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen geçit törenini dostluk ve kardeşlik bayramı olarak nitelendirdi.Geçen yıl iki ülke için önemli enerji projeleri olan TANAP ve STAR rafinesinin açılışını yaptıklarını anımsatan Aliyev, TBMM heyetinden Erdoğan'a selamlarını iletmesini rica etti.Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Ayrım da Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin bugün en üst düzeyde olduğunu belirterek, merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in siyasetini başarıyla devam ettiren İlham Aliyev'in liderliğindeki Azerbaycan'ın uluslararası alanda büyük nüfuz kazandığına ve hızlı ilerleme kaydettiğine dikkati çekti.Ayrım, başkanlığını yaptığı Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu'nun iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi için çabalarını sürdüreceğini ifade etti.Görüşmede, Ayrım'ın yanı sıra AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ ile Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral da yer aldı.TRT Avaz 

Aral Gölü'nde ağaçlandırma çalışması

Özbekistan, Aral Gölü’nün kuruyan kısımlarında ağaçlandırma çalışmalarını hızlandıracak.Özbekistan Bakanlar Kurulu, ağaçlandırma çalışmalarının hızlandırılmasına ilişkin kararı imzaladı. Buna göre, bu yıl Aral Gölü'nün kuruyan kısımlarındaki 500 bin hektarlık alanda yapılacak ağaçlandırma çalışmaları için 12 milyon dolar kaynak ayrıldı. Gölün kuruması nedeniyle son yıllarda çevre felaketinin yaşandığı, doğal dengenin kaybolmasının bölgede iklim değişikliğine yol açtığı, gölün kuruyan bölümlerinden kalkan tuzlu tozların insan sağlığının yanı sıra bitki ile hayvanlara ciddi zarar verdiği ve tarımı olumsuz etkilediği vurgulanan karara göre, gölün kuruyan bölgelerine Orta Asya çöllerine özgü "saksaul" ağacı dikilecek.1 Mart’a kadar gölün kuruyan bölgelerinin ağaçlandırılmasına yönelik eylem planının hazırlanması öngörülürken, bu çerçevede yıl sonuna kadar Aral Gölü’nün kuruyan kısmındaki 500 bin hektarlık alanda ağaçlandırma çalışmalarının yapılması hedeflendi.- Aral Gölü felaketiSovyetler Birliği döneminde bölgeyi besleyen Emuderya ve Sirderya ırmaklarının sularının pamuk tarlalarına akıtılması sonucu 1960'lı yıllardan başlayarak kurumaya başlayan Aral Gölü, bugün yüzde 90 küçülerek ikiye bölünmüş ve eski kıyılarından 170 kilometreye kadar geri çekilmiş durumda bulunuyor.1960'da 68 bin 900 kilometrekare yüz ölçümü ve bin 83 kilometreküp su hacmi ile dünyanın en büyük göllerinden biri olan Aral Gölü'nün uzunluğu 426 kilometre, genişliği 284 kilometre, en derin noktası 68 metreyken, bugün gölün yüz ölçümü 12 bin kilometrekareye, su hacmi 100 kilometreküpe, en derin noktası ise 24 metreye düştü.Eski Sovyetler Birliği'nin, 1960-1990 yıllarında Orta Asya'da pamuk üretimini artırmak amacıyla sulanan tarım arazilerini 4,5 milyon hektardan 7 milyon hektara çıkarması ve böylece göle dökülen ırmak sularının azalması sonucunda gölün geri çekilmesiyle 5,5 milyon hektarlık tuzlu kum tabakalarıyla kaplı çöl oluştu.Aral Gölü'nün kuruyan kısmından her sene rüzgarla uçan yaklaşık 100 milyon ton tuzlu kum tozları da bölgeyi büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakıyor.TRT Avaz 

Kırgızistan'da 2018'de 77 bin istihdam sağlandı

Kırgızistan Başbakanı Muhammedkalıy Abılgaziyev, 2018 yılında 77 bin kişinin istihdamının sağlandığını açıkladı.Başbakanlıkta ülkenin 2018 yılına ilişkin sosyo ekonomik durumunun ele alındığı bakanlar kurulu toplantısında konuşan Başbakan Muhammedkalıy Abılgaziyev, "Kırgızistan'da 2018 yılında 246 yeni işletme açıldı. Böylece, 77 bin kişinin istihdamı sağlandı" diye konuştu.Kırgızistan ekonomisinin, 2018 yılında yüzde 3,5'lik büyüme kaydettiğini hatırlatan Abılgaziyev, "Gayri Safi Yurtiçi Hasılamız (GSYH), 557 milyar 100 milyon soma (yaklaşık 8 milyar ABD dolar) ulaştı." dedi.Resmi açıklamalarda, 6 milyon 200 bin nüfuslu Kırgızistan'da ülke vatandaşlarının 700 binden fazlasının yurt dışında çalıştığı bildirilmişti.

Türkmen milli halısı Bakü'de tanıtılıyor

Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de, el yapımı tarihi Türkmen halıları, halı aksesuarları, milli takılar ve tekstil ürünlerini tanıtan sergi açıldı.15-18 Şubat tarihleri arasında, Azerbaycan Halı Müzesi’nde açık olacak sergiyi ziyaret edenler, Türkmen el sanatkarlarının zengin süs ve renklerle dokuduğu eşsiz kalitedeki yün ve ipek halılar ve aksesuarları ile tanışacaklar. Ayrıca Türkmen halkının ürettiği, telkari bir mücevher koleksiyonu da ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.Sergide, Türkmenistan'da üretilen pamuk, keten ve doğal ipekten yapılan şık örme kumaş ve kıyafetler ile nevresim ve banyo aksesuarları da yer alıyor.Seginin açık olduğu süre içinde, “Türkmenistan'ın eski halı dokuma sanatı” konulu bir konferans da düzenlenecek. Konferansta Türkmen heyeti temsilcileri, antik çağlardan itibaren ulusal halı dokuma sanatının tarihi ve gelenekleri hakkında bilgi verecek.Sergi, “Türkmenistan:Altın Çağ” adı altında, Türkmenistan Tekstil  Bakanlığı tarafından Azerbaycan Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle düzenleniyor.TRT Avaz 

Dünya Kökpar Birliği, Kazakistan'da toplandı

Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Dünya Kökpar Birliği toplantısında, kökpar oyununda kazan denilen kalenin ortadan kaldırılması, keçinin yerine suni keçi kullanılması kararları alındı.Uluslararası Milli ve Geleneksel Oyunlar Birliği tarafından Milli Müze'de düzenlenen toplantıya, Kazakistan Ulusal Spor Birliği Başkanı Kayrat Satıbaldıulı, Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Başkanı Hakan Kazancı'nın yanı sıra Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Afganistan, Rusya, Macaristan, Moğolistan ve Çin'den Etno Spor Federasyon temsilcileri katıldı.Toplantıda, kökpar oyununun güvenli bir şekilde oynanması amacıyla oyunun kurallarındaki bazı değişiklikler yapıldı.Kazan denilen kalenin ortadan kaldırılarak, yerine daire şeklinde bir halkanın çizilmesi kararının alındığı toplantıda, oyunda keçinin yerine suni keçinin kullanılması kararlaştırıldı.Toplantıda, Tacikistan, Rusya, Afganistan, Moğolistan, Macaristan ve Çin'in geleneksel spor federasyonlarının üyeliği kabul edildi, böylece birliğin üye sayısı 10'a yükseldi.Satıbaldıulı, yaptığı konuşmada, geleneksel spor dallarını geliştirmenin tarihi ve kültürel kimliğin korunmasını sağladığını belirterek, "Bölgeler arası etkileşim, dostluk ilişkileri, kültürel bağların canlandırılması, halklarımızın yakınlaşmasını sağlıyor." dedi. Kökpar'ın kökbörü, ulak, buzkaşı olarak adlandırıldığını ancak bunun tek ve ortak oyun olduğuna dikkati çeken Satıbaldıulı, "Birlikte oyunumuzu popüler hale getirebiliriz." ifadesini kullandı.Hakan Kazancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, alınan kararların amacının kökpar oyununun sadece Türk dünyasında değil tüm dünyaya yayılması olduğu söyledi.Taştan yapılan çukur şeklinde olan kazanın oyuncu ve atların sakatlanmalarına neden olduğuna işaret eden Kazancı, artık onun yerine fiziki olmayan bir halkanın çizileceğini ifade etti.Kazancı, keçinin yerine suni keçinin kullanılacağına vurgulayarak, şöyle konuştu:"Eğer dünyaya açılmak, bu sporları tanıtmak istiyorsanız bazı kesimlere de hoş görünmek lazım ki onun için bir hayvanı telef etmenin de manası yok. Bunlar temsili şeylerle yapılabilir. Futbol topu deriden yapılıyor, bu da o şekilde yapılıp oynanabilir, bunun kararı oy birliğiyle alınmış oldu. Bunlar güzel şeyler. Sadece Türk coğrafyasında değil dünya üzerinde şimdi bugün kökpar, kökbörü diye adlandırdığımız bu oyun Amerika’da da oynanan bir oyun haline geldi."- "Ciriti öğretirken, karşı taraftan kökbörüyle ilgili bilmediklerimizi öğreneceğiz"Kökpar'ın Türkiye'de Ulu Pamir’de yaşayan Kırgızlar tarafından oynandığını dile getiren Kazancı, sadece Türkiye'de at üstünde oynanan cirit oyununu kökparın oynandığı ülkelere öğreteceklerini, kendilerinin de onlardan kökparla ilgili bilmediklerini öğrenmeyi planladıklarını söyledi.Kazancı, "Bugünkü toplantıya katılan ülkelerin federasyonlarından ciriti öğrenmek isteyen hem antrenör hem sporcu hem de eğitmenleri Türkiye’de ağırlayacağız. Ciriti öğretirken, aynı zamanda karşı taraftan kökparla alakalı bilmediklerimizi veya bildiklerimizi geliştirmek amaçlı eksiklerimizi dinlemek için böyle bir organizasyon planladık. İnşallah en kısa sürede bunu gerçekleştireceğiz." şeklinde konuştu.Kökpar oyununda sporcuyla aynı mücadeleyi sergileyen atların önemini vurgulayan Kazancı, atların yetiştirilmesi konusunda Türkiye’de Tarım Bakanlığı ve TİKA tarafından özellikle at yetiştiriciliğinin yapıldığını, diğer ülkelerle atların değiş tokuşunu yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi.- KökparKökbörü, ulak, buzkaşı adlarıyla da bilinen kökpar, Orta Asya halk kültüründe, özellikle de Türk kökenli halklar tarafından at üzerinde oynanıyor. Takımlar, ortaya atılan keçinin derisini almak için mücadele ediyor. Deriyi kapan oyuncu, onu belli bir mesafeye kadar taşıyor ve kaleye atıyor. Keçiyi kapanla beraber diğer oyuncular da hayvanı kapmak için yarışır.TRT Avaz 

Türk dünyasına özel dergi

Türk Dünyası Parlamenterler Birliği tarafından hazırlanan, "Türk Dünyasından Parlamenter Bakış" isimli e-dergi yayımlandı.Türk Dünyası Parlamenterler Birliğince hazırlanan "Türk Dünyasından Parlamenter Bakış" dergisi, "Özbekistan Dosyası" konulu ilk sayısıyla okucuyla buluştu.Gelecek sayılarında Kazakistan, Kırgızistan, Azerbeycan, Türkmenistan ve Kıbrıs özel sayılarını yapacak e-dergi, Türkçe ve Rusça olarak 3 ayda bir yayımlanacak.Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alişer Azamhocayev ile röportajın da yer aldığı derginin ilk sayısında, bu ülkenin turizmi, kültürel değerleri ve seyahat rotalarına dair bilgiler aktarılıyor.Özbekistan ve Türkiye arasında vize uygulaması ile "Türk Ortak Latin Alfabesi" konularının analiz edildiği dergide, Prof. Dr. Hasan Ali Karasar'ın "Özbekistan ile dostluk, kardeşlik ve işbirliği", Prof. Dr. Orhan Kavuncu'nun "Orta Asya'nın merkezinde bir ülke", Süleyman Merdanoğlu'nun "Özbekistan'da turizm" ve İrfan Ünver Nasrattınoğlu'nun "Seyahat Notları" yazıları var.Dergide, ülkenin önemli destanlarına yer verilirken, TDPB'nin Türk dünyasına yönelik faaliyetleri de okuyucuya sunuluyor.Dayanışma anlayışını dünya standartlarına taşımakTürk Dünyası Parlamenterler Birliği Başkanı ve 21. Dönem Trabzon Milletvekili Nail Çelebi, birlik olarak hedeflerinin değişim ve gelişmeler içinde, süreklilik ve dayanışma anlayışlarını dünya standartlarına taşımak olduğunu belirtti.Çelebi, şunları söyledi:"TDPB olarak, Türk dünyası ve akraba topluluklarının gerçek bilgiye doğru zamanda ulaşmalarına rehberlik etmek istiyoruz. Dergimizin ilk sayısından itibaren, tüm parlamenterlerimizin ve yönetici kadrolarımızın gelecekle ilgili bilimsel çalışmalarına, hazırlayacakları projelere ve geleceğe yön verecek görüşlerine de yer vereceğiz."TDPB 6 yaşında2013 yılında kurulan Türk Dünyası Parlamenterler Birliği (TDPB), TBMM üyeleri ve Türk dünyasını oluşturan Parlamentoların seçilmiş üyeleri ile bu üyelerin kurmuş oldukları tüzel kişilikli kuruluşlardan meydana geliyor.Birlik, Türk dünyası ve akraba topluluklarındaki milletvekilleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, vekillerin birbirlerini daha yakından tanımalarına fırsat sunmak, ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğini artırmak, ortak tarihten gelen dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirerek ve kültürel zenginliklerin tanıtılmasına katkıda bulunmak amacıyla faaliyet gösteriyor.Kaynak: AA

Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş’ta çeşitli etkinliklere hazırlıklar

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından 2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak ilan edilen Kırgızistan'ın güney başkenti Oş kenti çok sayıda turizt ağırlamak üzere hazırlanıyor.Oş Belediye Başkanı Taalaybek Sarıbaşov Cumhurbaşkanı Danışmanı Sultan Rayev’in başkanlığındaki yaratıcı ekip ile toplantı düzenledi.Toplantıda Kastamonu'dan 2019 Türk Kültür Başkenti unvanını devralan Kırgızistan'ın ikinci büyük kenti Oş'ta kültürel etkinliklerin düzenlenmesiyle ilgili plan görüşüldü.Görüşmede Süleyman Dağı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabulünün 10. yıl dönümüne dahil şehrin tarihi ve kültürel miras alanlarına ve manzaralarına özel olarak dikkat gösterileceği vurgulandı.Toplantı katılımcıların ele aldığı plana Nisan ayında açılış töreni ile start verilecek etkinlikler kapsamında, "İpek Yolu Üstündeki Oş kenti: Dünü, Bugünü, Yarını" sempozyumunun düzenleneceği dahil edildi.Yıl içerisinde, uluslararası dans festivallerinin yanı sıra Türk devletlerinin gençlik forumları, Türk dünyasının yazar ve aşık toplantıları, sinema haftası, uluslararası resim yarışmaları, moda festivalleri, heykeltıraş ve sanatçı toplantılarının yapılması planlanıyor.Kabar.kg 

Gökhan Güler, Türk Dünyası Parlamenterler Biriliği Örgütlenme Koordinatörü olarak atandı...

Turkic Media Yönetim Kurulu Üyesi ve Köşe Yazarlarımızdan Gökhan Güler, Türk Dünyası Parlamenterler Biriliği Örgütlenme Koordinatörü olarak atandı. Türk Dünyası Parlamenterler Birliği Yönetim Kurulu kararı ile Turkic Media Yönetim Kurulu Üyesi ve Köşe Yazarlarımızdan Gökhan Gürler'i Türk Dünyası Parlamenterler Birliği Örgütlenme Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.Güler geçmişte Türk Dili Konuşan Ülke ve Topluluklar Medya Platformu kurucusu ve KKTC Ülke Başkan Yardımcısı olarak görevlerinde bulunmuştu. Güler ayrıca 2009 - 2013 yılları arasında KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde Özel Kalem Müdürü olarak başarılı şekilde görev yapmıştı. Gökhan Güler Türk Dünyası’nda özellikle köşe yazıları, diplomatik, siyasi ve kültürel alandaki çalışmaları ile tanınmaktadır…

TİKA'dan Türk Cumhuriyetlerine turizm desteği

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanlığı öncülüğünde ve desteğiyle, Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi, Turizm Akademisyenleri Derneği (TUADER), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TURKSOY) ve Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) iş birliğinde "Turizm Sektöründe Mesleki Yeterlilik Potansiyelinin Geliştirilmesi" projesi başlatıldı. Proje kapsamında Kırgızistan ve Kazakistan'dan gelen 21 kişilik ilk gruba Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde eğitim veriliyor.Proje kapsamında Kırgızistan ve Kazakistan'dan gelen 21 kişilik ilk gruba Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde eğitim veriliyor.Turizmde çalışan ve üniversitelerin turizm bölümlerinde okuyan öğrencilerden oluşan grup, yiyecek içecek, restoran ve idarecilik alanlarında eğitim alıyor. Teorik ve uygulamalı olarak 15 gün sürecek eğitimi tamamlayanlar mesleki yeterlilik belgesi almaya hak kazanacak.- "Otelcilik alanının gelişmesine katkı sağlamak istiyoruz"Proje koordinatörü ve Turizm Akademisyenleri Derneği (TUADER) Başkanı Prof. Dr. Muharrem Tuna, projeyle Türk dünyasında turizmin gelişmesini amaçladıklarını söyledi.TİKA'nın öncülüğünde gerçekleştirdikleri projeyle Kırgızistan ve Kazakistan turizminin gelişmesi için eğitim programı hazırladıklarını ifade eden Tuna, yetiştirdikleri kişilerin kazandıkları donanımlarla ülkelerinde turizm gelirlerini artıracağını ve istihdamı güçlendireceklerini kaydetti.Tuna, "Tüm katılımcıların memleketlerine döndükten sonra tesislerinde yönetim kademelerinde yükselmesi ve tesisleri daha iyi yöneterek aynı zamanda ülkelerinin turizm potansiyellerini güçlendirmesini hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Türk Cumhuriyetlerinde turizm sektöründeki mesleki yeterlilik potansiyelinin geliştirilmesi için eğitimlerin dönem dönem devam edeceğini aktaran Tuna, bundan sonraki eğitime Özbekistan'dan katılım gerçekleşeceğini belirtti.Eğitime katılanlar da Türkiye'de olmaktan ve eğitim almaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirerek, öğrendikleri bilgileri ülkelerinde uygulayacaklarını, turizm sektörünün gelişmesine katkı sağlayacaklarını kaydetti.TRT Avaz 

Çin’den Kazakistan'a 200 milyon dolarlık yatırım

Proje maliyeti 200 milyon dolar olarak değerlendirildi. Etkinliğe katılan Türkistan bölgesi Valisi Canseyit Tüymebayev ve “Tai-Tur Energy” ltd. müdürü Chen Huey daha önceki görüşmelerinde ilgili tesisin inşaatına ilişkin mutabakat imzalamıştı. Söz konusu projenin hayata geçmesi için sanayi bölgesinde 5 hektarlık bir alanın tahsis edildiğini belirten Tüymebayev, “Bölgemiz, elverişli bir yatırım ortamı yaratan Kazakistan'ın en yoğun bölgelerinden biridir. Girişimciliği desteklemek için uygun önlemlerin yanı sıra uygun teşvik ve iş geliştirme mekanizmalarına sahibiz.  Üretimi geliştirmek ve işsizliği azaltmak için ortak projeler yapmaya hazırız.” dedi.www.kaztr.com 

Türk-Rus Kültür Yılı'nı Erdoğan ve Putin'in açması planlanıyor

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dursun, "Kültür yılının açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in katılımıyla Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirmeyi planlıyoruz." dedi.Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, Moskova’daki Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirilen sergi açılışının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Türkiye ve Rusya arasında 2019'un kültürel ve turizm açısından yoğunlaştırılmış bir yıl olacağını vurgulayan Dursun, “Bu senenin farkı çok farklı alanlarda, iki taraflı, kültürel bir rüzgar esecek.” diye konuştu.Rusların Türkiye’ye ağırlıklı olarak turistik amaçlı geldiklerine işaret eden Dursun, “Bu sefer daha çok kültürel amaçlı etkinlikler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye’nin Antalya’nın yanı sıra kültürel özelliği olan şehirlerini de tanıtmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.Kültür yılı kapsamında 8 Nisan’da Moskova’da bulunan Bolşoy Tiyatrosu'nda önemli bir etkinlik yapılacağını açıklayan Dursun, “Kültür yılının açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Galada, Troya Operası sahnelenecek.” şeklinde konuştu.Son dönemde, Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi zirvelerin dünyada konuşulduğunu anımsatan Dursun, “Troya ve opera üzerinde bir buluşma da gerçekten güzel olur ve dünyaya da örnek olur.” dedi.Kaynak: AA

Azerbaycan'ın bağımsızlığının dönüm noktası "Kanlı Ocak"

Azerbaycanlılar, 20 Ocak 1990'da Sovyet ordusunun Bakü ve diğer illerde kadın ve çocuk ayrımı yapmaksızın yaptığı katliamın kurbanlarını anıyor.Aradan geçen 29 yıla rağmen acısı tüm Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan ve tarihe "Kanlı Ocak" adıyla geçen katliam, 70 yıl süren Sovyet esaretinden sonra bağımsızlığın kazanılmasında önemli dönüm noktası oldu.Azerbaycanlılarda bağımsızlık duygusunu alevlendiren ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünü hızlandıran Kanlı Ocak olaylarının temelinde Dağlık Karabağ sorunu bulunuyor.Ermeniler, 1988'den itibaren Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'dan koparılması için faaliyetlerini artırdı ve Aralık 1989'da Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Dağlık Karabağ'ın Ermenistan'la birleştirilmesi yönünde karar aldı.Bu karar Azerbaycan'da tepkiyle karşılandı ve Bakü'de yüzbinlerce insanın katıldığı mitingler düzenlendi. Azerbaycanlılar, Ermenilerin artan toprak taleplerine ve Sovyet yönetimine tepkilerini göstermek için Bakü'nün Azadlık Meydanı'na akın etti.Aralıksız devam eden mitingler Sovyet yönetimini tedirgin etti ve Bakü'ye ordu yürütülmesi yönünde karar alındı. Halk ise kentin giriş yollarını ve Bakü'deki askeri birliklerin önünü kapattı.19 Ocak 1990'da ilk önce Sovyet istihbaratı tarafından Azerbaycan televizyonunun enerji sağlayıcısı patlatıldı. Akşam saatlerinde ise Sovyet ordusu zırhlı araçlarla 5 yönden Bakü'ye girdi.Sovyet ordusu, onları engellemeye çalışan silahsız sivil insanların üzerlerine mermi yağdırarak kente giriş yaptı. Tanklar ve ağır zırhlı araçlar insanların üzerlerine sürüldü, ambulanslara ve yolcu otobüslerine ateş açıldı. O gece Bakü'de 130 sivil hayatını kaybetti.Sovyet ordusu katliamını Neftçala ve Lenkeran gibi diğer illerde de sürdürdü ve yaklaşık 150 Azerbaycanlı sivil 20 Ocak katliamının kurbanı oldu. Olaylarda 750 kişi yaralandı, yaklaşık 400 kişi Sovyet ordusu tarafından gözaltına alındı.Bakü'de Sovyet yönetimi tarafından olağanüstü hal ilan edilmesine ve kentin tamamen Sovyet ordusu tarafından kontrol alınmasına rağmen halk yine sokaklara çıktı ve şehitlerin defnedilmesi için çalışma başlatıldı.Şehitler, 31 Mart 1918'de Ermenilerin saldırıları sonucu hayatını kaybeden Azerbaycanlıların defnedildiği, daha sonra Sovyet döneminde park haline getirilen Dağüstü Park'ta defnedildi. Cenazeler Azadlık Meydanı'nda toplandı ve buradan insanların omzunda, şimdi Şehitler Hıyabanı ismi verilen şehitliğe getirilerek yan yana defnedildi. Cenazelere yaklaşık 1 milyon insan eşlik etti.Kanlı Ocak katliamı, Azerbaycanlıların Sovyet yönetimine olan güvenini tamamen sarstı ve ülkenin bağımsızlığına giden süreç başladı.Azerbaycanlılar tam 29 yıldır her 20 Ocak'ta, ellerinde 20 Ocak kurbanlarının simgesi haline gelen karanfillerle şehitliğe akın ediyor, bağımsızlık ateşini yakanlara minnettarlığını gösteriyor. TRT Avaz 

Orta Asya ülke liderleri nisan ayında Taşkent’te toplanıyor

Orta Asya Devlet Başkanları toplantısı, bu yıl nisan ayında Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te gerçekleşecek. Toplantıda Kazakistan, Özbekistan,Kırgızistan,Türkmenistan ve Tacikistan devlet başkanları bir araya gelecek.Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan devlet başkanlarının bu yıl Nisan’da Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bir araya geleceği bildirildi.DEVLET BAŞKANLARI TOPLANTISI, MİRZİYOYEV’İN TEKLİFİ İLE NEVRUZ AYINDA OLACAKÖzbekistan Cumhurbaşkanı tarafından başlatılan Orta Asya devlet başkanlarının ikinci danışma toplantısının, bu yıl nisan ayının ilk yarısında Taşkent'te yapılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, geçen yıl 15 Mart'ta Astana'da gerçekleşen bölge devlet başkanlarının ilk danışma toplantısında, her yıl Navruz arifesinde böyle bir toplantı yapılmasını önermiş ve ardından da bir sonraki toplantıyı Taşkent'te düzenlemeyi teklif etmişti.Orta Asya ülkelerinde Nevruz yıldan yıla büyük çapta kutlanıyor ve cumhurbaşkanlarının takvimi bugünlerde yoğunlaşıyor. Bu yüzden de Orta Asya Devlet Başkanları Taşkent’te Nevruz’da değil, Nisan ayında toplanıyor.TOPLANTININ İKİNCİSİ TAŞKENT’TE GERÇEKLEŞECEKGeçen sene Astana’da düzenlenen toplantıya; Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Tacikistan lideri İmamali Rahman ve Türkmenistan Meclis Başkanı Akdja Nurberdıyev katılmışlardı.Özbek lideri Mirziyoyev, bu günün Orta Asya halklarının asırlık iyi komşuluk ilişkileri tarihinde yeni bir sayfa açtığını bildirmişti.Söz konusu toplantıda ülkeler arasında ticari, ekonomik, ulaştırma ve iletişim, kültürel ve insani alanlarda iş birliğini geliştirme konularının gündeme getirilmesi bekleniyor.QHA

İpek Yolu’nda büyük otoban projesi

Türkmenistan’da başkent Aşkabat ile ülkenin Özbekistan sınırında bulunan Türkmenabat kenti arasında 600 kilometrelik otoban yapılacak. Otobanın bir özelliği de “Bir Kuşak Bir Yol” adlı İpek Yolu güzergahında yer alması ve projenin, Türkmen şirketleri tarafından gerçekleştirilecek olması.Türkmenistan Devlet Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, sözkonusu otoban projesinin finans tahsisi ve inşaatın başlatılmasına ilişkin kararname, 11 Ocak'ta yapılan hükümet toplantısında Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov tarafından imzalandı. Devlet Başkanı Gurbanguly Berdimuhamedov, kararı imzalarken, ''büyüyen ve sosyal sorumluluk seviyesine ulaşan yerli girişimciliğin gelişiminde tarihi bir an yaşandığını'' ifade etti.Kararname uyarınca, Türkmen şirtek, Ocak 2019 ve 2023 Aralık tarihleri arasında Aşgabat ile Özbekistan arasındaki 600 kilometre uzunluğundaki otobanı inşa edecek.Bu yol ile birlikte Aşkabat üzerinden Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerine ulaşımın büyük ölçüde kolaylaşması bekleniyor. İpek Yolu transit ve lojistik ağının çok önemli bir etabını oluşturacak olan Aşkabat-Türkmenabat otoyolunun, Türkmenistan’ın uluslararası ekonomik sisteme eklemlenmesi ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunacağı belirtiliyor.Ocak 2019'da başlayacak olan projenin, karayolu ve ek yapıların işletime tam hazır olması için üç aşamada yapılması planlanıyor. Aralık 2020'de Aşgabat-Tedzhen etabı, 2022'de Tedzhen-Mary bölümü ve 2023'te Mary-Türkmenabat kısmının tamamlanması planlanıyor.Proje,  Türkmen inşaat teknolojisinin ve Türkmen şirketlerinin, önemli ulaşım ve altyapı tesislerinin inşasında  kazandığı tecrübe ve elde ettiği seviyeyi göstermesi açısından da önem taşıyor.TRT Avaz

Özbekistan'da çevre sorunlarıyla mücadele etmeyi amaçlayan Ekoloji Partisi kuruldu.

Orta Asya'daki en büyük çevre felaketi olan Aral Gölü faciasının yaşandığı Özbekistan'da çevre sorunlarıyla mücadele etmeyi amaçlayan Ekoloji Partisi kuruldu. Ülkede faaliyet gösteren Ekoloji Hareketi, sivil toplum örgütü kimliğini değiştirerek siyasi parti olma kararı aldı. Başkent Taşkent'te düzenlenen Özbekistan Ekoloji Partisinin kuruluş kurultayına 250 delege katıldı. Hareketin lideri Bariy Alihanov, partinin genel başkanlığına seçildi.Alihanov, kurultayda yaptığı konuşmada, partinin başta Aral Gölü faciası ve onun sonuçlarının giderilmesinin yanı sıra çevre koruma meseleleriyle yakından ilgileneceğini kaydetti. Alihanov, amaçlarının ülkede ve bölgedeki çevre sorunlarını gündeme getirmek ve bu sorunlara çözüm bulmak olduğunu belirtti. Kurultayda, partinin merkez kurulu ve denetleme komisyonu oluşturulurken, tüzük ve programı da kabul edildi.Bir sivil toplum kuruluşu olarak 2008'de kurulan Özbekistan Ekoloji Hareketi, ülkedeki mevcut yasalara göre, herhangi bir seçime katılmadan parlamentonun alt kurulu olan Yasama Meclisinde 15 sandalye ile temsil ediliyordu.Kaynak: AA

BDT ülkelerinde en ucuz benzin Türkmenistan’da

Bağımsız Devletler Topluluğu’nda en ucuz benzin Türkmenistan’da satılıyor.150 Ülkede akaryakıt fiyatlarını günlük izleyen ve derecelendirme yapan Gobal Petrol Prays’n verilerine göre, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Tacikistan ve özel statütüsyle Türkmenistan’dan oluşan BDT ülkeleri arasında benzin litre fiyatının en ucuz olduğu ülke 43 sent ile Türkmenistan, birinci srada yer alıyor.31 Aralık itibariyle   Türkmenistan, benzin fiyatları sıarlamasında dünyada benzinin en ucuz olduğu 7. Ülke statüsünde bulunuyor. Benzinin litresinin 0.43 Dolara satıldığı Türkmenistan; Venezuela, Sudan, İran, Kuveyt, Cezayir ve Nijerya’dan sonra 7. Sırada yer alıyor.Benzinin litre fiyatının en ucuz olduğu ülke 0.01 Dolarla Venezuelle olurken, litre fiyatının  2.04 Dolar olduğu Honk Gonk, benzin fiyatları sıralamasında birinci sırada yer alıyor.TRT Avaz 

TİKA'dan Kırgızistan'da kadınlara iş desteği

TİKA, Kırgızistan'da işsizlikle mücadele ve kadınların iş hayatına katılımına çeşitli projelerle destek sundu.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığından (TİKA) yapılan yazılı açıklamaya göre, Kırgızistan Kadınlar Kongresi iş birliğiyle 2016-2018 yıllarında verilen temel bilgisayar eğitimi, dikiş nakış, diksiyon ve girişimcilik kurslarında başarılı olan kadınlara kendi işini kurma ve geliştirme konusunda destek sağlandı.Anadolu Ajansı'nın haberine göre Kırgızistan'da işsizliğin azaltılması amacıyla TİKA tarafından çeşitli alanlarda istihdam oluşturacak projeler gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, "TOOLAI Moda Giyim" Konfeksiyon Atölyesi, Giyim Ürünleri Tasarım Atölyesi ve Yumurta Üretim Çiftliğine ekipman desteği sağlandığı belirtildi.Açıklamada, atölyeler ve çiftliğin faaliyete geçmesinin sağlandığı ve istihdam oluşturmalarının desteklendiği bildirildi. TİKA'nın desteğiyle kafeteryaya dönüştürülen bir fırında, çok sayıda engelli çocuğun da çalışması sağlandı.TİKA, tadilat ve donanım işlerinin 3 boyutlu çizimlerini yapan bir işletmenin kurulmasına da destek oldu.QHA

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, 2018 yılı hakkında değerlendirmelerde bulundu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, "Dünyadaki ve bölgedeki olumsuz süreçlere rağmen 2018 ülkemiz için başarılı bir yıl oldu ve Azerbaycan çok yönlü ve dinamik gelişme kaydetti." dedi.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, geçen yılın Azerbaycan için başarılı bir yıl olduğunu, çok yönlü ve dinamik gelişme kaydettiklerini söyledi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre Aliyev, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada 2018 yılını değerlendirdi. Dış politikada bir dizi başarılar elde ettiklerini, Azerbaycan'la iş birliği yapmak isteyen ülkelerin arttığını belirten Aliyev, Ermenistan dışında tüm komşu ülkelerle ilişkilerinin yüksek düzeyde olduğunu kaydetti.Aliyev, Dağlık Karabağ sorunundan bahsederek,"Azerbaycan halkı ve devleti, hiçbir zaman işgali kabullenmeyecektir." dedi.Geçen yıl Azerbaycan'ın üçüncü uydusunun fırlatıldığını, Güney Gaz Koridoru'nun resmi açılış törenini gerçekleştirdiklerini, TANAP projesinin faaliyete geçtiğini, Alat Uluslararası Ticaret Limanı'nın açıldığını hatırlatan Aliyev, "2018'de petrol dışı sektör yüzde 1,8, sanayi üretimi yüzde 1,5, tarım sektörü ise yüzde 4,6 büyüdü. Döviz rezervimiz 45 milyar dolara ulaştı." ifadelerini kullandı.Aliyev, "Dünyadaki ve bölgedeki olumsuz süreçlere rağmen 2018 ülkemiz için başarılı bir yıl oldu ve Azerbaycan çok yönlü ve dinamik gelişme kaydetti."şeklinde konuştu.QHA

Nasrettin Hoca Türkmen Tiyatrosunda

Aşkabat Alp Arslan Tiyatrosunda “Efendi, Kimsin Sen” adlı Nasrettin Hoca oyunu sahnelendi.Türkmen oyun yazarı, Nobatguly Rejepov'un  yazdığı oyunda Nasrettin Hoca, ünlü tiyatro oyuncusu Charyyar Annamuradov tarafından,  nazik ve adil bir kalbi olan, insanları güldüren şakacı bir halk kahramanı olarak canlandırılıyor. Oyunda Nasrettin Hoca, nükteleri ve sözleri ile insanları güldürmesinin yanı sıra, zenginlerin açgözlülüğü ve kibirli soylularla alay eden mizahi kişiliği ile  de ön plana çıkartılıyor.“Efendi Sen Kimsin” oyununda Nasrettin Hoca, Doğu dünyasında iyi bilinen, güldüren ve düşündüren sözleriyle halk arasında evrensel sevgi kazanmış bir model olarak tanıtılıyor.Yeni yılda sahneye konulan ve seyirci tarafından büyük beğeni ile izlenen “Efendi Sen Kimsin” Nasrettin Hoca oyununun yönetmenliğini Türkmenistan onur sanatçısı Handurdy Berdiyev yapıyor.TRT Avaz 

Astana’daki Dostluk Evi etnik gruplara imkanlar sağlıyor

Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Dostluk Evi, ülkede yaşayan Türk, Kırgız, Özbek, Tacik, Azeri, Tatar ve etnik grupların ana dillerini, gelenek ve göreneklerini öğrenmeleri, geliştirmeleri ve yaymaları için imkan sunuyor.Dostluk Evi, Astana’nın başkent oluşunun 20. yılı kutlamaları çerçevesinde geçen yıl Mangıstau eyaleti tarafından kuruldu.Kazakistan Halkı Asamblesi bünyesindeki 22 etnik cemaat, Dostluk Evi'nde açtığı kültür merkezleriyle ana dillerini, kültürlerini ve geleneklerini tanıtıyor.Dostluk Evi binasında sergi salonları, etnik grupların ofisleri, konferans salonu, müze ve yemekhane bulunuyor.Türk, Kırgız, Özbek, Tacik, Azeri, Tatar, Uygur, Çeçen, Dungan, Bulgar, Belarus, Kore ve diğer halkların kültür merkezleri, burada herkese ücretsiz dil ve dans kursları veriyor.Etnik gruplar, aynı zamanda Dostluk Evi'nde düzenledikleri kültürel etkinliklerle ana dillerini, kültürünü ve geleneklerini yaşatıyor."Tüm şartlar oluşturuldu"Kazakistan Halkı Asamblesi Başkan Yardımcısı Leonid Porkopenko, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dostluk Evi'nin ülkedeki tüm etnik gruplar için bir merkez olduğunu belirterek "Burada onların ana dillerini, gelenek ve göreneklerini geliştirmeleri ve korumaları için tüm şartlar oluşturulmuştur." dedi."Herkese eşit imkanlar sağlanıyor"Kazakistan Halkı Asamblesi Sekreterliği Başkanı Lyazzat Kusayinova, etnik cemaatlerin ana dillerini, kültürünü öğrenmeleri için para tahsis ettiklerini söyleyerek "Kültürlerini ve ana dillerini geliştirmeleri için herkese eşit imkanlar sağlanıyor." diye konuştu.Kusayinova, Dostluk Evi'nde Yenilenme Yolu Gençlik Hareketi, Anneler Konseyi, Toplumsal Uyum Konseyi gibi asamble yapılarının da yer alacağına dikkati çekerek "Zamanla burayı barış ve uyum merkezine dönüştürmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.TRT Avaz 

Macaristan hükümeti, Türklerle akrabalığını araştırmak için enstitü kurdu

Macaristan’da hükümet Macarların kökenini araştıracak bir enstitü kurdu. Başbakan Victor Orban’ın imzaladığı kararname ile 1 Ocak’tan itibaren faaliyetlerine başlayan Macaristan Araştırma Enstitüsü’nün yapacağı çalışmalar sonucunda Türklerle akrabalık olup olmadığı yönündeki tarihsel kimlik bilmecesine açıklık getirilmesi amaçlanıyor.Enstitünün kurulmasına öncülük edenlerden İnsan Kaynakları Bakanı Miklós Kásler ekim ayında konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘bu alanda yapılacak çalışmalar Türk-Finno-Ural dil varsayımına ya da kimlik tartışmasına son verebilir’ demişti.Bakan Kásler’e göre söz konusu enstitü bünyesinde tarihçiler, arkeologlar, dil bilimciler, etnograflar ve antropologlar bir araya gelecek.Bilim insanları Macarların Karpatlar havzasına geldikleri 9. yüzyıl öncesini, Macarların kökenini, Macaristan topraklarını fethini ve Ortaçağ Macar halkını mercek altına alacak. Gabor Jozsef Horvath-Lugossy’nin başına getirildiği enstitünün çalışma alanları arasında Macar dilinin yapısı, özellikleri ve Macar kültürüyle ilişkisi de incelenecek.Macaristan Başbakanı Victor Orban eylül ayında Kırgızistan’da düzenlenen Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Macar dilinin Türk diliyle bağlantılı olduğunu dile getirmişti.Macar kavminin tam olarak hangi bölgeden geldikleri konusunda Macar tarihçileri arasında fikir birliği yok. Birçok tarihçi Macarların nereden geldiklerinin bilinmediğini savunuyor.www.kazakistan.kz 

Ceenbekov 2019’u Bölgesel Gelişme ve Ülkelerin Dijitalleşmesi Yılı ilan etti

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov 2019 yılını Bölgesel Gelişme ve Ülkelerin Dijitalleşmesi Yılı olarak ilan etti.Ülkenin Çüy bölgesine bağlı Sokuluk ilçesini ziyaret eden Ceenbekov, Sokuluk sakinleriyle yaptığı toplantıda 2019’u Bölgesel Gelişme ve Ülkelerin Dijitalleşmesi Yılı olarak ilan ettiğini söyledi.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ceenbekov 2019 yılında ilk çalışma ziyaretini bugün, 9 Ocak’ta Çüy bölgesine bağlı Sokuluk ilçesinden başladı.2018 yılının Bölgesel Kalkınma Yılı ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, ana faaliyet ülkedeki kırsal alanların geliştirilmesi, orada yeni istihdamların yaratılması, kırsal alanlarda girişimciliğin gelişmesi için uygun koşulların yaratılması olduğuna işaret etti.Ceenbekov ayrıca, köylerdeki girişimcileri desteklemek amacıyla onlar için uygun şartlar yaratıldığını vurguladı.Toplantıda konuşan Devlet Başkanı, 2018’in Bölgesel Kalkınma Yılı ilan edilmesi ile birlikte 2500 kişiye yeni iş yeri verildiği, toplam olarak 200 yeni şirket açıldığını bildirdi.Bölgeleri geliştirme çalışmaları artırılacağına vurgu yapan Ceenbekov, sonraki yıllarda da devletin önceliği olacağını söyledi. Ceenbekov, bölgelerin daha da geliştirilmesi ve toplumun günlük yaşamına yeni teknolojilerin getirilmesi amacıyla 2019’un Bölgesel Gelişme ve Ülkelerin Dijitalleşmesi Yılı olarak ilan edildiğini duyurdu.İlerleyen yıllarda, yeni teknolojiler kullanarak, gelişme hızına ivme kazandırmanın ulusal ölçekte gerekli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Toplumun dijitalleşmesi günümüzün bir gereğidir. Bu vatandaşlarımız için yeni fırsatlar açacaktır. Kamu hizmetlerinin sunumunda insan faktörü dışlanacak ve bu da yolsuzluk unsurlarının ortadan kaldırılmasına katkıda bulunacaktır.” ifadelerini kullandı.Devlet Başkanı, Tündük elektronik sistemi aracılığıyla 189 kamu hizmetinin dijitale dönüştürüleceğini belirtti.Ceenbekov, “Dijital altyapı, vatandaşların yolsuzluğun ortadan kaldırılmasında temel araç olan yetkililerle doğrudan temaslarını önemli ölçüde azaltacaktır. 2019 yılında, ülkenin kalkınması için dijital temellerin oluşturulması devlet politikasının bir önceliği olmalıdır. Bu amaçla, 2019 Yılını Bölgesel Gelişme ve Ülkelerin Dijitalleşmesi Yılı ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu hafta ilgili Kararnameyi imzalayacağım.” dedi.Kabar.kg 

Özbekistan, hacı turizmi için ilk uluslararası foruma ev sahipliği yapacak

Özbekistan’ın Bişkek Büyükelçiliğinden GBNews’e aktarılan habere göre, 21-23 Şubat 2019 tarihlerinde Buhara'da (Özbekistan) Pasifik Turizmi ile ilgili ilk Uluslararası Forum (hacı turizmi) düzenlenecek.Forum, Ziyorat turizminin gelişmesinde uluslararası işbirliğini genişletmek, Özbekistan'ın dünyanın en büyük hac turizm merkezlerinden biri olarak uluslararası tanınmasını sağlamak, cumhuriyeti potansiyel yabancı turist hacıları arasında cazip bir turizm merkezi olarak tanıtmak, doğrudan yatırım çekmek ve uluslararası"Helal" standartları tanıtmak için düzenleniyor.Forumda bilim adamlarının, ilahiyatçıların, uzmanların, ziyorat turizmi alanındaki uzmanların yanı sıra yabancı eğitim kurumları başkanları ve temsilcilerinin, hacı turizmi dernekleri, ajanslar, turizm merkezleri ve diğer ilgili kuruluşların katılması bekleniyor.Etkinliğin katılımcıları için, hac bölgelerinin ve Buhara'daki Ziyorat turizminin nesnelerinin gezi turları düzenlenecek.Buna ek olarak, forumda ziyorat turizminin gelişimini tartışmak, yatırımları çekmek ve hibe turizminin altyapısının geliştirilmesine katkı sağlamak için bir forum oluşturmak öngörülüyor.Forum katılımcılarının, İslam kültürü ve medeniyetinin gelişiminde Özbekistan'ın kültürel ve tarihi merkezlerinin rolü hakkında bir Deklarasyon kabul etmesi ve yabancı ortaklarla yatırım anlaşmaları imzalanması bekleniyor.Kabar.kg 

İki kardeş ülkeden yeni müzik - Fargana Qasimova ve Mahmut Cemal Sari Düeti

İki kardeş ülke ve kültür, yeni bir müzik videosu aracılığıyla bu kardeşliği herkese bir kez daha hatırlattı. Azerbaycan kadın ses sanatçıları arasında dünyada kendine haklı bir yer edinmiş olan UNESCO müzik ödülü sahibi Fargana Qasimova ve Türkiye’de halk müziği alanında kendini yeni yeni tanıtmaya başlayan genç kuşak virtüöz Mahmut Cemal Sari, bir ‘Kul Ahmet’ deyişinde buluştular. Beğenilerek dinlenen ‘Seher Yeli Nazlı Yare’ ismiyle herkesçe bilinen eser ortaklaşa seslendirildi.Süreç Mahmut Cemal Sari’nin ÖZ isimli albümünün sosyal medya üzerinden Fargana Qasimova tarafından dinlenmesi, beğenilmesi, diyaloğa geçilmesi ve ortak bir eser seslendirme fikrinin olgunlaşması şeklinde başlamıştır. Önce Mahmut Cemal Sari’nin ÖZ isimli albümünün de kaydedildiği Doç. Dr. Ersen Varlı’nın ev stüdyosunda alt yapı müzikleri kaydedilmiştir. Alt yapıda duyulan bağlama ailesi çalgıları usta icracı Mahmut Cemal Sari tarafından farklı tekniklerle icra edilmiş ve perküsyon düzenlemeleri de Ersen Varlı tarafından yapıldı. Sonra Fargana Qasimova tarafından Bakü’de bu alt yapı üzerine vokal kaydı yapılmasıyla süreç devam etmiştir. En son olarak Bursa’daki Ersen Varlı’nın ev stüdyosunda kalan kayıtlar, mix ve mastering işlemleri yapılarak müzik kısmı tamamlanmıştır. Video da aynı şekilde Fargana Qasimova’nın Bakü’de çektiği görüntülerle, Mahmut Cemal Sari’nin Bursa’da çektiği görüntülerin Ersen Varlı tarafından kurgulanmasıyla hazırlanmıştır.Son zamanlarda gittikçe artan Türkiye-Azerbaycan dostluk ve işbirliği ortamına kültürel bir katkı sunabilecek olan bu video klip çalışması, ucu açık olarak devam edecek bir sürecin de başlangıcı niteliğindedir. Bu ikilinin düetlerini ilerleyen süreçlerde farklı eserlerde dinleyebilmemiz oldukça kuvvetli bir ihtimal dahilinde görünüyor.  Fargana Qasimova kendisi gibi UNESCO müzik ödülü sahibi olan babası Alim Qasımov ile birlikte çocukluğundan beri uzun yılardan buyana sahne almaktadır. Azerbaycan’ın klasik müziği olan muğam denildiği zaman ilk olarak akla muğam müziğinin duayen ismi olan Alim Qasimov gelmektedir.Azerbaycan Mugamı, bilindiği üzere 2008 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne kaydedilmiştir.VİDEO

"23. Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri"

Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) tarafından organize edilen "23. Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri", 23 Nisan 2019'da Hollanda'da düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.TÜRKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Akengin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geleneksel "Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri" kapsamında, 19 Mayıs 1919'un yüzüncü yılı dolayısıyla "19 Mayıs Türk Dünyası Diriliş Ödülü" vereceklerini belirtti.Akengin, "19 Mayıs'ta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun'a çıktığı zaman yeryüzünde hemen hemen bağımsız Türk ve Müslüman devlet yoktu. 19 Mayıs ile birlikte Anadolu bozkırında diriliş mücadelesi verilmeye başlandı. Bu yüzden 'Diriliş Ödülü' verme kararı aldık." dedi.Orta Asya bozkırlarında Türk ve Müslüman devletlerinin diriliş mücadelesinin halen devam ettiğini aktaran Akengin, bu mücadelenin önemli ismi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'e, "19 Mayıs Türk Dünyası Diriliş Ödülü"nü takdim edeceklerini belirtti.Ödül törenini, 23 Nisan 2019'da Hollanda'da düzenleyeceklerini bildiren Akengin, şunları kaydetti:"İlk ödülümüzü, Irak Türkmenlerinin mücadele ve sorunlarını yansıtan çalışmalar yapan Irak Türkmen Cephesi adına Başkan Erşat Salihi'ye, ikinci ödülümüzü Kıbrıs Türklerinin var oluş mücadelesinde gösterdiği tarihi direnişten dolayı Türk Mukavemet Teşkilatı adına Başkan Yılmaz Bora'ya, üçüncü ödülümüzü de kendi imkanlarıyla Hollanda'da Çanakkale müzesi açan Atatürk ve Çanakkale Müzesi Kurucusu Bülent Türker'e vereceğiz. Dördüncü ödülümüzü, Türkiye ile Kazakistan arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerine katkı sunan Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly'ye, beşinci ödülümüzü I. Dünya Savaşı'nda Mehmetçik'in bilinçli olarak vatan ve millet müdafaasında yaptığı mücadeleyi anlatan, TRT'nin yayınladığı 'Mehmetçik Kutlu Zafer' dizi filmine ve son ödülümüzü ise Bayırbucak Türkmenlerinin tarihini ve sosyal yaşantılarını tespit edip kitaplaştıran araştırmacı yazar ve Bayırbucak Türkmenleri Derneği kurucularından İsmet Bozoğlan'a takdim edeceğiz."TRT Avaz 

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda Türkmenistan Bayrağı

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS)Başkanı Rus Kozmonot Oleg Kononenko, Türkmenistan Liderinin ve Türkmen Halkının yeni yılını uzay istasonunda Türkmen bayrağı açarak kutladı.“Prezident Yıldızı” Türkmenistan nişanı sahibi olan ve Türkmenistan’da doğup büyüyen Kozmonot, bir eline Türkmen Bayrağı diğer eline  Türkmen Liderin yazdığı “Türkmenistan Büyük ipek Yolunun Kalbi ” adlı kitabını alarak, Cumhurbaşkanı Gurbanguly Berdimuhamedov’a hitaben yaptığı konuşmada, “Türkmenistan Büyük İpek Yolu’nun kalbidir” sloganıyla geçen yılda elde edilen başarıların evrensel olarak tanınmasını sembolize etti.Türkmen liderini ve tüm Türkmen vatandaşlarını Yeni Yıl’da tebrik eden kozmonot, Türkmenistan bayrağını ve Devlet Başkanı’nın “Türkmenistan Büyük İpek Yolu’nun kalbi” kitabını Uluslararası Uzay İstasyonu’nda göstermenin büyük bir onur olduğunu söyledi.Kozmonot ayrıca, doğup büyüdüğü ülke için özel duyguları olduğunu, gurur duyduğunu ve başarılarından memnuniyet duyduğunu belirtti.TRT Avaz 

Çimkent - Dubai direkt uçak seferleri başlatıldı

Çimkent Valiliğinden yapılan açıklamada, 01 Ocak 2019 tarihinde Çimkent’ten Dubai’ye direkt uçak seferlerinin başlatıldığı bildirildi.Güney Kazakistan yolcularını Birleşik Arap Emirlikleri'ne Fly Dubai havayolları şirketi taşıyacaktır. Açıklamaya göre, haftada iki kez gerçekleşmesi beklenen uçuşların yolculuk süresi 3 saattir.www.kaztr.com 

Bişkek'te kurulan Noel ağacı BDT'deki ilk 10 liste arasında

Analitik ajans TurStat, 2019 Yeni Yıl için BDT'nin başkentlerinde kurulan Noel ağaçlarının yüksekliğinin bir analizinin sonuçlarına dayanarak, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin Yeni Yıl ağaçlarını derecelendirdi.Kazakistan'da Nur Alem pavilyonu yakınındaki EXPO-2017 fuarında Kazakistan'ın 25 yüksekliğindeki Noel ağacı, geçen yıl 18 Aralık'ta torenle aydınlatıldı.Moskova'daki Kremlin'in Katedral Meydanı'ndaki Yeni Yıl ağacı, Yeni Yıl'da BDT'nin başkentlerindeki Yeni Yıl ağaçlarının en güzel yılbaşı ağacı olarak nitelendirildi.TourStat'a göre, Aşkabat (38 metre), Bakü (37 m), Erivan (37 m), Taşkent (35 m), Minsk (30 m), Duşanbe (28 m ), Moskova (27 m), Astana (25 m), Bişkek (25 m) ve Tiflis (25 m) BDT ülkelerinin başkentlerinde yılbaşı için kurulan en yüksek Noel ağaçları oldu.Kabar.kg 

"Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkiler giderek artacak"

Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, 2018'de Kırgızistan-Türkiye ilişkilerini ve 2019'daki hedeflerini AA muhabirine değerlendirdi. Büyükelçi Fırat, ''Anadolu Ajansı (AA) ve TRT AVAZ kanalı aracılığıyla "2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş Kenti" ve bölgenin kültürünü, folklorunu ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtacağız." şeklinde konuştu.Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki görev süresinin birinci yılını doldurduğunu söyleyen Fırat, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'un nisan ayında Türkiye'de temaslarda bulunduğunu ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da eylülde Kırgızistan'ı ziyaret ettiğini hatırlattı.Fırat, Kırgızistan'ın ev sahipliğinde "Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları"nın yapıldığını belirterek oyunların 2020 yılında Türkiye'de düzenleneceğini vurguladı.TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve Kırgızistan Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov'in karşılıklı olarak ziyaretler gerçekleştirdiğini ifade eden Fırat, "Ziyaret kapsamında önemli kararlar alındı. Çok sayıda anlaşma imzalandı. Bu ziyaretler, iki ülke arasındaki ilişkilerin rayına girmesi için önemli etkenleri teşkil etti." dedi.Fırat, Türkiye ile Kırgızistan ilişkilerindeki ziyaret trafiğinin, 2019 yılında da devam edeceğini belirterek "İlişkilerimiz giderek artacak. İki devlet, iki halk dost ve kardeştir. Türkiye olarak, önümüzdeki dönemde Kırgızistan'ın kalkınmasına çok faydamız dokunacak. Bunu herkes görüyor ve daha da görecektir." diye konuştu.Büyükelçi Fırat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması doğrultusunda Kırgızistan'da yatırım yapmak isteyen Türk iş adamlarına, yer altı madenleri, yenilenebilir enerji, hidroelektrik santrallerin inşaatı, büyük havalimanları işletmesi ve yenilenmesi, tarım ve hayvancılık alanlarında projeler geliştirdiklerini hatırlattı.Bu yıl Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un doğumunun 90. yılı dolayısıyla Kırgızistan'da çok sayıda etkinlik düzenlendiğini ifade eden Fırat, Aytmatov için Türkiye'de de birçok etkinlik gerçekleştirildiğini söyledi.-"Maarif Vakfını 2019'da Kırgızistan'da kuruyoruz"Fırat, Türkiye Maarif Vakfının (TMV) Kırgızistan'da çalışması konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini aktararak Maarif Vakfını 2019'da Kırgızistan'da kuracaklarını bildirdi.TMV'nin ilk olarak, başkent Bişkek'te sıfırdan okul kuracağını anlatan Fırat, "Geçenlerde TMV yetkilileri ile Kırgızistan Eğitim ve Bilim Bakanı ile bir araya geldik. Çalışma gruplarını oluşturduk. Maarif Vakfını 2019'da Kırgızistan'da kuruyoruz." diye konuştu.Fırat, gelecek yıl Kırgızistan'da Yunus Emre Kültür Merkezinin de kurulmasını arzuladıklarını belirtti.- Kırgız hastalara Türkiye'de ücretsiz tedavi imkanıTürkiye ve Kırgızistan arasındaki sağlık ilişkilerine de değinen Fırat, "Türkiye’de her yıl ücretsiz tedavi gören 100 Kırgızistan vatandaşı sayısını, 2019'da 150'ye çıkarıyoruz. Ayrıca Kırgızistan Silahlı Kuvvetlerine de 2019'da 30 yeni kontenjan veriyoruz. Böylece gelecek yıl ülkesinde tedavisi yapılamayan toplam 180 hastayı tedavi için Türkiye'ye göndereceğiz. Bu da aslında çok güzel bir katkı olacak." ifadesini kullandı.Fırat, gelecek yıl Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından başkent Bişkek'te kurulan Kırgızistan-Türkiye Dostluk Hastanesi'nin hizmete alınmasını planladıklarını belirtti.- "İki ülkenin prestij projesi-Manas Üniversitesidir"Türkiye'nin Kırgızistan'da 1995 yılında kurduğu Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinden (KTMÜ) övgüyle söz eden Fırat, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki kardeşliği pekiştiren Manas Üniversitesinin iki ülkenin prestij projesi olduğunu altını çizdi.Fırat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kırgızistan'a yaptığı ziyaret kapsamında Manas Üniversitesinde tıp ve hukuk fakültelerinin kurulması için ilk adımların atıldığını kaydetti.Manas Üniversitesinde fakülte sayısını tıp ve hukuk fakülteleri ile artırmak istediklerini belirten Fırat, "İstediğimiz şey, gelecek yıl üniversitenin kampüsünde tıp ve hukuk fakültelerinin kaba inşaatlarına başlamak." dedi.- "Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş kenti oldu"Fırat, Kastamonu'da gerçekleşen 36. TÜRKSOY Daimi Konseyi Dönem Toplantısı'nda "2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti"nin Kırgızistan'ın Oş kenti olmasına karar verildiğini hatırlatarak "2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş kenti seçildi. Oş kenti gelecek yıl Türk Dünyası için başkentlik yapacak. Biz de sürekli Oş kentinde olacağız. Türkiye olarak Oş kentinin tanıtılmasına katkımız büyük olacak. Anadolu Ajansı (AA) ve TRT AVAZ kanalı aracılığıyla bölgenin kültürünü, folklorunu ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtacağız." şeklinde konuştu.TRT Avaz 

Kazakistan’dan tek girişli elektronik vize uygulaması

Kazakistan'ın 1 Ocak itibarıyla tek girişli elektronik vizeuygulamasını başlattığı bildirildi.Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yabancıların elektronik vizeyle sadece Astana ve Almatı şehirlerindeki uluslararası havalimanlarından ülkeye giriş veya çıkış yapabilecekleri, elektronik vizenin turistik amaçlı 117 ülke ve tedavi için 23 ülke vatandaşları için verileceği kaydedildi.AA

Cengiz Aytmatov, KKTC'de anıldı

Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi(KISBÜ) Türkçe Kulübü ve Kıbrıs Uluslararası Öğrenci Derneği(CİSA) işbirliğiyle düzenlenen “Doğumunun 90’ıncı Yıl dönümünde Cengiz Aytmatov’un Dünyası” adlı konferans Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.KISBÜ’den yapılan açıklamaya göre, yazar, edebiyatçı, siyasetçi ve gazeteci , Türklerin yetiştirdiği bilge şahsiyetlerden biri olan Cengiz Aytmatov'un aziz mirasına ithafen, doğumunun 90. yılı münasebetiyle gerçekleşen konferansta İslam Kılıçbek ve Begimay Mamurova sunumlarını gerçekleştirdiler.Dernek öğrencilerinden Begimay Mamurova, Aytmatov'un hayatı ve sözleri üzerine gerçekleştirdiği sunumda, merhum yazar hakkında genel bilgilendirmelerde bulundu.Dernek Kırgızistan Ülke Temsilcisi İslam Kılıçbek ise Aytmatov'un eserlerinin temelini oluşturan "Özgürlük, Sevgi, Emek, Kardeşlik, Vatanseverlik, Çevrecilik, Barış, Huzur ve Mutluluk" yelpazesinde Aytmatov'un mirası ve düşünce dünyası üzerine bilgiler verdi.Konferans’ta Cengiz Aytmatov’un siyasi yaşamı nasıldır? Yazdığı eserler nelerdir? Hayata ve insanlara bakış açısı nasıldır? Bu ve buna benzer birçok konu ele alındı.Sunumların ardından KISBÜ Türkçe Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Habib Derzinevesi tarafından katılımlarından ve desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim edildi.Program sonunda KISBÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, KISBÜ Türkçe Öğretmenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zeki Akçam, Bilge şahsiyet Cengiz Aytmatov’un anılmasına vesile olan CİSA ve Türkçe Kulübü’ne teşekkür ederek, Türkçe Kulübü etkinliklerinin aralıksız bir şekilde devam edeceği vurgusunu yaparak, KKTC’nin de Kırgızistan’da temsilcilik düzeyinde temsil edildiğini ve bu nedenle temennilerinin Kırgızistan ile olan ilişkilerin daha da artması olduğunu belirtti.KKTC’nin Kırgızistan Temsilciliğinin her iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi açısından mutlaka desteklenmesi gerektiğini ifade etti.Kabar.kg 

Orta Asya'da, petrol üretiminde rekor kıran ülke

Kazakistan'ın 2018 yılı içerisindeki toplam petrol üretimi geçen yıla göre yüzde 4,7'lik bir artışla 90,3 milyon tona ulaştı.Kazakistan Enerji Bakanı Kanat Bozumbayev, bu yılı enerjide olumlu bir şekilde tamamlayacaklarını belirterek, “Petrol üretimi geçen yıla göre yüzde 4,7 artışla 90,3 milyon ton olacak.” dediHürriyet'in haberine göre Bakan Bozumbayev, düzenlediği yıllık değerlendirme toplantısında, 2018'in petrol üretimi açısından olumlu geçtiğini, ülkenin sadece üç büyük petrol kuyusundaki üretimin 53,9 milyon tona ulaştığını söyledi.Kaşagan sahasında 13,2 milyon, Tengiz'de 28,6 milyon, Karaçaganak'ta ise 12,1 milyon ton petrol üretimi gerçekleştiğini aktaran Bozumbayev, “Petrol üretimi 2018'de geçen yıla göre yüzde 4,7 artışla toplam 90,3 milyon ton olacak. Petrol ihracatı da geçen yıla göre yüzde 2,4 artışla 71,5 milyon tonu bulacak." diye konuştu.DOĞALGAZ VE YENİLENEBİLİR ENERJİBakan Bozumbayev, bu yıl sonu itibarıyla doğalgaz üretiminin yüzde 2,6 artışla 54,8 milyar metreküpü bulacağını, gaz ihracatının ise geçen yıla göre yüzde 10,4 artışla 19 milyar metreküp olacağını ifade etti. Kazakistan üzerinden doğalgaz transitinin geçen yıla göre yüzde 6,4 artarak 90 milyar metreküp olduğunu vurgulayan Bozumbayev, elektrik üretiminin ise 106,6 milyar kilovatsaate ulaşacağına dikkati çekti.Bozumbayev, gelecek yıl yenilenebilir enerjide toplam kapasitesi 629 megavat olan 16 santralin daha devreye alınacağını ifade ederek, “2020’de yenilenebilir enerji santralleri sayısı toplam 2 bin 353 megavat kapasiteyle 124 adet olacak.” dedi.Bu yıl yenilenebilir enerji sektöründe 5 tesisin devreye alındığına işaret eden Bozumbayev, şu an ülkede 531 megavat kapasiteli 67 yenilenebilir enerji santralinin faaliyette olduğunu söyledi.QHA

Kırgız Cumhurbaşkanı 2023'te görevi bırakma sözü verdi

Kırgızistan Devlet Başkanı Sooronbay Ceenbekov, 2023'te görev süresinin dolmasının ardından görevini devredeceğini açıkladı.Kırgızistan Devlet Başkanı Sooronbai Jeenbekov, 2023'te görev süresinin dolmasının ardından devlet başkanı olarak istifa niyetini ilan ettiğini açıkladı.Tengrinews internet haber sayfasının duyurduğu habere göre Kırgızistan Devlet Başkanı Ceenbekov,"2023'te başkan olarak görevinin son yılı olacağından görevi yeni başkana devredeceğim" dedi.Ayrıca Ceenbekov, "Başka bir dönem için seçilmek istersem, siyasi bir rekabet olacak" ifadelerini kullandı. Kırgızistan cumhurbaşkanı,  bir sonraki cumhurbaşkanının çalışmalarına müdahale etmeyeceğini ve seçimine müdahil olmayacağını da sözlerine ekledi."2023'TE GÖREVDEN AYRILACAĞIM"2017 yılında seçilen Kırgız Cumhurbaşkanı Ceenbekov, "2023'te görevden ayrılacağım (Kırgız anayasasında belirtilen 6 yıllık normal sürde) ve bir sonraki başkana da benim gibi yapması gerektiğini, bu konu hakkında kendisinin düşünmesi gerektiğini öğütleyeceğim" ifadelerini kullandı. Devlet başkanı Ceenbekov, geçen Ekim ayında Kırgızistan'daki oyların yüzde 54,75'ini kazanarak Cumhurbaşkanı seçilmişti.QHA

Azerbaycan'da bir kütüphaneye Nuri Paşa'nın ismi verildi

Gence Devlet Üniversitesi'nde oluşturulan kütüphaneye Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa'nın ismi verildi.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) katkılarıyla Azerbaycan'ın Gence Devlet Üniversitesinde oluşturulan kütüphaneye, Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa'nın ismi verildi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre Azerbaycan'ın ikinci büyük kenti olan Gence'deki kütüphanenin açılışına, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Gence Valisi Niyazi Bayramov, Türkiye'nin Gence Başkonsolosu Zeki Öztürk, TİKA Bakü Program Koordinatörü Teoman Tiryaki, Gence Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusif Yusifov, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.100. YILINDA KAFKAS İSLAM ORDUSUTİKA'nın 1993'ten beri Azerbaycan'da faaliyet yürüttüğünü ve Türkiye'nin, kalkınmasına destek verdiği ülkeler sıralamasında Azerbaycan'ın en başta yer aldığını vurgulayan Özoral, şunları kaydetti:"Bu tesadüfi değildir. Bu, bizim sevincimizi de kederimizi de paylaşma arzumuzdan kaynaklanıyor. 2018, Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan'a gelmesinin 100. yıldönümü. O dönemde, Osmanlı Devleti bir ölüm kalım mücadelesine düşmüştü. Bütün cephelerde yenilgilerle yüz yüze kaldığı bir dönemde en iyi askerlerini Azerbaycan'a gönderdi. Bu ordunun sayesinde Azerbaycan bağımsızlığını tam olarak kazandı. 15 Eylül 1918'de Bakü kurtuldu.Bugün bizlere düşen atalarımızın 100 sene önce bıraktığı emanete sahip çıkmaktır. Bu kütüphane de bir yandan Kafkas İslam Ordusu ve Nuri Paşa'nın hatırasını yaşatırken bir yandan da Gence Devlet Üniversitesinde okuyan talebelere bilgiye ulaşma imkanı sağlayacaktır."Gence Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusifov, katkılarından dolayı Türkiye devletine teşekkür ederek, "Kütüphanemize, Bakü'yü Ermeni ve Bolşevik çetelerden temizleyen Nuri Paşa'nın adının verilmesinden büyük gurur yaşıyoruz." dedi.TİKA Bakü Program Koordinatörü Tiryaki, Azerbaycan'da 25 yıldır geniş bir yelpazede projeler gerçekleştirdiklerini, eğitim, sağlık ve ekonomiye katkı sağlayan projelere öncelik verdiklerini kaydetti. Tiryaki, yeni projelerle Azerbaycan'daki destek faaliyetlerini daha güçlü şekilde devam ettireceklerini vurguladı.Konuşmaların ardından Büyükelçi Özoral ve Vali Bayramov, konuklarla birlikte kütüphaneyi gezerek yetkililerden bilgi aldı. Yaklaşık 6 bin öğrencinin eğitim aldığı Gence Devlet Üniversitesinin içinde kurulan kütüphanede 20 bin kitap bulunuyor. Kütüphane ve okuma salonunun tüm tefrişatı TİKA tarafından gerçekleştirildi. TİKA ayrıca, kütüphane yaklaşık bin adet Türkçe kitap hediye etti.NURİ PAŞA VE KAFKAS İSLAM ORDUSUKafkas İslam Ordusu, Osmanlı Devleti'nin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın talimatıyla kuruldu ve Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde savaştı. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ve Dağıstan'ın Osmanlı'dan yardım talep etmesi üzerine Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'a doğru sefere çıktı.Gence'ye 25 Mayıs 1918'de ulaşan Kafkas İslam Ordusu'ndaki asker sayısı, Azerbaycan kolordusundan yapılan bin kişilik takviyeyle 12 bine çıktı. Güzergahındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyen Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için bin 130 şehit verdi.Azerbaycan'ın Bakü, Şeki, Şamahı, Göyçay, Kürdemir, Neftçala ve Guba gibi birçok bölgesinde Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin anıt mezarları bulunuyor.QHA

Özbekistanlı öğrenciler İstanbul'da buluştu

Türkiye'de eğitim gören Özbekistanlı öğrenciler, "Özbekistanlı Öğrenciler Buluşması" etkinliği kapsamında İstanbul'da bir araya geldi.        23 Aralık günü Özbekistan Cumhuriyetinin Ankara Büyükelçiliği ve Özbekistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından, 2018  yılının Ocak ayında kurulan, Türkiye'deki Özbekistan Gençlik Derneğinin ikinci resmi toplantısı İstanbul'da yapıldı.       Etkinlik, İstanbul'un Üsküdar belediyesi tarafından takdim edilen " Valide Sultan" yolcu gemisinde gerçekleştirildi.      Özbekistanlı gençlerin toplantısına; AK Parti Bursa milletvekili ve Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten, Ayaz Tahir Türkistan İdil Ural Vakfı Başkanı T.Duran, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığını temsilen M. Terzi ile çeşitli üniversitelerden akademisyenler katıldı.      Etkinliğin resmi açılış töreninden sonra ,Türkiye’de eğitim alan Özbekistanlı öğrenciler tarafından  tanınmış Özbek şairlerinin şiirleri okundu, şarkılar söylendi ve dernek faaliyetlerine aktif olarak katılan öğrenciler ödüllendirildi.      Ayrıca etkinlikte, derneğin gelecek yıl için eylem planı tartışıldı.    Organizasyonda bir konuşma yapan İstanbul Başkonsolosluğu  Konsolosu  A.Agzamkhodjaev, "Günümüzde Türkiye’deki çeşitli eğitim kurumlarında 800'den fazla Özbekistanlı öğrenci eğitim görmekte, ülkemizin diplomatik misyonlarının hedefi, 2017-2021'de Özbekistan Cumhuriyeti'nin gelişiminin beş  öncelikli Eylem Stratejisinin uygulanması için devlet programına uygun olarak, fiziksel,sağlıklı, ruhsal ve entelektüel olarak geliştirilen, bağımsız düşünen, sağlam yaşam görüşlerine sahip vatanına sadık gençlerin, demokratik reformlar ve kalkınma sürecinde aktif faaliyet göstermesi düşünülmektedir.Genç neslin yaratıcı entelektüel potansiyelini desteklemek ve gerçekleştirmek, araştırma ve inovasyon faaliyetlerini teşvik etmek, sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmek için çaba göstermeliyiz" açıklamasında bulundu.TRT Avaz

Kazakistan'da Türkoloji Okuma Salonu Açıldı

Kazakistan'ın başkenti Astana'daki Milli Kütüphane'de, Türkoloji okuma salonu açıldı.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in önerdiği "Türk medeniyeti: Geçmişten Bugüne" projesi çerçevesinde açılan salonun açılış törenine, Kazakistan Kültür ve Spor Bakanı Arıstanbek Muhamediulı ve Türkiye'nin Astana Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Abdülmuttalib Çetin'in yanı sıra çok sayıda Türkolog ve davetliler katıldı.Bakan Muhamediulı, burada yaptığı konuşmada, "Donatılan okuma salonunun halka hizmet etmesinin temel amacı, uzun zamandır bir arada yaşayan Türk halklarının ortak ruhani mirasını korumak, onu geniş bir yelpazede tanıtmak ve daha da geliştirmektir." dedi.Törende Kazakça, Rusça ve İngilizce yayımlanan ve 3 bölümden oluşan "Türkoloji. Dünya Türkoloji Tarihi" kitabı tanıtıldı, "Kazakistan'da modern Türkoloji'yi Geliştirme" temalı konferans düzenlendi. Kaynak: AA

2019 Yılı, Türkmenistan’da Refah Yılı ilan edildi

Türkmenistan Meclisi 2019 yılını “Türkmenistan - Refahın Vatanı" ilan eden bir kararname çıkardı.Türkmenistan Meclisi tarafından kabul edilen karara göre, 2019 yılı, Türkmenistan’ın elde ettiği ekonomik ve sosyal başarıları yaygınlaştırmak ve duyurmak, hızlı ekonomik gelişmelerle geniş çaplı dönüşümleri geliştirmek, yeni ekonomik ve sosyal ilerlemeler gerçekleştirmek, ülkenin barış ve istikrara katkısını teşvik etmek, genç nesli sınırsız kıvanç ve sevgi ruhuyla eğitmek, Bağımsız ve tarafsız Türkmenistan’a saygıyı yükseltmek çerçevesinde geçirilecek. Bu sürece bütün kurum ve kuruluşlar, işletmeler, kamu dernekleri ve delegasyonlar dahil edilecek.Türkmenistan’da her yıl için bir tema belirleniyor. 2018 yılı da “Büyük İpek Yolunun Yüreği Türkmenistan” yılı ilan edilmişti.TRT Avaz

Erdoğan, Dünyanın En Etkili Müslüman Ödülü'nü aldı

Muslim News’e atifta bulunan GBNews’e göre,Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam dünyasındaki ve uluslararası toplumdaki başarıları sayesinde 2018 yılında “Dünyanın En Etkili Müslüman” ödülüne layık görüldü.Nijerya’daki Nigeria News (Muslim News) Müslüman gazetesinin editörü Rashid Ebubekir, “Bu ödülü 2018’de Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İslam dünyasındaki ve uluslararası toplumdaki başarılarından dolayı verdik” dedi.Erdoğan’ın her zaman ezilenleri desteklediğine işaret eden Ebubekir, “Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Arap ülkeleri İsrail’in Filistinlileri öldürmesi konusunda sessiz kalırken, Erdoğan onu cesaretle eleştiriyor. Uygur Türklerine ve Arakan Müslümanlarına yardım eder. Nijeryalı Müslümanlar arasında çok fazla desteği var. ”Ebubekir, Müslüman liderleri İslam dünyasının sorunlarını çözmek için daha fazla çaba göstermeye çağırdı.Bu arada, gazeteye göre, Katar'ın emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al-Thani en etkili Müslümanlar arasında ikinci sırada yer alırken, Malezya Başbakanı Mahathir Mohammed üçüncü oldu.Nijerya'da iki ayda bir yayınlanan Muslim News gazetesi, İslam dünyasından haberler yayınlıyor.Kabar.kg 

Cumhurbaşkanı Ceenbekov’dan Azerbaycan lideri Aliyev’e tebrik mesajı

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev’i doğum günüyle tebrik etti.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Devlet Başkanı Ceenbekov’un Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e tebrik mektubu gönderdiği bildirildi.Ceenbekov’un Aliyev’e ilettiği kutlama mesajında, “Doğum gününüzü içten kutluyorum.Başkanlığınızda Azerbaycan Cumhuriyeti parlak gelişme yolunu bulmuş, kardeş Azerbaycan halkının iyiliğini sağlamayı amaçlayan emin adımlar atmaktadır.Kırgız Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki asırlık dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin desteğinizle güçlenmeye devam edeceğine ve iki ülkenin kalkınmasına ve refahına önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.Sağlık, uzun ömür, devlet faaliyetlerinizde başarılar, kardeş Azerbaycan halkına barış ve refah diliyorum.” ifadelerine yer verildi.Kabar.kg 

Erdoğan'dan Aliyev'e doğum günü tebriği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bugün telefonda görüştüler.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’dan Ankara’ya intikalinin ardından, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’i telefonla arayarak doğum gününü tebrik etti.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in, kendisine sağlık ve huzur dolu bir ömür dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ettiği belirtildi. İki liderin, görüşme vesilesiyle, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin her alanda son derece iyi olmasından dolayı memnuniyetlerini de dile getirdikleri kaydedildi.www.cnnturk.com 

Kırgızistan'da "Türk Destanları ve Şehir Meydanları" resim sergisi

Kırgızistan'da "Türk Destanları ve Şehir Meydanları" resim sergisiTürkiye'nin Bişkek Büyükelçiliğinin desteğiyle, dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un doğumunun 90. yıl dönümü anısına, "Türk Destanları ve Şehir Meydanları" konulu resim sergisi düzenlendi.Başkent Bişkek'te Ulusal Kütüphane bünyesindeki Cengiz Aytmatov Kültür Merkezi'nde, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat ve eşi Vasilika Fırat'ın ev sahipliğinde sanatseverlerin beğenisine sunulan serginin açılışına Azerbaycan, Özbekistan, Belarus, Afganistan ve İran büyükelçileri, ressamlar, akademisyenler, Türk ve Kırgız iş adamları katıldı.Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü öğretim görevlisi Ümit Dikmen'in hazırladığı sergide, Kırgız tarih kitaplarında geçen muharebe alanları, gizemli doğa, Türk dünyasının tarihi şahsiyetleri, Türk dünyası destanları ile başkent meydanları, Türk ve Kırgız kültürüne ait unsurlarla ilgili dijital boyama tekniğiyle hazırlanan üç boyutlu 42 esere yer verildi.Kırgızistan'da yenilikçi yeteneği ile dikkati çeken Dikmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki yıllık çalışmalarının yer aldığı Türk Destanları ve Şehir Meydanları konulu sergi ile Türkiye ve Kırgızistan arasındaki kültürel etkileşimi sanat üzerinden insanlara aktarmayı amaçladığını söyledi.TRT Avaz 

Kazakistan ve Özbekistan'ın "İpek Vizesi" Şubatta Uygulanacak

Kazakistan ile Özbekistan'ın, Avrupa ortak vizesi "Schengen"in benzeri olacak "İpek Vize"yi (Silk Visa) şubatta uygulamaya başlayacakları bildirildi.Kazinform haber ajansına göre, Özbekistan Devlet Turizm Komitesi Başkan Yardımcısı Ulugbek Kasımhodjayev, gazetecilere yaptığı açıklamada, Schengen tipi vizenin Orta Asya versiyonu "İpek Vize"yi 2019 yılı Şubat ayından itibaren uygulamayı planladıklarını belirtti.Uygulamanın amacının Orta Asya'ya turist çekmek ve bölgeyi popülerleştirmek olduğunu dile getiren Kasımhodjayev, projenin Kazakistan ve Özbekistan tarafından onaylandığını, geriye sadece teknik detaylar ve ekipman konularının kaldığını aktardı.Kasımhodjayev, uygulamaya Kırgızistan ve Tacikistan'ın da ilgi duyduğunu, Kazakistan'ın projeye Azerbaycan ile Türkiye'yi katmayı planladığını kaydetti.Kazakistan Senatosu Uluslararası İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Dariga Nazarbayeva, bölgeye turist çekmek amaçlı "İpek Vize"yi hayata geçirmeyi haziranda Özbekistan'a önermişti.TRT Avaz

MAKÜ’de “Türk Dünyasının Yeni Meseleleri ve Çözüm Yolları” Konuşuldu

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tarih, Bilim Ekonomi Topluluğu tarafından düzenlenen “Türk Dünyasının Yeni Meseleleri ve Çözüm Yolları” isimli konferans MAKÜ Avşar Han Sinema Salonu’nda gerçekleştirildi.Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan program Tarih, Bilim ve Ekonomi Topluluğu akademik danışmanlarından Arş. Gör. Onur YAYLA’nın açılış konuşması ile devam etti.Konferansa Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KILINÇ, topluluk akademik danışmanları Öğr. Gör. Uğur TOZKOPARAN ve Arş. Gör. Onur YAYLA, akademisyenler, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Felsefe Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Faik ELEKBERLİ “Türk Dünyasının Yeni Meseleleri ve Çözüm Yolları” konusuyla ilgili olarak Milli Kimlik, Dini Kimlik ve İnsani Kimliğin yeni dönemde öneminden bahsetti. Bu üç meselede yalnız öze dönüşe kapılıp kalmamak Türklüğü, İslamlığı ve İnsanlığı ileriye taşımanın yollarından bahsetti. Bu anlamda Türklüğün, batı düşüncesindeki Milliyetçilik kavramı ile örtüşmediğini aslında adaletliliği, yüceliği, insanlığı ifade ettiğini yeni nesillere ulaştırmayı Türk milletlerinin bir amacı olduğunu dile getirmiştir. Aynı zamanda İslam dinine yeniden bakışın zaruriliğini ve ancak bunun da Batı düşüncesinde dini algı ile karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. İnsanlık üzerinden Dünya’ya hükmeden Batı medeniyeti kültürünün mahiyetini anlayıp insanlık felsefesinin bu üç mesele çerçevesinde yeniden masaya yatırılması gerektiğini söyledi. Hali hazırda Türklük mefkuresi Rusya, Çin, Batı Ülkeleri, İsrail ve İran gibi devletlerin kendi menfaatleri çerçevesinde bir araç olarak kullanılmasına ve bu kullanımın esasen biz Türk Milletlerinin öz Türklüğe dönüşe ve onu ilerletme ve geliştirme yoluna büyük zararı olmuştur. Çok yakın zaman içerisinde Dünyanın yeniden şekilleneceğini iddia eden ELEKBERLİ, bu yeni Dünya düzeninde Türk Milletleri kendi sözünü söylemesi için bu üç meselenin yeni bir ülkü olarak nitelendirilip bunu yeni nesillere aktarabildiğimizde Kızılelma ülküsü gerçekliğe ulaşabileceğini belirtti.Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi. Mustafa KILINÇ kapanış konuşmasında Doç. Dr. Faik ELEKBERLİ’nin Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesine ve öğrencilerine sunduğu bu katkıdan ötürü teşekkür ederek MAKÜ anmalığı takdim etti.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Asya'da "Yılın Siyaset Adamı" seçildi

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Güney Kore merkezli bir dernek tarafından "yılın siyaset adamı" olarak seçildi.Asya Gazeteceler Derneği, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'i Asya'da yılın siyaset adamı olarak seçti.İHA'nın haberine göre merkez ofisi Seul'de bulunan, Asya'nın 50'den fazla ülkesinden yaklaşık 150 uluslararası gazeteciyi birleştiren Asya Gazeteceler Derneği (Asia Journalist Association), Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'i Asya'da, yılın siyaset adamı ödülüne layık gördü.Dernek, Mirziyoyev'in Orta Asya bölgesinde barışçıl politika izlenmesi sonucu, komşu ülkelerle problemlerin kısa dönemde giderildiğini, ülkede gerçekleştirilmekte olan reformların Özbekistan'ı yeni bir aşamaya taşıdığını, ülkenin dünyaya açıldığını, insan hakları ve özgürlüklerinin korunması konusunda Özbekistan'da ciddi olumlu adımlar atılmakta olduğunu kaydetti.QHA

Hazar Denizi'nin yeni statüsü, Türkmen gazını Türkiye'ye ulaştırabilir

Hazar Denizi'nin statüsünün belirlenmesi boru hatlarının önünü açtı. Türkmen doğal gazının Azerbaycan üzerinden Türkiye ve Avrupa pazarlarına da açılabileceği ön görülüyor.Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bir tartışma konusu haline gelen Hazar Denizi çıkmazı, çeyrek asır sonra taraflarca çözüme bağlandı.Anadolu Ajansı'nın haberine göre tartışma konularından en önemlisi, Hazar’ın "bir deniz mi yoksa göl mü?" olduğu sorusuna bağlıydı. Hazar'ın deniz olarak kabul edilmesi halinde, bölgenin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UDSH) yasal statüsüne bağlı olması gerekiyordu. Azerbaycan ve Kazakistan bu tezi savunuyordu. Rusya, İran ve Türkmenistan açısından ise açık denizlerle Don-Volga Kanalı haricinde hiçbir bağlantısı olmadığından Hazar Denizi bir göl veya iç denizdi ve bu nedenle tamamen kıyıdaş ülkelerin ortak kullanımına açık olmalıydı.Yaklaşık yirmi yıl süren müzakereler sonunda 12 Ağustos 2018'de Kazakistan'ın Aktau kentinde imzalanan anlaşmayla bölgenin aşağıdaki şekilde kullanılmasına karar verildi:"- Sahilden 15 deniz mili mesafeye kadar olan bölgeler, her ülkenin kendi arazisi (karasuları) olarak kabul edilecek.- Bu mesafeye 10 deniz mili eklenecek ve buralar her ülkenin balıkçılık alanı olarak belirlenecek.- Hazar'ın dibi, yan yana ve karşı karşıya olan ülkeler arasındaki mutabakata göre sektörlere bölünecek ve taraf ülkeler genel kabul görmüş uluslararası prensip, norm ve yasalara uygun olarak deniz dibi üzerinde egemenlik hakkını kullanabilecek.- Taraflar Hazar'ın dibine sualtı kabloları ve boru hatları döşeyebilecekler ve bunların rotaları geçecekleri sektörde hak sahibi olan tarafın mutabakatı ile belirlenecek."Sözleşmede kesin olarak göl veya deniz tanımlaması yapılmasa da Hazar'ın aslında bir deniz şeklinde kabul gördüğü anlaşılıyor. Zira birçok tanımlama BM Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde kullanılanlarla aynı ve birçok yerde UDHS'ye atıf yapılıyor. Bu durum, Rusya ve özellikle İran’ın başta savundukları tezlere aykırı olsa da her iki ülke zamanla "en kötü anlaşma, anlaşmasızlıktan iyidir" prensibine uyarak rasyonel bir yaklaşım göstermesine yol açtı. Böylece Hazar'a kıyısı olan ülkeler de dünyanın en zengin enerji kaynaklarından birinin kullanılmasından ortaya çıkacak olan refahtan belirli oranda pay alma yarışına girmeye hazırlanıyor.Anlaşmanın pratikteki en önemli sonucunun denizaltı kabloları ve uluslararası boru hatları inşaatının önünün açılması olacağı belirtiliyor. İran ise sualtı çevresinin zarar göreceği gerekçesiyle anlaşmaya karşı çıkıyor. Uzmanlar, İran için gerçek sorunun enerji rekabeti ve İran kamuoyunda yönetime karşı yapılan eleştiriler olduğunu kaydediyor.İran'da anlaşmanın karşısında olanlar, ülkenin Hazar'daki haklarının yüzde 50’sinden vazgeçerek denizin yüzde 11’ine razı olduğunu iddia ediyor.TRANS HAZAR BORU HATTI İÇİN TARİHİ FIRSATHazar Denizi’nin altından geçecek bir boru hattıyla Türkmen gazının Azerbaycan’a, oradan da Türkiye’ye ve batı pazarlarına ulaştırılması 90’lı yılların ortalarında Türkiye’nin de desteklediği bir proje olarak epey tartışılmıştı. Ancak Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Mavi Akım Boru Hattı, bu projeyi arka plana itmişti.Şimdi Hazar Denizi anlaşmasının imzalanmasıyla, Türkmen-Azeri doğal gaz boru hattının önü yeniden açıldı. Bunun farkında olan Rusya, Türkmenistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye başladı ve daha fazla Türkmen gazını daha iyi fiyata alarak Türkmenistan’ı bu projeden vazgeçirmeyi hedefliyor.Dünyanın en büyük dördüncü doğal gaz rezervine sahip Türkmenistan’ın ise Rusya’nın alabileceğinden çok fazla gazı var ve bunun için pazar arayışları devam ediyor. Batı pazarlarına ulaşma şansı bulamayan Türkmenistan, Çin’e yılda yaklaşık 30 milyar metreküple önemli miktarda gaz ihraç ediyor."Bir Kuşak-Bir Yol" girişimi ile bölgeye nüfuz etmeye çalışan Çin’in, Türkmen gazının önemli bir alıcısı konumuna gelebileceği tartışılıyor.Öte yandan Çin’in karşılaştığı bazı sorunlar da var. Bu sorunlardan biri, Türkmenistan’a yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıkta olması. Oysa Türkmenistan’ın sadece bin kilometre batısında Türkiye pazarı ve bunun bin 500 kilometre daha ötesinde de Avrupa pazarı bulunuyor. Suriye iç savaşı başlamadan önce Katar gazını Avrupa’ya taşımak için inşa edilmesi planlanan yaklaşık 3 bin kilometrelik boru hattının güzergahı ciddi şekilde tartışılmıştı. Suriye iç savaşından sonra geriye kalan en önemli seçeneğin şimdilik, Türkmen gazı olduğu ifade ediliyor.Çin ve Türkmenistan’ın diğer sorunu ise boru hatlarının inşaatı için Çin’den alınmış olan kredilerin geri ödenmesindeki anlaşmazlıklar olduğu biliniyor. Son yıllarda buna bağlı olarak gaz sevkiyatında azalmalar yaşanıyor.KAZAKİSTAN DOĞAL GAZI DA TÜRKİYE'YE ULAŞABİLİRDoğal gaz üretimini giderek arttıran Çin’in sınır komşusu Kazakistan’ın da zamanla Türkmenistan’ın yerini alabileceği tartışılıyor. Kazakistan ise uzun yıllardır kendi kıyısındaki Tengiz ve yeni keşfedilen Kashagan petrol sahalarını Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına bağlamayı düşünüyor. Bu konuda ne zaman harekete geçeceği bilinmemekle birlikte, sahip olduğu ekonomik durum göz önüne alındığında Kazakistan'ın pek de aceleci davranmadığı belirtiliyor.Öte yandan Türkmenistan’ın hala çok fazla miktarda gazı olduğu ve yine batı pazarlarına ve dolayısıyla Hazar Denizi’nin ötesindeki Azerbaycan’a yönelmesinin kaçınılmaz olduğu öngörülüyor. Hazar Denizi’nin Türkmenistan kısmında kalan gaz sahasının Azerbaycan sınırına bitişik durumda olması nedeniyle burada yaklaşık 200 kilometrelik bir hat ile bağlantının sağlanabileceği kaydediliyor.Son dönemde Türkmen gazının Azerbaycan kıyısına ulaştıktan sonra TANAP üzerinden Avrupa pazarına sevkiyatının öne çıktığı belirtiliyor. Ayrıca, TANAP'ın AB tarafından onaylanmış olması boru hattıyla gönderilecek gazın AB'nin Rus gazına getirmiş olduğu tedbirli düzenlemelerden muaf olmasını sağlayacak. Türkmen gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya gönderilmesini sağlamak için Azerbaycan ve Türkmenistan’ın Hazar Denizi’nin yeni statüsünün getirmiş olduğu haklardan istifade ederek hızlı bir şekilde harekete geçmesi bekleniyor.QHA

Kırgız meclisinin 80. yıl dönümü törenle kutlandı

Kırgızistan'da meclisin(Cogorku Keneş) kurulmasının 80. yıl dönümü vesilesiyle verilen resepsiyonda, Meclis Başkanı Cumabekov tarafından ülkenin parlamenter demokrasisine katkıda bulunan milletvekillerine ödül takdim edildi.LKırgızistan Meclisi’nin (Cogorku Keneş) 80. yıl dönümü münasebetiyle ülkede parlamenterizmin gelişimine katkıda bulunan milletvekilleri ödüllendirildi.Kırgızistan Meclis basın hizmetinden yapılan yazılı açıklamaya göre, milletvekillere Cogorku Keneş ve parlamentolar arası organizasyon ödülleri verildiği duyuruldu.Meclis milletvekillerini ödüllendiren Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov, milletvekillerine faaliyetlerinde başarılar dilediği öğrenildi.QHA

Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri, Osmanlı mirasına sahip çıkıyor

Rodos'ta Osmanlı döneminden kalma tarihi eserler, Yunan devletinin kasıtlı ihmalleriyle kaderlerine terk edilmiş durumda.Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Rodos Adası’nda kaderine terk edilen Osmanlı mirası Türk-İslam eserlerinin tamamen yok olmadan kurtarılması çağrısında bulundu.Millet Gazetesi'nin haberine göre Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Rodos Adası’ndaki Murat Reis Külliyesi’nin bakımsızlıktan yıkılma aşamasında olduğunu, külliye içindeki Şekip Paşa Türbesi’nin de yok edildiğini yaptığı yazılı açıklamayla duyurdu.YUNANİSTAN, ONARIMLARA İZİN VERMİYORDerneğin "Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 400 yıl hüküm sürdüğü Rodos’ta Osmanlı-Türk mimarisine ait çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır." cümlesiyle başlayan 19 Aralık 2018 tarihli yazılı açıklamasında,“Rodos’taki tarihi eserler arasında yıkılma aşamasında olan Murat Reis Külliyesi’nin özel bir önemi vardır. Külliye içerisinde Murat Reis adına yapılan cami, türbe, şadırvan, çeşme, tekke ile içerisinde Osmanlı döneminde görev yapmış devlet adamları ve Kırım Hanlarına ait türbeleri içeren bir de hazire bulunmaktaydı. Ancak anılan mimari eserler zamanın tahribatı bırakılmış ve yıkılma aşamasındadır. Hazirenin yarısında mezar taşları kırılmıştır. Son olarak hazire içinde bulunan Şekip Paşa Türbesi onarımına izin verilmeyerek yok edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.“Dernek olarak, Rodos ve İstanköy’e ait aidiyetimiz ve tüzüğümüzün amaçları doğrultusunda atalarımızdan bize vakıflar yoluyla kalan kültürel mirasın korunması konusuna sahip çıkmaktayız." şeklinde devam eden açıklamada, "Yunanistan Devleti’nden de Rodos ve İstanköy adalarında Osmanlı-Türk mimari eserlerinin korunması ve onarılması konusunda, şimdiye değin ihmal edilen özeni göstermesini talep ediyoruz. Çünkü mimari kültür eserler insanlığın ortak malıdır. Durumu Türk ve dünya kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.”ifadeleriyle eserlere sahip çıkılması için çağrı yapıldı.QHA

Kırgızistan'ın Dünya Ticaret Örgütü'ne katılımının 20. yılı

Kırgızistan Ekonomi Bakanı Oleg Pankratov, Kırgızistan'ın, Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliği sayesinde Çin, Rusya ve Kazakistan pazarları arasında bir ticaret merkezine dönüştüğünü söyledi.Pankratov, Kırgızistan'ın Dünya Ticaret Örgütü'ne katılımının 20. yılı dolayısıyla başkent Bişkek'te düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, Dünya Ticaret Örgütü'ne katılan Kırgızistan üzerinden geçmeye başlayan devasa mal akışının komşu ülkelerden toptan alıcıları çektiğini, bunun da ticaret hizmetlerinde önemli artışa yol açtığını söyledi.Kırgızistan'ın, Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliği sayesinde Çin, Rusya ve Kazakistan pazarları arasında bir ticaret merkezine dönüştüğünü ifade eden Pankratov, Dünya Ticaret Örgütü'ne katılımın Kırgızistan'ın dış ticaret coğrafyasının genişlemesini sağladığını kaydetti.Pankratov, "Dünya Ticaret Örgütü üyeliği; Kırgızistan'ın özellikle tekstil sektörü, ticaret, telekomünikasyon, iletişim hizmetleri ve ihracata yönelik alanlarının gelişmesine katkı sağladı." dedi.- "Dünya Ticaret Örgütü'ne önemli bir ses eklediniz"Konferansta, Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Roberto Azevedo'nun video mesajı da yayımlandı.Azevedo, Kırgızistan'ın, Orta Asya ve eski Sovyet Cumhuriyetleri arasında küresel ticaret sistemine entegrasyon yolunda önemli adım atan öncü bir ülke olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:"Dünya Ticaret Örgütü'ne önemli bir ses eklediniz ve Dünya Ticaret Örgütü'nü Orta Asya’nın kalbine, daha yakına getirdiniz. Kırgızistan, Dünya Ticaret Örgütü'ne katılım konusunda en hızlı müzakere yapan ülkedir. Denizle bağlantısı olmayan bir ülke olarak, uluslararası ticarete katılım açısından birçok engelle karşı karşıyasınız. Bu engellerin üstesinden gelmenize ve dünyadaki diğer 163 üye ülkeyle bağlantı kurmanıza yardımcı olmak için çalışıyoruz."18 Ocak 1996'da Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmak için başvuran Kırgızistan, gözlemci statüsü verildikten sonra 20 Aralık 1998'de örgüte tam üye olmuştu.TRT Avaz 

Kazakistan’ı Oscar’da “Ayka” filmi temsil edecek

Oscar, “Yabancı dilde en iyi film” ilk adaylarının isimlerini belirledi. Listeye giren dokuz film arasında Kazakistan tarafından teklif edilen göçmen kızın dramını anlatan “Ayka” da yer aldı.Sergey Dvortsev’in yönetmenliğini yaptığı filmde Rusya’nın başkenti Moskova’da yasadışı olarak çalışan genç bayan Ayka’nın, hamile kalmasını ve doğumdan sonra terk ettiği oğlunu bulmak için girdiği arayışlarını anlatılıyor.Filmin ana kahramanı Ayka’yı Kazakistanlı Samal Yeslyamova canlandırdı. Daha önce Samal bu filmdeki rolü için “en iyi bayan performansı” dalında Cannes Film Festivali’nde ödüle laik görülmüştü.Oskar Film Akademisi önümüzdeki yıl 22 Ocak tarihinde listeye giren 9 film içinde 5 filmi seçecek. 22 Şubat’ta düzenlenecek olan 90. Oscar Ödül Töreni’de ise “Yabancı dilde en iyi film” ödülünü kazanan ismi açıklayacak.www.kazakistan.kz 

TurkicMedia yazarımız Faiq Ələkbərli İstanbulda Uluslararası simpoziuma qatılıb - FOTOLAR

AMEA Fəlsəfə İnstitutunun aparıcı elmi işçisi, fəlsəfə üzrə fəlsəfə doktoru, dosent Faiq Ələkbərli 17-18 dekabr 2018-ci il tarixlərində Türkiyənin İstanbul şəhərində "Doğumunun 200-ci yubileyində Şihabəddin Mərcani : İslam təfəkküründə təcdit və ihya" Uluslararası simpoziumuna qatılıb.Beynəlxalq konfransda Azərbaycanı təmsil edən F. Ələkbərli "Cəmaləddin Əfqaninin İslam Birliyi nəzəriyyəsi və çağdaş İslamcılıq düşüncələri" mövzusunda məruzə ilə çıxış edib. O, İstanbul Universiteti Ədəbiyyat fakültəsinin konfrans salonunda gerçəkləşdirdiyi məruzəsi çərçivəsində bildirib ki, Əfqaninin dünyagörüşündə İslam dininin yeniləşməsi yeni bir mərhələnin başlanğıcı olub. Müəllifə görə, Əfqani bir tərəfdən islam dininin əsas mahiyyətini qorumağa çalışmış, digər tərəfdən yeniləşmədən geri qalmamağın yollarını aramışdır. Faiq Ələkbərliyə görə, hazırda da Əfqaninin İslamla bağlı düşüncələrini doğru anlamaq və anlatmaq çox vacibdir.Beynəlxalq konfransda Türk dünyasının müxtəlif yerlərindən (Azərbaycan, Tatarıstan, Türkiyə, Qazaxıstan, Başqırdıstan, Türkmənistan və b.) elm adamları iştirak ediblər.Karabakhmedia.az

Kazakistan'da Han Çadır'a yoğun ilgi

Kazakistan’ın başkenti Astana’daki önemli mimari eserlerden Han Çadır, geleneksel çadır özelliğiyle turistlerin ziyaret ettiği mekanlar arasında öne çıkıyor.Fikir babası Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve tasarımcısı mimar Norman Foster olan Han Çadır, bünyesinde 150’ye yakını uluslararası olmak üzere 200'ün üzerinde marka, eğlence merkezi, sinema, restoran ve sky beach kulübünü barındırıyor.Binanın üst katındaki sky beach kulübündeki deniz kumu bulunan plajlı havuz, kışın 6 ay sürdüğü Astana’da misafirlere yaz havası yaşatıyor.Çadırların hanı anlamına gelen Han Çadır, dışarıdan bakıldığında Türk halklarının geleneksel çadırını anımsatıyor. Yüksekliği 150 metre olan yapı 6 kattan oluşuyor.AVM’nin Genel Müdürü Engin Asralan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2006'da temeli atılan Han Çadır'ın inşaatının 2010’da tamamlandığını belirterek, yapı inşaatının bir Türk firması, çatı kaplamasının da dağcılar tarafından yapıldığını ifade etti.Alman dağcıların soğuk hava nedeniyle inşaata devam edemediğini söyleyen Asralan, "Han Çadır'ın açılmasına son beş ay kalmıştı. Türkiye Dağcılık Federasyonuna başvurduk. 400 Türk dağcı geldi ve eksi 40 derecede çalışarak, binanın kaplanmasını yaptı ve açılışa yetiştirdi." dedi.Asralan, AVM'nin resmi açılış töreninin Astana'nın başkent oluşu ve Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in doğum günü olan 6 Temmuz 2010’da yapıldığını anımsatarak, "Törene Türkiye'nin o dönemdeki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra 12 ülkeden cumhurbaşkanı ve başbakanlar katıldı." diye konuştu.Binada İtalyan, Özbek, Türk restoranları ve diğer kafe alanları bulunan AVM'nin aynı zamanda bir eğlence merkezi olduğuna dikkati çekerek, 4 bin metrekarelik alanda dinozor parkı, 38 metre yükseklikten serbest düşüş, korku tüneli ve bilgisayar oyunları olduğunu kaydetti.Han Çadır'ın beşinci katında yerden ısıtmalı doğal deniz kumunun bulunduğu bir havuzun hizmet verdiğini söyleyen Asralan, "Astana dünyanın ikinci soğuk başkenti. Dolayısıyla böyle bir hava durumuna sahip bu şehirde insanların 12 ay boyunca ülkede belki bulamadıkları dinlenme fırsatını böyle bir tesisle verme imkanı bulduk." ifadesini kullandı.Turistlerin ziyaret ettiği mekanAsralan, AVM'nin tam ortasındaki bin metrekarelik alanda çeşitli kültürel etkinlikler yapıldığını aktararak, "Çadırı insanların geldiklerinde sadece alışveriş yapması ya da yemesi içmesi değil, hafta içinde yaşadıkları iş stresi gibi olumsuzlukları unutabilecekleri bir rahatlama merkezi olarak da planladık." diye konuştu.Yaptıkları çeşitli kampanyalarla ziyaretçilere ev ve araba olmak üzere çeşitli hediyeler verdiklerini, yurt dışına tatillere gönderdiklerini ifade eden Asralan, "Kampanyalar sırasında koridorlarda yürümekten zorlandığımız zamanlar yaşadık." dedi.Asralan, Han Çadır'ın yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği mekana dönüştüğünün altını çizerek, "Astanalıların, yurt dışından veya bölgelerden gelen misafirlere Han Çadır'ı mutlaka gösterdiğini, tavsiye ettiğini ve gezdirdiğini biliyoruz. İnsanların bu yapıyı kendi mekanlarını anlatıyor gibi gururla anlatmalarından ayrıca memnuniyet duyuyoruz." diye konuştu.Böyle bir çadırın dünyada benzerinin görülmediğini dile getiren Asralan, "Han Çadır, dış görüntüsü, ismi itibarıyla çadırların hanı anlamına geliyor. Kazak ve Türk halklarının eskiden yaşadıkları geleneksel evin havasında olmasının binayı, dünyada da popüler yaptığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.Ülkenin perakende sektörünü ilerlettiAsralan, AVM'nin açılmadan önce Kazakistan'da uluslararası marka sayısının az olduğunu, daha çok bavul ticaretine dayalı satışlar olduğunu söyleyerek, "AVM'ye uluslararası markaların gelmesiyle, ülkenin perakende sektörü üç beş adım ilerledi. Perakende önemli bir sektör haline geldi." dedi.Asralan, satışların kayıt altına alınması, alışverişlerin kredi kartlarıyla yapılması ve fişlerin verilmesinin ülke ekonomisine katkısı olduğunu anlattı.AA

Bursa'da "Türkiye-Kazakistan Dostluk Gecesi"

Uludağ Üniversitesi (UÜ), Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Türkistan Toyu ve Türkiye Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TESAM) tarafından UÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe, Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı da katıldı.Saparbekulı, burada yaptığı konuşmada, yarın Kazakistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının 27. yılını kutlayacağını ve bu etkinliğin böyle bir günün öncesinde yapılmasının anlamlı olduğunu söyledi.Kazakistan'ın Türklerle dost olmaktan öte kardeş olduğunu vurgulayan Saparbekulı, şöyle konuştu:"Türk dünyası zengin, derin, araştırdıkça bitmeyen kültürüyle, değeriyle ve mutlaka geleceğiyle önemli. Türk dünyası ortak geleceğimizdir. Türk dünyasının geçmişi nasıl şanslı olduysa mutlaka tekrar geleceği de güzel ve şanlı olacaktır. Türk devletleri, dünya teknolojisine, istikrarına, medeniyetine nasıl huzur getirdiyse, mutlaka bir gün gelecek ve yine aynı huzuru verecektir. Bu konuda Kazakistan'da da köklü bir çalışma yapılıyor."UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay da üniversitesi bünyesinde 133 ülkeden öğrenci olduğunu, Kazakistan'dan da 125 öğrencinin eğitimine devam ettiğini anlattı.Ulcay, daha fazla yabancı öğrencinin gelmesini istediklerini belirterek, "Bursa'dan Kazakistan'a da öğrenci göndermek istiyoruz. Bu sene üniversitemize 13 bin 500 yabancı öğrenci başvuruda bulundu. 2 bin civarında alabildik. Bu sayıyı 2 bin 500 civarına çıkarmayı hedefliyoruz." diye konuştu.Konuşmaların ardından Kazakistan'dan gelen halk oyunları ekipleri, milli kültür ve değerleri ile yörelerini temsil eden gösteriler yaptı, şarkılar söyledi.Kafkas oyunundan örneklerin de sunulduğu gecenin sonunda seyirciler gösterileri ayakta alkışladı.Etkinliğe, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve TESAM Başkanı İlyas Bozkurt da katıldı.TRT Avaz

Kastamonu "kültür başkenti" unvanını devrediyor

Kastamonu, "2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti" unvanı yarın devredecek.Kazakistan'ın Türkistan kentinde 5 Aralık 2017'de düzenlenen Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Daimi Konseyi 35. Dönem Toplantısı'nda "2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilen Kastamonu'nun bu unvanını yeni belirlenecek kente devredecek olması dolayısıyla bugün tören düzenlenecek.Tarihi ve kültürel değerleri ile ön plana çıkan kentte, Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanı çerçevesinde yıl boyunca pek çok kültürel etkinlik gerçekleştirildi.Vali Yaşar Karadeniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte kültür başkentliği sürecinin dolu dolu geçtiğini söyledi.Kültür başkenti ilan edildikten sonraki ilk 6 ayda çok sayıda kültürel, sanatsal, bilimsel etkinlik yapıldığını belirten Karadeniz, ikinci altı ayda ise tanıtım faaliyetlerine ağırlık verdiklerini dile getirdi.Kültür başkentliği sürecinin tanıtımının ocak ayında gerçekleştirildiğini ve etkinliklerin başladığını aktaran Karadeniz, 21 Mart'ta da dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla Türk Dünyası Kültür Başkentliği açılışını yaptıklarını kaydetti.Karadeniz, "Kastamonu ile ilgili önce bölgemizde, sonra ülkemizde ve Türk dünyasında farkındalık oluşturmak, kentin turizm potansiyelini tanıtmak için güzel bir fırsat bulunmuştu. Bu fırsatı elimizden geldiğince değerlendirmeye çalıştık." dedi.Tanıtım faaliyetleriyle ilgili çalışmalara mart ayına kadar devam edeceklerini söyleyen Karadeniz, şöyle devam etti:"Kültürümüzü diğer Türk cumhuriyetlerine aktarmak, Türk cumhuriyetlerinden de ata yurdumuzda var olup bugüne kadar devam eden kültürü ülkemize tanıtmak anlamında güzel çalışmalar oldu. Özellikle Türk cumhuriyetlerinde tanınmış, gönlü, kalbi Türkiye'de, Anadolu'da olan edebiyatçıların ülkemizde tanıtılması adına da güzel çalışmalar yapıldı, yayınlar hazırlandı. Bugüne kadar 10 kitap basıldı. Bunların tamamı Kastamonu kültürünün bir unsuruyla ilgili. Bu yayınlarda yapılan çalışmaların değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması açısından güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum."- "Yılın 12 ayı turizm yapılabilecek farklı özellikleri var"Kastamonu'ya ilk defa gelenlerin "Biz Kastamonu'nun bu kadar olduğunu tahmin etmiyorduk" dediğini aktaran Karadeniz, "Kastamonu'yu görenler şaşırıyor. Kastamonu'nun potansiyeli, imkanı, fırsatı var ama bilinmiyor. İddialı bir gastronomisi var. Yılın 12 ayı turizm yapılabilecek farklı özellikleri var." ifadesini kullandı.Vali Karadeniz, kenti ziyaret edenlerin sayısında da artış yaşandığının altını çizerek, şunları kaydetti:"Konaklama sayımız bu yılın 10 ayında geçen yılın toplamını yüzde 10 geçti. Yani geçen yılın 12 aydaki turist sayısının yüzde 10 fazlasını bu yıl 10 ayda yakaladık. Yıl sonuna kadar bu artış yüzde 15-20'ye çıkacaktır diye düşünüyorum. Yabancı ziyaretçi sayımız da iki katına çıktı ama bunu düşük buluyoruz. Yukarıya çekmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Kültür başkentliğinin bundan sonraki süreçte güzel yansımalarının olmasını temenni ediyorum."TRT Avaz 

Türkiye-Özbekistan ticaret hacmi 2 milyar dolara yaklaştı

Türkiye, yılın 11 ayında 1 milyar 930,6 milyon dolar ile dış ticaretinden yüzde 6,7 pay aldığı Özbekistan'ın 4. büyük ticari ortağı olmaya devam ediyor.Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi'nden yapılan açıklamaya göre, ülkenin dış ticaret hacmi, Ocak-Kasım 2018'de geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,6 artarak 28 milyar 664,7 milyon dolar oldu.Söz konusu dönemde ihracat hacmi yüzde 3,2 azalışla 11 milyar 324 milyon dolar, ithalat ise yüzde 36,8 artışla 17 milyar 340,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.Yılın 11 ayında dış ticaret açığı 6 milyar 16,7 milyon dolar düzeyinde olan Özbekistan'ın en büyük ticaret ortağı 5 milyar 677,4 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 19,8'lik pay ile Çin olarak belirlendi.Rusya 5 milyar 94,1 milyon dolarlık dış ticaret ve 17,8'lik pay ile ikinci, Kazakistan 2 milyar 610,7 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 9,1'lik pay ile üçüncü sırada yer aldı.Yılın ilk yarısında Özbekistan'ın 4. büyük ticaret ortağı olan Türkiye, ocak-kasım döneminde de 1 milyar 930,6 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 6,7'lik pay ile sıralamadaki yerini korudu.Özbekistan, ocak-kasım döneminde 810,1 milyon dolar ihracat yaptığı Türkiye'den 1 milyar 120,5 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.Kabar.kg 

Türkiye Uzay Ajansı kuruldu

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Uzay Ajansı kurulmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararla, Türkiye Uzay Ajansının kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.Kararnamede belirlenen görev ve yetkileri yerine getirmek üzere tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliği ile özel bütçeye sahip olacak Ajans, Cumhurbaşkanınca belirlenen politikalar doğrultusunda "Milli Uzay Programı"nın hazırlanarak hayata geçirilmesi için çalışmalar yürütecek.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili olacak Ajans, uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik orta ve uzun vadeli amaçları, temel ilke ve yaklaşımları, hedef ve öncelikleri, performans ölçütlerini, bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ile kaynak dağılımlarını da içeren stratejik planlar hazırlayacak.Türkiye Uzay Ajansının görevleri arasında rekabetçi bir uzay ve havacılık sanayinin geliştirilmesi, toplumun refahı ve milli menfaatler doğrultusunda uzay ve havacılık teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, kapasite ve yeteneklerin artırılması, uzaya bağımsız erişim imkanı sağlayacak tesis ve teknolojilerin kazanılması, uzay ve havacılık bilimi ve teknolojileri alanındaki uzmanlık ve bilgi birikiminden milli sanayinin diğer sektörlerinin de yararlanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması bulunuyor.Ulusal kapsamda ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde yürütülen spektrum ve yörünge tahsis ve koordinasyon faaliyetleri ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen görevler hariç olmak üzere uzay araçları ve uzay yer sistemlerine ilişkin ulusal egemenlik kapsamındaki hakların kullanımına karar vermeye yetkili olacak Ajans, bu hakların yönetimi ve kullandırılmasına yönelik usul ve esasları belirleyerek, bu haklarla ilgili ulusal yükümlülüklerin gereklerini yerine getirecek.ULUSAL VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA KOORDİNASYONU YÜRÜTECEKUzay yer istasyonlarının işletilmesine yönelik sözleşme imzalamak, uzay yer istasyonları arasında koordinasyonu sağlamak, Türkiye'nin uzaya yönelik hak ve menfaatlerinin korunması ve güvence altına alınması için ulusal ve uluslararası kuruluşlarla koordinasyonu yürütmekle yetkili olacak Ajans, milletlerarası andlaşmalar uyarınca uzaya fırlatılan nesnelerin kayıtlarını devlet adına tutacak ve Birleşmiş Milletler nezdinde tescil işlemlerini gerçekleştirecek veya tescil işlemlerini gerçekleştirmek üzere yetkilendirme yapacak.Ticari, bilimsel ve araştırma-geliştirme amaçlı uzay operasyonları ile insanlı veya insansız uzaya erişim ve uzayın keşfine yönelik operasyonları yaptırmak veya yapılmasını koordine etme görevini yürütecek Ajans, uydu, fırlatma araç ve sistemleri, hava araçları, simülatörler, uzay platformları dahil uzay ve havacılıkla ilgili her türlü ürün, teknoloji, sistem, tesis, araç ve gereçlerin tasarımı, üretimi, entegrasyonu ve gerekli testlerinin yapılmasını sağlamak amacıyla plan, proje ve çalışmalar gerçekleştirecek.Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör kuruluşları tarafından uzaya gönderilecek uydu ve uzay araçlarının yurt içinden fırlatılmasına, yörüngeye yerleştirilmesine ve geri döndürülmesine ilişkin gerekli izinleri vererek koordinasyonu sağlayacak Ajans, uydu ve uzay araçlarının yurt dışından fırlatılmasına, yörüngeye yerleştirilmesine ve geri döndürülmesine ilişkin bildirimleri da kayıt altına alacak.UZAY VE HAVACILIĞA YÖNELİK İLGİ VE MERAKIN GELİŞTİRİLMESİNE ÖNCÜLÜK YAPACAKTürkiye Uzay Ajansı, uzay ve hava araçları ile uzay yer sistemleri alanında her türlü tasarım, analiz, üretim, test, operasyon ve entegrasyon faaliyetlerini düzenleyip, izleyerek ve gerektiğinde bu hususlarda yetkilendirme yaparak gerekli süreçleri yürütecek.Uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerinin; ülke kalkınması, milli güvenliğin sağlanması, kamu sağlığının ve çevrenin korunması, doğal kaynakların ve tarımsal verimliliğin tespit edilmesi, doğal afetlerin erken tespitinin yapılması ve doğal afetlerden kaynaklanan hasarların azaltılması, milletlerarası andlaşmalar ve yükümlülüklerin takibine yönelik kullanılması amacıyla yapılacak çalışmalarda ilgili kurumlar ile koordinasyonu sağlayacak olan Ajans, ülke genelinde uzay ve havacılık alanında bilim ve teknolojilere yönelik ilgi ve merakın geliştirilmesinde de öncülük yapacak.Ajans bu amaçla faaliyet alanlarında kamuoyuna ulaşmak için gerekli yayınları yaparak, her türlü iletişim ortamında içerik hazırlayıp sunarak etkinlikler gerçekleştirecek ve bu amaca yönelik faaliyetleri destekleyecek. QHA

Kazakistan'ın bağımsızlığının 27. yıl dönümü

Kazak Adırna Folklor ve Etnografya Müzik Topluluğu, Kazakistan'ın bağımsızlığının 27. yıl dönümü vesilesiyle başkentte konser verdi.Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde Devlet Opera ve Bale Sahnesi'nde düzenlenen konsere, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Başkan Yardımcısı Sait Yusuf, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş, Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Lezzet Mülazımoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı, burada yaptığı konuşmada, yapılan kültürel etkinliklerin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini sağladığını belirterek, "Bu tür etkinlikler, birbirimizi yakından tanımaya vesile oluyor, kardeşliğimizi pekiştiriyor." dedi.Kazak halkının, Türk tarihinin bir parçası olduğunu vurgulayan Saparbekulı, Türk medeniyetinin tanıtılması gerektiğinin altını çizdi.Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu da Kazakistan'ın hem Türkistan coğrafyası hem de bütün dünyaya katkılarının olduğuna işaret ederek, "Kazak ve Türkler, farklı beşiklerde büyümüş iki öz kardeştir." ifadesini kullandı.Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Mülazımoğlu ise iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını belirterek, Kazak-Türk temaslarının kardeşlik, dostluk ve saygı üzerine kurulduğunu söyledi.Konser, Kazak türkülerinin yerel enstrümanlar eşliğinde söylenmesiyle devam etti.TRT Avaz 

Kırgızistan'da "8. Uluslararası Kısa Film Festivali" başladı

Kırgızistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen "8. Uluslararası Kısa Film Festivali" başladı.Başkent Bişkek'te Manas Sineması'nda, Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığı, Kırgız Milli Aytış Vakfı ve Kırgızistan Sinemacılar Birliği'nin desteğiyle, yapımcı Farhad Bekmanbekov'un organizasyonunda düzenlenen festival kapsamında "Kırmızı Halı" geçişi yapıldı."Kırgızistan-kısa filmlerin ülkesi" sloganıyla düzenlenen festivalin açılış töreninden önce Manas Sineması önünde, dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un doğumunun 90. yıl dönümü dolayısıyla Aytmatov'un "İlk Öğretmen", "Cemile" ve "Beyaz Gemi" eserleri sahnelendi.Yönetmen ve milletvekili Sadık Şer-Niyaz, törende, "Bu festivali, genç yönetmenlerin yolunu açmak ve onları bir araya getirmek için düzenledik. Bugün bu festivalin yaşatılıyor olmasından dolayı çok mutluyum. Sinemanın gelecek kuşakları birbirine daha yakın olacak ve birbirini daha iyi anlayacak. Sinema yaşamında yürüyenlerin önü açık olsun. Cengiz Aytmatov yıldızının ışığı size parlasın." dedi.Festivalde, Bağımsız Devletler Topluluğu üye ülkeleri, Gürcistan, Baltık ülkeleri ve Kırgızistan'dan katılan yönetmenler tek tek sahneye çağrılarak tanıtıldı.Dört gün sürecek festivalde 29 film gösterimi yapılacak. Söz konusu filmler, "en iyi kısa film", "en iyi görüntü yönetmeni", "jüri özel filmi" ve "izleyici ödülü" dallarında yarışacak.Festival kapsamında öğrenci atölyeleri, söyleşiler ve basın toplantıları düzenlenecek.Ödüle layık görülen kısa filmler, 15 Aralık günü festivalin gala gecesinde açıklanacak.TRT Avaz 

Kazakistan girişimde bulundu, Çin'in alıkoyduğu 2000 vatandaşını kurtardı

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, Çin'in alıkoyduğu 2000 Kazak vatandaşı için ülkeden çıkış izni alındığını belirtti. Çin, Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri ile akrabalıkları bulunan Kazak vatandaşlarına da baskı uyguluyordu.Kazakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Aibek Smadiyarov, Çin’in ülkeden çıkışlarına izin vermediği için Kazakistan'a dönemeyen Kazak vatandaşlarının durumu hakkında konuştu.Tengrinews haber ajansına göre Kazak yetkili, "Çalışmalar devam ediyor. Tutuklanmadıklarını söylemek istiyorum, ama Çin'i terk edemiyorlar. Bu nedenle, şimdi konsolosluklarımız bunun için çalışıyor. Tüm detayları öğreniyoruz, hangi şartlar altında olduklarını, nerede olduklarını ve nasıl Kazakistan’a gelecekleri üzerine diplomatik kanallar  ile Çin tarafıyla çalışıyoruz." şeklinde konuştu.ÇİN'İN ALIKOYDUĞU 2000 KAZAK İÇİN ÇIKIŞ İZNİ VERİLDİAyrıca Smadiyarov, Çin’in ülkedeki iki binden fazla etnik Kazak’ın ülkeden çıkmasına izin verdiğini de sözlerine ekledi. Kazakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Daha önce de belirttiğimiz gibi, Çin tarafının ülkede yaşayan iki bin Kazak vatandaşını bırakma izni verilmişti." dedi.Ağustos ayında, Kazakistan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov, Çin'deki etnik Kazakların sorunları hakkında çifte vatandaşlığa sahip insanlar için sorunlar olduğunu, oturma izni alan Çin vatandaşlığına sahip insanlar için sorunların bulunduğu ifade etmişti. Abdrahmanov, gazetecilere Çin hükümeti ile aralarında resmi düzeyde müzakereler düzenlediklerini, Nisan ayında resmi bir ziyaret için Çin'de bulunduğunu ve bu sorunları gündeme getirdiğini belirtmişti.ÇİN, UYGUR TÜRKLERİ İLE AKRABA OLAN KAZAK VATANDAŞLARINI DA TOPLAMA KAMPLARINDA TUTUYORBilindiği üzere Çin Komünist Partisi yönetimindeki Çin'de, anavatanları Doğu Türkistan'da yaşayan milyonlarca Uygur Türkü'ne yönelik baskı ve asimilasyon politikası devam ediyor. Çin, yeniden eğitim adı altında ülkede kurduğu sayıları binleri bulan toplama kampında milyonlarca Uygur Türkü'nü baskı ve zora dayanarak tutuyor. Bu kamplarda yaşanan insan hakları ihlalleri dünya gündemini her geçen gün daha da ciddi şekilde meşgul ediyor.Uygur Türklerinin akrabaları sınır komşuları Kazakistan'da da bulunuyor. Bu vesileyle, akrabalarını ziyaret etme maksadıyla ülkeye giren Kazak vatandaşları da benzer şekilde kamplarda tutuluyor. Çin'in sadece kimlik siyaseti güderek asimilasyon politikaları yürütmesi diğer ülkeleri ve vatadaşlarını da olumsuz etkiliyor. QHA

Aytmatov "Ömür Var Asra Bedel" etkinliğiyle anıldı

Yazar Cengiz Aytmatov'un doğumunun 90'ıncı yılı dolayısıyla Ankara'da Kültür ve Turizm Bakanlığı, Keçiören Belediyesi ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğinde "Ömür Var Asra Bedel" etkinliği düzenlendi.Burada konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Bakanlığın Türk medeniyetine katkı sunan yazarları, sanatçıları, siyasetçileri, düşünce adamlarını çok iyi anlamak ve anlatmak için var gücüyle çalıştığını belirtti. "Dünyanın en çok okunan yazarlarından biri Cengiz Aytmatov'un eserlerinde anlattığı değerleri, ne kadar çok okur ve gençlerimize anlatırsak kendi medeniyetimize katkı sunmuş oluruz." ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Karatepe de Cengiz Aytmatov'un romanlarının hayatın gerçekleri ile örtüştüğünü ve toplumun sosyokültürel yapısını çok iyi yansıttığını söyledi.- "Eserleri 168 ülkede 70 milyondan fazla insana ulaştı"Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov ise Aytmotov'un eserlerinin dünya var oldukça yaşayacağını ve okunacağını belirterek, dünyaca ünlü yazarın böylesine anlamlı bir şekilde anılmasından onur duyduğunu ifade etti.Dzhunusov, "Aytmatov'un eserleri 168 ülkede 70 milyondan fazla insana ulaştı. UNESCO'ya göre dünyada William Shakespeare ve Lev Tolstoy'dan sonra en çok okunan üçüncü yazar Cengiz Aytmatov'dur. Tabiatı eserlerinde çok iyi yansıttı ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini öğretti. İkinci Dünya Savaşını eserlerinde anlatmasına rağmen eserlerinde silah, tank ve korkunç anlatımlara yer vermedi. Aytmatov gelecek kuşakların temiz aşkı, sevgiyi görmelerini ve tanımalarını istedi." şeklinde konuştu.- Edebiyata adanan ömürEtkinliğin proje koordinatörü Ömer Erdoğan da Aytmatov'u 80 yıllık ömrünün yarısını edebiyata adadığını anımsattı."Bozkırın uyanışı Cengiz Aytmatov" kitabının Ocak 2019'da yayımlanacağını vurgulayan Erdoğan, "Kitabımızın tanıtımı, Şubat 2019 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı nezaretinde Cumhurbaşkanlığı Millet, Kongre ve Sergi Salonunda teşrifleri halinde Cumhurbaşkanımızın katılımıyla gerçekleşecektir." dedi.Törende ayrıca Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin, eski bakanlardan Sami Güçlü, Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da birer konuşma yaptı.- Türkan Şoray'a ödülKonuşmaların ardından Aytmatov'un "Selvi Boylum Al Yazmalım" eserinden uyarlanan filmin başrol oyuncusu Türkan Şoray ve Ahmet Mekin'e ödül verildi.Programa katılamayan Şoray'ın video mesajı yayımlandı.Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu ile KAF Yapım editörleri Prof. Dr. Abdilbijan Ahmetaliyev ve Prof. Dr. Adnan İsmail'e de çalışmalarından dolayı ödül takdim edildi.TRT Avaz 

Türkiye ve Azerbaycan tarımsal iş birliğini geliştirecek

Türkiye ve Azerbaycan arasında "Tarım Sigortaları Alanında İş Birliği Protokolü" imzalandı.Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, temaslarda bulunmak için geldiği başkent Bakü'de Azerbaycan Tarım Bakanı İnam Kerimov'la görüştü.Görüşmede, iki ülke arasındaki tarım alanındaki iş birliklerinin mevcut durumu ele alındı, ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu.Görüşme sonrasında Pakdemirli ve Kerimov, "Tarım Sigortaları Alanında İş Birliği Protokolü"ne imza attı.Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Pakdemirli, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki iş birliğini artırmayı amaçladıklarını belirtti.Türkiye'nin tarım sektörü açısından Avrupa'da birinci, dünyada ise 7'nci ülke olduğunu hatırlatan Pakdemirli, "Tecrübemizi kardeşimiz Azerbaycan'la paylaşmak istiyoruz. Aramızdaki tarımsal ticaretimiz istenilen seviyede değil. Bunu artırmamız gerekiyor. Artırmamız için de mevkidaşımla daha çok bir araya gelme kararı aldık ama özel sektör firmalarının bir araya gelmesi ve daha çok ticaret yapması bu işe daha çok renk katacaktır." diye konuştu.Azerbaycan Tarım Bakanı Kerimov da her alanda olduğu gibi tarım alanında da Azerbaycan ve Türkiye arasında örnek bir iş birliğinin bulunduğunu söyledi.Kerimov, Türkiye ile tarımsal eğitim, tarım sigortası, ekim ve hayvancılık alanlarında iş birliği yönlerinin belirlendiğini kaydetti.TRT Avaz 

Taşkent'te 2 bin 300 kişilik caminin açılışı yapıldı

Ozbekistan'ın başkenti Taşkent'in Mirzo-Ulugbek ilçesinde 2 bin 300 kişilik Oltintepa camiinin açılışı gerçekleştirildi.Açılış törenine bilim adamları, imamlar, medya temsilcileri katıldı.Caminin inşaatı Ağustos 2016'da başlamıştı. Cami iki yıl ve dört ay içinde tamamlandı ve hashar yöntemi ile inşa edildi. Cami, büyük bir mavi kubbeyle çevrilmiş olup, ibadethaneler için geniş bir alan, geniş bir avlu sunmaktadır.

Bakü-Tiflis-Kars demir yolunun vagonlarını Türkiye ve Azerbaycan ortak üretecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Türkiye ve Azerbaycan'ın ortaklaşa, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattında kullanılacak vagonların üretileceği ortak imalathane kuracağını açıkladı.Turhan, temaslarda bulunmak için geldiği Bakü'de Azerbaycan Devlet Demiryolları Başkanı Cavid Gurbanov'la görüştü.Görüşme sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Turhan, Gurbanov'la Bakü-Tiflis-Kars demir yolunun daha iyi hizmet verebilmesi için yapılması gereken çalışmaları, işletmecilerle ilgili kolaylaştırıcı konuları görüştüklerini belirtti.Bakü-Tiflis-Kars demir yoluna büyük yatırım yapıldığını söyleyen Turhan, buradan sadece Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye'nin değil tüm komşu ülkelerin yüklerinin taşınmasını da görüştüklerini ifade etti.Turhan, "Daha önce teknik ekiplerimiz gelerek yerinde incelemeler yaptılar. Şimdi Azerbaycan ve Türkiye olarak Azerbaycan'da bir imalathane kurup bu hatta işletilecek olan yük vagonlarını ortak üreteceğiz. Proje çalışmaları tamamlanmak üzere. İmalat yapılacak fabrika sahalarının tespiti yapıldı. İmalathaneleri kurarak hemen üretime başlayacağız." şeklinde konuştu.Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ile şimdilik sadece yük taşımacılığı hizmetinin verildiğini hatırlatan Turhan, yolcu taşımacılığı hizmetinin de ilerleyen yıllarda başlayacağını belirtti.Hattın kullanıcılara önemli bir nakliye tasarrufu sağlayacağını ifade eden Turhan, bunun tüketici fiyatlarına da yansıyacağını kaydetti.Turhan, Kars-Iğdır-Nahçivan Demir Yolu Projesi için de ön etüt çalışmasının devam ettiğini sözlerine ekledi.TRT Avaz 

Türkmenistan Bakü'de Ticaret Merkezi açacak

Türkmenistan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de Ticaret Merkezi açmaya hazırlanıyor.Açılış hazırlıklar için 3 Aralık'ta Türkmenistan’ın Bakü Büyükelçiliği Başkonsolosu Batyr Redzhepov ile Azerbaycan Girişimciler Örgütü Ulusal Konfederasyonu (NCOPA) Genel Sekreteri Fuad Gumbatov bir görüşme yaptı. Görüşme sonunda Fuad Gumbatov, Bakü'de Türkmenistan Ticaret Merkezi'nin açılışına aktif yardım sunacaklarını açıkladı.Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, geçen yıl Ağustos ayında Azerbaycan'a yaptığı ziyarette, Bakü'de Türkmenistan Ticaret Merkezi kurulmasını, buna karşılık olarak da Azerbaycan’ın Aşkabat'ta bir ticaret merkezi açmasını önermişti.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de geçtiğimiz günlerde Türkmenistan'a yaptığı ziyarette, karşılıklı ticaretin ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini vurgulamış, görüşmelerin ardından, yirmiden fazla anlaşma ve mutabakat zaptı imzalanmıştı . İkili anlaşma paketi, Türkmenistan Sanayicileri ve Girişimciler Birliği ile Azerbaycan Girişimciler Örgütü Ulusal Konfederasyonu arasında bir mutabakat anlaşmasını da içeriyordu.Bakü’de açılacak olan Türkmenistan Ticaret Merkezi’nin, ikili ticareti arttırması bekleniyor. Ticaret merkezinde, öncelikle Türkmenistan'da üretilen çeşitli tekstil ürünlerinin ve el yapımı halıların satışına odaklanılacak.TRT Avaz

Türk Tarih Kurumu'nda, Kazakistan Konferansı

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu ve Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle 5 Aralık 2018 tarihinde 'Nursultan Nazarbayev, Büyük Bozkır'ın Manevi Dirilişi' adlı konferans düzenlenecek.Türk Tarih Kurumu'nun ev sahipliğinde düzenlenecek olan konferans, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ve Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly tarafından yapılacak açış konuşmalarıyla başlayacak.Türk- Kazak ilişkilerinin tarihi seyrine dair değerlendirmelerin yapılacağı etkinlikte, aynı adlı kitabın tanıtımı da gerçekleştirilecek.Konferansın ardından 1 Aralık Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Günü dolayısıyla bir resepsiyon verilecek.Kabar.kg 

Geleneksel Türk Okçuluğu 2019'da UNESCO'da

Türk Destanı "Dede Korkut"un 17'nci unsur olarak UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi'ne kabul edilmesinin ardından "Türk Okçuluk Geleneği" için kollar sıvandı.Türk Destanı "Dede Korkut"un 17'nci unsur olarak UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi'ne oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından "Türk Okçuluk Geleneği" için kolları sıvayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, dosyanın 2019'daki komite toplantısında görüşülerek karara bağlanmasını bekliyor.Sürecin icracı birimi Bakanlık Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş, Türkiye adına UNESCO'da yürüttükleri çalışmalar hakkında, Türkiye'nin 2003'te ilan edilen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'ne 2006'da taraf olduğunu ifade etti.Sırada "Türk okçuluğu" varAraştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş, UNESCO için gelecek dönem yürütülecek çalışmalara yönelik şunları söyledi:"UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne 2019 yılında kaydettirilmek üzere 'Geleneksel Türk Okçuluğu' isimli aday dosyamız hazırlandı. Dosya bu yıl UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sekreterliğine gönderildi.Ülkemiz UNESCO'ya en fazla unsur kaydettiren ülkeler arasında ilk beşte yer aldığından, her yıl gerçekleşen başvuru yoğunluğuna göre en çok unsur kaydettiren ülkelere uygulanan kota uygulaması ülkemize de uygulanmıştır. 'Geleneksel Türk Okçuluğu' adlı aday dosyamızın 2019 yılında gerçekleştirilecek olan 14. Hükümetlerarası Komite Toplantısı'nda görüşülmesi beklenmektedir."İbiş, "Geleneksel Türk Okçuluğu' Türkiye'de gerçekleştirilen geleneksel okçuluk sporu etrafında şekillenen, yüzyıllar içinde belirlenmiş ilkeleri, kuralları, ritüelleri ve toplumsal uygulamaları, geleneksel zanaatkarlıkla üretilen ekipmanları, okçuluk disiplinleri ve atış tekniklerini barındıran bir somut olmayan kültürel miras unsurudur" dedi.TRT Avaz

Aytmatov’un 90. yıldönümüne adanan diplomatik resepsiyon Ankara’da verildi

Türkiye’nin başkenti Ankara’da Kırgızistan Cumhuriyeti’nin 27. yıldönümüne ve dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90.yılına ithaf edilen diplomatik resepsiyoon verildi.Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı basın hizmetinden yapılan yazılı açıklamaya göre, 30 Kasım 2018 tarihinde Ankara’da verilen Kırgızistan Cumhuriyeti’nin 27. yıldönümüne ve dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90. yılına adanan resepsiyona Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kırgızistan Sanayi ve Enerji Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı Kadırbayev, Büyükelçiler, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Kırgızların diasporasının temsilcileri, Ankara'da akredite edilmiş uluslararası kuruluşlar, kamu kurumları, aydınlar, iş yapıları ve diaspora temsilcileri katıldı.Etkinlikte konuşma yapan Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi İbragim Cunusov, ikili işbirliğin dinamiklerine işaret ederek, mevcut ikili ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.Kırgızistan’ın dış politikası hakkında bilgi veren Büyükelçi Cunusov, her düzeyde ikili ilişkilerin yoğunlaşmasına katkıda bulunan Kırgızistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 9-11 Nisan 2018 resmi ziyaretinde kişisel ilişkilerin kurulduğunu kaydetti.Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov sayesinde dünyanın Kırgızistan’ı tanıdığını belirten Cunusov, yazarın özel katkısına vurgu yaptı.

AB birçok üründe Özbekistan'ı gümrük vergisinden muaf bıraktı

AB ve Özbekistan arasında yapılan görüşmeler sonrasında birçok üründe vergi muafiyetinin getirilmesi gündeme geldi.Avrupa Birliği (AB), Özbekistan'ı yaklaşık 6 bin 200 ürünün pazarlarına girişinde gümrük vergisinden muaf bırakmaya hazırlanıyor.Azer News'in haberine göre bu durum Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdülaziz Kamilov'un Brüksel ziyareti sonrası gerçekleşti. Özbek delegasyonu Brüksel'de birçok toplantıya katıldı. İlk olarak 14. Özbekistan - AB İşbirliği Konseyi'ne katılan Özbek delegasyonu daha sonrasında AB - Orta Asya Bölgelerarası Toplantısı'na katıldı. Temaslarda AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Temsilcisi Federica Mogherini de yer aldı.AB yetkilileri, Özbekistan'ın gerekli düzenlemeleri yerine getirmesi halinde 6 bin 200 adet ürününün kendi pazarlarına gümrük vergisi almadan girebileceğini belirtti. AB'nin bu süreçte her türlü danışmanlık desteği vermeye hazır olduğu bildirildi.Görüşmelerde ayrıca 2019'da Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'in Brüksel'e yapacağı planlanan ziyaret de ele alındı. Bu ziyaretin AB - Özbekistan ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olacağı belirtiliyor.QHA

Aşkabat'ta Kazakistan Kültür Günleri

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta, dün başlayan Kazakistan Cumhuriyeti Milli Günleri, Kazak Halkı’nın geleneksel ve çağdaş milli kültürünü yansıtan özgün sanat, müzik ve sergi etkinlikleri ile devam ediyor.Vatan Sinema ve Konser Merkezi’nde yapılan açılış töreninde konuşmacılar, Cumhurbaşkanı Gurbanguly Berdimuhamedov ve Nursultan Nazarbayev'e iki ülke arasında işbirliğini arttırmaya yönelik gösterdikleri ilgiden dolayı şükranlarını ifade ettiler.Program çerçevesinde, Türkmenistan Güzel Sanatlar Müzesi'nde fotoğraf segisi ile Kazakistan’ın Mangystau Tarih müzesi koleksiyonundan dekoratif ve uygulamalı sanat eserleri ile bir çok değerli eşyanın bulunduğu bir sergi düzenlendi.Daha sonra Kazakistan Abyl Tarakuly'in adını taşıyan halk müziği orkestrasının sanat ustaları, klasik eserler ve ulusal melodileri içeren bir konser verdi.Kazakistan heyeti üyeleri, Türkmenistan Kültür Bakanlığı'nda kabul edildi. Heyet, Türkmen başkentinde, Devlet Müzesi, Türkmen Halı Ulusal Müzesi ile tarihi yerleri ziyaret etti. Kazak halk sanatçılarının vereceği konser ile program sona erecek.Kazakistan Kültür Günleri Etkinlikleri, Türkmenleri, Kazak Halkı’nın müzik, sanat ve milli tarih gibi kültür öğeleri ile tanıştırmayı, tarihsel ve akrabalık bağları bulunan iki ülke arasında karşılıklı anlayış ve güveni geliştirmeyi hedefliyor.AA

Azerbaycanlı heyetten AA'ya ziyaret

Azerbaycanlı milletvekili, genel yayın yönetmeni ve basın meslek kuruluşları başkanlarından oluşan heyet, Anadolu Ajansına (AA) ziyarette bulundu. Azerbaycan heyeti, AA’nın servislerini ziyaret etti.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hazırladığı program kapsamında mesleki çalışmalar ve temaslarda bulunmak üzere Türkiye'de bulunan Azerbaycanlı milletvekili, genel yayın yönetmeni ve basın meslek kuruluşları başkanlarından oluşan heyet, AA'yı ziyaret etti.Heyeti, AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu kabul etti.AA'nın, Anadolu'nun kurtuluş mücadelesini tüm dünyaya duyurmak amacıyla TBMM'nin açılışından 17 gün önce 6 Nisan 1920'de kurulduğunu hatırlatan Mutanoğlu, heyete ajansın faaliyetleri, yayın dilleri ve hedeflerinin yanı sıra kurumun uluslararası yapılanması ve işleyişi hakkında bilgi verdi."AA ve TRT, Türkiye'nin görüşünü yansıtması açısından en doğru kanallardır, önemli bir kaynaktır." diye konuşan Mutanoğlu, bir haber doğru değilse AA'da yer almayacağının altını çizdi.Mutanoğlu, AA'nın Türkçe, Arapça, İngilizce ve Fransızca başta olmak üzere 13 dilde yayın yaptığını, dünyanın önemli basın kuruluşları arasında yer aldığını dile getirdi.AA'nın Orta Doğu, Afrika, Balkanlar ve Asya Pasifik başta olmak üzere birçok bölgede faaliyet gösterdiğini anlatan Mutanoğlu, AA'nın sadece yerel veya ulusal düzeyde değil, küresel çapta bir ajans olduğuna dikkati çekti.Mutanoğlu, AA tarafından düzenlenen uluslararası haber fotoğrafı yarışması "Istanbul Photo Awards" hakkında da bilgi vererek, yarışmaya dünya çapında birçok fotoğrafçının katıldığını söyledi.Konuşmasında AA'nın savaş muhabirliği eğitimine de değinen Mutanoğlu, söz konusu eğitimin uluslararası nitelik taşıdığını vurguladı. Mutanoğlu, AA'nın savaş muhabirliği eğitimi sertifikası olmayan gazetecileri sıcak bölgelere göndermediğini vurguladı.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı nezdinde Kitle İletişim Araçlarına Devlet Desteği Fonu (KİVDF) Başkanı Vügar Seferli, heyette yer alanları tek tek tanıtarak, gösterilen sıcak karşılama için Mutanoğlu'na teşekkür etti.Seferli, daha önce de Türkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiklerini dile getirerek, "Türkiye ile Azerbaycan medya sektörleri arasındaki alakanın güçlendirilmesi için Türkiye-Azerbaycan medya platformunun oluşturulması konusuyla ilgileniyoruz." dedi.Seferli, AA'nın tecrübelerinden faydalanmak istediklerini kaydetti.Konuşmaların ardından karşılıklı hediyeler takdim edildi.TRT AVAZ 

2018'de 40 Milyon Turist Ağırlayan Türkiye “3. Dünya Turizm ve Kültür Konferansı”na Ev Sahipliği Yapıyor

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçiliği Facebook sayfasına atifta bulunan GBNews'e göre, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ile Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) işbirliğinde ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanan "3. Dünya Turizm ve Kültür Konferansı", 03-05 Aralık 2018 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecektir.Bu yılki teması "Herkesin Yararına" (For the benefit of all) olarak belirlenen Konferansa, aralarında birçok ülkenin Kültür ve Turizm Bakanlarının yanı sıra, dünya turizm ve kültür endüstrilerinin önde gelen profesyonellerinin yer alacağı çok sayıda davetlinin katılması beklenmektedir.Golden Bridge News

Rusya Federasyonu Surgut Kentinde Havaalanına Azerbaycanlı jeolog Farman Salmanov'un adı verildi

GBNews’in edinmiş olduğu habere göre, Rusya'daki havalimanlarının isimleri için oylama sonuçları açıklandı. Azerbaycanlı jeolog Farman Salmanov oylamanın adaylarından biriydi. Bundan sonra Syrgut havalimanı, Farman Salmanov'un adını alacak.Rusya'da bir süredir ülkenin bazı havalimanlarına yeni isimler vermek için internette oy kullandığını belirtmek gerekir. Adaylar arasında iki Azerbeycanlı da vardı.Farman Gurban oglu Salmanov (1931-2007), 1961'de Batı Sibirya'nın Tyümen bölgesinde devasa petrol ve gaz yataklarını keşfeden ünlü bir Azerbaycanlı jeolog, Sosyalist İşçi Kahramanı'ydı.Golden Bridge News

"Dede Korkut" UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Listesinde

Türk Dünyasının ortak değeri "Dede Korkut", UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi'ne oy birliğiyle kabul edildi. Türkiye, UNESCO listesinde en çok yer alan 5 ülkeden biri konumunda.Türk Dünyasının ortak değeri "Dede Korkut", UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi'ne oy birliğiyle kabul edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ,"Dede Korkut: Destan, Masal ve Müzik" dosyasının, Kazakistan'ın moderatörlüğünde, Azerbaycan ve Türkiye'nin katılımıyla çok uluslu olarak hazırlandığı belirtildi.Açıklamada, Türk dünyasının yüzlerce yıllık kültürel kimliğinin taşıyıcısı ve ortak mirası olan "Dede Korkut" etrafında şekillenen destan, masal ve müzik geleneğinin, başta kuzeydoğu olmak üzere Türkiye genelinde yaşatıldığı anımsatıldı. Türkiye, bu kararla temsili listeye en çok unsur kaydettiren ilk 5 ülke arasındaki yerini de korurken Bakan Mehmet Akif Ersoy da twitter hesabından, "Türk destanı 'Dede Korkut' Morityus Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilen UNESCO toplantısında 'Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'ne oy birliği ile kabul edildi ve listedeki 17. unsurumuz oldu. Hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.QHA

Türk arkeologlar, Orta Asya'ya keşfe çıkıyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) destekleriyle geçen yıl Kırgızistan'da Türk devleti Karahanlılar dönemine ait bir türbeyi gün yüzüne çıkaran Türk arkeologlar, Kazakistan'ın daveti üzerine ülkede arkeolojik kazı yapmak için çalışmalara başladı.Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Eravşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırgızistan'da gerçekleştirdikleri çalışmaların ardından Kazakistan Kültür Bakanlığının da kendilerine, bu ülkede arkeolojik kazı yapılması için davette bulunduğunu söyledi.Bu kapsamda kendisinin de içinde bulunduğu Türkiye'den bir heyetin Kazakistan'a giderek ön tespit yaptığını anlatan Eravşar, özellikle Esik Kurgan bölgesinde yüzey araştırması gerçekleştirdiklerini bildirdi.Nerede kazı yapılacağı, hangi yerleşmelerin önemli olduğu yönünde araştırmada bulunduklarını belirten Eravşar, şunları söyledi:"Esik, Talgar ve Yesi şehirlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu alanlarda yapılacak kazı çalışmaları Türk tarihine ve kültürüne çok önemli bilgiler, bulgular kazandıracak. Örneğin, tarih kitaplarımızda, Türklerin yerleşik hayata Göktürklerle geçtiği belirtilir, bu yanlış bir defa. Rusların yapmış olduğu arkeolojik araştırmalar gösteriyor ki Türkler çok erken tarihten itibaren Orta Asya'nın birçok bölgesinde yerleşik hayata geçmiş. Buna ilişkin kentlerin mevcut olduğunu Rus arkeologlar keşfediyorlar." "Kazılar, tarih kitaplarındaki bilgileri değiştirecek"TİKA'nın bilgisi dahilinde Kazakistan için 2019 yılına yönelik bir program hazırladıklarını söyleyen Eravşar, Akdeniz Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden yaklaşık 20 kişilik bir heyetin Kazakistan'ın farklı bölgelerinde kazılar yapacağını bildirdi.Kazakistan'daki kazılarda tarihçileri heyecanlandıracak bilgi ve belgelere ulaşmayı hedeflediklerini söyleyen Eravşar, "Kazılarla, tarih kitaplarındaki bilgileri değiştirecek verilere, bulgulara ulaşılacaktır. Ayrıca, Türkiye olarak bizlerin orada olmasını tarihi bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum. Yaptığımız araştırmalarla geçmişte de biz vardık, bugün de biz varız dememiz, kendimizi göstermemiz lazım." diye konuştu.Kendisinin uzmanlık alanının orta çağ arkeolojisi olduğunu ve bu nedenle Karahanlı dönemi yerleşmelerinden birisine odaklanacağını söyleyen Osman Eravşar, Kırgızistan'daki çalışmaların da devam edeceğini kaydetti."Orta Asya, Türk tarihi için çok önemli"Türkiye'nin bugüne kadar Orta Asya'da yeterli arkeolojik çalışmalar yapmadığını da ifade eden Eravşar, ilk olarak 1992 yılında Moğolistan'da Türk anıtlarının araştırılmasına ilişkin bir çalışma yapıldığını, ancak devam ettirilemediğini kaydetti.En kapsamlı arkeolojik kazıların 2013 yılında başlatıldığını, 2016 yılında ise Kırgızistan'a odaklanıldığını belirten Eravşar, buradaki çalışmalar neticesinde Koçkor ilçesi Kum-Döbö köyü yakınlarında bir türbe yapısını açığa çıkardıklarını belirtti.Osman Eravşar, Türk tarihi açısından Orta Asya'nın önemli olduğunu vurguladı. Türkiye'de 40'ın üzerinde arkeoloji bölümü olmasına rağmen Orta Asya arkeolojisine yönelik araştırma yapan bir arkeoloji bölümünün bulunmadığına işaret eden Eravşar, bu durumu önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.Almanya, Kore, Çin ve Japonya'nın Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan gibi ülkelerde kendi misyonları çerçevesinde araştırmalar yaptıklarını aktaran Eravşar, şunları söyledi:"Ülkeler Orta Asya'ya yönelmişken 'Biz neden orada yokuz?' diye kendimizi sorgulamamız lazım. Birçok anlamda Orta Asya arkeolojisine yönelik bilgilerden uzağız. Örneğin İskit ile Avar dönemini yeterince bilmiyoruz. Orta Asya'da arkeolojik anlamda bir boşluk var, dokunulmamış bir bölge. Kimsenin bugüne kadar yeterince ilgilenmediği bu bölgede ortaya çıkacak veriler herkesi heyecandıracaktır. Bu anlamda Orta Asya'ya yönelmemiz lazım."Orta Asya bölgesi ile ilgili cevap bekleyen bir soru yumağı olduğunu ifade eden Eravşar, bu sorulara yanıt bulunabilmesi için alana yönelik yoğun bir araştırma yapılması gerektiğini bildirdi.TRT AVAZ 

"Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek kız meslek lisesi Kırgızistan'da"

Türkiye'nin Kırgızistan'ın bağımsızlığını tanımasından 75 gün sonra 3 Mart 1992 tarihinde açtığı Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi, halen Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek Anadolu Kız Meslek Lisesi olma özelliğini taşıyor.Başkentte merkezi bir konumda, Sovyetler Birliği döneminden kalan tarihi iki katlı binada faaliyet gösteren Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi eğitim ve öğretim hayatına, dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan ve Kırgızistan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanı Çinara Jakıpova'nın genç kızları meslek sahibi yapmak amacıyla iş birliği protokolüne imza atmasıyla başladı.İki ülke müfredatının uygulandığı okulun öğrencileri, "Kırgızca olmazsa olmazımızdır, Türkçe yoldaşımızdır, Rusça bölge dilimizdir ve İngilizce dünyaya açılan yabancı dilimizdir" sloganından yola çıkarak üniversitede bu dillerde eğitim alabilecek düzeyde yabancı dil öğreniyor.Kırgızistan ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin temelini simgeleyen lise öğretim kadrosu ve teknolojik altyapısıyla Kırgızistan'daki meslek liseleri arasında her alanda önde gösteriliyor.- "Türkiye'nin yurt dışında ilk ve tek kız meslek lisesi"Lisenin müdürü Mustafa Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi'nin Türkiye'nin yurt dışındaki ilk ve tek kız meslek lisesi olduğunu söyledi.Yılmaz, lise öğrencilerinin hem mesleki hem de akademik anlamda başarılı olduklarını, bu başarıların Kırgız ve Türk yetkilileri tarafından defalarca tescillendiğini belirterek, okulun kuruluş maksadına uygun olarak iki ülkenin kardeşliğini ve dostluğunu güçlendirmek için çocukları geleceğe hazırladıklarının altını çizdi.- "50 kişilik kontenjana her yıl 700-800 öğrenci başvuruyor"Yılmaz, lisenin giriş sınavına ilginin yoğun olduğuna işaret ederek, "Her yıl 700-800 kız öğrenci lisemize başvuruyor. Lisenin kontenjanı gereği toplam 50 öğrenci almak zorundayız." dedi.Okulun ilk açıldığı dönemde 65 öğrenci ile derse başladıklarını anımsatan Yılmaz, bugün itibarıyla 26 öğretmenin çalıştığı 200 öğrenci kapasiteli bir okula dönüştüğünü söyledi.Yılmaz, okul sınavını kazanan öğrencilerin bir yıl hazırlık döneminde Türkçe ve İngilizce eğitim aldığını ve 3 yıl da Türkiye'deki eğitim sistemine benzer şekilde mesleki ve anadolu liselerindeki eğitimin verildiğini anlatarak, Kırgız-Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi'nin 25 yıllık eğitim hayatında mezun verdikleri 783 öğrencinin istisnasız üniversite sınavını kazandığını ifade etti.- "Osmanlı, Türk dünyası ve Kırgız defilemiz ilgi gördü" Yılmaz, Türkiye'de çekilen Osmanlı konulu dizilerin Kırgızistan'da çok rağbet gördüğünü vurgulayarak, bu çerçevede öğrencilerin emekleriyle atölyelerde hazırladıkları Osmanlı ve Türk dünyasının yanı sıra Kırgız defilelerinin ilgi gördüğünü kaydetti.Yılmaz, okulda iki giyim atölyesinin faaliyet gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:"Lise atölyelerinin işlevselliğini güçlendirmek ve ortak kültürümüzü yansıtmak amacıyla öğrencilerimize Osmanlı ve Türk dünyası kıyafetlerinden defile düzenlenmesini önerdik. Öğrencilerimiz memnuniyetle karşıladı. Osmanlı kıyafetlerini taşımanın kendileri için onur olduğunu dile getiren öğrenciler, başarılı bir şekilde sorumluluklarını yerine getirdi. Böylece Orta Asya'da ilk kez Osmanlı ve Türk dünyası defilesi düzenlemiş olduk. Nasıl yakın bir kültürden geldiğimizi somut olarak anlatmış olduk. Bu projenin fikir babası, Eğitim Müşaviri Sayın Recep Sula'dır. Kendisine çok teşekkür ediyoruz."TRT AVAZ 

Kazakistan'da "bozkurt" temalı ulusal para basıldı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Türk tarihi ve medeniyeti üzerine ülke çapında başlattığı "Başlangıcından Günümüze Türk Medeniyeti" projesi ile ülkede Türk dünyasına yönelik pek çok çalışma yapılacağı biliniyordu. Proje çerçevesinde 2019'da Astana'da Dünya Türkoloji Kongresi ve çeşitli ülkelerin müzelerinde eski Türk eserlerinin sergilendiği Türk Halkları Günleri etkinlikleri organize edilebileceğini söylenmişti.Kazakistan, konuyla ilgili yeni bir hamleye imza atarak “bozkurt (gökbörü)” simgeli ulusal para bastı.Kazakistan’ın ulusal parası “tenge”ye, Türk kültürüne dair mitolojik bir öge olan gökbörünün basılması, Kazakistan’da bir devlet projesi olarak yürütülen “ruhani yenilenme” hamlesi ve geçtiğimiz günlerde Başkan Nazarbayev’in kaleme aldığı Türk dünyasında geniş yankı “Ulu Bozkırın Yedi Yönü” makalesi etkili oldu.Paranın üzerinde bozkurt anlamına gelen "kökböri" yazısı ve Kazak milli motiflerinin bulunması dikkat çekti.QHA

Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Silahlı Kuvvetler Komutanları üçlü toplantısı

Başkent Bakü'de düzenlenen toplantıya Azerbaycan Savunma Bakanı Kıdemli Orgeneral Zakir Hasanov, Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Gürcistan Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Vladimer Chachibaia katıldı.Toplantının ardından Bakan Hasanov ve Genelkurmay başkanları Güler ile Chachibaia ortak protokole imza attı.İmza töreni sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Genelkurmay Başkanı Güler, hem bölgesel hem de küresel ölçekte barış ve istikrarın çok önemli olduğu şu günlerde bölgede cereyan eden olaylar hakkında samimi fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.Güler, "Yaptığımız görüşmelerde her üç dost ve kardeş ülkenin görüşlerinin birbirine yakın olduğunu müşahede ettik. Özellikle bölgesel istikrar, karşılıklı iş birliği, sorunlara barışçıl yollarla çözüm bulunması ve ülkelerin toprak bütünlüğünün korunması konusunda Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan olarak aynı görüşleri paylaşmaktayız." dedi.- "3 kardeş ülke ordusunun iş birliği onaylandı"Hasanov da toplantıda bölgedeki askerî ve politik durumun analiz edildiğini kaydederek, üç kardeş devletin iş birliğinin stratejik düzeyde olduğunu belirtti.İmzaladıkları protokol ve toplantıyla ilgili de bilgi veren Hasanov, şöyle konuştu:"Toplantımızın amacı, üç ülkenin bölgede gerçekleştirdiği stratejik enerji projelerinin güvenliğinin sağlanması, bölgede barış ve istikrarın korunmasına destek vermektir. Toplantıda çalışma gruplarının faaliyet raporları dinlendi, 2019 faaliyet planları onaylandı. Devletlerin toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı bir kez daha teyit edildi. Üçlü şekilde 3 kardeş ülke ordularının daha yüksek düzeyde iş birliği onaylandı. Askerî eğitim, askerî tıp ve diğer alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi planlandı."Ekonomi projelerinin güvenliği için üçlü "Eternity" tatbikatları yapıldığını, şimdi bu tatbikatın Türkiye'de gerçekleştirildiğini belirten Hasanov, bu yıldan itibaren tatbikatta askerî güçlerin de yer aldığını ifade etti.Hasanov, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Silahlı Kuvvetler Komutanlarının bir sonraki toplantısının Türkiye'de düzenleneceğini bildirdi.Gürcistan Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Chachibaia ise üç ülke arasındaki askerî iş birliğinin bölgenin güvenliği açısından önem taşıdığını vurguladı.Üç ülke tarafından gerçekleştirilen askerî tatbikatların bundan sonra da devam ettirileceğini belirten Chachibaia, eğitim ve sportif alanlarda da iş birliği yapacaklarını kaydetti. Chachibaia, bölgede tehditlerin arttığının gözlemlendiğinin altını çizerek, "Çabalarımızı birleştirerek bu sorunları giderebiliriz. Azerbaycan ve Türkiye her zaman Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini tanıdı. Zor zamanlarda Azerbaycan ve Türkiye bizim yanımızda oldu. Bunun için her iki tarafa teşekkür ediyorum." dedi.TRT AVAZ 

Nazarbayev'den Türkoloji vurgusu: Başlangıçtan Günümüze Türk Medeniyeti

Kazakistan'da bir devlet projesi olarak başlatılan ''manevi yenilenme'' hamlesi kapsamında, Başkan Nazarbayev'den yeni bir öneri daha geldi. Türkistan şehrinin ev sahipliğinde, Türk medeniyeti dünyaya tanıtılacak.Devlet başkanı Nursultan Nazarbayev'in öncülüğünde Kazakistan, bir devlet projesi olarak başlattığı ''ruhani jangıru(manevi yenilenme)'' hamlelerinden bir yenisine daha imza attı.Kazakistan'da, Türk tarihi, Türkoloji ve Türk halkbilimi üzerine yoğunlaşılacağının ipuçlarını veren Cumhurbaşkanı Nazarbayev, devletin resmi sitesinde "Ulu Bozkırın Yedi Kenarı" adında bir makale yayınladı. Bu makalede Nazarbayev, Kazakistan'ın Türklerin ata yurdu olduğuna işaret ederek, "Buradan diğer ülke ve bölgelerdeki tarihi süreçlere önemli katkıda bulunan Türk aşiretleri ve halkları dünyanın farklı yerlerine gitmiştir." ifadelerini kullandı.''BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK MEDENİYETİ'' PROJESİ"Başlangıçtan Günümüze Türk Medeniyeti" projesini başlatmanın gerektiğine dikkati çeken Nazarbayev, "Bu çerçevede 2019'da Astana'da Dünya Türkoloji Kongresi ve çeşitli ülkelerin müzelerinde eski Türk eserlerinin sergilendiği Türk Halkları Günleri etkinlikleri organize edilebilir." ifadesini kullandı.Nazarbayev, Wikipedia'da ortak Türk eserleri çevrim içi kütüphanesini oluşturmanın önemini vurgulayarak, bu konuda Kazakistan'ın moderatör olabileceğini dile getirdi.Türkistan'ın yeni eyalet merkezi olarak tanıtılması çerçevesinde kentin uluslararası arenada konumunun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Nazarbayev, Kazakistan'ın eski başkentinin sadece Kazak halkının manevi merkezi değil, tüm Türk dünyası için kutsal bir yer olduğunu kaydetti. QHA

Türkmenistan ile Azerbaycan 20’den fazla anlaşma imzaladı

Dün öğleden sonra Türkmenistan’a resmi ziyaret için gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bugün Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki mevcut işbirliğinin geniş yelpazede değerlendirildiği görüşmelerden sonra Türkmenistan ile Azerbaycan ilişkilerine yeni bir ivme kazandıracak 20’den fazla ikili anlaşmaya imza atıldı.Atavatan Türkmenistan dergisinin takip ettiği görüşmede Türkmen ve Azeri Liderler ortak bildiriye imza atarken, iki ülke hükümet üyeleri başta yatırımın korunması, ekonomik işbirliği çifte vergilendirmenin kaldırılması, vize kolaylığının sağlanması, ulaştırma alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, limanlar aracılığıyla yük taşımacılığının arttırılmasına yönelik pek çok anlaşmaya imza atıldı.İşte imzalanan anlaşmalar:- Türkmenistan  ile Azerbaycan Hükümeti arasında uzun vadeli ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşması;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında 2019-2021 arası ticaret ve ekonomik işbirliği programı;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasındaki yatırımların karşılıklı olarak korunması dair anlaşma;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında gelir ve mülke ilişkin vergilere ilişkin çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılmasına dair anlaşma;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında sanayi alanında işbirliği anlaşması;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında 2019-2022 yılları arasında ulaştırma alanında işbirliği programı;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında Türkmen-Azerbaycan Ulaştırma, Transit ve Lojistik Ortak Komisyonu'nun kurulmasına dair anlaşma;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında, iki ülkenin limanları aracılığıyla uluslararası deniz taşımacılığının geliştirilmesi konulu anlaşma;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasında Azerbaycan ve Türkmenistan topraklarında uluslararası taşımacılıkta katılımcılar için vize rejiminin sadeleştirilmesi yönelik anlaşma;- Türkmenistan ile Azerbaycan arasındaki bilim, eğitim, kültür ve sanat alanında 2019-2021 arası işbirliği programı;- Türkmenbaşı Uluslararası Deniz Limanı ve Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı Kapalı Anonim Şirketi arasında otomatik bilgi alışverişi sözleşmesi;- Türkmenistan Demiryol Bakanlığı ve Azerbaycan Demiryolları Anonim Şirketi ile nakliye ve transit konularındaki anlaşma;- Türkmenbashy Uluslararası Deniz Limanı ve Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı arasındaki kargo taşımacılığındaki artışla ilgili olarak Türkmenistan Denizcilik Servisi ile Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı Kapalı Anonim Şirketi arasındaki Anlaşma;- Türkmenistan Karayolu Taşımacılığı Bakanlığı ile Azerbaycan Cumhuriyeti Ulaştırma, Haberleşme ve Yüksek Teknolojileri Bakanlığı arasında uluslararası karayolu taşımacılığının geliştirilmesi anlaşması;- Türkmenistan Bilimler Akademisi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Bilimler Akademisi arasındaki işbirliği anlaşması;- Türkmenistan Devlet Gümrük İdaresi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Gümrük Komitesi arasında mal ve taşıtlar hakkında ön bilgi alışverişi düzenlemesi arasındaki anlaşma;- Türkmenistan Sanayicileri ve Girişimciler Birliği ile Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Girişimciler Konfederasyonu (İşverenler) arasındaki Mutabakat Zaptı;- Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ile Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ADA Üniversitesi arasındaki Mutabakat Zaptı;- Türkmenistan Uluslararası İnsan Bilimleri ve Kalkınma Üniversitesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ADA Üniversitesi arasındaki Mutabakat Muhtırası.http://www.atavatan-turkmenistan.com

İstanbul'da Büyük Bozkırın Tarihi ve Kültürel Mirası Sergisi

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Merkez Müzesi'nin iş birliğiyle düzenlenen Büyük Bozkırın Tarihi ve Kültürel Mirası Sergisi, Türk İslam Eserleri Müzesi'nde açıldı.İstanbul’da Türk İslam Eserleri Müzesi'nde Büyük Bozkırın Tarihi ve Kültürel Mirası Sergisi düzenleniyor.Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Merkez Müzesi'nin işbirliğiyle düzenlenen sergide eski dönemlerde Orta Asya'da yaşayan halkların göçebe kültürüne ilişkin arkeolojik buluntuların yanı sıra, Kazakların yaşam, çevre ve kültürel özelliklerini yansıtan etnografik eserleri yer alıyor.İçlerinde Kazakistan’ın en önemli arkeolojik buluntularından olan ve ulusal sembollerinden birine dönüşen “Altın Elbiseli Adam” kalıntılarının da yer aldığı, Kazakistan coğrafyasında milattan önceki dönemden günümüze kadar yaşayan çeşitli medeniyetlerin kültüründen haber veren eserlerden oluşan sergi, 9 Kasım- 9 Aralık 2018 tarihleri arasında ziyarete açık olacak.QHA

Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu'nda konuşma yaptı.Hisarcıklıoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın da katılımıyla TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen "Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu Tanıtım Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, odanın kuruluşunun vizyoner bir adım olduğunu söyledi.Kıbrıs Türk Ticaret Odasının, KKTC halkının iktisadi varlık mücadelesinin sembolü olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, TOBB'un söz konusu kuruluşla ilişkileri geliştirmeye her zaman önem verdiğini belirtti.Hisarcıklıoğlu, KKTC halkına uygulanan haksız izolasyonların aşılmasında daima Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile birlikte hareket ettiklerini vurgulayarak, "Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve ticari ilişkiler, iş dünyamız için son derece önemli. Ekonomi, ticaret, turizm, eğitim, yatırım ikili ilişkilerimizde elbette çok önemli. Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik ilişkisidir." diye konuştu.Kıbrıs Türk Sanayi Odası ile de ilişkileri güçlü tuttuklarına işaret eden Hisarcıklıoğlu, iş dünyası olarak Kıbrıs Türklerinin zenginleşmesini istediklerini dile getirdi.Hisarcıklıoğlu, KKTC ekonomisi için reformların önem taşıdığına dikkati çekerek, "Bundan sonra da Kıbrıs Türklerinin yanında olacağız. KKTC'de adil ve kalıcı çözüm sürecini her zaman desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.Doğrudan yabancı yatırımların ekonomik kalkınma için büyük önem taşıdığını anlatan Hisarcıklıoğlu, ülkelerin doğrudan yatırım çekmek için birbiriyle rekabet ettiğini ve düzenlemeler yaptığını bildirdi.Hisarcıklıoğlu, 2011'de dönemin KKTC hükûmetine TOBB ve KKTC iş dünyasıyla bir model önerdiklerini ve Yatırım Danışma Konseyinin kurulduğunu hatırlattı. Yatırım Danışma Konseyinin mutlaka canlandırılması gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, bu konuda Kıbrıs Türk Ticaret Odasına sorumluluk verilmesinin yararlı olacağını kaydetti.Hisarcıklıoğlu, Lefkoşa Ekonomi Forumunun da 2014'te kurulduğunu hatırlatarak, forumun Ada'daki çözüm müzakerelerinde iş dünyasının desteğini vurgulamak açısından önemli bir platform olduğunu söyledi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türk Eximbank'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yerleşik firmalara da ihracat kredi desteği sağladığını belirterek, "KKTC'deki firmalarımızın bu imkanlardan faydalanmasını diliyoruz. Türk Eximbank'ın kapıları KKTC'li ihracatçılarımıza açıktır." dedi.Pekcan, TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu'nda yaptığı konuşmada, 35. kuruluş yıl dönümünü tebrik ettiği KKTC'nin "ilelebet özgür ve müreffeh yaşaması" dileğinde bulundu.KKTC'nin Türkiye için herhangi bir ülke olmadığını vurgulayan Pekcan, iki ülke arasındaki dayanışmanın, somut olarak birçok alanda kendini gösterdiğini söyledi.Pekcan, alt ve üst yapı projelerinden, turizm ve eğitime kadar pek çok konuda KKTC'nin yanında yer aldıklarını ve almaya devam edeceklerine dikkati çekerek, "Ülkelerimiz arasındaki kardeşlik ve kültür bağından güç bulan ticari ve ekonomik ilişkilerimize daha da güç katmak için çalışıyoruz ve çalışacağız. Kıbrıs Türklerinin refahının artırılmasında, ticaret ve yatırım ortaklıklarımızın öneminin bilincindeyiz. Bu ortaklıkların artırılması için ise STK'lerimize de çok önemli görevler düşüyor." değerlendirmesinde bulundu.Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile iki köklü bakanlığın tek çatı altında birleştiğini anımsatan Pekcan, 81 ilde bu yeni yapıyla çok daha etkin ve hızlı çözüm ürettiklerini dile getirdi.- "Türk Eximbank'ın kapıları KKTC'li ihracatçılarımıza açıktır"Pekcan, söz konusu yeni yapının KKTC ile Türkiye'nin ticari ve ekonomik ilişkilerine de ivme katacağını belirterek, "Türk Eximbank, KKTC'de yerleşik firmalarımıza da ihracat kredi desteği sağlamaktadır. KKTC'deki firmalarımızın da bu imkanlardan faydalanmasını diliyoruz. Türk Eximbank'ın kapıları KKTC'li ihracatçılarımıza açıktır." ifadelerini kullandı.İki ülke arasındaki ticaret akışının daha da hızlandırılması için çalıştıklarını aktaran Pekcan, KKTC'nin e-Devlet altyapısının tamamlanarak Türkiye'nin e-Devlet sistemiyle tam uyumunu sağlamak için çalışmaların devam ettiğini söyledi.Ruhsar Pekcan, bu kapsamda mevzuat uyumu ve elektronik gümrük altyapısının kurulması için gerekli teknik destek, eğitim ve yazılımın da bakanlıkça sağlanacağına işaret ederek, "2019 sonuna kadar gümrüklerimizin hem dijitalleşmede hem de uyumda entegrasyonunun sağlanmasını hedefliyoruz." diye konuştu.- "KKTC'nin geleceği için elimizden geleni yapmaya kararlıyız"KKTC'de üretilen bütün ürünlerin, Türkiye'ye en ufak bir aksamayla karşılaşmadan ihracı için her türlü desteği verdiklerini vurgulayan Pekcan, KKTC menşeli ürünlerin, Türkiye içinde üretilen ürünlerle aynı muameleyi görmeye devam edeceğinin altını çizdi.Pekcan, KKTC'den Türkiye'ye yönelik kargo taşımacılığında karşılaşılan beyanname açma yetkisine ilişkin sorunun da talepler doğrultusunda çözüldüğü bilgisini vererek, şöyle konuştu:"Üçüncü ülkelerden gelip, Türkiye üzerinden KKTC'ye ithal edilen ürünlerde yaşanan sorunların çözümü için ortak çalışmamız devam ediyor. Tüm bu çabalarımızın temelinde KKTC'nin uğradığı haksız ticari ambargolara rağmen, Kıbrıs Türklerinin zengin geleceğine olan inancımız var. İş birliğimiz bununla sınırlı değil. Tüketicinin korunması alanında imzaladığımız protokol var. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri ile Kıbrıs Türk Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifleri arasında iş birliği protokolü imzalanmıştır. Bu protokolle Kıbrıs Türk Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Merkez Kooperatifi'nin, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliklerine ortak olması için gereken düzenleme yapılmaktadır."KKTC'nin 21-24 Kasım'da gerçekleşecek 17. MÜSİAD EXPO Fuarı'na katılımından memnuniyet duyacaklarını belirten Ticaret Bakanı Pekcan, KKTC ekonomisinin zengin geleceği için yapılabilecek ne varsa yapmaya kararlı olduklarını, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için çabalamaya devam edeceklerini kaydetti.- "İki ülke arasındaki ticarette Türk Lirası kullanılmalı"KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami ise forumun KKTC ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin iyileştirilerek ileriye taşınması açısından önem taşıdığını vurgulayarak, şunları söyledi:"2017 verilerine bakıldığında KKTC yaklaşık 4 milyar dolar gayri safi millî hasılası olan, kişi başına 14 bin dolar millî geliri bulunan bir ekonomi. Bugüne kadar yıllık ortalama büyümemiz yüzde 5 civarında. Geçen yıl KKTC toplam 1,8 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken ihracatımız ise 105 milyon dolar seviyesinde kaldı. Hedefimiz önümüzdeki 10 yılda kişi başına düşen millî gelirimizi 20 bin doların üzerine çıkarmak."KKTC'nin ekonomik aktiviteyi arzu edilen seviyeye yükseltmek için yüksek katma değer üreten bir ekonomiye ihtiyaç duyduğunu belirterek Özdil, "Ülkemizin resmî para birimi Türk Lirası, dolayısıyla Türk Lirasındaki kur dalgaları bizi de etkiliyor. Bu konuda alacağımız tedbirler arasında Türkiye ile müzakere ederek hayata geçirebileceğimiz düzenlemeler de var. KKTC ekonomisinin rekabet gücünün ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, yerli üretimin desteklenmesi ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi yönünde KKTC ile Türkiye arasındaki iş birliği artırılmalı." ifadelerini kullandı.Özdil, iki ülke arasındaki ticarette Türkiye'de Türk Lirası cinsinden faturalandırılan ürünlerin KKTC'de de Türk Lirası cinsinden faturalandırılması gerektiğine dikkati çekerek, daha yakın ilişkilerin tesis edilmesi için her türlü iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi.TRT AVAZ 

17 Kasım: Azerbaycan'ın Milli Uyanış Günü

Azerbaycan halkının 1988 yılında Sovyetler Birliği'ne karşı başlattığı bağımsızlık hareketinin dönüm noktalarından olan 17 Kasım Milli Uyanış Günü, çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.Azerbaycan halkının 1988 yılında Sovyetler Birliği'ne karşı başlattığı bağımsızlık hareketinin dönüm noktalarından olan 17 Kasım Milli Uyanış Günü, çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.17 Kasım 1988 tarihinde Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı toprak iddiaları ve Dağlık Karabağ bölgesinde Ermeni mezalimlerinin başlaması, başkent Bakü'de yüzbinlerce insanın katılımıyla Azatlık Meydanı'nda büyük bir protesto gösterisi düzenlemesine yol açmıştı. Moskova'nın yapılanlara sessiz kalmasına karşı bağımsızlık temayüllerini dile getiren protestocuların sayısı diğer bölgelerden gelen katılımcılarla birlikte neredeyse bir milyon kişiye ulaşmış, 5 Aralık tarihinde Sovyet ordusu protestoya müdahale etmişti. Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazandığı 1992 yılından bu yana 17 Kasım, Milli Uyanış Günü olarak kutlanıyor.QHA

KKTC ile Kırgızistan Arasında İş Birliği Artıyor"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Bişkek Temsilcisi Atınç Keskin, Kırgızistan hükümetiyle yüksek eğitim ve öğretim, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler çerçevesinde sürdürülen iş birliğinin her geçen gün arttığını belirtti.KKTC'nin 35. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine açıklama yapan Keskin, ülkesinin tarihi gelişim sürecini, Türkiye ile bağı ve Kırgızistan ile ilişkilerini değerlendirdi.Kırgızistan ile 12 yıldır iş birliğini sürdürdüklerini ifade eden Keskin, "Tam 12 yıl önce Kuzey Kıbrıs'ımızın Beşparmak Dağları ile Kırgızistan'daki Tanrı Dağlarını bir araya getirdik. Atalarımızın yaşadığı bu kadim topraklarda bulunmak şahsım için sadece bir görevden ibaret değildir, sevgidir, onurdur ve gururdur." diye konuştu.Keskin, KKTC ile Kırgızistan arasında nitelikli insan kaynağı ihtiyacı başta olmak üzere yüksek eğitim ve öğretim, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler çerçevesinde sürdürülen iş birliğinin her geçen gün arttığını vurguladı."Mutlu Barış Harekatı sadece Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da barış getirdi"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, 15 Kasım 1983 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisinin oybirliğiyle aldığı kararla dünya ve tarih önünde ilan edildiğini hatırlatan Keskin, KKTC'nin o tarihten bu yana Türkiye'nin desteğiyle günden güne gelişerek güçlendiğini ve yüzlerce turizm tesisi, 182 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversiteleri ve üretime dayalı ekonomik faaliyetleriyle dikkati çektiğini belirtti.Türkiye'nin Kıbrıs Türklerine yönelik katliama son vermek için meşru haklarını kullanarak, 20 Temmuz 1974 yılında gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı'na işaret ederek, "Harekatın gerçekleştirildiği 20 Temmuz 1974 tarihi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıdır. Mutlu Barış Harekatı sadece Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da barış getirdi." değerlendirmesinde bulundu.Barış harekatında şehit düşen kahraman Mehmetçiklere ve sivil halka Allah'tan rahmet, gazilere minnet ve şükranlarını sunan Keskin, şunları kaydetti:"Ulusal ve uluslararası alanda bizlere her daim destek veren ana vatan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve halkı sayesinde, 20 Temmuz 1974'ten bugüne Kıbrıs halkı huzur ve barış içerisinde yaşamaktadır. Bilinmelidir ki, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantisi dışında bir anlaşmanın Kıbrıs adasında icra edilmesi mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı ayrılmaz bir bütündür, et ve tırnak gibidir, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de bu birliktelik devam edecektir."Kabar.kg 

KKTC'nin kuruluşunun 35. yıl dönümü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC'nin kuruluşunun 35. yıl kutlamaları münasebetiyle düzenlenen törenlere katılarak konuşma yaptı.Oktay, KKTC'nin kuruluşunun 35. yıl dönümü dolayısıyla Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Ada'da bulunmaktan ve bu bayram coşkusunu Kıbrıslılar ile paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın içten kutlama dileklerini, selam ve sevgilerini ileten Oktay, "Hak ve eşitlik mücadelesinde nice badireler atlatan ve birçok zorluğa göğüs geren Kıbrıs Türkü'nün sabrı ve dirayetinin ayrılmaz parçası olduğu Anavatan için bir gurur kaynağıdır." diye konuştu.Oktay, Kıbrıs Türkü'nün mücahitlerinden aldığı azimle, uygarca yaşama hedefine kararlılıkla ilerlemesinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirtti.15 Kasım 1983 tarihinde kurulan KKTC'nin Kıbrıs Türkü'nün özgürlük mücadelesinin en anlamlı eseri ve Ada üzerindeki vazgeçilmez haklarının teminatı olduğunu vurgulayan Oktay, Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş başta olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinde emeği geçenleri rahmet ve şükranla yad etti.Kıbrıs meselesinin Rumların Kıbrıs Türklerini 1960'ta kurulan ortaklık devletinden dışlayarak devleti gasp etmeye çalıştıkları 1963 yılından bu yana, uluslararası toplumun gündeminde olduğunu anımsatan Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yarım asrı aşan bu süreçte Kıbrıs Türk halkı başından itibaren çözümden ve uzlaşıdan yana olmuş, iyi niyetle ve kararlılıkla müzakere sürecine sahip çıkarak Rumların bozduğu ortaklığı yeniden tesis edebilmek için her zaman yapıcı bir yaklaşım sergilemiştir. Bugün Ada'nın halen çözüme ulaşmamış olmasının nedeni, maalesef çözümsüzlüğü şiar edinen Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumudur. Kıbrıs Konferansı 2017 Temmuz ayında Rum tarafının bu tutumu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Rumlar o tarihten bu yana Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde ortaklık kurma ve siyasi gücü paylaşma niyetlerinin bulunmadığını açıkça ortaya koymuştur. Kurduğunuz devlet, Ada’nın kurucu ve eşit iki parçasından biridir. Kıbrıs Rum tarafının bu gerçeği sulandırma yönündeki çabalarına bugüne kadar izin verilmemiştir, bundan sonra da verilmeyecektir.”Oktay, hedeflerinin Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin sağlanması ve Ada’daki meşru haklarının, güvenliğinin ve refahının garanti altına alınması olduğunu dile getirdi.Bu hedef doğrultusunda Türk tarafının 50 yıldır yapıcı ve yaratıcı fikirler sunduğunu, her türlü yöntemi denediğini ancak bu çabaların Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle her seferinde akim kaldığını vurgulayan Oktay, bugün Kıbrıs Türk halkının hala birçok alanda ambargo ve kısıtlamalara maruz kalmasının akıl, vicdan ve insaf sınırlarını zorladığını aktardı.Kıbrıs Türk halkının hak ettiği refah seviyesine ulaşmasının engellenmesine ve mevcut statükonun sürdürülmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Oktay, şu değerlendirmelerde bulundu:"Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi önündeki engellerin kaldırılması uluslararası toplum için de hem siyasi hem ahlaki bir yükümlülüktür. Tüm olumsuzluklara rağmen, Türk tarafının çözüme yönelik siyasi iradesi her zamankinden daha kuvvetlidir. Ancak, BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu Raporu'nda da işaret ettiği üzere, gelinen aşamada artık yeni fikirlere ve önerilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu minvalde, ucu açık müzakere süreçlerinin, Ada’daki mevcut gerçekleri göz ardı eden yaklaşımların bir tarafa bırakılması gerekmektedir. Anavatan ve garantör Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çözüm için her zaman olduğu gibi omuz omuza birlikte çalışmaya devam edeceklerdir."Oktay, yeni keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının Ada’yı daha büyük bir cazibe merkezi haline getirdiğini anımsattı.Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Ada'nın barış ve refah merkezi haline gelmesi için bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini her zaman savunduğunu, savunmaya da devam edeceğini ancak Rum tarafının tek yanlı faaliyetleriyle, doğal kaynakları da paylaşma niyetinde olmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:"Ada’nın tek sahibi olduğunu zanneden Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nü yok sayan girişimlerine göz yummayacağımızı, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini her zaman, her şartta ve her şekilde korumaya devam edeceğimizi buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi, bölgede Türkiye’nin yer almadığı her türlü girişim başarısızlığa mahkumdur. Kıbrıs, bizim milli davamızdır. Kıbrıs Türk'ünün her zaman yanında durduk, durmaya da devam edeceğiz. KKTC’nin gelecek tasavvuru için de uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli mücadeleyi dün olduğu gibi bugün de vereceğiz."Oktay, Türkiye olarak sadece KKTC konusunda değil, uluslararası toplumu ilgilendiren tüm konularda, iyi niyetle ve yapıcı katkılar sağlayarak, ortak anlayış ve ortak akla dayanan çözümlerden yana olduklarını ifade etti."Oldu bittilere izin vermedik, vermeyeceğiz"Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki çok yönlü dış politikanın onurlu bir duruşa ve güçlü ilkelere dayandığını dile getiren Oktay, şunları kaydetti:"Yaşanılan haksızlıklara karşı duruşumuz ve mazlumun yanında oluşumuz tüm dünyaca bilinmektedir. Dış politikada sürdürdüğümüz kararlılığımızı ve dik duruşumuzu halen anlamayanlar varsa buradan bir kez daha sesleniyorum. Geçmişte olduğu gibi bugün de dış politika ilkelerimizden ve onurlu duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz. Ne sahada ne masada oldu bittilere izin vermedik, vermeyeceğiz. Biz bir yerde yanlışlık varsa bunu dile getiririz. Haklı ve dik duruşumuzu Kıbrıs’ta, Suriye’de ve Libya’da da aynı kararlılıkla sergilemeyi sürdüreceğiz. Uluslararası toplumu ilgilendiren konularda kimi ülkelerin tek taraflı müdahalelerini ve sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini kabul edemeyiz. Gayemiz, güncel uluslararası sorunlara, bazı ülkelerin bakış açısına ve çıkarlarına göre değil uluslararası hukukun gereğine göre adil ve kalıcı çözümler bulunmasıdır."Oktay, KKTC'nin aradan geçen 35 yılda büyük mesafe kat ettiğini, demokratik, çoğulcu, insan haklarına saygılı, müreffeh toplum sistemini her geçen gün pekiştirdiğini, kurulduğu yıldan bu yana hem Ada’da hem Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın ana unsuru olduğunu belirtti.KKTC’nin kalkınmasının, kendine yetebilen, küresel şartlara uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir ekonomik düzene sahip olabilmesinin öncelikli hedefleri olduğuna dikkati çeken Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bugün turizm ve eğitim sektörlerinde ulaşılan düzey, Kıbrıs Türkü’nün haklı gururudur. KKTC her iki alanda da bölgesinde merkez olabilecek imkan ve kabiliyetlere sahiptir. Büyük turizm yatırımları, giderek artan sayıda turisti KKTC’ye çekerken, yükseköğretim kurumları da birçok ülkeden öğrenciye yüksek kalitede eğitim sunmaktadır. KKTC’de büyük çaplı altyapı projelerinin hayata geçirilmesine ve ekonomik kalkınma programlarının uygulanmasına devam edilecektir. Bunların yanı sıra, ekonomik yapının ve mali sisteminin güçlendirilmesi zaruridir. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ekonomik ve mali birçok sınamayla karşı karşıya kaldık. Her zaman olduğu gibi tüm bu zorluklardan birlikte güçlenerek çıkacağız. Türkiye, Kıbrıslı Türk kardeşleriyle tam bir dayanışma içinde olmaya devam edecektir."Oktay, KKTC’nin geleceğine ümitle bakmasının ancak genç nüfusunun bilinçli ve donanımlı bir şekilde yetiştirilmesiyle mümkün olacağını söyledi.Türk milletinin tarihten aldığı cesareti, kahramanlığı, adalet ve hakkaniyete olan bağlılığı ile mazlumların her zaman yanında olması Kıbrıslı Türk gençlerine kalan değerli bir miras olduğunu söyleyen Oktay, "Kuzey Kıbrıs'ın gençlerinin ortak tarihimizden almış oldukları bu mirası gönül köprüleri kurarak geleceğe taşıyacaklarına ve yükselen KKTC’nin asli unsuru olacaklarına inanıyorum. Donanımlı ve farkındalığı yüksek bir genç nesil adada kalıcı bir siyasi çözüm yolunda da Kıbrıs Türkü’nün elindeki en önemli değerdir. Anavatan ve garantör Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da özverili desteğini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sağlamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.Oktay, KKTC'nin kurulmasını ve bugünlere ulaşmasını canları pahasına sağlayan aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri şükranla andı.TRT AVAZ 

Bakü'de Türkiye Mezunları Buluşması

Türkiye'de lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde eğitim alıp ülkesine dönen Azerbaycanlı mezunlar, başkent Bakü'de bir araya geldi.Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca (YTB) Azerbaycan'da ilk kez düzenlenen programa, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, YTB Başkanı Abdullah Eren, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Konseyi Başkanı Azay Guliyev, milletvekilleri ve 500'ün üzerinde Türkiye mezunu katıldı.İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte konuşan Bakan Kasapoğlu, Azerbaycan ve Türkiye'nin kaderinin, arada coğrafi sınırlar olsa da gönül birliğiyle birbirine bağlı olduğunu söyledi.Kasapoğlu, iki ülkenin gerçekleştirdiği enerji ve ulaştırma projelerinin çok iyi meyveler verdiğini ifade ederek, "Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ortak projeler bölgeye damgasını vurdu ve vurmaya da devam edecek. Bu projeler iki ülkenin yüz akı olarak yarınlara dair ümitlerimizi güçlü kılıyor." dedi.Türkiye'nin uğradığı her saldırının Azerbaycan'ı derinden üzdüğünü dile getiren Kasapoğlu, "15 Temmuz gecesi milletimiz FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı mücadele ederken, Türkiye ile ilk temas kuran ülkenin dost ve kardeş Azerbaycan olduğunu hiçbir zaman unutmayız." şeklinde konuştu.Kasapoğlu, Azerbaycan ve Türkiye'nin her alanda birbirinin ortağı konumunda olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bu ortaklığın en değerlilerinden biri eğitim alanındaki iş birliğimizdir. Türkiye 26 yıldır Azerbaycanlı kardeşlerimize üniversitelerinde ev sahipliği yapıyor. Bu çalışmalar merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal zamanında başladı. Bu çalışmalar vesilesiyle pek çok Azerbaycanlı kardeşimiz Türkiye'de eğitim görme fırsatı buldu. Bu çalışmalar zamanla hızını kaybetti ancak sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde yeniden canlandırıldı. Türkiye'mizde hala 160 farklı ülkeden 16 bin öğrenci burslu eğitim alıyor. Onlar rahat eğitim görsünler diye her türlü desteği veriyoruz."Mezunları Türkiye'nin gönüllü elçisi olarak gördüklerini belirten Kasapoğlu, "Türkiye'nin sizlere dair hayalleri var. İstiyoruz ki öğrencilerimiz Türkiye'den ayrıldıktan sonra başarı dolu bir hayata adım atsınlar ve attıkları her adım onları parlak geleceğe taşısın. Mezunlarımız arasında çok önemli görevlerde olan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz var. Onlarla gurur duyuyoruz. Onların başarıları sadece Azerbaycan'ın değil Türkiye'nin de iftihar vesilesidir." ifadelerini kullandı.Günümüz dünyasının ihtiyacı olan sevgi ve kardeşliğin bu coğrafyada asırlarca ortak yaşama kültürü olarak tecrübe edildiğini vurgulayan Kasapoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:"Bütün insanlık için barış ve huzur dolu bir dünya istiyoruz. Nice medeniyetler inşa ederek bugünlere taşıdığımız barış ve dostluk iklimini bütün insanlıkla paylaşmak istiyoruz. Yunus Emre Enstitüsü, TİKA, YTB gibi pek çok kurumumuzla dünyaya açıldık. Barış ve dostluk mesajımızı bizden binlerce kilometre uzaklıktaki insanlara ulaştırıyoruz. Sesini duyuramayanların sesi olmaya çalışıyor, yardıma ihtiyacı olanların imdadına koşuyoruz. Bu bizim tarihi misyonumuzdur. Tarih boyunca mazlumların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Türkiye artık bir umut ülkesidir."Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral ise Türkiye'de öğrenim gören en büyük yabancı öğrenci grubunu Azerbaycanlı gençlerin oluşturduğunu belirterek, "Mezun olan 125 bin kişi Türkiye ile Azerbaycan arasındaki en kuvvetli gönül bağını oluşturmaktadır. Bu nedenle biz geleceğe daha büyük bir umutla bakıyoruz." dedi.Özoral, Türkiye olarak Azerbaycan'ın gelişmesini ve güçlenmesini arzu ettiklerini ve bu uğurda ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi.- "Yurt dışındaki en büyük mezun buluşması Bakü'de"YTB Başkanı Eren de Türkiye'nin uluslararası eğitim alanında 1992'den itibaren inanılmaz bir çaba gösterdiğini söyledi.Türkiye'de bugün 20 bin Azerbaycanlının eğitim gördüğü bilgisini paylaşan Eren, "Mezun buluşmalarına çok önem veriyoruz. 19 ülkede 22 mezun derneğimiz var. Sene sonuna kadar bu rakamı 30'a, 2019'un sonunda da 50'ye çıkarmak istiyoruz." dedi.Eren, basın mensuplarına yaptığı açıklamada da "Yurt dışındaki en büyük mezun buluşmasını Bakü'de gerçekleştirdik. YTB olarak mezun derneklerini destekliyoruz ve cesaretlendiriyoruz. Azerbaycan'da da çok ciddi bir mezun potansiyelimiz var. Mezun potansiyelinin iki ülke arasındaki ilişkilere ciddi şekilde katkı sağlaması lazım. Azerbaycan'daki mezunlarımızın bu potansiyele yakışır şekilde faaliyetler yapacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.Etkinlikte, alanında fark yaratmış, önde gelen Türkiye mezunlarına ödüller takdim edildi.Azerbaycan Milli Konservatuarı öğretim görevlisi Memmedeli Memmedov yönetimindeki orkestranın müzik dinletisi sunduğu etkinlikte, Türk mutfağından çeşitli tatlar ikram edildi.TRT AVAZ 

Türk Dünyasının Genç Şairleri Semerkant'ta Buluştu

Özbekistan'ın Semerkant kentinde Türk dili konuşan ülkelerden genç şairlerin katılımı ile 'Semerkant Şiir Akşamları' programı başladı.Türk dili konuşan ülkelerden genç şairler, 14-16 Kasım tarihleri arasında Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen "Semerkant Şiir Akşamları" programında buluştu. Programa Özbekistan,Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Türkmenistan'dan şairler katıldı. Türkiye adına ise etkinliğe Avrasya Yazarlar Birliği üyesi Ali Oktay Özbayrak katıldı.Program, Türk halkları arasındaki edebi ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor. Üç günlük program çerçevesinde şiir dinletisi, yuvarlak masa toplantıları, ünlü şairlerle görüşmeler yapılacak. Etkinlik Özbekistan Gençler Birliği ve Özbekistan Yazarlar Birliği'nin destekleriyle düzenleniyorKabar.kg 

KKTC'nin 35. kuruluş yıl dönümü Bakü'de kutlandı

KKTC'nin Azerbaycan Temsilcisi Ufuk Turganer'in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Milletvekilleri, Azerbaycan'da faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunduğu resepsiyonda konuşma yapan Turganer, 35 yıl önce kurulan demokratik, laik ve çağdaş bir hukuk devleti olan KKTC'nin uluslararası toplumun haksız baskı ve insanlık dışı ambargolarına rağmen Kıbrıs Türklerinin iradesi ve Türkiye'nin desteğiyle günden güne geliştiğini ve güçlendiğini söyledi.Türkiye'nin adadaki askeri varlığının Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında sürdürülebilir, adil ve kalıcı bir çözüm bulunana kadar Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlayan en önemli unsur olduğunu vurgulayan Turganer, "Kıbrıs'ta iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı kalıcı bir anlaşmaya varmak için 50 yıldan bu yana BM himayesinde müzakereler yürütülmüştür. Kıbrıs Türk tarafının adada adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için gösterdiği iyi niyet ve yapıcı yaklaşımlar Kıbrıs Rum tarafından karşılık görmemiştir." ifadelerini kullandı.Kıbrıs Türklerinin yüce Türk ulusunun ayrılmaz bir parçası olmanın gururunu yaşadığını dile getiren Turganer, "Kıbrıs Türk halkı, diline, dinine, milletine, vatanına, bayrağına her zaman sahip çıkmıştır ve çıkmaya da devam edecektir." şeklinde konuştu.Azerbaycan Basın Konseyi Başkanı Milletvekili Eflatun Amaşov da KKTC'nin 35. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kıbrıs Türklerini kutladı. Azerbaycanlıların KKTC ve Kıbrıs Türklerini çok sevdiğini vurgulayan Amaşov, KKTC'nin sağlık ve eğitim alanlarında çok önemli başarılar elde ettiğini kaydetti.Resepsiyonda, Türk Hava Yolları tarafından çekilişle katılımcılardan birine KKTC'ye uçak bileti hediye edildi.Resepsiyonda, konuklara Türk mutfağından lezzetler ikram edildi.TRT AVAZ 

Dünya Halter Şampiyonası sona erdi

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat'ta yapılan 2018 Dünya Halter Şampiyonası sona erdi. 1 Kasım’da başlayarak 10 gün süren yarışlara 94 ülkeden yaklaşık 800 halterci katıldı. Tüm grup ve vücut ağırlıklarında 180 madalya sahibini buldu.Çin Halk Cumhuriyeti’ni temsil eden halterciler 20 altın, 23 gümüş ve 10 bronz olmak üzere toplam 53 madalya ile birinci sırada yer alırken, Taylantlı sporcular 9 altın, 2 gümüş, 6 bronz madalya ile ikinci, Kuzey Koreli halterciler ise 9 altın, 4 gümüş, 3 bronz ile üçüncü sırada yer aldı.Şampiyonada kadın haltercilerin başarısı dikkat çekti. Çinli haltercilerden kadınlar erkeklere göre daha fazla madalya kazandı. Altın madalyaların 9’unu erkek sporcular, 11’ini kadın sporcular kazandı. Tayland’ın ise bütün altın madalyalarını kadın halterciler kazandı.Dünya Halter Şampiyonası'nın kapanış töreni Aşkabat Olimpiyat Köyü Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Daha sonra erkekler ve kadınlar arasında grup sıralamasında kazananlara ödülleri verildi. Törende Uluslararssı Halter Federasyonu Başkanı Tamas Ayan, Federasyon flamasını önümüzdeki yıl Dünya Halter Şampiyonasının yapılacağı Taylantlı temsilciye teslim etti.Türkmenistan’ın şampiyonadaki ev sahipliği, organizasyondaki başarısı ve yüksek kaliteye sahip tesisleriyle, Uluslararası Halter Federasyonu temsilcileri, sporcular ve gazeteciler tarafından tam not aldı. Türkmenistan, geçtğimiz yıl da 60'ın üzerinde Asya ve Okyanusya ülkesinin katıldığı Kapalı Salon ve Savaş Sanatı 5. Asya Oyunlarına ev sahiplipği yapmıştı. Türkmenistan son yıllarda başarıyla gerçekleşrtidiği uluslararası spor organizasyonları ile dikkat çekiyor.TRT AVAZ 

Türkiye Cumhurbaşkanı Türkmenistan’ı ziyaret edecek

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın zamanda Türkmenistan’ı ziyaret edeceği kaydedildi. Bu konu, Asya turu kapsamında Türkmenistan’a çalışma ziyaretinde bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov’un arasındaki görüşmede değerlendirildi.Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçisi Mustafa Kapucu’nun da yer aldığı görüşmeden sonra Türkmen basınına değerlendirmede bulunan Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkmenistan’ı ziyaret edeceğini ve bununla ilgili konuyu bu kabulde görüştüklerini kaydetti.Türkmen Lider ile Bakan Çavuşoğlu görüşmesinde Türkmenistan ile Türkiye arasında bugüne kadar imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında çeşitli sektörlerdeki işbirliği alanları ele alındı. Bu konuda özellikle ticaret, enerji, ulaştırma ve diğer sektörler masaya yatırıldı. Afganistan-Türkmenistan-Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye (Lapis Lazuli) Uluslararası Transit Koridorunun oluşumuna yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.Bakan Çavuşoğlu, Türkmen Lideri’ne Türk işadamlarına sağladığı destekten dolayı teşekkür etti. Taraflar ayrıca insani alandaki münasebetleri, özellikle eğitim, bilim, kültür, sanat, spor ve turizm işbirliği imkanlarını masaya yatırdı.TRANSHAZAR BORU HATTI DA ELE ALINDI2 günlük çalışma ziyaretinde bulunan Bakan Çavuşoğlu, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Raşit Meredov ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir araya geldi. Bu görüşmede Trans Hazar doğalgaz boru hattı projesi de ele alındı. Türkmen gazının Trans Anadolu (TANAP) hattıyla dünya pazarına ulaşmasına yönelik konuda görüş alışverişinde bulunuldu.12 Haziran’da Eskişehir’de TANAP doğalgaz boru hattı hizmete açılmıştı. Bu hatla Azerbaycan’dan Türkiye’ye doğalgaz akışı sağlanacak. Daha sonra TAP hattıyla Avrupa’nın güney bölgesinde doğalgaz sevkiyatının yapılması beklenmektedir.http://www.atavatan-turkmenistan.com

“Türk Dünyası’nın Ortak Müziği” konferansı gerçekleştirildi

Kırım Derneği İstanbul Şubesi'nde geleneksel Cuma Konferansları çerçevesinde Türk dünyası müziği ustası Bünyamin Aksungur tarafından “Türk Dünyası’nın Ortak Müziği” konulu konferans verildi.Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesinin 9 Kasım'da gerçekleştirdiği geleneksel cuma konferansında, Türk Dünyası müziği ustası Bünyamin Aksungur, yeni çıkan “Canan Uykuda” adlı albümünün tanıtımı bağlamında “Türk Dünyası’nın Ortak Müziği” başlıklı bir konferans verdi. Konferans çerçevesinde Aksungur Türk dünyası müzikleri üzerine yaptığı konuşmanın ardından davetlilere bir de konser verdi. Kendisine katılımı için hediye takdim edilen Aksungur'un Türk dünyası müzikleri ziyafetinin ardından ikram sahipliğini Sinan Baki'nin yaptığı yemeğe geçildi.Etkinliğin kaydını derneğin Facebook sayfası üzerinden seyredebilirsiniz.QHA

Kazaklar Türkiye’de Türkler Kazakistan'da 90 Gün Vizesiz Kalabilir

Artık Kazak vatandaşları Türkiye’de vizesiz 90 gün kalabiliyorCumhurbaşkanlığın kararıyla, Kazak vatandaşlarının Türkiye’deö Türk vatandaşların da Kazakistan'da vizesiz kalış süresinin 90 güne çıkartıldığı bildirildi.Resmi Gazete’de yayınlanan 327 NO’lu kararda:“Kazakistan’ın Resmî ve Umuma Mahsus Pasaport Hamili Vatandaşları ile Özbekistan ve Tacikistan’ın Umuma Mahsus Pasaport Hamili Vatandaşlarının Türkiye’ye Yapacakları Seyahatlerinde, Her 180 Gün İçinde 90 Günü Aşmamak Kaydıyla 30 Gün Olan Vizesiz Kalış Sürelerinin 90 Güne Çıkarıldığı” belirtildi.http://www.kaztr.com/mobile/?page=haber&ID=98012 

"Türk şirketleri, Kazakistan'ın enerji sektörüne yatırım yapmalı"

Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EcoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Türk girişimcilerin Kazakistan'da yeni hedefinin enerji sektörü olması gerektiğini belirtti.Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EcoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Türk müteşebbis ve sanayicilerinin Kazakistan enerji sektöründe yer almaları gerektiğini belirterek,"Türkiye'de faaliyet yürüten ve global sahada varlığını ispat etmiş olan büyük holdinglerin ve firmaların orta vadede Kazakistan'da enerji sektöründe yatırım yapmaları her iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha üst seviyeye çıkmasına katkı sağlayacaktır."dedi.Eren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin üst düzeyde olduğunu söyledi.İki ülke arasındaki stratejik iş birliği anlaşmalarının 2012'de "Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi" ile taçlandırıldığını dile getiren Eren, "İlişkilerin bugünlere gelmesinde özellikle siyasi, ekonomik ve sosyal alanda yapılan çalışmalar uluslararası alanda takdire şayan. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler 2 milyar dolar seviyesinde. Umudumuz bunun orta vadede 5-10 milyar dolar seviyesine çıkarılması."ifadesini kullandı.TÜRK YATIRIMCININ YENİ HEDEFİ ENERJİ SEKTÖRÜKazakistan'dan Türkiye'ye 2017'de 500 binin üzerinde turist geldiğini belirten Eren, hedeflerinin bu rakamı 600-700 bin seviyesine çıkarmak olduğunu söyledi.Eren, Türk iş adamlarının Kazakistan'da 15 bin kişiye iş imkanı sağladığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Bundan sonraki süreçte Türk müteşebbisleri ve sanayicileri Kazakistan enerji sektöründe yer almalı. Türkiye'de faaliyet yürüten ve global sahada varlığını ispat etmiş olan büyük holdinglerin ve firmaların orta vadede Kazakistan'da enerji sektöründe yatırımlar yapmaları her iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha üst seviyeye çıkarılmasına katkı sağlayacaktır."UZAK DOĞUYA AÇILAN KAPIKazakistan'ın Rusya ve Çin gibi önemli iki ülke ile sınırı bulunduğuna işaret eden Eren, Kazakistan'ın Çin ile ticaret hacminin yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu belirtti. Eren, Türkiye'nin bu 25 milyar dolarlık hacimden pay elde edebileceğini dile getirerek, şunları kaydetti:"Biz, Avrasya'da Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak varız. Bundan sonraki süreçte de yine var olacağız. Bu bölgede kesinlikle hem Kazakistan hem Türkiye hem Azerbaycan hem de Özbekistan mutlaka ama mutlaka küresel aktör olacaklardır. Bunu çok net olarak ifade edebiliriz. 21'inci yüzyılın vazgeçilmez ana unsurlarından biri enerjidir ve enerjinin de merkezi ve geçiş güzergahı Avrasya'dır. Onun için bu coğrafyada olmanın sıkıntılarını elbette yaşayacağız ama nimetlerinden de gelecek nesillerimiz mutlaka istifade edecektir."QHA

Kazak-Kırgız yapımı "Ayka" filmi Almanya'da ödüle layık görüldü

Cottbus Film Festivali'nde Kırgız bir kadının hayatını anlatan "Ayka" filmi Grand Prix ödülünü kazandı.Kazakistanlı Sergey Dvorsov’un yönettiği Kırgızistanlı göçmen kadının hayatını anlatan “Ayka” adlı film Almanya’da düzenlenen 28. Uluslararası Film Festivali’nde Grand Prix kazandı.Kabar Ajansı'nın aktardığına göre Alman şehri Cottbus'da düzenlenen film festivalinde 40 ülkeden 190 film ana ödül için yarıştı. “Ayka” adlı film, Kırgızistanlı Ayka isimli Kırgız göçmenin hayatını anlatıyor. Ekmeğinin peşinde olan Ayka para kazanmak için sokaklarda dolaşıyor. Kayıt olmaksızın, yozlaşmış polis memurları ve kurnaz vatandaşların avı olma riski altında olur. İstenmeyen bir gebeliğin ardından bebeği doğumevinde bırakır. Ama zamanla, anne duyguları güçlenir ve göçmen kız Ayka terkedilmiş bir oğlu için çaresiz bir araştırma başlatır.Baş rolde oynayan oyuncu, Kazakistanlı Samal Yeslyamova, Cannes Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncusu" ödülüne layık görülmüştü.91'inci Oscar'da Kazakistan'ın “Ayka” adlı filmi “En İyi Yabancı Film” kategorisine aday gösterildi.QHA

Azerbaycan'dan Hakkari şehitleri için taziye

Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Hakkari'de üs bölgesinde mühimmat deposunda meydana gelen patlama nedeniyle Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler'e taziye mesajı gönderdi.Hasanov mesajında, kardeş Türkiye Cumhuriyeti'nin Hakkari bölgesinde bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamanın ardından hayatını kaybeden ve yaralanan askerlerin olduğu bilgisini derin üzüntü içinde öğrendiklerini belirtti.Mesajında, "Sizin acınız bizim acımızdır." ifadelerini kullanan Hasanov, şehit askerler için Allah'tan rahmet, yaralı askerler için de şifa diledi.TRT AVAZ 

Bişkek’te Devlet Gençlik Kongresi

Başkent Bişkek’te Devlet Gençlik Kongresi düzenlendi.Ülkenin çeşitli bölgelerindeki genç aktivistler ile toplantı yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, toplantı ardından Devlet Gençlik Kongresi’nin açılış konuşmasını yaptı.Ülkedeki genç aktivistleri bir araya getien toplantının olumlu fikirlerin yaratılmasına katkı sağlayacağını, belirli önerilerin ve aktif faaliyetlerin görüşüleceği bir alan haline geleceği umudunu dile getiren Ceenbekov, “Gençlerimiz, ülkenin yenilenme ve gelişiminin ana motorudur. Aydınlık gelecek, gençlere dayanan, onlara inanan ve ilerici güçlerini takdir eden ülkeye aittir.” dedi.Etkinliğin açılışında genç aktivistler, tarım alanlarında, toplumun devlet ve belediye hizmetleriyle etkileşimi, çevre koruma ve sosyo-ekonomik sorunların çözümü alanlarında beş başarılı projeyi sundular.Başşehir Bişkek’te düzenlenen Devlet Gençlik Kongresi Genlik Günü’ne ithaf edildi.Kabar.kg 

Bakü'de Kafkas İslam Ordusu'na vefa konseri

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, kenti Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran ve "Kafkas İslam Ordusu" ismi verilen Osmanlı ordusunun 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla konser düzenlendi.Azerbaycan Devlet Filarmonisi'nde Türk ve Azerbaycanlı sanatçıların sahne aldığı konseri, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Azerbaycanlı devlet yetkilileri, milletvekilleri ve çok sayıda davetli izledi.Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası sanatçıları, TRT Çok Sesli Korosu sanatçıları ve Azerbaycan Devlet sanatçılarından oluşan bestekar ve müzisyenlerin sahne aldığı konser, TRT Avaz kanalından canlı yayımlandı.Konserde ilk önce İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı seslendirildi.Ünlü Azerbaycanlı besteci Üzeyir Hacıbeyli'nin Köroğlü Üvertürü, Sakarya Marşı, Çanakkale Türküsü, Karadeniz Marşı, Çırpınırdı Karadeniz türküsü coşkuyla dinlendi.Büyükelçi Özoral, konserin ardından yaptığı konuşmada, Türkiye ile Azerbaycan'ın neden iki devlet, bir millet olduğu sorusuna verilebilecek en güzel cevap konusunda Kafkas İslam Ordusu örneğini verdi.Özoral, şunları dile getirdi:"Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda kendisi neredeyse ölüm kalım mücadelesi veren Osmanlı, Azerbaycanlı kardeşlerinin çağrısı üzerine cephelerden en iyi askerlerini çekerek buraya gönderdi çünkü bugün olduğu gibi o zaman da Azerbaycan bizim vatanımızdı. Vatan topraklarının kurtuluşu için ne gerekiyorsa yapılması lazımdı. Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'ın var olması ve bu günlere ulaşabilmesi için çok önemli bir etkendi. Azerbaycan'ın bugünkü sınırları içinde bağımsız bir devlet olmasının yolunu Azerbaycan ordusuyla Kafkas İslam Ordusu açtı.Kafkas İslam Ordusu'nun asker ve komutanlarını şükran ve minnetle anıyorum."Büyükelçi Özoral, Türkiye dışında en fazla Türk şehitliğinin Azerbaycan'da bulunduğunu hatırlatarak, burada bin 132 şehidin yattığını söyledi.İki ülke sanatçıları, Bakü'nün kurtuluş günü olan 15 Eylül'de de Ankara'da konserde buluşmuştu.Kafkas İslam Ordusu Kafkas İslam Ordusu, Osmanlı Devleti'nin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın talimatıyla kuruldu ve Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde savaştı. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ve Dağıstan'ın Osmanlı'dan yardım talep etmesi üzerine Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'a doğru sefere çıktı. Kafkas İslam Ordusu'ndaki asker sayısı, Azerbaycan kolordusundan yapılan bin kişilik takviyeyle 12 bine ulaştı. Güzergahındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyen Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için bin 130 şehit verdi. Azerbaycan'ın Bakü, Şeki, Şamahı, Göyçay, Kürdemir, Neftçala ve Guba gibi birçok bölgesinde Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin anıt mezarları bulunuyor.TRT AVAZ 

Batı Trakya'da Türkçe derslerinin azaltılmasına tepki

Batı Trakya Türkleri, okullardaki yeni ders programında Türkçe derslerinin sayısının azaltılmasına tepki gösterdi.Gümülcine Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti yeni ders programında Türkçe derslerin azaltılmasına tepki gösterdi. Encümen Heyeti öğrenci velileri ile yaptıkları toplantılar sonucu aldıkları kararları yayınladıkları basın açıklaması ile duyurdu.Millet Gazetesi'nin haberine göre Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti tarafından yayınlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:"Gümülcine Medrese-i Hayriye Encümen Heyeti, öğrenci velileri ile 23/9/2018 ve 7/10/2018 tarihlerinde toplanarak yeni ders programıyla ilgili görüşmeler yapmış ve şu aşağıdaki kararları almışlardır.1. Bütün veliler oy birliğiyle yeni programa karşı olduklarını, bunun kabul edilemez olduğunu, din eğitimine darbe vurmak anlamına geldiğini ve müfredat programında Türkçe derslerin azaltılmasının hiçbir şekilde kabul edilmez olduğunu ifade etmişlerdir.2. Medrese, asırlarca dini eğitim veren; imam, müezzin, vaiz müftü gibi din adamı yetiştiren tarihi bir eğitim kurumudur. Böyle bir eğitim kurumuna özelliğini veren dersleri azaltmak bu kurumun kimliğini yok etmek demektir.3. Tarihin hiç bir döneminde hiç bir memlekette din eğitiminin önüne geçilemediği tarihi bir hakikattir. Bu yanlıştan acilen dönülmeli, bölge insanına dini eğitim özgürlüğü devlet eliyle kısıtlanmamalı, yok edilmemelidir. Medresenin "Azınlık Okulu Statüsü" konumu net olarak tescil edilmelidir.4. Bütün azınlık okullarında olduğu gibi Medresenin ders, öğretmen, ders programı ve kitap konuları ikili kültür anlaşmalarına ve uluslararası anlaşmalara göre düzenlenmelidir. Medresenin Azınlık okulu ve vakıf statüsü de net olarak tescil edilmelidir.5. Bu talepler yerine getirilene kadar her türlü demokratik hak arama mücadelesine devam edilecektir. Bu konuda hiçbir yasal eylemden çekinilmeyecektir.6. Bu alınan kararlar, ilgili devlet kurumlarına, azınlık kuruluşlarına, milletvekillerine, İslam ülkelerinin temsilciliklerine, azınlıkla ilgilenen diğer devletlerin ilgili kuruluşlarına, uluslararası insan hakları örgütlerine ve kamuoyuna bildirilecektir.7. Azınlığa vakfedilmiş olan bu tarihi eğitim kurumuna, burada görev yapan Azınlık öğretmenlerine ve okul encümenlerine danışmadan derslerin azaltılmasına yönelik alınan bu kararları ve bunlara imza atanları kınıyoruz."Konu ile ilgili daha önce Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu da benzer bir açıklamada bulunmuştu. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu şu ifadeleri kullanmıştı:"Medrese-i Hayriye için davet edilen encümenler heyeti ve Aile Birlik Derneği başkanı tarafından, toplantıda Medresede son çıkan kanunla Türkçe derslerin kesintiye uğradığını ve günden güne Medrese okulunun farklı bir statüye sokulmaya çalışıldığı anlatıldı. Bu durumda Danışma Kurulu üyelerinin oy birliği ile alınan kararında, Medrese-i Hayriye’nin Osmanlıdan kalan bir gelenek olarak devam ettiğini, dolayısı ile bu okulumuzda haklarımız çiğnenerek yapılan her değişikliğe karşı olduğumuzu ve atılacak olan her adımda encümen heyetinin yanında olduğumuz hususunda mutabık kalınmıştır.Encümenler tarafından Bakanlığa gönderilecek olan metinde, Medresenin din eğitimi programına zarar verilmeden Türkçe derslerin devam etmesinin gerekli olduğu da Danışma Kurulu üyeleri tarafından kabul edilmiştir."QHA

Kazakistan, Kaşıkçı krizinde arabuluculuk yapacak

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in, Suudi Kralı Selman ile Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı ülkeye davet ettiği açıklandı.Duvar Gazetesi'nin haberine göre Reuters ajansı, Nazarbayev’in Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yakın ilişkileri olduğuna dikkat çekerek, Kazakistan’ın Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki Cemal Kaşıkçı krizinde arabuluculuk yapabileceği yorumunda bulundu.Nazarbayev, Türkiye’nin 2015’te Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını düşürmesi sonrasında da iki ülke arasında arabuluculuk yapmıştı.Kazak liderin Suudi Kralı ile Kaşıkçı cinayeti nedeniyle gözlerin çevrildiği Prens Muhammed’i, bir başka Suudi kraliyet üyesi ile görüşmesinde davet ettiği belirtiliyor. Kral ile prensin daveti kabul edip etmediği henüz bilinmiyor. QHA

1. Milletlerarası Türkiye-Özbekistan Münasebetleri Sempozyumu

Kastamonu 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen "1. Milletlerarası Türkiye-Özbekistan Münasebetleri Sempozyumu" sona erdi.Kastamonu Üniversitesi, Özbekistan Cumhuriyeti Milli Üniversitesi, Taşkent Maliye Enstitüsü, Özbekistan Cumhuriyeti Emir Timur Vakfı ve Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi tarafından Bilgehan Bilgili Konferans Salonu'nda düzenlenen sempozyumda 79 bildiri sunuldu.Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kastamonu Üniversitesinin Türk-İslam coğrafyasındaki üniversitelerle ilişkilerini geliştirmeyi kendisine gaye edindiğini söyledi.Sempozyumun Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde önemli sonuçları olacağına inandığını dile getiren Yılmaz, "Sempozyumun iki kardeş ülke arasında ilmi, içtimai, siyasi, ticari ve benzeri alanlarındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağı, bilhassa ortak tarih bilincinin oluşturulması yönünde ileriye doğru atılmış önemli bir adım olacağı ve münasebetlerimizin daha da gelişeceği kanaatini taşıyoruz." dedi.Verimli bir sempozyum sürecinin yaşandığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:"Türkiye ve Özbekistan arasında tarihi, edebi, iktisadi, sosyal ve kültürel konular ele alındı. Yüzden fazla bilim insanının katılımcı olduğu sempozyumda 79 bildiri sunuldu. Bu bildirilerin 35'i Özbekistan Cumhuriyeti'nden çeşitli üniversiteler ve kuruluşlardandı. Özbekistan dışından Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'dan tebliğler programa alındı. Sempozyum Türkistan, Ali Şir Nevai ve Ali Kuşçu isimli salonlarda altı oturumda gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye'deki yükseköğretim kurumları ve çeşitli kuruluşlardan da sempozyuma katılım sağlandı. En kısa zamanda bildirileri kitaplaştırmak istiyoruz."Yılmaz, sempozyumun ikincisinin gelecek yıl Özbekistan'ın Taşkent şehrinde yapılmasının kararlaştırıldığını kaydetti.TRT AVAZ 

Kırgız üniversitelerinde Türk Dili ve Kültür Merkezleri yaygınlaşıyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), 1962'de kurulan Kırgızistan Devlet Teknik Üniversitesinde (KDTÜ) gençlere daha modern ortamda dil eğitimi verilmesi için ihtiyaç duyulan Türk Dili ve Kültür Merkezini kurdu.Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılışına, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, KDTÜ Rektörü Prof. Dr. Muratalı Camanbayev, Eğitim Müşaviri Recep Sula, Türkiye Türkçesi Eğitim Merkezi (TTÖMER) Müdürü Ahmet Gözübol ve TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu katıldı.Rektörlüğün toplantı salonunda gerçekleşen törende, üniversite öğrencisi ve görevlisi tarafından "Altın yüzüğüm kırıldı" ve "Sivasın yolları" adlı türküler seslendirildi.Üniversitenin folklor grubu milli dans gösterisi sergilerken Kırgız halk çalgısı komuz çalındı.Üniversite Rektörü Prof. Dr. Camanbayev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "TİKA ve TTÖMER'in üniversitemize katkısı büyük. Bu kurumların yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. TİKA çok güzel bir Türkçe eğitim merkezi kurdu. TTÖMER eğitmenleri gönderdi. Merkez son teknoloji aletlerle donatıldı. Türkçe kursların öğretileceği merkez üniversitemize örnek oldu. Bu bizi çok mutlu etti." dedi.Kurdele kesiminin ardından Türk Dili ve Kültür Merkezine alınan davetlilere merkez hakkında bilgi verilirken, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Fırat, üniversitenin özel defterini imzaladı.TİKA daha önce ülkenin en prestijli üniversitelerinden Milli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Üniversitesi, Uluslararası Üniversitesi ve Rus-Kırgız Slavyan Üniversitesinde Türk Dili ve Kültür Merkezlerini kurmuştu.TRT Avaz

Atatürk Türkmenistan'da Anıldı

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 80. yıl dönümünde Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta da anıldı.Türkiye'nin Aşkabat Büyükelçiliği tarafından Atatürk Parkı’ndaki Atatürk anıtı önünde bir anma töreni düzenlendi. Yerel saat ile 09.05’te iki dakikalık saygı duruşundan sonra Türkiye'nin Aşkabat Büyükelçisi Mustafa Kapusuz, Türkmen askerleri eşliğinde parktaki Atatürk anıtına çelenk koydu. Daha sonra günün anlamını anlatan bir konuşma yaptı. Anma töreninde, elçilik mensupları, Türk iş adamları, öğrenciler ve basın mensupları hazır bulundu.İş adamları ve diğer katılımcıların anıta çelenk bırakmasının ardından anma programı Büyükelçilikte devam etti.TRT AVAZ 

Türkiye-Azerbaycan kardeşliği Şanlıurfa'da yaşatılacak

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye-Azerbaycan arasındaki kardeşliği temsilen yaptırılan "Karabağ Kardeşlik Parkı" açıldı.Merkez Eyyübiye ilçesinin Yenice Mahallesi'nde 106 bin metrekarelik alanda yaptırılan parkta, Hocalı'da katledilen 613 Azerbaycan vatandaşını temsilen "Hocalı Soykırımı Anıtı" ile çocuk oyun grubu, kuş evleri, çeşmeler ve kameriyeler yer alıyor.Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, törende yaptığı konuşmada, parkın iki kardeş ülke arasındaki bağı ve tarihi şuuru daha da güçlendireceğini söyledi.Tarihi şuurun çok önemli olduğuna dikkati çeken Çiftçi, şöyle konuştu:"Şanlıurfa ile Azerbaycan arasında tarihi yakınlık var aslında. Eserleri bizde bulunan gerek Akkoyunlular gerekse Karakoyunlular Azerbaycan'da medeniyetin kurulmasında rol almışlardır. Bu medeniyetler, Şanlıurfa'nın tarihine ve mimarisine imza atan medeniyetlerdir. Bu tarihi benzerlik iki kentimizi ve iki ülkeyi birbirine yakınlaştırıyor. Karabağ'da büyük acılar yaşandı. Hocalı soykırımı hafızalarımızda yer alıyor. Bu konuyu bildiğimiz için peygamberler şehrinde yaşayan gençlerimizde bir farkındalık, uyarıcılık oluşması için Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ve Karabağ Kardeşlik Parkı'nı açtık. İnanıyorum bu anıt ve park, gençlerimizin düşünmelerine ve tarihimizin farkına varmalarına vesile olacak. Burada emeği geçenlere sonsuz teşekkürler sunuyorum.""Bu park hem dosta hem de düşmana bir mesajdır"Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva ise Karabağ Kardeşlik Parkı sayesinde Şanlıurfa ile Azerbaycan kardeşliğinin daha da pekişeceğini belirtti.Parkın çok önemli mesajlar içerdiğini anlatan Paşayeva, şunları kaydetti:"Bu park hem dosta hem de düşmana bir mesajdır. Tarihi hafıza çok önemlidir. Çünkü orada sizin kardeşleriniz, bizim kardeşlerimiz acımasızca o zulümleri gördüklerinde 'insan hakları diyenler, demokrasi diyenler, o batılı güçler ve Hristiyan devletler ve topluluklar hiç seslerini çıkarmadılar. Ermenistan'ın yaptıklarını hiç görmediler çünkü karşılarındaki bizdik. Bizler bunu görüyorduk. Ermenistan neden o kadar zulmü yapabildi çünkü onların arkasında o devletlerin güçleri vardı. Bizlere sadece kardeş Türkiye ve Pakistan destek oldu, Allah razı olsun. Onların dışında maalesef Müslüman dünyasında o yeterli desteği alamıyorduk.Tarih hafızamızda bize bir şeyler söylüyordu. Bugün buradaki parkın açılması dosta mesaj dedim. Dostlardan önce evlatlarımıza bir mesajdır. Bu mesajın adı bu parktır. Burada emeği geçenleri bir daha tebrik ediyorum."Konuşmaların ardından parkın ve Hocalı Soykırımı Anıtı'nın açılışı yapıldı.Törene, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Bahadır Güneş, Haliliye Belediye Başkanı Fevzi Demirkol, Azerbaycan'dan davetliler ve vatandaşlar katıldı.TRT AVAZ 

TurkicMedia olarak, 9 Kasım - Azerbaycan Cumhuriyeti`nin Devlet Bayrak Günü vesilesiyle, Azerbaycan halkına yürekten tebriklerimizi sunuyoruz.

TurkicMedia olarak, 9 Kasım - Azerbaycan Cumhuriyeti`nin Devlet Bayrak Günü vesilesiyle, Azerbaycan halkına yürekten tebriklerimizi sunuyoruz.

Dünyanın ən sürətli qapıçısı Bakıya gəlir

“Robokiper”ə qol vura bilənləri “Azercell”dən hədiyyə gözləyirSevindirici haldır ki, Azərbaycan dünyanın ən son texnoloji yeniliklərinin nümayiş olunduğu məkana çevrilib. Məşhur “Robot Sofiya”dan sonra Nəqliyyat, Rabitə və Yüksək Texnologiyalar Nazirliyinin dəstəyilə dünyanın ən sürətli qapıçısı “Robokiper” ölkəmizə gətiriləcək.“Robokiper” cari ilin dekabr ayının 4-7-də “Azercell Telekom MMC”-nin baş sponsorluğu ilə baş tutacaq “Bakutel-2018” 24-cü Azərbaycan Beynəlxalq Telekommunikasiya, İnnovasiya və Yüksək Texnologiyalar sərgi və konfransında təqdim olunacaq.“Robokiper” dünyanın ən bacarıqlı və sürətli qapıçısı hesab edilir. Alman alimlərinin bu ixtirası ultra-modern və unikal texnologiyaya əsaslanır. Buna görə də “Robokiper”ə qol vurmaq demək olar ki, mümkün deyil. Topa nə qədər sürətlə zərbə vurulsa da, “ağıllı qapıçı” həmin topu geri qaytarır, qapıdan keçməsinə imkan vermir. Mürəkkəb texnologiya qapıçının zərbəyə dərhal reaksiya verməsinə imkan yaradır.Dünyanın ən məşhur futbol komandalarının üzvləri “ağıllı qapıçı” ilə duelə çıxıb uduzublar. Hətta Messi, Neymar, Ronaldinyo kimi futbol ulduzları da “Robokiper”ə qol vura bilməyiblər.İndi isə Azərbaycan klublarının tanınmış futbolçuları “Robokiper”ə qol vurmağa çalışacaqlar. Azərbaycan milli komandasının və “Qarabağ” klubunun baş məşqçisi Qurban Qurbanov, həmçinin “Bakutel 2018” sərgi-konfransının açılışına dəvət olunan digər futbolçular “Robokiper”lə yarışacaqlar.Azərbaycanlı futbolçularla yanaşı, sərginin iştirakçılarına da “Robokiper”lə yarışmaq təklif olunacaq. “Bakutel 2018” sərgisinin qonaqları və iştirakçıları bu bacarıqlı qapıçıya top vurmaqla güclərini sınaya bilərlər.Sərgi zamanı “Robokiper”ə qalib gələnlər isə hədiyyə qazanacaqlar. Sərginin baş sponsoru Azercell şirkəti hər qol vuran oyun iştirakçısına 10 AZN dəyərində danışıq kartı və digər hədiyyələr təqdim edəcək.Bu maraqlı əyləncədə hər kəs – qadın və uşaqlar da daxil olmaqla istənilən şəxs iştirak edə bilər. “Robokiper”lə yarışmaq üçün əsl futbol oyununda olduğu kimi, topa yaxınlaşıb penalti vurmaq lazımdır. Top vuran şəxsin peşəkar idmançı, yaxud həvəskar olmasının fərqi yoxdur. Dünyada cəmi 10 nüsxədə mövcud olan “Robokiper” hər yerdə maraqla qarşılanır, insanlar “ağıllı qapıçı”ya qalib gəlmək üçün növbəyə dayanırlar.Xatırladaq ki, gələn il mayın 29-da Olimpiya stadionunda UEFA Avropa Liqasının final matçı keçiriləcək. Məhz bu ərəfədə “Robokiper” texnologiyasının Bakıda nümayiş olunması gənclər arasında idmana, xüsusilə də futbola marağın artırılması məqsədinə xidmət edəcək.“Azercell Telekom” MMC artıq 24-cü dəfədir ki, keçirilən “Bakutel” sərgisinin ən aktiv iştirakçısı və baş sponsorudur. Şirkət müxtəlif texnoloji yenilikləri ilk dəfə olaraq məhz “Bakutel” sərgisində nümayiş etdirib. Həril “Bakutel”də məhz Azercell-in stendi sərgi iştirakçıları və qonaqlar tərəfindən böyük maraqla qarşılanıb. Şirkət tərəfindən “Bakutel” sərgisində canlı yayınlar, hədiyyəli oyun və viktorinalar, əyləncələr təşkil olunub.Bu il də “Bakutel” sərgisində İKT sahəsinin ən qabaqcıl texnologiyaları nümayiş etdiriləcək, yeni biznes əlaqələrinin yaradılması üçün platforma ortaya qoyulacaq. Sərgi iştirakçıları isə maraqlı və əyləncəli vaxt keçirəcəklər.Daha ətraflı məlumat üçün news@mcs.az ünvanına müraciət edə bilərsinizAzərbaycanın mobil rabitə sektorunun lideri və qeyri-neft sektorunun ən böyük vergi ödəyicisi və sərmayəçisi Azercell Telekom MMC 1996-cı ildə təsis edilmişdir. Azərbaycanın mobil rabitə sektorunda 48% bazar payına malik olan Azercell-in şəbəkəsi ölkə ərazisinin 80% (işğal altında olan 20% ərazi istisna olmaqla), əhalinin isə 99,8% əhatə edir.Hazırda 4,5 milyon abunəçi Azercell-in xidmətlərindən istifadə edir. Ölkəyə bir sıra yenilikləri ilk dəfə olaraq məhz Azercell gətirib: GSM texnologiyası, öncədən ödəmə sistemi, mobil internet xidmətləri, metropoliten ərazisində şəbəkənin qurulması, 24/7 Telefon Mərkəzi, həftənin 7 günü fasiləsiz ön ofis xidmətləri, M2M xidmətləri, 1 nöqtədə 3 xidmət göstərən Azercell Ekspres ofisləri, mobil müştəri xidmətləri, onlayn müştəri xidmətləri və sosial mediada müştəri xidmətləri, mobil elektron imza xidməti “Asan İmza” və s. 2012-ci ildə Azercell ölkədə ilk dəfə 4G xidmətini təqdim etmişdir.Radio siqnalların şəbəkə keyfiyyətini ölçən Global Wireless Solutions şirkəti, eləcə də “Opensignal” və “Testmy.net” kimi simsiz rabitənin əhatə dairəsi üzrə ixtisaslaşan beynəlxalq sistemlər tərəfindən aparılmış araşdırmaların nəticələrinə əsasən, Azercell şəbəkəsi Azərbaycanın mobil operatorları arasında  ən yüksək göstəricilər nümayiş etdirmişdir.Oxu.az 

Azerbaycan'da "Devlet Bayrak Günü" sergisi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Devlet Bayrak Günü ve Azerbaycan'ın 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla eski para, pul, madalya ve diğer eşyalardan oluşan sergi açıldı.Bakü'deki Halı Müzesi'nde düzenlenen serginin açılışına Ulaştırma, Haberleşme ve Yüksek Teknolojiler Bakan Yardımcısı Elmir Velizade, Azermarka Direktörü Leyla Gülaliyeva, Filateli Birliği Başkan Vekili Rövşen Ahmedov, koleksiyoncular ve davetliler katıldı."BakuFilEkspo" ismi verilen sergide, 19 koleksiyonere ait, Azerbaycan hanlıkları dönemine ilişkin madeni paralar, Azerbaycan Cumhuriyeti'nde 1918'de kullanılan posta pulları, kartpostallar, çeşitli dönemlere ait filateli ve nümizmatik ürünler sergilendi.Sergide, Türk vatandaşı ve Azerbaycan Filateli Birliğinin en genç üyesi olan 12 yaşındaki Yağız Altıparmak, koleksiyonundaki Mustafa Kemal Atatürk temalı pul ve ilk gün zarflarını sergiledi.Tarihteki ünlü kişilerle ilgili hatıra madalyaları, fauna konulu gümüş hatıra paraları ve eski kibrit kutularının da yer aldığı sergi 2 gün devam edecek.Üç renkli Azerbaycan bayrağı, 9 Kasım 1918'de Azerbaycan Cumhuriyeti hükümeti toplantısında kabul edilmişti.Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlık elde eden Azerbaycan, cumhuriyet döneminde kabul edilen bayrağı, 1991'de tekrar milli bayrak olarak benimsemişti. Ülkede 2009'da 9 Kasım günü, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile "Devlet Bayrak Günü" ve resmi tatil ilan edilmişti.

Türk Tarih Kurumu, “Atatürk’ün Hatıra Defteri”nin yeni baskısını yayımladı

Türk Tarih Kurumu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1916-18 yılları arasındaki dönemini kapsayan hatırlarını yeniden basıldığını duyurdu.Türk Tarih Kurumu (TTK), Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1916-18 yılları arasındaki dönemini kapsayan hatırlarını yeniden basıldığını duyurdu. İlk olarak 1972 yılında basılan kitabın, yeni baskısı kasım 2018 itibariyle okuyucularla buluştu.Kitabı hazırlayan Şükrü Tezer, 1916-1918 yılları arasında Edirne, Diyarbakır ve Doğu Suriye cephesinde, Mustafa Kemal Paşa’nın yaverliğini yapmıştı. Mustafa Kemal, bu dönemde yaşadıklarını not ettiği hatıra defterini kendisine teslim etmiş, bu defter de “Atatürk’ün Hatıra Defteri” olarak ilk defa 1972 yılında Türk Tarih Kutumu tarafından yayımlanmıştı.Tezer’in döneme ilişkin hatıralara geniş açıklamalar sunduğu kitap, okuyucu için iyi bir dönem kitabı niteliği taşıyor.QHA

''Türk Dünyasının Ortak Müziği'' konferansı

Kırım Derneği İstanbul Şubesi'nde geleneksel Cuma Konferansları çerçevesinde Türk dünyası müziği ustası Bünyamin Aksungur tarafından “Türk Dünyası’nın Ortak Müziği” konulu konferans verilecek.Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesinin 9 Kasım'da gerçekleştireceği geleneksel cuma konferansında, Türk Dünyası müziği ustası Bünyamin Aksungur, yeni çıkan “Canan Uykuda” adlı albümünün tanıtımı bağlamında“Türk Dünyası’nın Ortak Müziği” başlıklı konferans verecek.Türk dünyası müzikleri konusunda ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimler arasında yer alan Bünyamin Aksungur, gerek konserleri, gerekse konuyla ilgili verdiği konferanslar ve seminerlerle, Türk’ün bulunduğu bütün coğrafyaların müziklerini hem anlatıyor hem de yorumlayan yanıyla öne çıkıyor.Bünyamin Aksungur, Türklerin, çok geniş bir coğrafyada, çok farklı etkileşimlerle karşı karşıya kalmasına rağmen halen müzik dillerinin bozulmadığını dile getiriyor. Ayrıca, Türk müziğiyle ilgilendiği kadar dünya müziğiyle de ilgilenen Aksungur, Türk müziğinin değişik coğrafyalarda Türk topluluklarında ortak bir tınısı olduğu ifade ediyor. Nitekim bir demecinde bunu, “Belli tepkilerimiz ortak olduğu için bu benzerlikler ortaya çıkıyor. Bir milleti çökertmek için önce dilini yok etmek gerektiği bilinen bir gerçektir. Bir milletin müziğini yok etmek isterseniz, bir sesin yerini değiştirirsiniz ve bütün ahengi yok edersiniz. Türk dünyasında, birbirini görmeden, tanımadan enstrümanlarına aynı ismi veren halkları nasıl değerlendirebilirsiniz? Ya da yine aynı şekilde birbirini görmeden, tanımadan aynı türküleri söylüyor olmalarını… O yüzden, Türk milletinin asli özelliklerini iyi anlamak ve doğru öğrenmek için müzik tarihine de dikkatle eğilmek gerekiyor.” cümleleri ile belirtiyor.9 Kasım günü saat 19:30'da İstanbul Kırım Derneğinde gerçekleşecek olan konferansta bu görüşlerini ifade edecek olan Aksungur, ayrıca davetlilere bir de konser verecek. Konserin ardından, davetlilere sunulacak olan ikram sahipliğini “Sinan Baki” yapacaktır.BÜNYAMİN AKSUNGUR KİMDİR?1957'de Manisa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Manisa'da, liseyi Edirne Öğretmen Okulunda tamamladı. 1975'de ilköğretim öğretmeni olarak Iğdır'da göreve başladı. 1976'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümüne giren Bünyamin Aksungur burada gece öğrenimine devam ederken gündüzleri de ilkokul öğretmenliği yaptı. Fakülteyi bitirdikten sonra ilkokul öğretmenliğine devam eden Aksungur, 1986 yılında İstanbul Radyosu'na tayin edildi. Bir süre prodüktör (yapımcı) kadrosunda çalıştıktan sonra yapımcı-yönetmen olarak TRT İstanbul Televizyonu'na atandı. Asli görevinin yanı sıra TÜRKSES adlı müzik topluluğu kurarak Türk dünyası müzikleri hakkında konserler düzenleyen Bünyamin Aksungur, bir yandan da Türk dünyası müzikleri üzerine araştırmalar yaparak konferanslar vermektedir. Bünyamin Aksungur evli ve 3 çocuk babasıdır.Etkinlik Adresi: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi, Molla Gürani Mah. Akkoyunlu Sok. No.52 Çapa - İstanbul  Tel: 0212 534 92 31  Belgegeçer: 0212 635 2611 web: http://istanbulkirim.org/ e-mail: info@istanbulkirim.orgQHA

KGAÖ Devlet Başkanları Zirvesi Astana’da başladı

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Devlet Başkanları Zirvesi bugün başkent Astana’da toplandı.Bağımsızlık Sarayı’nda Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ev sahipliğinde gerçekleşen zirveye Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinya, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov,Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman katıldı.Bölgesel ve uluslararası güvenlik meselelerinin ele alınacağı zirvede başta KGAÖ’nün askeri potansiyeli olmak üzere 23 mesele ele alınacak. Toplantıya üye ülke Savunma Bakanları, Dışişleri Bakanları ve Güvenlik Konseyi Başkanları da katılıyor. Zirvede örgütün yeni genel sekreteri seçilecek ve 2025 Eylem Planı imzalanacak.Kazakistan zirve sonunda 2018-2019 yılı dönem başkanlığını Kırgızistan’a devredecek.Kazakistan.kz 

"Türkmenistan, Büyük İpek Yolu'nun Kalbi" adlı konferans Kastamonu'da düzenlendi

Kastamonu'da "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun Kalbi Konferansı" gerçekleştirildi. Konferansta Türk Dünyası'nda ekonomik ve ticari işbirliği meselesi ele alındı.Türkmenistan'da 2018 yılının "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun Kalbi Yılı" ilan edilmesi ve Kastamonu'nun "2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti" olması dolayısıyla Türkmenistan'ın Ankara Büyükelçiliği ile Kastamonu Üniversitesi iş birliğinde, Kastamonu Üniversitesi Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesi Konferans Salonu'nda, "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun Kalbi Konferansı" düzenlendi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre Türkmenistan'ın Ankara Büyükelçisi İşankuli Amanlıyev, "Büyük İpek Yolu, barışın tesis edilmesi, uluslararası ticaretin gelişmesi, halklar arasındaki münasebetlerin gelişmesi bakımından büyük önem arz etmektedir." dedi.Konferansta, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhammedov'un "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun Kalbi" adlı kitabının tanıtımı da yapıldı.Büyükelçi Amanlıyev, konferansta yaptığı konuşmada, Türkmenistan'da son yıllarda pek çok büyük gelişme sağlandığını söyledi. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov'un Türkmen halkının tarihi, kültürü, sanatı, sosyal ve ekonomik hayatı, geçmişi ile bugünü hakkında çok değerli eserler kazandırdığını anlatan Amanlıyev, "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun Kalbi" adlı kitabın da büyük öneme sahip olduğunu belirtti.Kastamonu, Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiKitabın büyükelçilikleri ile Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından Türkçe olarak da yayımlandığına işaret eden İşankuli Amanlıyev, "Türkmenistan Devlet Başkanı'nın bu kitabı, Türkmenlerin geçtiği tarihi yolu doğru şekilde değerlendirmeye, kendine has milli kültürel özelliklerini, gelenek göreneklerini, örf adetlerini, hayat sütunlarını tanımaya, dünyanın bilimsel, ekonomik ve kültürel gelişim sürecine yaptığı muazzam katkıyı derin şekilde idrak etmeye imkan sunmaktadır. Büyük İpek Yolu, barışın tesis edilmesi, uluslararası ticaretin gelişmesi, halklar arasındaki münasebetlerin gelişmesi bakımından büyük önem arz etmektedir." ifadesini kullandı.TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ FAALİYETLERİKastamonu Valisi Yaşar Karadeniz de Türk dünyasının büyük ve önemli bir coğrafya olduğuna dikkati çekti. Bu coğrafyanın kıymetinin bilinmesi gerektiğini dile getiren Karadeniz, şöyle devam etti:"Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulaması, tarih içerisinde uzun yıllar birbirinden ayrı kalmış ama gönlü, yüreği bir olan, aynı kan bağına sahip insanların kültürel ve daha duygusal olarak birbirlerine bağlanmalarını sağlayacaktır. Birbirlerini tanımalarını sağlayacaktır. Bizim 1 yıldır yaptığımız etkinliklerin de özü, amacı budur. Gerçekten de Türkmenistan'a, Kazakistan'a, Kırgızistan'a daha çok yakınlaştık. Azerbaycan'ı daha iyi tanıdık. Onlar da bize daha çok yaklaştı. Ülkemizde öğrencileri okutmamız da ayrı bir kaynaşma aracı."İpek Yolu'nun tarihi süreç içerisinde önemli bir güzergah olduğunu vurgulayan Vali Karadeniz, "Aslında 'ilk küresel ekonomik faaliyet' diyebileceğimiz güzergahın ifadesidir. Bu güzergah halen potansiyelini koruyor. Bu güzergahın yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi, hem bu güzergah üzerindeki ülkelerin güçlenmesini sağlayacak hem de yakınlaşmaya güç katacaktır. İpek Yolu'nun bir ayağında Çin, öbür ayağında Türk Cumhuriyetleri var. Türk Cumhuriyetlerinin her biri ne kadar güçlü olursa, Türk Dünyası da o kadar güçlü olacak." diye konuştu."İPEK YOLU SADECE ÇİN'İN KONTROLÜNDE OLMAMALI"Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın ise İpek Yolu'nun en önemli güzergahlarından birinin Türkmenistan olduğunu dile getirdi. İpek Yolu'nun yüzyıllarca ticaretin kalbi olduğunu vurgulayan Aydın, şunları söyledi:"İpek Yolu, milletlerarası kültür ve medeniyet alışverişine de vesile olmuştur. Bu manada İpek Yolu'nun fonksiyonu çok fazladır. Türk dünyasının daha fazla söz sahibi olacağı şekilde İpek Yolu'nun dizaynı bizim için çok mühimdir. Bugün sadece Çin'in kontrolünde bir İpek Yolu, başka milletlerin tercihi olamaz. Dolayısıyla Türkmenistan'ın İpek Yolu üzerindeki çalışmaları bizim için, Türk dünyası için, İslamiyet ve bütün dünya için önemlidir. Türkiye son zamanlarda, olmadığı kadar kendi coğrafyasına açılmıştır. Biz Asya, Afrika ve Avrupa projeksiyonu dahilinde olan bir millet ve devletiz. Türk dünyası kalbimizin merkezidir. Türk birliği, İslam birliği olmadan dünyanın huzur bulması mümkün değildir."TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov da Türkmenistan'ın TÜRKSOY'un kurucu ve en aktif üyeleri arasında bulunduğuna işaret ederek, Türk kültürüne hizmet eden eserlerin yayımlanması ve tanıtılmasının en fazla önem verdiği konular arasında yer aldığını dile getirdi.Kastamonu'da 3. Türkistan Kurultayı gerçekleştiriliyorBelediye Başkanı Tahsin Babaş, Türkmenistan Uluslararası İnsani Bilimler ve Kalkınma Üniversitesi Rektörü Esen Aydogdıyev, Türkmenistan-Türkiye Dostluk Derneği Başkanı Hüseyin Yücel ve Türk dili ve edebiyatı araştırmacısı Prof. Dr. Abdurrahman Güzel'in de katıldığı konferansta, Kastamonu Üniversitesinde öğrenim gören Türkmen öğrenciler de şiirler okudu, halk oyunları gösterileri sundu.QHA

Kazakistan Devlet Amblemi güncellendi

Kazakistan Devlet ambleminin güncellenmiş versiyonu tanıtıldı.Yatırım ve Kalkınma Bakanlığı Teknik Düzenleme ve Metroloji Komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre Gerb’te Kiril alfabesiyle(қазақстан) yazısı latin alfabesiyle QAZAQSTAN olarak değiştirildi.01 Kasım 2018 tarihinde yürürlüğe giren karar ile devlet ambleminde ulusal standartlara uygun değişiklik yapılması onaylandı.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in geçen yıl ekim ayında Latin alfabesine geçiş kararını imzalamasından sonra 2018 yılı itibariyle ilköğretimlerde yeni alfabe ile eğitime başlandı.Kazakistan.kz 

"Astana Hub" Uluslararası Teknoparkı faaliyette

Kazakistan'ın başkenti Astana'da kurulan teknopark resmen açıldı.Kazakistan'ın başkenti Astana'da, "Astana Hub" Uluslararası İnternet Teknolojileri (IT) Startup Projeleri Teknoparkı faaliyete başladı.Astana EXPO 2017 Uluslararası Enerji Fuarı alanında kurulan teknoparkın açılış törenine, Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Başbakan Bakıtcan Sagintayev ve bazı kabine üyelerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Nazarbayev, yaptığı konuşmada, teknoparkın faaliyetlerinin resmen başladığını duyurarak, vatandaşları yenilikçi teknolojilerin gelişmesine aktif bir şekilde katılmaya davet etti. Dijitalleşmenin ülkelerin rekabet gücünün geliştirilmesinde kilit faktörlerden biri haline geldiğine işaret eden Nazarbayev, "Kazakistan, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında elektronik devlet hizmetlerini uygulamaya başlayan ilk ülkedir." dedi. Halkın yüzde 75'inin elektronik sağlık karnesine sahip olduğunu belirten Nazarbayev, ülkedeki okulların yüzde 90'ına dijital eğitim kaynaklarının sağlandığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Nazarbayev, ekonomik alanda dijitalleşme teknolojilerinin uygulanmasına ilişkin kapsamlı çalışmaların yapılmakta olduğunu sözlerine ekledi.Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in talimatıyla EXPO 2017 fuar alanında oluşturulan Astana Hub Teknoparkı, ülke ekonomisini yüksek teknolojik projelerle desteklemeyi hedefliyor.TRT AVAZ 

Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan'daki izleri kitaplaştırıldı

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran ve Kafkas İslam Ordusu ismi verilen Osmanlı ordusunun, Azerbaycan'daki izleri kitap haline getirildi.Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliğinde, Bakü Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nesiman Yakuplu'nun hazırladığı "Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan'daki İzleri" kitabının tanıtımı yapıldı.Etkinliğe, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Azerbaycanlı milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.Büyükelçi Özoral, İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte yaptığı konuşmada, Bakü'nün Kafkas İslam Ordusu'nca 100 yıl önce kurtarılmasının Azerbaycan'ı bugünlere hazırlayan çok önemli bir olay olduğunu söyledi.Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan'ın bağımsızlığını pekiştirmesine büyük katkı sağladığını ifade eden Özoral, "Kafkas İslam Ordusu arkasında bir takım izler bırakarak buradan ayrıldı. O izler aradan geçen 100 yılda hiçbir zaman silinmedi çünkü Azerbaycan halkı o izleri kendinden bilerek korudu." dedi.Özoral, Azerbaycan'ın birçok bölgesinde Türk şehitliklerinin halk tarafından sahiplenilerek bugüne kadar varlığını koruduğunu sözlerine ekledi.Nesiman Yakuplu ise kitabında, Azerbaycan'ın farklı bölgelerindeki Türk şehitlikleri ve Kafkas İslam Ordusu asker ve subaylarının kaldığı yerlerle ilgili bilgilerin bulunduğunu belirtti.Kafkas İslam Ordusu asker ve subaylarını rahmet ve minnetle yad ettiklerini vurgulayan Yakuplu, "Onlar bizim devlet olmamıza destek verdi. Onlar olmasaydı biz devlet kuramazdık. Nuri Paşa'ya minnettarız. O Bakü'nün kurtarılması için büyük fedakarlıklar yaptı." şeklinde konuştu.Bakü Büyükelçiliğinin katkılarıyla basılan kitapta, Kafkas İslam Ordusu komutanı Nuri Paşa ve diğer subaylarla ilgili bilgiler, konakladıkları mekanlar, Türk şehitlikleri hakkında bilgi ve fotoğraflar ile şehitlerin listesi yer alıyor.Kafkas İslam Ordusu Kafkas İslam Ordusu, Osmanlı Devleti'nin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın talimatıyla kuruldu ve Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde savaştı.Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ve Dağıstan'ın Osmanlı'dan yardım talep etmesi üzerine Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'a doğru sefere çıktı. Kafkas İslam Ordusu'ndaki asker sayısı, Azerbaycan kolordusundan yapılan bin kişilik takviyeyle 12 bine ulaştı.Güzergahındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyen Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için bin 130 şehit verdi. Azerbaycan'ın Bakü, Şeki, Şamahı, Göyçay, Kürdemir, Neftçala ve Guba gibi birçok bölgesinde Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin anıt mezarları bulunuyor.TRT AVAZ 

Astana, Doğu Türkistan'da alıkonulan vatandaşları için Çin'e nota gönderdi

Kazakistan Dışişleri sözcüsü, Çin'in alıkoyduğu Kazakistan vatandaşları hakkında Çin büyükelçiliği ve yetkililerine bilgilendirme mesajı iletildiğini söyledi.Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Resmi Sözcüsü Aibek Smadijarov, Astana'nın, Doğu Türkistan’daki "eğitim kampları" konusunda Çin büyükelçiliğine bir nota gönderdiğini bildirdi.Kazak basınına yansıyan haberlere göre, bakanlık sözcüsü, ‘’Şu anda Çin’de kalan, haber alınamayan veya ülkelerine dönemeyen Kazak vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgileniyoruz’ dedi. Özellikle, Çin’in toplama kampına aldığı vatandaşların çocuklarının ortada kaldığı ve bununla ilgili, çocuklarla iletişime geçildiğini belirten Kazakistan Dışişleri Bakanlığı,''Çin’e bu konuda birkaç not gönderdik. Ayrıca isimleri de ilettik. Bazı çocuklar ebeveynlerine ne olduğunu bilmiyorlar. Yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımız, resmi kaynaklardan bizimle iletişime geçebilirler’’dedi.Ülkede, 2 Kasım günü aileleri Çin tarafından alıkoyulan 60 çocuk Almatı'da bir araya gelerek Kazak yetkililer ve uluslararası örgütlerden yardım istemişti. Bunun üzerine, harekete geçen Kazak yetkililer, Çin’e Kazak vatandaşların ülkelerine geri gönderilmesi için mesaj göndermişti. Ayrıca, Kazakistan'a taşınan Doğu Türkistan’ın farklı bölgelerinden vatandaşların da, Çin'deki ve uluslararası toplumdaki akrabalarının serbest bırakılmasını isteyen bir basın toplantısı düzenlediği biliniyordu.ÇİN’DEKİ KAZAK SORUNUÇin'in Doğu Türkistan bölgesinde Çinhay ve Hans kentlerinde yaşayan 1,5 milyondan fazla Kazak Türkünün, yerel yönetimin pasaport ve diğer resmi evrakı vermemesi nedeniyle yurt dışına çıkamadığı basına yansımıştı. Çin hükümetinin, ‘’Uygur Özerk Bölgesi’’nin bağımsızlığını elde etmek için 1997'de kurulan Doğu Türkistan Bağımsızlık Hareketi ile mücadele kapsamında Kazak kökenlilere yönelik baskılarını artırdığı biliniyordu.Kazakistan’da konuyla ilgili, daha önce de Çin karşıtı eylemler gerçekleştirildi. Doğu Türkistan bölgesinde Kazakistan’da akrabaları bulunan pek çok Uygur veya Kazak Türkü bulunuyor. Son dönemde, Çin’in artan baskıları ve toplama kamplarına alınan Doğu Türkistanlılar arasında Kazak vatandaşlarının da bulunması konu hakkında hassasiyeti artırdı.ASLEN DOĞU TÜRKİSTANLI OLAN ÖMÜRBEK BEKALİ, KAZAK VATANDAŞI OLDUĞU İÇİN SERBEST KALABİLDİGeçen hafta sonu, bu toplama kamplarında 8 ay tutulan Ömürbek Bekali, Ankara’da gerçekleşen ‘’Doğu Türkistan’da İnsan Hakları İhlalleri’’ paneline katılmış, ve yaşanan zulmün en canlı tanığı olarak şu ifadeleri kullanmıştı:"Ben bir turizmciyim. Bir Doğu Türkistanlıyım. Kazak vatandaşıyım. Dedemi görmek için gittiğim Şark-ı Türkistan’da 8 ay tutuklu kaldım. Kazakistan vatandaşı olduğum halde kamplara alındım. Orada Türk olmanız, Müslüman olmanız tutuklanmanız için yeterlidir. Ben bugün Şark-ı Türkistan’daki 30 milyon Uygur Türkünün durumunu, yaşadığı zulmü anlatmak için geldim, bunun için çok gururluyum.’’ Ankara'da ''Doğu Türkistan'da İnsan Hakları İhlalleri'' paneli gerçekleştirildiÖte yandan, Çin yönetimi, Doğu Türkistan’daki  “politik eğitim kampları”nın varlığını başlarda kabul etmiyorken, son zamanlarda kabul etmek zorunda kalmış, ancak  kamplarda her hangi bir baskının olduğunu hala kabul etmemektedir. QHA

Kazakistan'ın Tarihi Türkistan Kentine Turist İlgisi Artıyor

Kazakistan'ın Türkistan kenti, Türk Dünyası manevi lideri Hoca Ahmet Yesevi'nin Türbesi gibi kutsal ve tarihi yerleriyle turistlerin ilgisini çekiyor. Kenti ziyaret eden turist sayısı bu yıl 1 milyona ulaşırken, 2025'e kadar bu sayının 5 milyona çıkarılması hedefleniyor.Kazakistan'ın güneyinde tarihi kaynaklara göre 4. yüzyılda kurulan Türkistan, Hoca Ahmet Yesevi'nin doğduğu ve yaşadığı kent olarak biliniyor.Türkistan, UNESCO Dünya Mirası listesine alınan ve 14. yüzyılda Emir Timur tarafından inşa ettirilen Yesevi Türbesi gibi mimari yapıtlarıyla her yıl çok sayıda turisti ağırlıyor.Kenti ziyaret eden turist sayısı her geçen gün artarken, bu yılın 10 ayında bölgeyi ziyaret eden turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57,2 artışla 1 milyona ulaştı. 2025'e kadar turist sayısının 5 milyona çıkarılması hedefleniyor.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in haziran ayında Türkistan'ı eyalet merkezi olarak ilan etmesinin ardından kenti geliştirme planı çerçevesinde büyük yatırımlar yapılması bekleniyor.Kenti geliştirme planı, Hoca Ahmet Yesevi Türbesi etrafındaki 88 hektarlık alanda Hoca Ahmet Yesevi Müzesi, Türk Dünyası müzesi, Kazak Hanlığı Müzesi gibi kültürel tesislerin yanı sıra 5 yıldızlı oteller, eğlence merkezleri, spor salonları ve diğer sosyal ve kültürel tesislerinin yapılmasını öngörüyor.Kente 25 kilometre mesafede 100 milyon yolcu kapasiteli uluslararası havalimanının da yapılması bekleniyor.İlk aşamada kentin altyapı projeleri için 2 milyar dolarlık yatırım yapılması kararlaştırılırken, inşaat ve dijitalleşme çalışmalarında son teknolojilerin kullanılması öngörülüyor.Türk şirketlerinin de yerel şirketlerle ortaklaşa kente 100 milyon doların üzerinde yatırım yapması bekleniyor.www.kaztr.com 

Dursun Kuveloğlunun “Şahsənəm” romanı Azərbaycanda nəşr olunub

Türkiyəli tanınmış yazıçı Dursun Kuveloğlunun “Şahsənəm” romanı Atatürk Mərkəzi tərəfindən nəşr olunub. Əsər Osmanlı dövlətinin son dönəmlərindən başlayaraq (1990-1970-ci illərdə) erməni disporunun yaranması, ermənilərin türklərə qarşı törətdikləri saysız-hesabsız vəhşiliklərdən bəhs edir. Romanda 1915-ci il hadisələrində ailəsini itirən, yurdsuz-yuvasız qalan Şahsənəm adlı günahsız, qızcığazın uşaq yaşlarından qocalanadək sürdüyü ömür yolu təsvir olunub.Kitabın , ön sözün müəllifi Azərbaycanda ATATÜRK Mərkəzinin direktoru,  professor, akademik, Əməkdar elm xadimi, Milli Məclisin üzvü Nizami Cəfərov, redaktoru Azərbaycanda Atatürk Mərkəzinin Baş redaktoru, şair-publisist, jurnalist Dəyanət Osmanlı, məsləhətçisi Azərbaycan Yazıçılar Birliyinin gənclər üzrə katibi, “525-ci qəzet”in Baş redaktoru Rəşad Məcid, Türkiyə türkcəsindən çevirənlər isə Elmin Nuri və Cavid Qədirdir.http://ataturk.az/2018/11/06/613/

100. Yılında Sovyet İhtilali ve Türk Dünyası kitabı yayımlanmıştır.

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından 100. Yılında Sovyet İhtilali ve Türk Dünyası kitabı yayımlanmıştır. Kitap için lütfen tıklayınız.

Mevlüt Çavuşoğlu, Tokyo'da: Kırım, Karabağ ve Kıbrıs meselelerini dile getirdi

Dışişleri Bakanı Tokyo ziyaretinde, Türk dış politikası hakkında bir brifing verdi. Bölgesel ve küresel çatışmalarda Türkiye'nin rolüne dikkat çeken Çavuşoğlu'nun gündeminde Kırım, Karabağ ve Kıbrıs meselesi de vardı.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Japonya ziyaretinde önemli açıklamalarda bulundu. Başkent Tokyo'da Japon yetkililerle bir araya gelen Çavuşoğlu, Ertuğrul Fırkateyni felaketi (1890) ile başlayan dostluğun pek çok alanda işbirliği ve dayanışma halinde devam ettiğini vurguladı.2013'te stratejik ortaklık düzeyine çıkarılan ikili ilişkilerin daha yüksek seviyelere çıkması için iki ülkenin de iradesinin bulunduğunu hatırlatan  Çavuşoğlu, "Türk Dış Politikası ve Ortadoğu'daki Güncel Gelişmeler" başlıklı seminerinde, Kırım, Dağlık Karabağ ve Kıbrıs meselelerini  de değerlendirdi."BÖLGESEL VE KÜRESEL ÖRGÜTLER YAŞADIĞIMIZ SORUNLARI ÇÖZMEDE BAŞARISIZ OLMUŞTUR"Mevlüt Çavuşoğlu, Asya bölgesinin yükselişi ve küresel sorunlara karşı bölgesel ve küresel örgütlerin tutumu hakkında, "Tüm Asya bölgesinin özellikle Uzak Doğu bölgesinin küresel ölçekte yükselmeye devam etmekte olduğunu görüyoruz. Bazı uzmanların tespitine göre ekonominin gücü yılda 140 kilometre hızla Batı'dan Doğu'ya kayıyor. Biraz önce bazılarını tarif ettiğim sınamaların sorunları, herhangi bir kıtanın, herhangi bir ülkenin ya da bir bölgesel veya uluslararası örgütün tek başına çözemeyeceği açıktır. Bu konuda küresel iş birliği şarttır. Ancak, bugün Birleşmiş Milletler (BM) dahil bölgesel ve küresel örgütler karşı karşıya kaldığımız bu sorunları çözmede başarısız olmuştur." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin bir taraftan BM dahil küresel sistemin sorguya tabi tutulmasını savunduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, diğer taraftan bölge ve ötesindeki sorunların çözümü için yapıcı katkılar sunmaya çalıştığını dile getirdi. Çavuşoğlu, Orta Asya, Pakistan, Afganistan, Kafkasya Bölgesi, Azerbaycan, Türkmenistan, İran, Kazakistan, Gürcistan gibi bölge ve ülkelerle kurulan mekanizmalarla istikrara da katkı sağladıklarının altını çizdi. Bakan Çavuşoğlu, Balkanlar'ın da her zaman kırılgan olduğuna işaret ederek, bölgenin özellikle istikrarı ve kalkınması için güven artırıcı ve diğer ekonomik adımlarla destek olmaya çalıştıklarını anlattı.Soçi'de imzalanan İdlib Muhtırası ve İstanbul'da düzenlenen Fransa, Almanya, Rusya, Türkiye Zirvesi'nin bu çabalara iki örnek olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Güvenli bölgeler haline gelen Suriye topraklarına mültecilerin gönüllü dönmeleri için yoğun çaba sarf ediyoruz." diye konuştu."TÜRKİYE, SORUNLARIN BARIŞÇIL ÇABALARLA ÇÖZÜLMESİ İÇİN UĞRAŞIYOR"Çavuşoğlu, Türkiye’nin zor bir coğrafyada yer aldığını ve küresel ve bölgesel sorunlara barışçıl bir şekilde yaklaştıklarını ifade ettiği konuşmasında,  Türkiye’yi doğrudan ve dolaylı ilgilendiren küresel çatışma alanlarına değindi.Günümüzde Türkiye'nin etrafında bilinen çatışmaların, çok sayıda dondurulmuş ihtilafların bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Karabağ, Gürcistan'ın toprakları olan Osetya ve Abhazya, Kırım ve Kıbrıs meselelerinde halen çözüm bulunamadığını aktararak Türkiye'nin, bu sorunların barışçıl çabalarla çözülmesi için yoğun çaba sarf ettiğini kaydetti.JAPONYA’NIN İNSANİ YARDIM KONUSUNDAKİ HASSASİYETİJaponya'nın da kendi bölgesi dışında Türkiye'nin bölgesindeki sorunlara çözüm bulunması için, insani yardım konusundaki aktif bir çaba sarf etmesinden memnuniyet duyduklarını ifade eden Çavuşoğlu,"Japonya ile bu anlamda iş birliğimizi güçlendirmek istiyoruz." dedi.Ayrıca, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "İnsani yardımlarda da birinci sıradayız. Bununla da gurur duyuyoruz. Dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama dünyanın en cömert ülkesi olmaktan gurur duyuyoruz."cümlelerini ekledi.QHA

İlber Ortaylı köşe yazısında Çin’in toplama kamplarını anlattı

Hürriyet gazetesi yazarı İlber Ortaylı, Doğu Türkistan'daki Çin zulmünü köşesine taşıdı.Tarihçi yazar İlber Ortaylı, Doğu Türkistan'daki Çin zulmüne dikkat çektiği yazısında, "Bu bölgelerdeki nüfus bilgileri doğru değil. Çok yakın gelecekte imha hareketleri vukua gelirse haritanın nasıl değişeceği belirsiz" ifadelerini kullandı.Hürriyet gazetesi yazarı İlber Ortaylı, Doğu Türkistan'daki Çin zulmünü köşesine taşıdı."Çin’le barış ve kültür yılına giriyoruz. Bu gibi politikaların uygulandığı ve etnik bir grubun açıkça tahrip edilmesinin hedeflendiği bir ülkeyle hangi kültürel ilişki ve barış yılını birlikte kutlayacağız doğrusu çok merak edilir" diyen Ortaylı, bölgedeki zengin maden kaynakları için Uygur Türklerine büyük baskı yapıldığına dikkat çekti.İlber Ortaylı'nın "Kamplar... İşkence korkunç" başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:“Birleşmiş Milletler (BM) dünya nüfus hareketliliği haritasını elinde tutuyor. Bu sayede mevcut ülkelerin içindeki köyden şehre göçler gibi hareketlere müdahale etmenin dışında etnik göçleri veya göç zorlamalarını önlemeyi amaçlıyor. Tabii çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da BM mikrofonunun sesleri hakiki gücün çok üstünde. Teşkilat Afrika gibi karşılıklı katliamların (mukatelenin) görüldüğü, kiralık askerler vasıtasıyla Batı devletlerinin cirit attığı, kültürel ve etnik haritası değişiklikler gösteren Mali, Gine, daha önceleri Ruanda’da müdahaleyi doğrusu çok yapamadı, işler olacağına vardı. “GAZ-MADEN KAYNAĞI“Söz galiba daha çok birkaç ülkeye geçiyor ve ora hedefleniyor. Çin gibi büyük ve istediğini yapan, hele şimdi yeni bulunan gaz ve maden kaynaklarının dolu olduğu, adeta Mendeleyev cetvelinin bütün elemanlarının bulunduğu Sincan (Doğu Türkistan) gibi eyaletlerde bu baskıyı görmek mümkün. Bölgeye herkes giremiyor. Ancak BBC gibi çok kuvvetli yayın organlarının getirdiği bilgiler ve belgeseller korkunç. Geniş kitleler kamplara toplanıyor, işkence ve beyin yıkama metotları uygulanıyor. “ALAY EDER GİBİ“Çin’in açıklamaları çok sathi ve soranla alay edercesine üstü örtülü geçiliyor. Bu bölgelerdeki nüfus bilgileri doğru değil. Çok yakın gelecekte imha hareketleri vukua gelirse haritanın nasıl değişeceği belirsiz. Belirli olsa da BM gibi örgütlerin sözünü geçireceği şüpheli.Bazı nüfus gruplarının akıbeti meçhul. Bunların izlenmesinin ne faşist politikalara ne de emperyalist eğilimlere delil olmayacağı açık. Bu takip 21. yüzyılda insanlığın ve uluslararası demokratik normların işleyebilmesi için gereklidir.Çin’le barış ve kültür yılına giriyoruz. Bu gibi politikaların uygulandığı ve etnik bir grubun açıkça tahrip edilmesinin hedeflendiği bir ülkeyle hangi kültürel ilişki ve barış yılını birlikte kutlayacağız doğrusu çok merak edilir. Dünyada barış yılının kutlanması savaş yapanlar arasında görülür. Kültürel bağların yoğunlaştırıldığı yıllar ise ancak bunun layık olduğu ülkelerle yapılır. “KARDEŞ TOPLULUK“Çin tarihi ve dili bizim için önemli ama daha önemlisi varlık ve onurlarının korunması gereken kardeş akraba toplulukların bulunması keyfiyetidir. Doğrusu müzelerimizin gezdirileceği, değerli kültürel varlıkların sergileneceği yerlerin iyi tespit edilmesi gerekiyor.”İşte Doğu Türkistan'da tespit edilen 51 toplama kampı!RUSYA'YLA YAKINLIĞI BİLİNEN ODA TV YAZARI ÖNCAN İLBER ORTAYLI’YI YALANDIOdaTv yazarlarından Erkin Öncan Çin’de olanları görmemezlikten gelerek, ailesinden koparılan binlerce Uygur Türkünün çektiği acıları ve işkencelerin olmadığını söyledi. Ortaylı’nın yazdıklarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kırım Haber Ajansı daha önce Çin’deki toplama kamplarının yerlerinin haberini yaparak okurlarını konu hakkında bilgilendirmişti Ayrıca toplama kamplarında Uygur Türklerine yapılan işkenceler de bütün gerçekliğiyle gözler önüne sermişti. Erkin Öncan OdaTv'deki yazısını yazarken Uygur Türklerinin yaşadıklarından habersiz olduğunu ve konudan bir haber olduğunu itiraf etmiş oldu.QHA 

5. Nogay Türkleri Çalıştayı düzenlendi

Ankara merkezli faaliyet gösteren Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Haymana'da çalıştay düzenledi. Dernek yöneticileri, geçen yılın faaliyetlerini değerlendirdi, 2019 için atılacak adımlar planlandı.Kırım Tatarları ile Kırım Hanlığı topraklarında birlikte yaşayan ve 19. yüzyıl ortalarında Rusların topraklarını haksız bir şekilde işgal etmesi sonucu göçe zorlanan, göçle birlikte Türkiye’ye gelerek Kırım Tatarları ile ortak kaderi paylaşan Nogay Türkleri, 3 Kasım'da çalıştay düzenledi.Bu anlamda, Nogay Türklerinin kültür ve geleneklerini yaşatma amacıyla 1998 yılında kurulan Ankara merkezli Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile 2017’de kurulan Nogay Türkleri Gençlik ve Spor Derneği, ‘Nogay Türkleri 5. Çalıştayı’nı gerçekleştirdi. Ankara Haymana Grannos Termal Otel’deki tertibe her iki derneğin de yönetici ve aileleri katıldı.2018 yılı değerlendirmesi ve 2019 yılı faaliyet programının birlikte değerlendirildiği Çalıştayda, gelecek yıl için çalışma takvimi ve faaliyet çerçevesi çizildi. Bununla ilgili olarak yetkililer, kendi görevlerine sevk edildi.NOGAY TÜRKLERİ, ''SABANTOY'' DÜZENLEYECEKAyrıca Nogay Türkleri, 2019 yılı için Anakara Şereflikoçhisar Akin köyünde "Sabantoy" programı düzenleme kararı aldı. Çalışmalar şimdiden başladı. Sabantoy, Kırım Tatarlarının da büyük bir coşkuyla kutladığı baharın gelişini müjdeleyen ve bir bayram havasıyla kutlanılan şölen olarak biliniyor.Öte yandan, Nogay Türklerinin, her yıl Norveç’ten Dağıstan’a kadar dünya Nogaylarını bir araya getirdiği, uluslararası çapta düzenlenen futbol turnuvasının 2019’da, Ankara’da gerçekleşeceği bildirildi.   QHA

Atatürk, Türkmenistan'da anılacak

Türkiye Cumhuriyeti Aşgabat büyükelçiliği, Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği gün olan 10 Kasım günü ülkede bir anma töreni düzenleyecek.Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Türk milletine kazandırdığı bağımsızlıkla pek çok dünya milletine örnek olan Mustafa Kemal Atatürk, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta anılacak.Türkiye Cumhuriyeti Aşkabat Büyükelçiliği tarafından edinilen bilgiye göre Büyükelçilik, vefatının 80. yıldönümünde Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak için 10 Kasım 2018 Cumartesi günü saat 09:00’da Atatürk Parkında bir tören düzenleyecek. Törende, Türkiye ve Türkmenistan’ın milli marşlarının çalınması, Atatürk Anıtına çelenk konulması, bir dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılması öngörülüyor.Büyükelçilikten yayımlanan duyuruda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü yad etmek üzere, bu sene de Türkmenistan’daki Türk toplumunu temsil edenlerin geniş katılımının beklendiği belirtildi.QHA

Azerbaycan'da terör operasyonu: 2 terörist öldürüldü

Azerbaycan'ın Gence şehrinde 2 terörist, emniyet güçleri ile girdikleri çatışma sonucunda ölü olarak ele geçirildi.Azerbaycan'ın ikinci büyük kenti Gence'de yapılan bir operasyonda 2 terörist öldürüldü.Anadolu Ajansı'nın haberine göre Azerbaycan Devlet Güvenlik Servisi'nden yapılan açıklamada, Gence'de ikamet eden 2 şahsın terör eylemi planladıkları yönünde bir istihbaratın alınması üzerine güvenlik güçlerinin operasyon düzenlediği öğrenildi. Açıklamada, radikal bir örgüte üye oldukları belirtilen 2 kişinin bulunduğu otomobilin durdurulduğu ancak araçtaki kişilerin güvenlik güçlerine ateş açtığı aktarıldı. Güvenlik güçlerinin karşı ateş açması sonucu zanlıların ölü olarak ele geçirildiği bildirildi.Olay mahallinde Kalaşnikof marka tüfek, F1 el bombası ile araçta patlayıcı maddeler bulundu. Konuyla ilgili soruşturma açıldığı kaydedildi.QHA

Bakanlar Kurulu toplandı: 1.Hazar Ekonomi Forumu’na hazırlıklar başladı

Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbanguli Berdimuhamedov başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu’nda ülkenin iç ve dış gündemine ilişkin konular ele alındı.Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Raşid Meredov, 12 Ağustos’ta Kazakistan’da gerçekleştirilen Hazar Denizi’ne kıyısı bulunan ülke Devlet Başkanları Zirvesi’nde alınan kararlar kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirdi. Zirvede mutabık kalınan ortak bildiride Türkmenistan Devlet Başkanı’nın girişimiyle 6.Hazar Zirvesi ve 2019 yılında 1.Hazar Ekonomi Forumu’nun yapılması kararlaştırılmıştı.Bu bağlamda hükümet düzeyinde organizasyon komitesi kuruldu. Bu komite, Türkmenistan’da söz konusu üst düzey toplantıların yapılmasını sağlayacak ve zirvede imzalanan projelerin taslağını hazırlayacak.Bunun yanı sıra Türkmenistan Devlet Başkanlığı’na bağlı Hazar Denizi ile ilgili Devlet Kurumu’nun bünyesinde Hazar Denizi Enstitüsü kuruluyor. Bu kurum Hazar’a yönelik analiz çalışmaları ve bilimsel araştırmalar yapacak, uluslararası ve ulusal belgeler hazırlayacak.ULUSLARARASI EĞİTİM VE SPOR FUARIBakanlar Kurulu’nda 13-14 Kasım tarihlerinde Uluslararası Eğitim ve Spor Fuarının yapılacağı kaydedildi. Fuara dünyanın 30 ülkesinden spor ve eğitim alanında faaliyet gösteren şirketlerin katılması bekleniyor. Ayrıca, Türkmenistan’ın bu alandaki kurumları stand açacak.TÜRKMENİSTAN-AZERBAYCAN TRANSİT VE ULAŞTIRMA İŞBİRLİĞİ HÜKÜMETLERARASI KOMİSYONUBakanlar Kurulu’nda Türkmenistan heyetinin Azerbaycan ziyareti değerlendirildi. Bu ziyarette öncelikle ulaştırma ve transit taşımacılık alanındaki işbirliği ele alındı. Bu bağlamda, Türkmenistan-Azerbaycan Transit ve Ulaştırma İşbirliği Hükümetler arası Komisyonunun kurulması teklif edildi. Afganistan-Türkmenistan-Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye (Lapis Lazuli) Transit Taşımacılık Koridoru projesi ele alındı. Bunun yanı sıra ulaştırma alanındaki işbirliğinin arttırılması, lojistik sistemin kurulması yönünde görüşmeler yapıldı.http://www.atavatan-turkmenistan.com/

AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları Azerbaycan'da

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eşbaşkanları, Dağlık Karabağ sorununun çözüm süreci kapsamında geldikleri Azerbaycan'da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi.Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, eşbaşkanlar Rus İgor Popov, Fransız Stephane Visconti, Amerikalı Andrew Schofer ve AGİT Özel Temsilcisi Andrzej Kasprzyk, Aliyev'le görüştü. Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov'un da hazır bulunduğu toplantıda, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışma ve Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin müzakerelerin mevcut durumu ve beklentiler ele alındı.Eşbaşkanlar, 29 Ekim'de de Ermenistan'da temaslarda bulunmuştu.- AGİT Minsk Grubu Minsk Grubu, Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı ve Dağlık Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla 1992'de kuruldu. Eşbaşkanlığını Rusya, Fransa ve ABD'nin yürüttüğü AGİT Minsk Grubu, 26 yıl boyunca birçok girişimde bulunmasına rağmen Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut neticeler elde edemedi.TRT AVAZ 

Özbekistan'da Türkçe dil eğitimi kursu açıldı

Taşkent Büyükelçiğine bağlı Taşkent Türk Lisesi bünyesinde Türkçe kursu faaliyete başladı.Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Türkçe kursu açıldı.İlk etapta 25 Özbek öğrencinin Türkçe öğrendiği kursun ilk Türkçe dersini Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen verdi.Daha önce Almanya'da da Türkçe dersi verdiğini anlatan Şen, ders vermeyi çok sevdiğini ve bu nedenle kurstaki ilk dersi vermeyi kendisinin teklif ettiğini söyledi. Şen, 2 yıl önce geldiği ülkede kısa sürede Özbekçe öğrendiğini, aynı kökten gelen Özbek ve Türk dillerinin birbirine çok yakın olduğunu belirterek, "Bir yabancı 1-1,5 yılda Türkçe öğreniyorsa, bir Özbek en fazla 3-4 ayda Türkçe öğrenebilir. Sizler, Türkçe dil merkezinin ilk öğrencilerisiniz." dedi.Türkçe eğitim kursunda Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından hazırlanan Türkçe kitapların okutulacağını dile getiren Şen, Özbekistan'da YEE merkezi açmayı istediklerini belirtti.Büyükelçi Şen, daha sonra Özbek öğrencilere kitap, defter ve kalem hediye etti.QHA

Türk dünyasında yatırım kolaylığı sıralaması: Azerbaycan önde

Dünya Bankası'nın yayımladığı yatırım kolaylığı listesinde Azerbaycan ve Kazakistan ilk 30 ülke içerisinde yer aldı.Ülkelerin yatırım kolaylıklarına göre sıralandığı bir liste Dünya Bankası (The World Bank) tarafından yayımlandı.Dünya Bankası'nın 190 ülkelik listesinde Türk Dünyası ülkelerinin sıralamaları şu şekilde açıklandı:25. Azerbaycan28. Kazakistan43. Türkiye70. Kırgızistan76. ÖzbekistanTürkmenistan listeye dahil edilmedi. Türk ülkeleri dışında Ukrayna ise bu listede 71. sırada yer aldı.QHA

Kazakistan’da Latin alfabesi ile gazete çıkacak

Kazakistan'da, Latin alfabesi ile yayın yapacak yeni Dil-Hazine (Til-Qazyna) gazetesinin tanıtımı yapıldı.Kazakistan Kültür ve Spor Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakanlığın "Dil-Hazine" Milli Bilimsel Merkezi ile ortaklaşa çıkaracağı gazetenin tanıtım törenine, Kazakistan Kültür ve Spor Bakanı Arıstanbek Muhamediulı, milletvekilleri, yazarlar ve uzmanların yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.Muhamediulı, burada yaptığı konuşmada, 90 yıl sonra Kazakistan'ın yine Latin alfabesi ile gazete çıkartmaya başladığına dikkati çekerek, "Bu tarih, Kazakistanlılar için önemli bir tarihtir. Gazete, toplumda önemli yeri kazanacak ve sadece haberleri değil, aynı zamanda Latin alfabesi ile okumayı ve yazmayı öğrenme imkanı sağlayacaktır." dedi. Til-Qazyna gazetesi, Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in Latin alfabesine geçme hedefinin uygulanması çerçevesinde ayda 2 kere çıkacak. Gazete ayrıca Latin harflerinin kullanıldığı yeni Kazak alfabesinin tanıtılmasını, alfabenin öğretilmesine bilimsel ve metodik destek verilmesini, geniş kitle için yararlı bilgilerin yayımlanmasını hedefliyor.Nazarbayev, geçen yıl nisanda ülkesinin 2025 yılına kadar tamamen Latin alfabesine geçmesi gerektiğini belirtmişti. Nazarbayev, aynı yılın ekim ayında Latin harflerinin ve kesme işaretinin kullanıldığı yeni 32 harfli Kazak alfabesini onaylamış ancak şubat ayında kesme işaretinin çıkarıldığı Kazak alfabesinin yeni versiyonunu kabul etmişti.Kazakistan, 1929'dan 1940'a kadar Latin alfabesini kullanmış, daha sonra Kiril alfabesine geçmişti. Latin alfabesine dönme kararı alan ülkede, bu yıldan itibaren ders kitaplarının yeni alfabeyle basılması ve dil değişimine ilişkin tüm resmi sürecin 2025 yılına kadar tamamlanması planlanıyor.TRT AVAZ 

BM Güvenlik Konseyi: Guterres'in Kıbrıs raporu hayal kırıklığı

BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs raporu, BMGK'deki bazı üye ülkeleri hayal kırklığına uğratırken, konseyin açıklaması da Guterres'in "yaratıcı fikirler" çağrısını göz ardı etmiş oldu.Birleşmiş Miletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs raporu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki (BMGK) bazı üye ülkeleri "hayal kırklığına" uğratırken, konseyin ''BM kararları ile uyumlu, iki toplumlu, iki bölgeli ve müzakere edilmiş kapsamlı bir çözüm'' açıklaması da Guterres'in ''yeni fikirler'' çağrısını göz ardı etmiş oldu.BMGK, Guterres'in 15 Ekim'de sunduğu Kıbrıs raporunu dün kapalı kapılar ardında görüştü. Görüşmenin ardından konsey, raporu memnuniyetle karşılasa da rapor aslında bazı üye ülkeleri memnun etmedi. Anadolu Ajansı muhabirin görüşmeye katılan diplomatlardan edindiği bilgiye göre konseyin bazı ülkeleri raporun "yarattığı hayal kırıklığını"dillendirdi.Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un Kıbrıs raporunun "hayal kırıklığına neden olduğu" görüşünün bazı ülkelerce paylaşıldığını belirten diplomatik kaynaklar,"raporun müzakerelerin yeniden başlatılmasına dair bir perspektifi içermediği" yorumlarının yapıldığını ifade etti."SİYASİ SÜRECE DAİR SOMUT ADIMLAR YOK"Konseyin geçici üyelerinden Hollanda'nın BM Daimi Temsilcisi Karel van Oosterom bu ''hayal kırıklığını'' konseydeki kapalı oturum öncesi gazetecilere yaptığı Crans Montana'dan sonraki dönemde "siyasi süreci ilerletmeye yönelik bir adım atılmadığı" yönündeki açıklamasıyla açıkça ve yüksek sesle dillendirmişti.BMGK'nin "BM kararları ile uyumlu, iki toplumlu, iki bölgeli ve müzakere edilmiş kapsamlı bir çözümün''önemine vurgu yapan ortak açıklaması ise Guterres'in raporundaki ''yeni fikirler'' önerisini gözardı etmiş oldu. BM Genel Sekreteri Guterres, 15 Ekim'de BMGK'ye sunduğu Kıbrıs raporunda, "Ada'da iki toplum arasında kapsamlı çözüm umutlarının hala canlı olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulunmuş ve ''yeni bir çabadan sonuç alınabilmesi için yeni fikirlere ihtiyaç duyulabileceği" önerisini getirmişti.BMGK ayrıca taraflara Genel Sekreter Guterres'in raporundaki öneriler doğrultusunda ''yapıcı, açık ve yaratıcı bir çalışma içine girmeleri" çağrısı yaparak, ortak açıklamada gerek ''mümkün olan en kısa sürede'' gerekse ''gecikmeksizin'' ifadelerinin vurgulanmasıyla da sürecin artık daha fazla uzatılmamasının gerektiğine dikkati çekti.GÜVEN PROBLEMİBM, Kıbrıs özel danışmanı Lute'un Ada'da taraflarla yürüttüğü istişareler ve sonrasında ortaya çıkan rapor ile ''taraflar arasındaki güven sorununun da bu aşamada en büyük engel'' sonucuna da vardı.Kıbrıs raporu hakkında BMGK'yi bilgilendiren BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo'nun konseye ''taraflar arasındaki güven sorununun bu aşamada en büyük engel' olduğu'' yönünde bir değerlendirme yaptığını belirten kaynaklar, DiCarlo'nun konseyle Lute'un çalışmarının devam edeceği bilgisini de paylaştığını söyledi.BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BMGK'ye sunduğu Kıbrıs raporunda, Guterres, Ada'da kapsamlı çözüm umutlarının hala canlı olduğunu vurgulamıştı. Sonuç vermeyen ve sonu olmayan bir sürecin geride kaldığını, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün sürdürülemeyeceğine dair yaygın bir anlayış olduğunu kaydeden Guterres, "Kıbrıslıların sadece net bir ufukta başarılabilecek kalıcı bir barışın getirebileceği ortak bir geleceği hak ettiğine inanıyorum." ifadesini kullanmıştı.GUTERRES: YENİ FİKİRLERE İHTİYACIMIZ VARAda'da çözümün gelecekte her Kıbrıslının koşullarını iyileştireceğine değinen Guterres, taraflar beklentilerinden daha azını kabul etse de çözümün büyüme, refah ve geleceğe dönük güven fırsatları sunacağına işaret etmişti.İki tarafın da müzakere konusundaki istekliliği göz önünde bulundurularak "bundan sonraki sürece aciliyet duygusuyla iyi bir şekilde hazırlanılması" gerektiğini belirten Guterres, yeni bir çabadan sonuç alınabilmesi için "yeni fikirlere ihtiyaç duyulabileceği" yorumunu yapmıştı.Guterres, müzakereler başlamadan önce kilit konularda gerçek bir yakınlaşma sağlanıp sağlanmadığını ve tarafların kendi öngörebileceği ortak bir geleceğe yönelik çözüm için yeni öneriler getirmede istekliliğini ölçmek için Lute'tan Ada'ya giderek istişarelerini sürdürmesini isteyeceğini aktarmıştı.Ayrıca Guterres raporunda, tam teşekküllü müzakerelere yeniden başlamadan önce taraflardan başlangıç noktası konusunda anlaşmalarını istemişti.QHA

Tuva'da gizemli bir Türk adası: ‘’Por-Bayın’’

Uygur Kağanı Bayançur Han'ın yaptırdığına dair işaretler bulunan Por Bayın adası, bugün Tuva Özerk Cumhuriyeti'nin sınırları içerisinde. ''Türk adası''nın gizemi, 130 yıldır çözülemedi.Bugün Rusya Federasyonu içerisinde bulunan Tuva Özerk Cumhuriyeti'nde, Tere Gölü'nün barındırdığı ada üzerinde 1250 yıllık Por-Bajın(Por-Bayın) şehrinin kalıntıları bulunuyor.Bölgede, büyük çoğunluğu Şamanist olan Tuva Türkleri yaşamakta. Por-Bayın, Tuva Türkçesinde ‘’toprak veya kil ev’’ anlamına geliyor. Moğolistan sınırında bulunan antik şehir , Sayan Dağları ile Altay Dağları arasında Güney Sibirya adı verilen bölgede yer alıyor.1891 yılında keşfedilen ve o günden bu yana gizemini koruyan Por Bayın, tarihçilerce ‘’Türk adası’’ olarak biliniyor. Zira bölgede bulunan kalıntılar Uygur Kağanlığı’nı işaret etmekte. Adanın ismindeki ‘’Bay’’ kökünün de, ‘’Bayındırlık(medeniyet)’’ anlamında kullanıldığı biliniyor.M.S. 750 yılında kurulduğu tahmin edilen şehir, Uygur Kağanı Bayançur(Moyençur) Han tarafından kurulmuş. Bayançur Han, şehri kurma nedenini Selenge Yazıtları’nda ‘’Sonbahar geldiğinde ordumu büyütmek için kurdum’’ şeklinde tarif etmiş.İlk etapta bakıldığında dörtgen bir ada şeklinde olan tarihi kalıntılar, aslında labirent şeklinde yapılmış. Yapının neden bu şekilde kurgulandığı veya ne amaçla kullanıldığı halen gizemini koruyor.Por-Bayın antik kenti, erken dönem Türk ve Asya kültürüne dair önemli bilgiler verebilecek bir yapıt. Bu özelliği ile, başta Prof.Dr.Ahmet Taşağıl gibi Türk tarihçileri olmak üzere arkeologlar ve diğer bilim insanlarının da ilgisini çekmekte.QHA

Kırgızistan'da 22 yılı kapsayan "2018-2040 Kırgızistan Cumhuriyeti Ulusal Kalkınma Stratejisi" onaylandı

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, "2018-2040 Kırgızistan Cumhuriyeti Ulusal Kalkınma Stratejisi' olarak adlandırılan kararnameyi onayladı.Ceenbekov, ülkenin kalkınma ortaklarını oluşturan diplomatlar ve uluslararası kurum ve kuruluşlarıyla bir araya geldiği toplantıda, kısa ve orta vadeli kalkınma eylem planını içeren 2018-2040 Kırgızistan Cumhuriyeti Ulusal Kalkınma Stratejisi'ni onayladığını açıkladı.Stratejinin ülkenin geleceği konusunda halkın ulusal birliğini yansıttığını vurgulayan Ceenbekov, "Strateji kabul edildi. Uygulamasına başlamanın zamanı geldi. Şimdi gerekli personel, yasal, mali, yönetim sorunları çözüme kavuşturulmalıdır. Stratejinin uygulanması için mali desteğe ihtiyaç vardır. Kırgızistan'ın kalkınma ortaklarına bu stratejinin hazırlanmasında verdiği destek ve öneriden dolayı teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.Toplantıda, kısa vadeli eylem planında yargı ve ekonomi alanında yapılacaklar hakkında da bilgi veren Ceenbekov, şunları söyledi:"Yargı sisteminde vatandaşların ve işletmelerin güvenini artırmak için, 2023 yılına kadar, mahkemelerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tam olarak uygulanacak. Yargıçların kararlarını tarafsız kılacak ve hükümetin yargı organına olan güvenini artıracak olan mahkeme duruşmalarının canlı yayınları başlatılacak. Bu yargı reformunun başarısı, sıradan vatandaşların, iş dünyasının ve ekonominin yanı sıra tüm ülkenin gelişimine etki edecektir."Ceenbekov, 5 yıllık ekonomi eylem planında ise enerji, imalat, madencilik, hafif sanayi, tarım ve tarımsal ürünlerin işlenmesi ve turizm sektörlerin kilit önceliklerinden olacağını belirtti.Halkın refahı ve ekonominin modernizasyonuna yönelik çabaların önemine işaret eden Ceenbekov, "Karar verdiğimiz stratejiyi istikrarlı bir şekilde sürdürmeyi, iç büyüme potansiyelini teşvik etmeyi ve dış kaynakları kullanmayı istiyoruz." diye konuştu.Stratejide yer alan projelerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için kalkınma ortaklarından gelen yardımları ayrı bir yapısal birim oluşturarak kullanmak istediklerini ifade eden Ceenbekov, gelecek yılın başında bağış toplantısının yapılmasını hedeflediklerini kaydetti.TRT AVAZ 

Kazakistan ve Rusya yatırım işbirliğini genişletmek istiyor

Başbakan Bahıtjan Sagintayev, Astana’ya resmi ziyaretle gelen Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev ile bir araya geldi.Hükümet Evi’nde gerçekleşen ikili görüşmenin ardından başbakanlar heyetler arası görüşmeye başkanlık etti.Toplantıda ticaret, yatırım ve entegrasyon başta olmak üzere yakıt, enerji, ulaşım ve teknolojik alanlarda ikili ve çok taraflı işbirliği imkanlarının genişletilmesi konusunda anlaşan taraflar ayrıca askeri endüstriyel ve yüksek teknolojik projelerde mevcut ve gelecekteki işbirliği ile  ve Baykonur Uzay Üssü’nün durumu görüşüldü.Kazakistan ve Rusya ilişkilerinin en üst seviyede olduğuna dikkat çeken Sagintayev, bunun en önemli sebebinin ise iki ülke liderlerinin sürekli iletişim ve diyalog içinde olmasına bağladı. Medevedev’in ziyaretini iki ülke ilişkilerinin ve işbirliğinin gelişmesine ivme katacağını kaydeden Sagintayev, görüşmede ayrıca çözüm bekleyen sorunlarında giderilmesinde etkili olacağını vurguladı.Stratejik ortak iki ülkenin karşılıklı diyalogu sayesinde ticaretin arttığına dikkat çeken Medvedev, Hükümetlerarası İşbirliği Komisyonu çerçevesinde aktif işbirliğinin devam edeceğini kaydetti.Yeni ulaşım koridorları ve transit hatlar sayesinde Çin-Kazakistan-Avrupa istikametinde Avrasya transit koridorunun ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı konusunda hem fikir olan taraflar,  bu hattın ekonomik büyümenin yanında yatırım ve bölgesel kalkınma adına da yeni fırsatlar doğuracağı belirtildi.-Baykonur’a yatırım yapılacakToplantıda iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önceliklerinden biri olan uzay faaliyetleri alanındaki işbirliğine dikkat çekildi. Bu anlamda Baykonur şehrine uzun vadeli kalkınma programının yapılmasının ele alındığı görüşmede ikili anlaşmalara dayanarak kentin alt yapısının modernizasyonuna başlandığı kaydedildi.Ayrıca Kazakistan-Rusya XV Bölgeler Arası İşbirliği Forumu’nun Petropavlosk’ta yapılmasının ikili turizmin kalkınmasına büyük katkı sağlayacağı vurgulandı. Kazakistan-Rusya ticaret hacmi Ocak-Ağustos 2018 verilerine göre geçen yıla nazaran yüzde 8.3 artarak 11.3 milyar dolar olarak gerçekleşti.Kazakistan.kz 

TÜRKİYE MEZUNLARI AZERBAYCAN'DA BULUŞUYOR!

Türkiye'deki üniversitelerde eğitim almış mezunlar 14 Kasım 2018 tarihinde Bakü'de bir araya gelecek! Adres: Fairmont Baku, 1A, Mehdi Hüseyn Caddesi, Bakü 1006, AzerbaycanTarih: 14 Kasım/ November 2018Saat: 19:30Önemli Not: Salon kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle kokteyle 7 Kasım 2018 tarihine kadar etkinlik sayfasından kayıt yaptıran mezunlar kabul edilecektir. Katılım için etkinlik sayfasında yer alan KATILMAK İSTİYORUM butonuna tıklayarak kayıt talebinizi oluşturabilirsiniz. 

TİKA'dan "10. Uluslararası Dünya Dili Türkçe" sempozyumu

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) katkılarıyla Eskişehir’de "10. Uluslararası Dünya Dili Türkçe" sempozyumu yapıldı.TİKA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ile Türk Dil Kurumunun (TDK) iş birliğinde yapılan sempozyumun açılışında konuşan ESOGÜ Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Müdürü Prof. Dr. Ferruh Ağca, 3 gün boyunca 58 oturumda toplam 240 bildirinin sunulduğunu belirtti."Dünya dili Türkçe" tabirinin Türk dili konuşanlar ve Türk dili araştırmacıları için bir hayal ya da iddia olmadığını vurgulayan Ağca, Türkçenin her bakımdan dünyanın en büyük dillerinden biri olduğunu ifade etti.2018'in Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından "Atabetü’l Hakayık Yılı" ilan edildiğini anımsatan Ağca, sempozyuma bu eserle ilgili oturumlar ilave ettiklerini bildirdi.UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Atabetü'l Hakayık eserinin UNESCO'nun 39. Genel Konferansı'nda anma ve kutlama yıl dönümleri arasına dahil edildiğini anımsatarak, ESOGÜ'nün bu sempozyumu yapmasından duyduğu memnuniyeti belirtti.TDK Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin de dünya dili olma yolundaki Türkçenin Orhun Anıtları gibi çok eski edebi eserlere sahip olduğuna işaret etti.Gülsevin, tüm dünyada Türkçe öğrenmeye yönelik büyük talep olduğuna dikkati çekerek, yabancı dillere geçmiş 12 bin Türkçe kelimenin varlığına işaret etti.Kaynak: AA

Kazakistan ve Kırgızistan'dan stratejik ortaklığı güçlendirme sözü

Kazakistan ve Kırgızistan'ın dışişleri makamları Astana'da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arası stratejik işbirliğini güçlendirme sözü alındı.Kazakistan’ın Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Cengiz Aydarbekov ile Astana’da bir araya geldi. Yeni atanan Kırgızistan Dışişleri Bakanı Aydarbekov da ilk çalışma ziyaretini Astana'ya yaptı.Taraflar görüşmede siyasi, ticari ve ekonomik ilişkiler başta olmak üzere yatırım, bölgesel işbirliği, sınır meseleleri, su ve enerji meselelerini ele aldı. Bakanlar, iki ülke cumhurbaşkanlarının imzaladıkları anlaşmaların hayata geçirilmesi ve stratejik ortaklığın daha da güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını bildirdi.Kazak ve Kırgız diplomatlar, ortak amacın bölgede istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler, Şanghay İşbirliği Örgütü, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü, Avrasya Ekonomik Birliği, Asya'da İşbirliği gibi çok taraflı mutabakatlardaki ortak tutumlar yinelenirken, iki ülkenin özellikle Türk Dili Konuşan Ülkelerin İşbirliği Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatındaki işbirliği halinin devamlılığına  vurgu yapıldı.2018 yılının ilk yedi ayı verilerine göre iki ülke arasında ticaret hacmi yüzde 18 artarak 486 milyon dolara ulaştı.QHA

Akıncı: “Bir ortaklık devletinin kurulabilmesinin temeli karşılıklı güvendir”

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federasyon iddialarını değerlendirdi. Olası bir ortaklıkta, ortaklaşa alınacak kararlara iki tarafın da eşit katılımının esas olması gerektiğini vurguladı.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Aplıç Kapısı’nın açılacağına işaret ederek, kapının açılması için bölge halkının 2004 yılından bu yana büyük emek ve mücadele verdiğini, son üç yıldır da kararlı bir şekilde kendilerinin uğraştığını anlattı.Cumhurbaşkanı Akıncı, Derinya ve Aplıç kapılarının açılmasıyla ilgili sürecin hem geç hem de zor olduğunu ama sonunda olduğunu söyledi. Akıncı, kapılarla birlikte üç yıl önce cep telefonlarının her iki tarafta da çalışılabilir olması için karar aldıklarını anımsatarak, bu konuda Türk tarafının teknik olarak hazır olmasına rağmen ilerleme sağlanamadığını, bu çağda bu durumun kabul edilebilir olmadığını söyledi.Telefonlar konusunda geçmişte yasal engellerin çıkarıldığını, son görüşmeden önce BM’nin (Birleşmiş Milletler) bu konuda temaslarının olduğunu ve “artık bu konuda engellerin olmayabileceği” mesajının geldiğini, Rum lider Anastasiadis ile görüşmesinde bu konunun da gündeme geldiği bilgisini paylaştı. Cumhurbaşkanı Akıncı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:KKTC CUMHURBAŞKANI AKINCI'NIN SON KIBRIS GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRMESİ“Üzerinde uzlaşma olabileceği söylenen formüllerde, bu işin olabileceği söylenmeye başlandı. Biz zaten buna hazırdık. Dolayısıyla, eğer bu engel Rum tarafında kalkmışsa bu konu da önümüzdeki günlerde gerçekleşebilir diye düşünüyorum, ama ihtiyatlı konuşuyorum. Çünkü, nasıl bir gelişme olacağını şimdiden söyleyemem. Bu gelişmeyi de takip edeceğiz, olması için de var gücümüzle uğraşacağız.”“Bir gevşek federasyon lafıdır gidiyor” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, bunu, görüşmesinde Anastasiadis’le konuştuğunu, Rum liderin, “Benim söylediğim ‘gevşek federasyon’ değil, merkezdeki yetkilerin kanatlara daha fazla aktarılmasıdır” dediğini aktararak, şöyle devam etti:“Bana sorarsanız aynı şey. Farklı bir şey yoktur, sadece ismen farklılık. Ama, nedir hangi yetkilerdir bunlar diye konuştuğumuzda henüz hazırlıklı bir şekilde gelinmediği ortaya çıktı. Yani, Sayın Anastasiadis bana somut olarak bir liste vermedi. Dolayısıyla, sadece bir sözcük olarak, bir kavram olarak konuşuldu ama somut olarak bunlar bize iletilmedi.”Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Geçici Özel Danışmanı Lute’un gelişiyle hem yöntem, hem içerik bakımından tablonun netleşmesini beklediklerini söyledi.QHA

Kazakistan'da ihracat 9 ayda yüzde 28 arttı

Kazakistan'da bu yıl ocak-eylül aylarında ihracat gelirleri yüzde 28 artışla 44 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.Kazakistan Yatırımlar ve Kalkınma Bakan Yardımcısı Kayirbek Uskenbayev, ülkesinde faaliyet gösteren diplomatik temsilciler için düzenlediği “Kazakistan’ın ihracat potansiyeli” temalı toplantıda yaptığı konuşmada, 2017 yılında ülkesinin ihracat potansiyelinin bir önceki yıla göre yüzde 31 artarak 48,3 milyar dolara ulaştığını söyledi.Söz konusu olumlu dinamiğin bu yıl da devam ettiğine işaret eden Uskenbayev, "Bu yılın 9 ayında toplam ihracat, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artışla 44 milyar dolar oldu." dedi.Uskenbayev, birincil olmayan ürün ihracatına büyük önem verdiklerinin altını çizerek, 2022'ye kadar ülke ekonomisinin birincil olmayan sektörünün ihracat potansiyelini 1,5 kat artırmayı planladıklarını dile getirdi.Kazakistan'ın dünyanın 113 ülkesine 800’den fazla ürün pazarladığını kaydeden Uskenbayev, kilit pazarların Çin, Avrasya Ekonomik Birliği'ne üye ülkeler, Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu aktardı.Uskenbayev, "Birincil olmayan ihracatı artırarak, küresel emtia piyasasındaki oynaklık koşullarına rağmen, ekonomimizi güçlü ve sürdürülebilir şekilde büyütmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.TRT AVAZ

Türkiye Cumhuriyetinin 95 Yılı Bişkek'te de kutlandı

Birinci Dünya Savaşından sonra başlayan kurtuluş mücadelesini Türk milletinin kahramanlığıyla kazanan ve bunun neticesinde büyük önder Gazi Mustafa Kemal tarafından kurulan yeni ülkenin hükümet şekli olan Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi. Böylece dünya tarihindeki yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bugün itibariyle 95 yaşındadır.Her 29 Ekim günü Türkiye’de ve yurt dışı temsilciliklerinde kutlanan bu bayram Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te de kutlandı. Bişkek Büyükelçiliğinin düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna Büyükelçilik mensupları, dost ve kardeş ülkelerin Büyükelçileri, yabancı misyon şefleri, Kırgız Dışişleri Bakan Yardımcısı, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü, Rektör Vekili, Denetleme Kurulu Üyeleri, Öğretim elemanları, TC Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulların öğretmenleri, Türk ve Kırgız işadamları, sanatçılar, Kırgız üniversitelerindeki Türkoloji merkezi öğretim elemanlarıyla bir kısım öğrenci katıldı.Törende Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ın 95. Yıl mesajı kendi sesinden görüntülü olarak ekrandan yansıtarak davetlilere dinletildi.Yaklaşık 1200 davetlinin bulunduğu resepsiyonda TC Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat konuklara hitaben yaptığı kısa konuşmada “ Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri üstün başarılara kavuşmuş, dünyada belli bir karizması oluşmuş dostlarının iyi gününde de kötü gününde de yanlarında olmuş stratejik konuma sahip köklü bir ülkedir. Kırgızistan’ın 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden tam 3 saat sonra onu ilk tanıyan ülke Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. İkili ilişkilerimiz Sayın Cumhurbaşkanlarımızın karşılıklı ziyaretleriyle yeni bir ivme kazanmış olup gelecekte daha güzel projelere birlikte imza atılacaktır. Türkiye 27 yıllık dönem içinde yaklaşık 1 milyar dolar civarında yatırım yapmıştır. Manas Üniversitesi 23 yıldır eğitim veriyor, Kırgız Türk dostluk Hastanesini yakında açacağız, TİKA aracılığıyla eğitim ve sosyal amaçlı çok sayıda yatırımlarımız devam edecektir.” dedi.Türk Hava Yolları tarafından iki adet ücretsiz İstanbul’a gidiş dönüş bileti için çekiliş yapıldı. Biletlerden biri Afganistan Büyükelçisine, diğeri ise bir TÖMER öğretmeninin davet numarasına isabet etti.Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu ortaokul ve lise öğrencilerinin sunduğu değişik yörelere ait halk oyunlarıyla son buldu.Kabar.kg 

Cumhuriyet Bayramı Azerbaycan'da kutlandı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Bakü Türk Şehitliği'nde tören düzenlendi.Törene, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Azerbaycan'da faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri, iş adamları ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve Büyükelçi Özoral'ın Şehitlik Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başlayan törende, milli marşlar okundu. Özoral, şehitlik anı defterini imzaladı.Katılımcılarla temsili şehit mezarlarına karanfiller bırakan Özoral, Bakü Şehitler Hiyabanı'nı da ziyaret ederek buradaki Ebedi Ateş Anıtı'na çelenk bıraktı.Özoral, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, cumhuriyetin ilan edilişinin yıl dönümünün hem Türkiye hem Azerbaycan hem de bütün Türk dünyası için çok önemli bir bayram olduğunu belirtti."İki devlet, bir millet" olan Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin son dönemde çok ileri bir seviyeye geldiğini söyleyen Özoral, son iki yılda iki ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği 3 büyük projenin açılışının yapıldığını kaydetti.Özoral, "Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, TANAP, son olarak da Star rafinerisinin açılışını gerçekleştirdik. Bunlar ilişkilerimizin gelişimine katkı yapan, güçlendiren ve geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayan önemli projelerdir. Fakat bundan daha önemlisi aramızdaki gönül bağlarıdır. Bu bağı 70 yıllık Sovyet egemenliği koparamadı. Bu iki kardeş devlet geleceğe el ele yürüyor." diye konuştu.Bakü Türk Anadolu Lisesi'nde kutlamaÖte yandan, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Bakü Türk Anadolu Lisesi'nde tören düzenlendi.Törene, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, büyükelçilik çalışanları, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan'ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan törende iki ülkenin milli marşları seslendirildi.Büyükelçi Özoral törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, Cumhuriyet'in ilanından sonra geçen 95 yılda çok büyük başarılara imza attığını söyledi.Başarıların en büyüğünün Türk milletinin güçlük ve tehditler karşısında her zaman birlik olması olduğunu vurgulayan Özoral, büyük Atatürk'ün ilkelerinin milletin geleceği için hayati önem taşıdığını ifade etti.Cumhuriyet değerlerinin korunması ve gençlere anlatılması gerektiğini vurgulayan Özoral, Atatürk'ün öğretmenlere verdiği en önemli görevin de cumhuriyetin yeni nesillere aktarılması olduğunu kaydetti.Özoral, "Cumhuriyet, öğretmenlerin omuzlarında yükseldi çünkü bu milleti yetiştiren öğretmenlerimiz oldu. Onun için görevinizin bilinciyle gençlerimize Cumhuriyetimizi aktaracağınıza eminim. Türkiye ve Azerbaycan olarak bugün geleceğe çok daha güvenle yürümekteyiz. Bunda her iki devletin temelinin sağlam atılmasının çok büyük rolü var." diye konuştu.Program, Bakü Türk Anadolu Lisesi ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin sunduğu çeşitli müzik ve dans gösterileriyle devam etti.TRT AVAZ 

Cumhuriyetin 95. yılı kutlanıyor

Türkiye Cumhuriyeti'nin 95. kuruluş yıl dönümü tüm yurtta, KKTC'de ve yurt dışındaki temsilciliklerde düzenlenen törenlerle kutlanıyor.Dünyada Cumhuriyet Bayramı kutlanıyorSpor dünyasından 29 Ekim mesajı'Türkiye'nin 95 yılda elde ettiği başarıların bir sembolüdür'Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya'da turistlerin bölgenin doğal güzelliklerini gökyüzünden izlemesine imkan sunan sıcak hava balonları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla sepetlerine asılan Türk bayraklarıyla uçtu. Gün doğumundan önce Göreme beldesinde uçuş için hazırlanan balonlar, sepetlerine turistlerin alınmasının ardından görevlilerce takılan Türk bayraklarıyla Kapadokya semalarına yükseldi.Onlarca sıcak hava balonu peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadiler üzerine yaklaşık bir saat boyunca süzüldü. 29 Ekim'i denizin altında kutladılarAydın'ın Kuşadası ilçesinde bir grup dalgıç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla su altında Türk bayrağı açtı.Tağmaç Saraçoğlu ve beraberindeki 5 dalgıç, Cumhuriyet'in 95. kuruluş yıl dönümünde, dalış tüpleriyle yaklaşık 15 metre derinliğe indi, bayramı Türk bayrağı açarak kutladı.Grup adına açıklama yapan Saraçoğlu, farkındalık oluşturmak adına Cumhuriyet'in 95. yılında böyle bir etkinlik yaptıklarını söyledi.KKTCBaşkent Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’nda düzenlenen ilk törene KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, bakanlar, milletvekilleri, siyasi partilerin başkan ve temsilcileri, diğer yetkililer ile vatandaşlar katıldı.Anıta çelenk bırakılmasıyla başlayan törende, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okunarak bayraklar göndere çekildi.Meclis Başkanı Uluçay, daha sonra imzaladığı anıt özel defterine şunları yazdı:"Aziz Atatürk, 20. yüzyılda dünyaya örnek olabilecek değerde kurduğunuz Cumhuriyet, 95. yılında yine dünyaya örnek olarak Türk halkının ve gençliğinin güvencesinde yaşamını sürdürmektedir. Laik, demokratik ve çoğulcu yapıya sahip bir Cumhuriyet 95. yılında yeni yönetim sistemiyle, yine sizin gösterdiğiniz çağdaş uygarlık yolunda ilerlemeye devam edecektir. Kıbrıs Türk halkına her zaman örnek olmuş ilkelerinizle kurmuş olduğunuz Cumhuriyet'i kutlarken, sizi bir kez daha saygıyla anıyoruz."Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay da anıt özel defterini imzalayarak şunları kaydetti:"Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'imizin kuruluşunun 95. yıl dönümünde KKTC nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak şerefle ifa ettiğim görevimin son günlerinde yavru vatan Kıbrıs’ta bir kez daha manevi huzurunuzdayız. Bağımsızlık mücadelemizin vücut bulduğu en kıymetli mirasımız olan Cumhuriyet genç nesillere çağdaş hedeflerle ulaşma yolunda ışık tutmakta, Türk gençliği ilke ve inkılaplarından aldığı güçle bu değerli mirası aydınlık yarınlara taşımaktadır. Fikir ve eserleriniz Kıbrıs Türkü’nün de yegane ilham kaynağı olmuştur. Bu itibarla çizdiğiniz yolda Kıbrıslı soydaşlarımızla güç ve gönül birliği içindeyiz. Cumhuriyetimizin önemini bir kez daha idrak ederken, vatan uğruna mücadele eden tüm kahraman şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz. Ruhunuz şad olsun."KKTC'de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Girne, İskele, Gazimağusa, Güzelyurt ve Lefke'de düzenlenen törenlerle de kutlandı.AA 

İstanbul Havalimanı açıldı

İstanbul Havalimanı'nın ilk fazı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı programla uçuşlara açıldı.Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanı olacak İstanbul Havalimanı'nın açılış törenine, vatandaşların yanı sıra dünyanın dört bir yanından 50'nin üzerinde üst düzey konuk katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan: Paha biçilmez bu şehre yaptığımız bu esere İstanbul adını verdikTBMM Başkanı Binali Yıldırım: Cumhuriyet'in şanına yakışan bu eser hayırlı, uğurlu olsunUlaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan: Havayolu şirketleri, havalimanımıza tahditsiz uçuş yapabileceklerdir  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağı iniş yaptıCumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan özel uçak "CAN", saat 16.25'te İstanbul'da açılışı yapılacak havalimanına indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, yeni havalimanı apronunda resmi törenle karşılandı.Erdoğan'ı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve diğer ilgililer karşıladıKonuk liderlerle aile fotoğrafıCumhurbaşkanı Erdoğan, "CAN" uçağından eşi Emine Erdoğan ile indikten sonra makam aracıyla terminal binasına geçti.Erdoğan, burada Limak/Kolin/Cengiz/Mapa/Kalyon Ortak Girişim Grubu yetkililerinden bilgi aldı.Beraberindekilerle terminal binasında bir süre yürüyen Erdoğan, konuk liderlerle aile fotoğrafı çektirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan Dağıstanlı boksör Khabib Nurmagomedov ile selamlaştı.Erdoğan'a günün anısına biniş kartıErdoğan, kullandığı elektrikli araçla bilet işlemlerinin yapıldığı THY kontuvarına giderek görevlilerle sohbet etti. Görevliler de Erdoğan'a, günün anısına biniş kartı verdi.Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım ile tören alanına geçtikten sonra davetlileri selamladı. Törende, Okay Temiz ve Roman Orkestrası ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Orkestrası konser verdi, havalimanının tanıtım filmi gösterildi. Açış konuşmalarının yapılacağı kürsü, havalimanının lale figürlü, mimarlık ödüllü 90 metre yüksekliğindeki Hava Trafik Kontrol Kulesi'nin minyatürü şeklinde tasarlandı. AA

İstanbul'da "Evliya Çelebi'nin Anlatımında Tatar Türkleri" konferansı gerçekleştirildi

Kırım Derneği İstanbul Şubesi'nde geleneksel Cuma Konferansları çerçevesinde Yrd. Doç. Dr. Muhsin Kadıoğlu tarafından "evliya Çelebi'nin Anlatımında Tatar Türkleri" konulu konferans verildi.İstanbul Kırım Derneği'nde geleneksel Cuma Konferansları çerçevesinde Yrd. Doç. Dr. Muhsin Kadıoğlu tarafından "Evliya Çelebi'nin Anlatımında Tatar Türkleri" konulu konferans verildi.Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi'nde, Kadıoğlu'nun sunumuyla Osmanlı döneminin ünlü seyyahı Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde geçen Kırım, Kırım Hanlığı ve Kırım Tatarlarıyla alakalı bilgiler, gündelik yaşam ve âdetlerle ilgili anekdotlar aktarıldı.Etkinliğin ardından Kadıoğlu'na İstanbul Kırım Derneği Başkanı Celal İçten tarafından hediye verildi. Daha sonra da konferansın akabinde  ikram sahipliğini "Özgiray Ailesi"nin yaptığı yemeğe geçildi.QHA 

Kremlin'den Erdoğan'a 29 Ekim tebriği: Avrasya'nın çıkarına işbirliği yapıyoruz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhuriyet'in kuruluşunun 95. yılı nedeniyle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir kutlama telgrafı gönderdi.Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, Rusya lideri Putin, Türk mevkidaşı Erdoğan'a Cumhuriyet Bayramı nedeniyle gönderdiği telgrafta, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının henüz ilk yıllarında ülkelerimiz arasında dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerimizin temeli atılmıştır. Moskova ile Ankara şu andaysa tüm alanlarda yapıcı işbirliklerini başarılı bir biçimde geliştiriyor. Hem iki ülkenin halkları hem de tüm Avrasya'nın çıkarına olacak şekilde güncel bölgesel ve uluslararası sorunların çözümünde etkili bir biçimde işbirliği yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.Duma tebrik etti: Türkiye, dünyanın en hızlı gelişen ülkelerden birRusya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkan Yardımcısı Dmitriy Savelyev, Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Rusya’nın parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması adına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkını kutladı.Sputnik'in aktardığına göre Savelyev'in kutlama mesajında şu ifadeler yer aldı: "Sayın Cumhurbaşkanı, şahsınız ve tüm Türk halkının Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten kutlarım! Bugün Türkiye, güçlü demokrasi ve akıllı yönetimiyle birlikte dünyanın en hızlı gelişen ülkelerden biri.Eşsiz tarihi, kültürel mirası ve özgürlükçü milli karakteri güzel ülkenizin başarılarla gelişmeye devam etmesi için sağlam bir zemin oluşturuyor.Eminim ki Türkiye ve Rusya arasındaki derin tarihi köklere ve muhteşem geleceğe sahip dostane ilişkiler de yıldan yıla güçlenmeye devam edecek. Tüm içtenlikle size ve kardeş Türk halkına mutluluk, sağlık ve refah diliyorum."HABERRUS 

Türkistan Mimari Ödülleri için başvurular başladı

Kazakistan’ın Türkistan kentindeki yeni kamu ve kültür tesislerinin mimari çizimlerinin oluşturulmasına yönelik düzenlenen “Türkistan Mimari Ödülleri” yarışmasına başvurular başladı.Türkistan Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, yarışmanın amacının Kazakistan’ın manevi ve kültürel merkezi Türkistan'ın gelişmesine ivme kazandıracak benzersiz mimari çözümlerin oluşturulmasını sağlamak olduğunu belirtildi.Uluslararası yarışma katılımcılarının bir ay içinde 15 projeyle mimari çizimleri hazırlaması gerektiğine işaret edilen açıklamada, eski Türkistan kültürü ve ziyaretçilere konforlu koşulların için etkin çözüm ve teknolojileri içeren eserlerin en iyi çalışma olarak seçileceği kaydedildi.Tek aşamadan oluşan yarışmaya başvuruların 25 Kasım'a kadar kabul edileceği bilgisine yer verilen açıklamada, yarışma sonuçlarının ise 1 Aralık'ta duyurulacağı ifade edildi.Açıklamada, dereceye girenlere para ödüllerinin yanı sıra eserlerinin projelendirilmesi için özel bir anlaşma yapma hakkı verileceği belirtildi.TRT AVAZ 

Taşkent Orta Asya Uzman Forumu’na ev sahipliği yapacak

Taşkent Orta Asya analitik merkezleri arasında Uzman Forumu’na ev sahipliği yapacak.Prodrobno.uz sitesinde yayımlanan habere göre, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 29 Ekim’de Orta Asya Uzman Forumu yapılacak.Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan’dan analitik uzmanlarının katılacağı etkinliğin amacı bölgesel kalkınmanın ve güvenliğin sağlanmasına ilişkin konuları tartışmak için bir platform oluşturmak, ayrıca bölgenin devlet başkanları için pratik öneriler geliştirmektir.Etkinlikte, dinsel aşırılıkçılık, terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, siyaset, ticaret, yatırım, ulaştırma iletişimi, altyapı entegrasyonu alanlarında işbirliği beklentilerinin yanı sıra Orta Asya ülkeleri arasında kültürel ve insani işbirliğinin geliştirilmesi konularının ele alınması planlanıyor.Söz konusu etkinlik, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bölgelerarası Araştırmalar Enstitüsü ve Orta Asya BM Önleyici Diplomasi Merkezi tarafından düzenleniyor.Kabar.kg

Azerbaycan'da 6. Uluslararası İnsani Forumu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, "Dağlık Karabağ sorunu uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde çözülmelidir. Azerbaycan hiçbir zaman işgali kabullenmeyecektir. Toprak bütünlüğümüz temin edilmelidir. Tarihi adalet ve uluslararası hukuk bunu gerektirir." dedi.Aliyev, başkent Bakü'de düzenlenen 6. Uluslararası İnsani Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Azerbaycanın şimdiye kadar insani ilişkiler alanında çok sayıda etkinliğe imza attığını belirterek, dinler ve kültürler arası diyaloğun derinleşmesini, dünyada risklerin azalmasını hedeflediklerini söyledi.Farklı din ve kültürlere mensup insanların yüzyıllar boyunca Azerbaycan'da barış ve huzur içerisinde yaşadığını vurgulayan Aliyev, bugün de aynı politikayı sürdürdüklerini anlattı.Çok kültürlülüğün devlet politikası olduğunu ifade eden Aliyev, "Biz dini ve milli geleneklerimize bağlıyız. Gelişmemiz için milli değerler özel önem taşıyor. Çağdaş Azerbaycan milli ve manevi değerler üzerine kurulmuştur." şeklinde konuştu.İslam dünyasında dayanışma eksikliği olduğunu, çeşitli çatışma ve anlaşmazlıkların yaşandığını belirten Aliyev, Dağlık Karabağ sorunundan ve Azerbaycan topraklarının Ermenistan'ın işgali altında bulunduğundan bahsetti.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Ermenistan'ın Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarından derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi gerektiğine ilişkin kararlarını anımsatan Aliyev, "Bu kararların alınmasının üzerinden 25 yıl geçti. Ermenistan bu kararları uygulamıyor. Maalesef bu kararın uygulanmasını sağlayacak uluslararası mekanizma çalışmıyor. Sorunun çözümü için Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü temin edilmeli, işgalci güçler topraklarımızdan derhal ve koşulsuz çıkartılmalıdır. Dağlık Karabağ bizim tarihi toprağımız ve Azerbaycan'ın ayrılmaz parçasıdır." diye konuştu.İşgalci devletin Azerbaycan'a ait tarihi ve dini anıtları yok ettiğine dikkati çeken Aliyev, "Dağlık Karabağ sorunu uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde çözülmelidir. Azerbaycan hiçbir zaman işgali kabullenmeyecektir. Toprak bütünlüğümüz temin edilmelidir. Tarihi adalet ve uluslararası hukuk bunu gerektirir." ifadelerini kullandı.86 ülkeden 580 katılımcının bulunduğu forum iki gün sürdü. TRT AVAZ 

Tataristan'ın başkenti Kazan, dünyanın en temiz 5. şehri seçildi

Tataristan'ın başkenti Kazan, dünyanın en temiz şehirleri araştırmasında Washington, Kopenhag, Oslo gibi şehirleri geride bırakarak 5. sırada yer aldı.Tataristan'ın başkenti Kazan dünyanın en temiz otuz şehri sıralamasında beşinci sırada yer aldı.Kabar ajansına göre, liste "booking.com" rezervasyon sistemini kullanan turistlerin yorum ve önerilerine dayanılarak hazırlandı. Amerikan finans şirketi The Street’in resmi sitesinde yayınlanan verilerden yola çıkılarak gezginlerin Singapur’u dünyanın en temiz şehri olarak gösterdiği belirtildi.Listenin ikinci, üçüncü ve dördüncü sıralarında Tokyo, Minsk ve Kyoto şehirleri yer aldı.Tataristan'ın başkenti Kazan, Abu Dhabi, Zürih, Stockholm, Mekke, Washington, Kopenhag, Oslo gibi şehirleri geride bıraktı ve reytingin beşinci sırasında gösterildi.Dünyanın en temiz şehirleri reytinginde Rusya Federasyonu başkenti Moskova ancak 14. sırada yer alabildi.QHA

Kazakistan'da Latin alfabesine geçişin ilk adımı 14 Kasım'da

Kazakistan'da Latin alfabesine geçiş yasasının onayından itibaren çalışmalar başladı. Uyum süreciyle ilgilenen Dil Politikası Komitesi 14 Kasım'da detaylı bir rapor açıklanacağını duyurdu. 2019'da ise Latin alfabesi uygulaması başlayacak.Kazakistan Kültür ve Spor Bakanlığı Dil Politikası Komitesi Başkanı Kuat Borashev(Boraşev), Kazakistan’ın Pavlodar ilinde "Latin Alfabesine Geçiş-Kazak Dilinin Yeni Sözlüğü" adı altında bir konuşma gerçekleştirdi. Kazakistan Cumhuriyeti’nin Latin alfabesine geçmesinin zamanın bir gereği ve ülke menfaatleri için önemli olduğunun vurgulandığı konuşmada, alfabe değişikliği ile ilgili yeni değişiklikler ve eklemeler yapıldı. Bunun için ülkede, özel bir ulusal komisyon kurulduğu ve çalışmaların hızla devam ettiği dile getirildi.14 KASIM’DA LATİN ALFABESİNE GEÇİŞİN DETAYLARI AÇIKLANACAKKazakistan’da yayın yapan Egemen gazetesinin haberine göre, Komite Başkanı Borashev çalışmalarla ilgili, 14 Kasım’da Latin alfabesine geçişin detaylarını anlatan resmi bir doküman yayınlayacaklarını ifade etti.2019’DA EĞİTİM ÖĞRETİMDE KADEMELİ OLARAK DEĞİŞİKLİK BAŞLAYACAKKazakistan Dil Politikası Komite Başkanı Kuat Borashev(Boraşev), konunun detaylarını şu şekilde ifade etti: ‘’Latin alfabesine geçiş için, küresel, metodolojik, terminolojik ve bilgi-teknolojik çalışma grupları oluşturuldu. Eğitim ve öğretimde alfabe değişikliği ile ilgili aşamada sona gelindi. Gelecek sene uygulamaya başlayacağız. 2019 yılında hazırlık sınıfları Latin alfabesine taşınacak ve kademeli olarak geçişi tamamlayacağız. 2021'den 2025'e kadar pasaportlarımız, normatif yasal düzenlemelerimiz, devlet yayınlarımız Latin alfabesine çevrilecek’’ dedi.QHA 

Türkmenistan’da Hazar’ı Karadeniz’e bağlayan proje toplantısı

Başkent Aşkabat’da, Azerbaycan, Gürcistan, Romanya ve Türkmenistan'dan  temsilcilerin yanı sıra Avrupa Birliği  İrtibat Bürosu'nun katılımıyla “Hazar Denizi – Karadeniz Uluslararası Taşımacılık Koridoru Projesi” (ITC-CSBS) ile ilgili dörtlü toplantılar 24 Ekim günü başladı.Taraflar, katılımcı ülkelerin büyük ekonomik potansiyelinin yanı sıra öncelikli olarak ulaştırma işbirliğinin önemine dikkat çekti.Toplantılar sırasında  kıtalararası ortaklıkların geliştirilmesi ile  katılımcı ülkelerin mevcut ulaştırma altyapısının gözden geçirilmesi ve geliştirlilmesi konuları görüşülüyor.Toplantı katılımcıları ayrıca, dört ülkedeki ulusal ulaştırma mevzuatında  ITC-CSBS'nin oluşturulmasına yardımcı olacak  yasal düzenlemeleri geliştirme ve uygulama alternatiflerini de ele alıyor.“Hazar Denizi – Karadeniz  Uluslararası Taşımacılık Koridoru Projesi” ile ilgili dört taraflı toplantılar, çalışmaların organizasyonu için gerekli koşulların oluşturulması ve  bir dizi tedbirin geliştirilmesi  hakkında oturumlar biçiminde  devam edecek.Toplantılar Sonucunda, “Hazar Denizi – Karadeniz Uluslararası Taşımacılık Koridoru Projesi “ ITC- CSBS  ile ilgili  ortak bir Protokol kabul edilmesi planlanıyor.Bu proje ile uluslararası taşımacılıkta Hazar’ın Karadeniz’e oradan da  Avrupa’ya bağlanması, böylece Asya’dan Avrupay’a transit taşımacılık karidoru açılması hedefleniyor.TRT AVAZ 

TİKA Kırgızistan'da Türk Dili ve Kültür Merkezi kurdu

Kırgızistan'ın en prestijli üniversitelerinden Bişkek Sosyal Bilimler Kuseyin Karasayev Üniversitesi (BSBÜ) Türkoloji Bölümü bünyesinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı tarafından kurulan Türk Dili ve Kültür Merkezi açıldı.Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılışına, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, BSBÜ Rektörü Prof. Dr. Abdılda Musayev, Eğitim Müşaviri Recep Sula, TTÖMER Müdürü Ahmet Gözübol ve TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu katıldı.Kurdele kesiminin ardından Türk Dili ve Kültür Merkezine alınan davetliler için üniversitenin çeşitli bölümlerinde okuyan öğrenciler tarafından Türkçe ve Kırgızca şarkılar söylendi ve Nazım Hikmet'in "Kerem Gibi" şiiri okundu.Büyükelçi Fırat, Türk ve Kırgız ilişkilerinin önemine vurgu yaptığı konuşmada, "Kırgızlarla ortak dili, geçmişi ve kültürü paylaşıyoruz. Kırgızlar bizim kardeşlerimizdir. Kırgızistan bizim dost ülkemizdir." dedi.Fırat, TİKA aracılığıyla üniversiteye böyle bir katkıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kırgızistan'a ilk kez Türkoloji bölümünü kazandıran Bişkek Sosyal Bilimler Üniversitesinin kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.- "Üniversitemiz Kırgız ve Türk kardeşliğin pekişmesine katkıda bulunuyor"Rektör Musayev de Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği ile uzun yıllardan beri sıkı iş birliği içinde olduklarını belirterek, "Üniversitemiz Kırgız ve Türk kardeş halkının kardeşliğinin ve dostluğunun pekişmesine katkıda bulunmaktadır. Üniversitemizden Türk dilini ve kültürünü öğrenen öğrenciler mezun oluyor." diye konuştu.Musayev, BSBÜ'de Türkiye'den de lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin eğitim gördüğünü aktardı.BSBÜ bünyesinde Türk Dili ve Kültür Merkezinin açılmasına desteğini esirgemeyen Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği ile TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğüne teşekkür eden Musayev, "Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok güzel. Cumhurbaşkanımız Soroonbay Ceenbekov da iki ülke ilişkilerimizin gelişmesini çok istiyor." ifadelerini kullandı.TİKA Bişkek Program Koordinatörü Muslu ise üniversitenin Türkoloji bölümünün ihtiyacı olan Türk Dili ve Kültür Merkezinin kurulması talebini seve seve yerine getirdiklerini belirterek, "Bişkek Sosyal Bilimler Üniversitesi ile birlikte daha büyük projeleri yerine getirmeyi ümit ediyoruz. TİKA olarak elimizden geleni yapmaya hazırız." diye konuştu.Kaynak: A.A

Sağlık hizmetlerinde Türkiye ile Kazakistan, ABD ve Rusya'dan daha iyi seviyede

Bloomberg'in 56 ülke üzerinde yaptığı sağlık hizmetlerinin verimliliği analizinde, Türkiye ve Kazakistan üst sıralarda yer alırken ABD ve Rusya sınavı geçemedi.Bloomberg haber ajansı, küresel çapta "sağlık hizmetleri verimliliği"nin durumu hakkında bir araştırma raporu yayınladı.TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN ÜST SIRALARDASöz konusu araştırmada, Türkiye 26. , Kazakistan Cumhuriyeti ise 44. sırada yer alarak pek çok Avrupa Birliği ülkesini geride bıraktı. Bu sıralamalarla Türkiye ve Kazakistan’ın, ABD ve Rusya gibi ülkelerden de üst sıralarda yer alması dikkat çekti. Kazakistan’ın geçen yıla oranla, daha yüksek puan alması ise diğer bir önemli ayrıntı oldu.Bloomberg’in 56 ülkeyi kapsayan araştırması, ülkelerdeki ortalama insan ömrü ile kişi başına düşen sağlık harcaması arasındaki oran dikkate alınarak hazırlandı. Ajans, araştırmasında Dünya Bankası, WHO, BM ve IMF verilerini kullandı.SAĞLIK VERİMLİLİĞİ KONUSUNDA, ASYA ÜLKELERİ AVRUPA’DAN DAHA İYİ KONUMDAÖte yandan, verimli sağlık hizmetleri konusunda en başarılı ülkeler Asya kıtasından çıktı. Hong Kong ve Singapur’un dünya skalasında en üstte yer alması sağlık hizmetleri konusunda dikkatleri Asya ülkelerine çevirdi.Ayrıca, Bloomberg'in hazırladığı listede, 56 ülke arasında ABD 55., Rusya ise 53. sırada kalarak sağlık hizmetleri konusunda alarm verdi.Kaztr.com 

İstanbul Konferansı: Yakında TAPI-2’yi konuşmaya başlayacağız

Yakında İstanbul’da TAPI Konferansı gerçekleşti. Türkmenistan ve EİT (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) Bölgesindeki enerji projelerinin tanıtılması amacıyla, TOBB İstanbul Hizmet binasında düzenlenen “EİT Bölgesi’nin Gelişiminde Enerji Projelerinin Rolü & TAPİ ve Türkmenistan Projeleri” konferansında konuşan Atavatan Türkmenistan uluslararası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Av.Dr.Döwran Orazgylyjow, eğer bölgenin beklenen enerji projeksiyonları gerçekleşirse, yakında TAPI-2 Doğal gaz projesini konuşmaya başlayacağız dedi. Konferansın teknik oturumunda söz alan, Dr. Döwran Orazgylyjow, Türkmenistan Enerji kaynaklarının Asya’nın enerji haritasına etkisi konulu bir sunum yaptı.İşte bu sunumdan satırbaşları:Türkmenistan kaynak alan, kuzeyde Rusya istikametine, Güneyde İran ve Hindistan istikametine, Doğu’da Çin’e ve Batı’da Avrupa istikametine pompalanacak Türkmen “mavi altını”, Türkmenistan’ı “Mavi İpek Yolunun Kalbi” yapacaktır.2040 Yılına Kadar Dünya nüfusu 9 milyar kişiye ulaşacak.2040 Yılına Kadar Dünya Ekonomisi her sene ortalama yüzde 3.4 büyüyecek.2040 Yılına Kadar Global enerji tüketimi yüzde 30 artacak.2040 Yılına Kadar Global gaz tüketimi yüzde 45 artacak.2040 Yılında Dünyada tüketilen enerjinin dörtten biri doğal gaz olacak.2040 Yılında Global doğal gaz tüketimi 5.1 trilyon metreküp olacak.Geçen sene Global Enerji tüketimi yüzde 2,2 arttı.Geçen sene Global Petrol tüketimi yüzde 1,8 arttı.Geçen sene Global Doğal Gaz tüketimi yüzde 3 arttı.Geçen sene Global kömür tüketimi yüzde 1 arttı.Geçen sene Global Doğal gaz üretimi yüzde 4 arttı.2007 yılında dünya ispat edilmiş doğal gaz rezervi 161,6 trilyon metreküp ise, bu oran geçen senenin sonu itibariyle 193,1 trilyon metreküpe ulaşmıştır.Geçen sene dünya genelinde 6,9 trilyon metreküp doğal gaz ispat edilmiş olup, bunun yüzde 29’u Türkmenistan tarafından ispat edilmiştir. Diğer bir ifadeyle Türkmenistan global doğal gaz güvenliğine önemli katkı sağlamıştır.Yakın dönemde, dünya doğal gaz arzını arttıracak dört ülke : ABD, Çin, İran ve TürkmenistanTürkmenistan doğalgazı için en yakın ve önemli gaz pazarları olarak Çin, Hindistan ve Avrupa ülkeleri öne çıkıyor.Çin, Hindistan ve AB ülkelerinin gaz pazarının 2040 yılına kadar 1,36 trilyon metre küp kapasiteye ulaşması bekleniyor.Bu ülkelerin tüketeceği doğalgazın büyük bölümünün ithalat ile karşılanacağı düşünüldüğünde yakın gelecekte bu pazarlara yılda 800 milyar metre küp ihraç edileceği öngörülmektedir.Pakistan enerji pazarının yüzde 49,87’si doğal gaz ve yüzde 32,22’si petrolden ibarettir.Pakistan’da doğal gaz elektrik üretiminde (%28,6), konutta (%22,1), sanayi de (%21,2) ve gübre üretiminde (%17,7) tüketilmektedir.Pakistan geçen sene 40,7 milyar metreküp doğal gaz tükettiyse, 2025 yılında bu oranın yıllık 119 milyar metreküpe kadar artması beklenmektedir.Pakistan geçen sene 34,7 milyar metreküp doğal gaz üretmiş ve bu oranın 2025 yılında 12 milyar metreküpe kadar azalması beklenmektedir.Pakistan’ın ispat edilmiş doğal gaz rezervi 0,4 tcm olup, mevcut tüketim saklansa bile 11 sene sonra tükenecek.Pakistan’ın doğal gaz ithalatı 2017 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 50 artmış ve yıllık 6 milyar metreküpe ulaşmış.Pakistan geçen sene Katar ( 5bcm), Nijerya (0,5 bcm) ve diğer ülkelerden LNG ithal etti.Pakistan’ın doğal gaz tüketimi artmakta, üretimi ve rezervi ise azalmaktadır.BP verilerine göre, Hindistan 2040 yılına kadar her sene yüzde 6,1 büyümesi beklenmektedir.Enerji tüketimi ise 2040 yılına kadar her sene yüzde 4,2 artacaktır.2040 Yılında Hindistan toplam 1,9 milyar ton petrole eş değer enerji tüketecek. 2010 yılında bu miktar 537 milyon tondu. Yaklaşık 30 senede 4 kat artış.2040 yılında tükettiği enerjinin yüzde 49,7 kömür, yüzde 25,4 petrol ve yüzde 6,7 doğal gaz olacak.Hindistan geçen sene 54,2 milyar metreküp doğal gaz tüketmiştir.Hindistan’ın 2040 yılında 174 milyar metreküp doğal gaz tüketmesi beklenmektedir.Hindistan geçen sene 28,5 milyar metreküp doğal gaz üretmiştir.Hindistan’ın 2040 yılında 89 milyar metreküp doğal gaz üretmesi beklenmektedir.Hindistan geçen sene 25,7 milyar metreküp doğal gaz ithal etmiştir.Hindistan’ın 2040 yılında 85 milyar metreküp doğal gaz ithal etmesi beklenmektedir.TAPI doğal gaz boru hattının kapasitesi yıllık 33 milyar metreküp olup, Pakistan’ın ve Hindistan’ın artan doğal gaz ithalatını güvenli bir şekilde karşılamak için yakında TAPI 2 projesinden söz edilebilir.http://www.atavatan-turkmenistan.com/

Hazar Havza Ülkeleri Kadın Girişimcilerinin İlk Forumu Astrahan'da Yapılacak

GBNews’in edinmiş olduğu habere göre, Hazar ülkeleri kadın girişimcilerin ilk forumunun Nisan 2019'da Astrahan'da yapılması planlanıyor.Konuya ilişkin kadın girişimciliği "Astrahan-Azerbaycan" forumundan sonra kadınların Astrahan bölgesi girişimciliği koordinatörü Irina Bryntseva tarafından bildirildi.Bryntseva, "Azerbaycan tarafı çoktan anlaşmış, komşu ülkeleri çekecek olan, Hazar Denizi Kadınları Birliği'nin bir araya getirilmesi için stratejik ortağımız olmaya hazırdır." dedi.Bryntseva’ya göre, Hazar Denizi Kadın İşadamları Derneği ve uluslararası forum bilgi alışverişi oluşturulmasına yardımcı olacak ve ticaret ilişkilerinin gelişmesini teşvik edecek, bölge ülkelerinin ekonomilerine yatırım çekecektir.Yaklaşık 350 iş kadrosunun katıldığı Astrakhan-Azerbaycan Kadın Girişimcilik Forumu 22-24 Ekim tarihleri ​​arasında gerçekleşiyor.Etkinlik, Astrakhan bölgesi kadın girişimciler tarafından ustalık dersleri, uzman oturumları ve iş projelerinin sunumunu içeriyor.Golden Bridge News

Türkmen gazını Türkiye'ye taşıyacak Trans Hazar Boru Hattı yolunda önemli gelişme

Türkmenistan ile AB arasında enerji sektöründe işbirliği konuları, ortaklığın yasal çerçevesinin olgunlaştırılması ve Trans-Hazar Gaz Boru Hattı inşaatı projesinin uygulanması konuları görüşüldü.Türkmenistan doğal gazının Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan'ın TANAP boru hattına bağlanması yolunda önemli bir gelişme yaşandı.Hazar Denizi'nin Hukuki Statüsü Konvansiyonu, geçen ay denize komşu ülkeler tarafından imzalanmıştı. Bu konvansiyon sonucunda; Türkmen gazının Hazar Denizi'nden geçerek Azerbaycan'a ulaşması önünde hukuki engellerin kalktığı belirtildi. TÜRKMENİSTAN, DOĞALGAZ KONUSUNDA AB İLE MUTABAKATA VARDIRusya ve İran'ın kendi çıkarlarına ters düştüğü için Trans-Hazar Boru Hattı'nın inşasına izin vermeyeceklerini üstü kapalı diplomatik yollar ile birçok kez ifade ettiği biliniyordu. Ancak son imzalanan Hazar Denizi anlaşması sonrası bu engelin ortadan kalktığı belirtiliyor. Türkmenistan Devlet Haber Ajansı TDH’nin verdiği habere göre; geçen günlerde Başkan Yardımcısı Myratgeldi Meredov başkanlığındaki Türkmen heyeti, başta Avrupa Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Shefchovich olmak üzere, Avrupa Komisyonu Enerji Genel Müdürlüğü ve diğer ilgili kuruluşlarla bir dizi görüşmelerde bulunmak üzere Brüksel'i ziyaret etti.Görüşmelerde, Türkmenistan ile AB arasında enerji sektöründe işbirliği konuları, ortaklığın yasal çerçevesinin olgunlaştırılması ve Trans-Hazar Gaz Boru Hattı inşaatı projesinin uygulanması konuları görüşüldü. Bu çerçevede, Hazar Kalkınma Kurumu CDC’nin ilkelerinin iyileştirilmesi kararı çerçevesinde ekonomik, çevresel ve ticari konular da dahil olmak üzere, ''Trans-Hazar Doğalgaz Boru Hattı'' inşaatı projesinin uygulanmasına ilişkin çalışma grubunun müzakerelerinin devamına değinildi.TRANS HAZAR HATTININ GENİŞLEMESİ, TÜRKİYE'Yİ AVRUPA VE RUS TEKELİNDEN KURTARACAKTrans-Hazar Doğalgaz Boru Hattı inşaatı projesinin uygulanması için, bu aşamada tarafların uluslararası standartların gereklerini yerine getirmesine ve çevresel değerlendirmelerin yapılmasına ihtiyaç bulunduğu söylendi. Trans-Hazar Doğalgaz Boru Hattı projesi ile Türkmen enerji taşıyıcılarının Avrupa pazarına en az 30 yıl boyunca 30 milyar metreküp doğalgaz tedarik edebileceği ifade ediliyor.Avrupa Birliği ve Türkiye'nin gaz güvenliği yolunda, önemli bir aşama olacak Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı'nın, Avrupa'yı ve Türkiye'yi Rus tekelinden kurtarabileceği belirtiliyor.QHA

"Çağdaş Azerbaycan'dan Şirvanşahlar Devletine Seyahat" Konferansı

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, "Çağdaş Azerbaycan'dan Şirvanşahlar Devletine Seyahat" konulu uluslararası konferans başladı.Bakü Kongre Merkezi'nde düzenlenen konferansın açılış toplantısına Azerbaycan Kültür Bakanı Ebülfes Garayev, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Başkanı Prof. Dr. Akif Alizade, İçerişehir Devlet KorusuYönetim Kurulu Başkanı Asker Alekberov, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Doç. Dr. Halit Eren ve çok sayıda bilim insanı katıldı.Bakan Garayev, Şirvanşahlar devletinin yaklaşık bin yıl Azerbaycan topraklarında hüküm sürdüğünü söyledi.Şirvanşahlar döneminde yetişen bilim ve sanat adamlarının Azerbaycan tarihinin sütunlarını oluşturduğunu vurgulayan Garayev, "Çağdaş bir ülke olarak tarihimize önem veriyoruz, geleceğe bakarken geçmişimizi de unutmuyoruz." dedi.AMİA Başkanı Alizade de Azerbaycan devlet geleneğinin eski Türk devlet geleneğine dayandığını, Şirvanşahlar devletinin de bu geleneği yaşattığını belirtti.Ortaçağ Azerbaycan tarihinde Şirvanşahlar devletinin önemli yeri olduğuna vurgulayan Alizade, bu devletin 7 asır boyunca kendi parasını bastığını, donanmaya sahip olduğunu kaydetti.IRCICA Genel Direktörü Doç. Dr. Eren de Şirvanşahlar devletinin uzun süreli hükümranlık döneminde hem mimari ve şehircilik hem de siyasi ve diplomatik alanlarda büyük başarılara imza attığını söyledi.Eren, basın mensuplarına yaptığı açıklamada ise "Şirvanşahlar devleti yaklaşık 10 asır yaşamış bir devlet. Bu bölgede İslam'ın yayılması ve kökleşmesi Şirvanşahlar döneminde olmuştur. Şirvanşahlar döneminde birçok önemli edebi eserler üretilmiş, ünlü ilim adamları yetişmiştir. Biz de İslam dünyasının yetiştirdiyi bilim adamları ve mimari eserleri inceleyen kurum olan IRCICA olarak Şirvanşahlar dönemini de programımıza aldık." diye konuştu.AMİA ve İçerişehir Devlet Korusu'nun ortaklaşa organize ettiği konferansa 30 ülkeden 150 bilim adamı katılıyor. Şirvanşahlar tarihinin farklı yönleriyle ilgili sunumların yapılacağı konferans yarın sona erecek.TRT AVAZ 

Kırgız dilinde “Cemile” adlı oyunu Bakü’de sahne aldı

Dünyayı kalemiyle fetheden Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un “Cemile” adlı eserinden uyarlanan “Cemile” oyunu geçen hafta Cuma günü Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de sahneleştirildi.Azerbaycan Devlet Rus Dram Tiyatrosu’nda sahne alan Cemile oyunu Uluslararası Türk Kültür ve Mirası Vakfı desteğiyle 19 Ekim’de Bakü’de gösterildi.Uluslararası Türk Kültür ve Mirası Vakfı Direktörü Günay Efendiyeva, sözkonusu etkinliğin dünyaca ünlü yazar, Türk dünyasının guru olan Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90. yılına ithaf edildiğini söyledi.Efendiyeva, dahi yazarın çalışmalarının vatanseverlikle dolu olduğunu, esrlerinde Kırgızistan'ın zengin kültürünü ve geleneklerini gösteren Kırgız halkının yaşam ve özlemlerini anlattıklarını ifade etti.Eserlerinin tüm dünyada saygı gördüğünü dile getiren Efendiyeva, jübile etkinliğin düzenlenmesinde destek için Azerbaycan Kültür Bakanlığı, Yazarlar Birliği, Kırgızistan Büyükelçiliği, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Parlamenter Asamblesi’ne teşekkür etti.‘Azerbaycan Kültür Bakanlığı, yazarın 90. yıldönümü vesilesiyle büyük çaplı bir etkinlik için hazırlanıyor’Kardeş Türk halklarının birleşmesine neden olacak etkinliğin organize edilmesi için Uluslararası Türk Kültür ve Mirası Vakfı’na teşekkürde bulunan Azerbaycan Kültür Bakanı Abulfas Garayev, “Cengiz Aytmatov, parlak bir nesir yazar, bu kült kişilik çok büyük bir miras bıraktı, kalbimizde sonsuza kadar yaşayacak. Azerbaycan'ı çok sevdi, halkımıza büyük bir sıcaklıkla davrandı, sık sık buraya geldi. Azerbaycan Kültür Bakanlığı, Aralık ayında planlanan büyük yazarın 90. yıldönümü vesilesiyle büyük çaplı bir etkinlik için hazırlanıyor. Kendisiyle tanıştığımı hatırlatmak isterim, Cengiz Törökuloviç harika bir insandı. Türk dünyasının gurur kaynağıdır. Yazarla veda törenine nasıl katıldığımı hatırlıyorum. Bu telafisiz kayıp.” ifadelerini kullandı.Performansın genel yönetmeni, ASSOL Holding Direktörü Assol Moldokmatova, “Cengiz için Ağlamak” şiirini okudu, salondakiler ayakta alkışladılar.Azerbaycan Yazarlar Birliği'nin Başkanı, halk yazarı Anar, Cengiz Aytmatov hakkındaki fikirlerini paylaştı ve kalemin üstün ustasının dünyaya büyük miktarda dini eser verdiğini, Tanrı'dan bir yetenek olduğunu söyledi. Anar, “Cengiz’in çocukluğu zor geçti, babası Stalinist baskının kurbanı oldu. Bu, yazarın çalışmasına yansıdı, bütün eserleri maneviyatla doldu, okuyucu üzerinde derin bir izlenim bıraktı. Bakü, Bişkek, Ankara ve diğer şehirlerde tekrar tekrar Cengiz Törökuloviç ile görüştük, düşüncelerimi sık sık onunla paylaştım ve o da beni her zaman destekledi.” ifadelerine yer verdi.Kırgızistan’ı dünyaya tanıtan Cengiz Aytmatov’un oğlu, diplomat skar Aytmatov da etkinlik çerçevesinde babası hakkında anılarını anlatarak, şunları söyledi:“Daha küçükken 8 yaşımda babam beni Bkü’ye getirdi. Bu benim ilk yurt dışı ziyaretim idi. İşte o zaman Bakü ve Azerbaycan’ı sevdim. Ülkenizde bir çok insanın babamın çalışmalarının hayranı olduğunu biliyorum, benim için bu büyük bir onur. Eminim bugünkü performans da büyük bir başarı olacak, çünkü “Cemile” hikayesi, Cengiz Aytmatov'un en popüler eserlerinden biri olan aşk şarkısı. Bugün burada olan herkese teşekkür ediyorum.”Onurlu konukların konuşmalarının ardından izleyicilere “Cemile” adlı oyunu sunuldu.“Cemile”, 1958 yılında Rusça yayınlanan Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov’un ilk büyük romanıdır.Çok güzel bir kız olan Cemile; soylu, zengin bir aileye gelin olarak gider. Evlendikleri yıllarda II. Dünya Savaşı başlar ve her erkek gibi bu güzel kızın kocası da savaşa gider. Kocası savaştan çok uzun bir süre gelmediği için Cemile de arkasından, savaştan sakat olarak gelmiş Danyar adlı bir delikanlı ile savaş alanına gönüllü olarak erzak götürmeyi kabul eder. Cemile’nin kocası ailesine haber göndermek için mektup yazar. Yazar yazmasına ama mektupların sadece sonunda “karım Cemile’ye selam ederim” der. O günlerde hep Cemile’nin yanında olan Danyar, Cemile’nin günden güne ilgisini çeker. Göremediği, duyamadığı hatta yaşayıp yaşamadığını bile bilmediği kocasından çok daha fazla ilgi ve sıcaklık gösterir.Cemile ile Danyar arasında bir aşk başlar. Haftalar geçer, aylar geçer. Yengesi Cemile ile Danyar’ın yakınlaştıklarını farkındadır. Bir gün Cemile ve Danyar’ın köyden kaçtıklarını görür. Arkalarından bağırır ama sesini duyuramaz. Cemile’nin eşi köye geri döner. Olaylara çok sinirlenir. Fazla üzülmez; yeniden evlenebileceğini düşünür. Yazar, okumak için köyden ayrılır. Çok güzel resim yapabilmektedir. Kendisini geliştirir ve ünlü bir ressam olur.Cengiz AytmatovKırgızistan’ın kuzeyindeki Talas bölgesinin Şeker köyünde 12 Aralık 1928’de dünyaya gelen Aytmatov, Kazakistan Cambul Veterinerlik Teknik Okulunda okudu.Öğrenimine Bişkek'teki Tarım Enstitüsü ve Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü ile devam eden Aytmatov, yazarlık kariyerine Moskova'da başladı.Pravda gazetesinde çalışan Aytmatov, 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliğine üye olarak kabul edildi.Eserleri 150’nin üzerinde dile çevrilen yazar ve devlet adamı Aytmatov, 1963’te Lenin Ödülü’nü aldı, 1970’te kaleme aldığı "Selvi Boylu Al Yazmalım" romanı Türkiye’de beyaz perdeye uyarlandı.Aytmatov’un eserleri arasında Zorlu Geçit (1956), Yüz Yüze (1957), Cemile (1958), İlk Öğretmenim (1962), Dağlar ve Steplerden Masallar (1963), Elveda Gülsarı (1966), Beyaz Gemi (1970), Selvi Boylum Al Yazmalım (1970), Fuji Dağı'nın Tepesi (1973), Gün Olur Asra Bedel (1980), Darağacı-Dişi Kurdun Rüyaları (1988) ile Rusya ve Kırgızistan’da pek çok ödül alan Dağlar Devrildiğinde-Ebedi Nişanlı bulunuyor.Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Kırgızistan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra edebi çalışmalarının yanı sıra ülkesini Lüksemburg, Belçika ve Hollanda’da büyükelçi olarak temsil eden Aytmatov, AB, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerinin Kırgız delegeliğini de üstlendi.Aytmatov, 2008’de Rus televizyon kanalının belgesel çekimleri için gittiği Tataristan’ın başkenti Kazan’da ani böbrek rahatsızlığı geçirmiş, tedavi için götürüldüğü Almanya’da 10 Haziran’da 79 yaşında hayatını kaybetmişti.Yazar Aytmatov, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Ata Beyit Ulusal Anıt Mezarlığı'nda babası Toleykul Aytmatov'un mezarı yanında toprağa verilmişti.Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), 2018'i Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'u "Anma Yılı" ilan etmişti.Kabar.kg 

"Özbekistan tüm Türk dünyasının mirasıdır"

Nobel Ödüllü bilim adamı Aziz Sancar, Türk Hava Yolları (THY) ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Özbekistan Milli Üniversitesinin davetlisi olarak geldiği Özbekistan'da, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Nobel Ödüllü bilim adamı Aziz Sancar, Özbekistan'ın, sadece Özbeklerin değil tüm Türk dünyasının mirası olduğunu söyledi.Türk Hava Yolları (THY) ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Özbekistan Milli Üniversitesinin davetlisi olarak Özbekistan'a gelen 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Sancar, ziyaretine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Özbekistan'ın 800-1200 yıllarında dünyada bir numaralı bilim merkezi olduğunu dile getiren Sancar, "Özbekistan, sadece Özbeklerin değil tüm Türk dünyasının mirasıdır. O bakımdan Özbekistan bizim için önemlidir. İbni Sina, El Biruni, El Harezmi gibi bu topraklarda yetişen alimler sadece Özbekistan'ın değil bizim de bilim insanlarımızdır." dedi. Sancar, Özbekistan'a yaptığı ziyaretin nedeni hakkında da şunları kaydetti:"Bu toprakları ziyaret etmemin bir sebebi de çocukluğumdan beri ata yurdunu ziyaret etmek isterdim. Onun için geldim fakat esas amacım, Özbekistan ile Türkiye arasındaki bilim ortaklığını geliştirmek. Bunun için elimden geleni yapacağım. Buraya temel bilimin ne kadar önemli olduğunu, temel bilime yapılan yatırımın 10 misli geri döneceğini anlatmak için geldim." Bazı nedenlerden dolayı Türkiye'nin Özbekistan'dan ve Orta Asya'daki Türk kardeşlerinden bir süre kopuk kaldığını belirten Sancar, artık bu ülkelerin ortak çalışmalar yapma imkanına sahip olduğunu ve ülkeler arasında bilim alanındaki iş birliği ve ortaklığın geliştirilebileceğini vurguladı. Türkiye ile Orta Asya Türk cumhuriyetleri arasında ortak çalışmalar yapılması gerektiğine dikkati çeken Sancar, "Ortaçağ'daki bilim adamlarına bakıldığında onlar aralarında adeta mekik dokuyorlardı. Günümüzde Türk soydaşlarımızla bilim alanında iş birliği yapmak, hem Türkiye'nin hem de bu topraklardaki kardeşlerimizin hem de tüm Türk dünyasının bilimde yükselmesi için önemli olacaktır." ifadelerini kullandı.Özbekistan'ın kendi vatanı olduğunu dile getiren Sancar, "Benim için Ankara ne ise Taşkent de odur. Taşkent'e ilk defa geldim. Bunun ayrı bir önemi var, ayrı bir heyecan var. Allah'a şükür kısmet oldu.” diye konuştu.Artık genç birisi olmadığı ve araştırma yapmaya devam ettiği için seyahat etmeyi sevmediğini söyleyen Sancar, "Bunu hep söylüyorum. Dünyanın birçok ülkesinden davetler geliyor. Türk devletleri haricinde hiçbir yere gitmiyorum. Araştırma yapmak istiyorum. Araştırma yapmanın dışında benim tek borcum Türk devletlerinedir." dedi.Özbekistan Başbakan Yardımcısı Aziz Abduhakimov ile yaptığı görüşmede, Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu'nun yapılması meselesinin de gündeme geldiğini hatırlatan Sancar, bu konuda elinden geleni yapmaya hazır olduğunu kaydetti.Özbekistan'daki temasları kapsamında geçen hafta Başbakan Yardımcısı Aziz Abduhakimov ve Yüksek Eğitim Bakanı İnam Macidov tarafından kabul edilen Sancar, Taşkent, Hive, Buhara ve Semerkant şehirlerinde incelemelerde bulundu. Buhara'da düzenlenen Sosyal Bilimler Kongresi'nde onur konuşmacısı olarak yer alan Sancar'a, Özbekistan Milli Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı takdim edildi.

Aziz Sancar, Buhara'dan Türk Dünyası'na "birlik ve bilim" mesajı verdi

Aziz Sancar, Buhara'da katıldığı bilim kongresinde Türk Dünyası'na birlik ve bilimde ilerleme mesajı verdi.Buhara Devlet Üniversitesi’nden fahri doktora unvanı alan Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, “Umarım Türk dünyasında bir birlik olur ve Türk dünyası bilim alanında Batı ile yarışacak bir duruma kısa zamanda, ben hayattayken gelir ” dedi.3.Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi Özbekistan’ın tarihi kenti Buhara’da başladı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Uluslararası Balkan Üniversitesi, Buhara Üniversitesi ve Turkish Studies Dergisi tarafından organize edilen kongreye TBMM Başkanvekili Prof.Dr. Mustafa Şentop, Türkiye’den bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, Nobel ödüllü bilim insanı Prof.Dr.Aziz Sancar’ın yanı sıra Türkiye, Özbekistan, Güney Kore, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, KKTC, Makedonya ve Almanya’dan 400 akademisyen katıldı.Kongrenin açılış konuşmasında temel bilimlerin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Aziz Sancar'ın açıklamaları şu şekilde:“Kırgızistan’da da konferans verdim. Temel bilimlerin önemini vurguladım. Konuşmamdan sonra bir sosyoloji doktorası yapan Uygur Kızımız geldi ve 'Ben size katılmıyorum.Temel bilimler kadar sosyal bilimler de lazım’ dedi.Ona hak veriyorum. Sosyal bilimler önemli. Devletin yönetilmesi ve milli değerlerin korunması, yükseltilmesi, temel bilimlere yön verme bakımından sosyal bilimler önemlidir. Ben de bunu kabul ediyorum. Ama şu da bir gerçektir ki Türk dünyasında son 500 yıldır temel bilimlere, bilimsel gelişmelere, katkımız olmamıştır. Bu bütün Türk dünyası için büyük bir sorun olmuştur.2 ay önce Kanada’ya gitmiştim.Orada Kanada televizyonunu izledim. Dünyadaki hava durumunu gösteriyordu. Kuzey Amerika, Avrupa, Rusya’yı gösterdi. Sonra Çin’e ve Avustralya’ya geçti. Güney Amerika, Ortadoğu ve Türk dünyası bu hava durumunda hava haberinde yoktu. Ben bundan şunu çıkardım bu saydığım ülkeler Kanadalılar ve Batılılar için adamdan sayılmıyor. Onlar için önemli değiliz. Onlar için önemli olmak onlara kendimizi kabul ettirmek için bilim yapmamız lazım”"BATILILAR KADAR BİLİMDE İLERLEMELİYİZ"Prof. Dr. Aziz Sancar, Batılılar ile yarışmak için temel bilim yapılmasının gerekliğini söyledi. Sancar, "Onlar kadar katkı yapmamız lazım. Eğer böyle yaparsak eğer bilimde o seviyeye ulaşırsak o zaman inşallah Aziz Sancar’a bu kadar ilgi olmaz. Eğer bunun çözümünü bilseydim söylerdim.Bu sorunu, bu problemi nasıl çözerim, nasıl çözeriz cumhurbaşkanımıza Türk dünyası insanlarına anlatırdım.Ben çözümü bilmiyorum ama şunu biliyorum temel bilim yapmamız lazım.Temel bilimde dünya ile yarışmamız lazım.Temel bilime büyük yatırım yapmamız lazım. Buna kalpten inanıyorum bunu cumhurbaşkanımıza da söyledim. Umarım Türk dünyasında bir birlik olur ve Türk dünyası bilim alanında batı ile yarışacak bir duruma kısa zamanda ben hayattayken gelir. Allahtan bütün Türk dünyasına başarılar diliyorum” diye konuştu.Kongrede 8 alt sempozyumda 348 bildiri sunulurken kongreye onur konuğu olarak yer alan Prof.Dr. Aziz Sancar’a Buhara Devlet Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi.QHA

2018 Dünya Dağ Forumu Bişkek’te yapılacak

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te 23-26 Ekim tarihleri arasında 2018 Dünya Dağ Forumu düzenlenecek.Çevre Koruma ve Orman Devlet Dairesi basın hizmetinden yapılan yazılı açıklamaya göre, söz konusu etkinlik Çevre Koruma ve Orman Devlet Dairesi, Ağa Han Vakfı, Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından organize ediliyor.Forumun amacı, dağ bölgelerinin müreffeh geleceği için bir senaryo geliştirmek ve bu amaca ulaşmak için olası yolları ve yönleri tanımlamaktır.Dağlar, dünya nüfusunun % 13'üne ev sahipliği yapıyor ve Dünya'nın toprağının beşte birini kapsıyor. Dağ bölgeleri, önemli ekosistem hizmetlerinin sağlayıcıları olarak da hizmet vermektedir. Küresel “su kuleleri” olarak dağlar, hem dağlık bölgelerde hem de ovalardaki geniş alanlarda dünyanın her yerinden insanlara tatlı su sağlar.Buna ek, dağlar gezegenin en büyük nehirlerine neden olur ve dünya nüfusunun % 40'ı tüketim, sulama ve enerji üretimi için dağ suyuna bağlıdır. Dağ manzaraları çeşitliliği ve benzersizliğiyle hayretler içinde, nesli tükenmekte olan endemik türler de dahil olmak üzere “biyoçeşitliliğin sıcak noktaları” oluştururlar. Bu biyoçeşitlilik, birçok temel gıda ürününün genetik kökeni de dahil olmak üzere, insanlığın bağlı olduğu ekosistem hizmetlerinin çoğunun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca, dağlar dünyanın orman alanlarının % 28'ine ev sahipliği yapmaktadır.Dağların dünya topluluğuna muazzam faydalar getirmesine ve aynı zamanda büyük bir baskı altında olmasına rağmen, uluslararası siyasi arenada dağ bölgelerinin sesi yeterince güçlü değildir. Ayrıca, dağ konusundaki kararlar dağlık bölgelerden kendileri ve yerel perspektifler dikkate alınmaksızın uzaklaştırılmaktadır.Avrupa, Latin Amerika ve Afrika'da benzer dağ forumları düzenledikten sonra, 2018 Dünya Dağ Forumu, nelerin başarıldığına dair bir analiz yapmayı ve dağ bölgelerinin müreffeh geleceğine etkili senaryolar ve gelişim yolları tanımlamayı amaçlamaktadır.2018 Dünya Dağ Forumu, sürdürülebilir dağ gelişimi için mevcut uluslararası süreçlere katkıda bulunacak ve gündemdeki konuların, çalışma ve tartışma için ilgili konularla formüle edileceği ana tematik konulara odaklanacaktır.Bişkek'te düzenlenecek olan 2018 Dünya Dağ Forumu, sürdürülebilir dağ gelişimi için ulusal ve bölgesel önceliklerin dikkate alınacağı, ortaklıklar ve yeni çözümler arayışının geliştireceği bir platform haline gelecek.Kabar.kg 

Gagavuz Yeri’nde inşa edilen Nasrettin Hoca kreşi açıldı

Moldova’nın Gagavuz Özerk Yeri’nde TİKA’nın inşa ettiği Nasrettin Hoca Kreşi’nin açılışı yapıldı.Moldova’nın Gagavuz Özerk Yeri’nde TİKA’nın inşa ettiği Nasrettin Hoca Kreşi’nin açılışı yapıldı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, TİKA Başkanı Serdar Çam ve YTB Başkanı Abdullah Eren, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) Gagavuz Özerk Yeri’nde inşa ettiği Nasrettin Hoca Kreşi’nin açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Selçuk gerçekleşen törenin ardından yaptığı konuşmada, “Başta TİKA olmak üzere, burada emeği geçen herkese, katkı sağlayan arkadaşlarımıza, dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Burada çok güzel bir eğitim alacaksınız ve çok güzel insanlar yetişecek. Gagauzya’yı yücelteceksiniz, büyüteceksiniz” dedi. Törene ayrıca TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Başkanı Mahmut Çevik ve TİKA Kişinev Koordinatörü Selda Özdenoğlu da katıldı.  Törenin ardından Bakan ve beraberindeki heyet kreşte anaokulu çocukları tarafından düzenlenen dans gösterilerini izledi. Sınıfları gezen heyet çocuklara şeker dağıttı. Programda ayrıca Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Nasrettin Hoca Kreşi için Moldovanca ve Gökoğuz Türkçesinde çift dilli eğitim materyalleri hazırlayarak ilk setleri teslim etti. Gagauz Yeri’nde, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ekonomik istikrarsızlıklar ve artan işsizlik nedeniyle birçok insan, ailelerini ve çocuklarını arkalarında bırakarak başka ülkelere gitmek zorunda kalmıştı. Yurt dışına ve diğer bölgelere giden ailelerin çocuklarının okul öncesi egitimine imkân oluşturmak ve daha iyi koşullarda bakımını sağlamak amacıyla inşa edilen kreşin 8.000 m² alan üzerinde, 1.000 m² tek katlı kapalı alana ve dört adet açık oyun alanına sahip olduğu aktarıldı.  İlk etapta yaşları 3 ile 7 arasında değişen 72 çocuğa yatılı olarak hizmet verecek Nasrettin Hoca Kreşi, Gagauz Yeri’ndeki 26.000 nüfuslu başkent Komrat çocuklarına daha iyi ve modern şartlarda eğitim sunacak. Ayrıca kreşte yapılacak etkinlikler ve eğitimler, çocukların Türk Kültürü ile erken yaşlarda tanışmalarını sağlayacak. Komrat Belediye Meclisi kararı ile kreşe Türk ve Gagauz kültürünün ortak değerlerinden olan Nasrettin Hoca’nın ismi verildi.  Kaynak: TİKAQHA

"Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni ortak projeler yolda"

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Türkiye ile Azerbaycan'ın savunma sanayisinde iş birliği yapacağını belirterek "Yeni ortak projeler yolda. Bunlarla ilgili kararlar alınmış durumda. Yakın zamanda savunma sanayisi alanında geniş bir iş birliği yapılacak." dedi.Çeşitli programlara katılmak için geldiği Kırıkkale'de AA muhabirine açıklamalarda bulunan Paşayeva, Türkiye'nin kendi silahlarını üretme konusunda çok büyük başarılar kazandığını ve bunun herkesi çok mutlu ettiğini söyledi.Azerbaycan devletinin en önemli konusunun işgal altındaki topraklarını kurtarmak olduğunu vurgulayan Paşayeva, bunun için de güçlü orduya ve güçlü silahlara ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.Paşayeva, "Kardeş ülke Türkiye ile iş birliği çok önemli çünkü bu güvenli bir iş birliği. Savunma sanayisi alanında iki ülke çalışma yaparsa daha da güçlü oluruz. Türkiye, bu konuda çok destek verdi. Bakü'deki 3. Uluslararası Savunma Sanayisi Fuarı'nda (ADEX 2018) ve diğer fuarlarda da kardeş Türkiye'nin öncülüğü vardı. Bizim önceliğimiz hep Türkiye oldu." diye konuştu."Yeni ortak projeler yolda"Azerbaycan'da Savunma Sanayisi Bakanlığı kurulduktan sonra Türkiye ile ortak projeler için çalışmaya başladıklarını belirten Paşayeva, şunları kaydetti:"Bizde olmayan şeyleri Türkiye'den alıyoruz. Öncümüz her zaman Türkiye. İki ülkenin ortak çalışmalarıyla yapılacak ürünleri de başka ülkelere satabiliriz. Bunun için gücümüz var. Bu konuda çalışmalar ve projeler var. İnşallah bir sonraki ADEX fuarında daha farklı şeyler olacak çünkü birlikte olursak daha çok şey yapabiliriz. Savunma sanayisi alanında Türkiye ile iş birliği devamlı gündemde, yeni projelerimiz gündemde. Bunları burada açıklamayayım. Yakın zamanda yetkililerden açıklamaları duyarız. Yeni ortak projeler yolda. Bunlarla ilgili kararlar alınmış durumda. Yakın zamanda savunma sanayisi alanında geniş bir iş birliği yapılacak.""Terörle mücadelede çifte standart olmaz"Paşayeva, Türkiye'ye zarar verenleri, kim olursa olsun, hangi terör örgütü olursa olsun, kendilerine zarar vermiş gibi gördüklerini vurguladı."Türkiye güçlenirse biz güçleniriz, zayıflarsa bu hepimizin zayıflamasıdır." diyen Paşayeva, şöyle devam etti:"Burası bizim de vatanımız. Bütün uluslararası platformlarda Türkiye'nin terörle mücadelesi konusunu destekliyoruz. Türkiye'nin davası bizim davamız. Biz bir ve beraberiz. Çünkü terörle mücadelede maalesef iki yüzlü bir dünyada yaşıyoruz. Özellikle Avrupa'nın, Batı'nın tutumu çok üzücü. Terörle mücadelede çifte standart olmaz. Terör terördür. Kimin canını yakarsa yaksın terördür. Biz Brüksel'de, Almanya'da, Fransa'da veya nerede olursa olsun bir terör oldu mu, biz teröre karşıyız ve o devletin yanındayız. Her desteği vermeye de hazırız. Aynı şeyi kendimize de bekliyoruz. Türkiye'nin terörle mücadelesinde de iki yüzlü davranıyorlar. Terörle mücadele konusunda Türkiye'nin yanındayız. Sizin ayağınıza atılan taş, bizim başımıza değer."TRT AVAZ 

Kazakistan'da 3 lider bir araya geldi

Nazarbayev, Putin ve Mirziyoyev'in görüşmesinde, ülkeler arası işbirliği konuları ele alındı.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev bir araya geldi. Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Putin ve Mirziyoyev'in, ülkenin Türkistan eyaletindeki Sarıağaç kentinde yaptıkları gayri resmi görüşmede ticaret, ekonomi ve kültür alanları ile insani konularda ülkeler arası işbirliğinin ele aldığı belirtildi.Açıklamada, 3 liderin, ülkelerinin Bağımsız Devletler Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşlar çerçevesindeki etkileşimi ile bölgesel ve uluslararası gündemin önemli konularında fikir alışverişinde bulunduğu aktarıldı.TRT AVAZ 

Özbekistan'ın ilk nükleer güç santralinde temel atıldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Özbekistan'ın ilk nükleer güç santrali için temel attı.Özbekistan’ın Rusya ile birlikte inşa edeceği ilk nükleer güç santralinin (NGS) temeli Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te atıldı.Rusya devlet nükleer enerji kurumu Rosatom tarafından Özbekistan’da inşa edilecek NGS’nin temeli, Taşkent’te düzenlenen törenle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından atıldı.Putin, burada yaptığı açıklamada, NGS’nin toplam kurulu gücünün 2 bin 400 megavatı bulacak iki reaktörden oluşacağını belirterek, “Bu NGS, Özbekistan ve Orta Asya’daki ülkeler ucuz ve temiz elektrik sağlayacak. Böylelikle sadece Özbekistan’ın değil tüm bölgenin enerji istikrarı artacak.” dedi.Rusya ve Özbekistan arasında, nükleer enerjinin barışçıl kullanımına yönelik hükümetler arası anlaşma Aralık 2017’de imzalanmıştı.Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, bir süre önce yaptığı açıklamada, yaklaşık 11 milyar dolara mal olacak santralin 2028’de devreye alınmasının planlandığını bildirmişti.Öte yandan, Putin'in Özbekistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında iki ülke arasında toplam 27 milyar dolarlık çok sayıda anlaşmanın imzalandığı açıklandı.TRT AVAZ 

Erdoğan, Aliyev ile görüştü

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR'ın iştirakı SOCAR Türkiye tarafından Aliağa'da inşa edilen ve reel sektörün 6,3 milyar dolarlık yatırımla tek noktaya yaptığı en büyük proje olma özelliğini taşıyan STAR Rafineri, Petkim Rüzgar Enerjisi Santrali, Petlim Konteyner Limanı ve Aliağa Genel Müdürlük binası açılışına katıldı.SOCAR Star Rafinerisi'nin açılış törenini gerçekleştiren Erdoğan ve Aliyev daha sonra baş başa görüşmeye geçti.Rafineri içinde basına kapalı gerçekleşen yemekli görüşme, 1,5 saat sürdü.TRT AVAZ 

Ukrayna’da Türk ve Kırım Tatar Tarihi Araştırma Merkezi kuruldu

Tarih araştırmaları merkezi Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) yardımıyla açıldı.Taras Şevçenko Kiev Milli Üniversitesinde Türk ve Kırım Tatar Tarihi Araştırma Merkezi ile “Türk Dünyası” multimedya konferans salonu açıldı. Merkez, üniversitenin tarih fakültesinin Yabancı Ülkelerin Yeni ve Modern Tarihi bölümü bünyesinde açıldı.Bölümün ve multimedya konferans salonunun tadilatı, yeni mobilya, modern eğitim ve bilgisayar ekipmanlarının satın alınması, Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından finanse edildi.Merkezin açılış törenine; Türkiye'nin Ukrayna Büyükelçisi Yönet Can Tezel, TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, Şevçenko Milli Üniversitesi'nin bilimsel ve pedagojik çalışmalarından sorumlu Rektör Yardımcısı (Uluslararası işbirliği) Petr Beh, Tarih Fakültesi Dekanı İvan Patrilyak, Türkoloji Bölümü Başkanı İrina Pokrovskaya ve diğer fakülte öğretmenleri ile öğrenciler katıldı.Katılımcılar, projenin hayata geçirilmesinin Türk ve Kırım Tatar tarihinin, dilinin ve kültürünün hem araştırılmasını hem de öğretilmesini sağlayıp sonuçların hem Ukrayna toplumuna hem de yurtdışında sunulmasına yardımcı olacağını kaydetti. “Türk Dünyası” multimedya konferans salonunda, öğrenciler için altı ve bir tanede öğretim elemanı için olmak üzere yedi bilgisayar kısmı, bir projektör ve diğer ofis ekipmanları ile interaktif tahta yerleştirildi.Rektör Yardımcısı Petr Beh, TİKA'ya uzun vadeli işbirliğinden ötürü teşekkür ederek bu işbirliği sayesinde üniversitenin Sarı Binasında Filoloji Enstitüsü'ndeki birkaç projenin hayata geçirildiğini söyledi. Ayırca Kırmızı Binadaki Tarih Fakültesi ile işbirliğinin başlangıcından dolayı da Bolat'ı tebrik ederek şöyle konuştu: “TİKA, üniversite için çok şey yaptı. Sarı Binada bir dizi merkez açmış bulunuyoruz ve bugün de Kırmızı Binadaki Tarih Fakültesi'nde Türk ve Kırım Tatar Halkları Tarihi Araştırma Merkezi açılıyor.”Türkiye Büyükelçisi Yönet Can Tezel, Ukrayna'da faaliyet yürüttüğü yıllar boyunca başta eğitim olmak üzere çeşitli alanlarda birçok projeyi hayata geçiren TİKA'nın çalışmalarının önemini vurgulayarak,“Büyükelçilik olarak, Türkiye'de, Ukrayna'yı desteklemek için çeşitli faaliyetler yürüten TİKA gibi bir devlet kurumu olduğu için şanslıyız. Hacı Bayram Bolat'ın (TİKA Ukrayna Program Koordinatörü), Kiev Üniversitesini yardım sağladığı diğer eğitim kurumlarından ayrı ttuttuğunu hissediyorum, ancak üniversite bunu gerçekten hak ediyor.” diye kaydetti.TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, üniversitenin Sarı Binasında bulunan Türkoloji Bölümü başta olmak üzere Filoloji Enstitüsü ile iyi bir iş birliği kurduklarını ifade etti. Geçen yıl Türkiye'nin yardımıyla kurulan, açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı İsmail Gaspıralı Araştırma Merkezi'ni hatırlattı.Hacı Bayram Bolat, “Türk Dünyası multimedya salonu ile Türk ve Kırım Tatar Tarihi Araştırma Merkezine büyük önem veriyoruz, çünkü bu merkezlerin faaliyetleri sayesinde tarih alanında çok fazla araştırma ve bilimsel keşiflerin yapılacağını umuyoruz. Taras Şevçenko Kiev Üniversitesi kalbimizde özel ve önemli bir yer tutuyor. Gerçekten de, bu üniversite ana ortaklarımızdan biridir.” diye kaydetti.Tarih Fakültesi Dekanı İvan Patrilyak, fakültede bu merkezin kurulmasının, modern eğitim ekipmanları ile donatılmasının, Türkiye tarafından dostluğun ve zor zamanlarda Ukrayna'ya verilen desteğin bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2015 yılından bu yana, Kiev Milli Üniversitesi, "Doğu Çalışmaları" eğitim programının bir parçası olarak Filoloji ve Tarih disiplinlerini birleştirerek Tarih Fakültesinde Türkoloji öğrencileri yetiştiriyor. Bu proje, gelecekteki araştırmacılar için yüksek kalitede eğitim ortamı yaratmayı ve verimli Ukrayna-Türk eğitim diyaloğunu teşvik etmeyi amaçlıyor.Dekan Patrilyak bu hususla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı, “Türk dili ve Türk tarihini inceleyen Türkolog grupları multimedya salonunda ders görecek ve Türk dili öğrenecek. Türk ve Kırım Tatar Halkları Tarihi Araştırma Merkezi'nde çalışacak tüm gelecek nesillerin projenin kimlerin sayesinde hayata geçirildiğini minnetle hatırlayacaklarını düşünüyorum.”Türk ve Kırım Tatar Tarihi Araştırma Merkezi Başkanı, Kiev Milli Üniversitesi Yabancı Ülkelerin Yeni ve Modern Tarihi Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Oleg Kupçik, QHA'ya yaptığı açıklamada, “Türk Dünyası” adlı multimedya salonunun eğitim sürecine yönelik olduğunu, Merkezin ise bilimsel araştırma çalışmalarına odaklanacağını kaydetti. Ayrıca, ülkedeki zor durum göz önünde bulundurularak Merkezde çalışmak üzere personel alımının planlanmadığını kaydeden Kupçik, Merkezde bölümün öğretim görevlilerinin çalışacağını, çalışmalara Doğu tarihi ile uğraşan bilim adamları ve araştırmacıların, doktorların, doçentlerin ve profesörlerin katılacağını belirtti.Kupçik, “Merkezde özellikle Türk ve Kırım Tatar halkları olmak üzere iki Türk halkının tarihini incelemeye odaklandık. Böyle bir Merkezin oluşturulması, bu zor anda Kırım Tatar halkına destektir. Kırım Tatarlarının tarihini incelemek meselesi sadece bilimsel değil, aynı zamanda politik öneme sahip bir konudur.” ifadelerini kullandı.Oleg Kupçik, son dört yılda, fakülteye her yıl 21 ila 26 arası Türkolog adayı öğrenci alındığını kaydetti.QHA

Güney Azerbaycan'da "Her Türk öğrenciye, Türkçe kitap" kampanyası

Güney Azerbaycanlı gönüllülerin oluşturduğu kampanyanın amacı Türk dilinin yeni nesillerce benimsenmesi ve Fars kültür baskısına bir direniş oluşturulması olarak belirtildi.İran yönetimi altındaki Güney Azerbaycan'da Fars milliyetçisi eğitime karşı Azerbaycan Türk'ü öğrencilere Türkçe kitap sağlama kampanyası başlatıldı."Her Türk öğrenciye, Türkçe kitap" adıyla başlatılan kampanyada Azerbaycan Türkçesi ile yazılan çeşitli kitaplar genç soydaşlara ulaştırılıyor. Amerika'nın Sesi haberinde dördüncü haftasına girildiği öğrenilen kampanyanın Astara şehrindeki faaliyetleri paylaşıldı.Geçtiğimiz haftalarda Erdebil, Zencan ve Meşkinşehir'de faaliyetler gösteren kampanya görevlileri sosyal medya üzerinden büyük bir destek aldılar. Güney Azerbaycanlı gönüllülerin oluşturduğu kampanyanın amacı Türk dilinin yeni nesillerce benimsenmesi ve Fars kültür baskısına bir direniş oluşturulması olarak belirtildi. İran'da yaşayan 30 milyon Türk dilli halklara İran anayasasında belirtilen hakları verilmiyor. İran İslam Cumhuriyeti'nin, Güney Azerbaycan'da Türk dili için barışçıl mücadele veren aktivistleri tutukladığı belirtiliyor.QHA

Star Rafinerisi Türkiye'nin ilk özel endüstri bölgesi ilan edildi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yazılı açıklamasında, Star Rafinerisi'nin Türkiye'de tek noktaya yapılan en büyük reel sektör yatırımı olduğuna işaret etti. Petro kimya alanındaki yatırımları yüksek katma değerli üretim, istihdam olanakları ve ödemeler dengesi açısından son derece önemsediklerinin altını çizen Varank, şu değerlendirmelerde bulundu:"Star Rafinerisi ile cari açığın önemli kalemlerini oluşturan dizel, jet yakıtı, nafta, LPG ve petro kok gibi petrol ürünleri ülkemizde daha fazla üretilecek. Böylece dış ticaret açığımız yıllık 1,5 milyar dolar azalacaktır. Önümüzdeki dönemde, ülkemiz ekonomisinin küresel değer zincirlerine eklemlenme serüveni, Socar Grubu gibi uluslararası oyuncularla kurulan işbirliklerinin derinleştirilmesi sayesinde daha ileri seviyelere taşınacaktır. Ülkemize hayırlı olsun."Star Rafinerisi açılışı gerçekleştirildi"İlk özel endüstri bölgesi, Star Rafinesi"İzmir Aliağa'da, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve bakanların katılımıyla açılan Star Rafinerisi, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Türkiye'nin ilk özel endüstri bölgesi ilan edildi. Böylece, şirketin gelecek dönemde 2 milyar doları bulması beklenen yeni yatırımları, hızlıca ve bürokratik engellere takılmadan gerçekleşebilecek. "Endüstri Bölgesi" olduğu için mevcut ve yeni yatırımların tüm süreçleri ve izinleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca takip edilecek.Yatırımcı dostu endüstri bölgeleri, ilgili kurumların görüşleri alındıktan sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teklifiyle, Cumhurbaşkanlığınca ilan ediliyor. Yatırımcılara özellikle bürokrasinin azaltılması anlamımda, bir çok avantaj sağlıyor. "Özel Endüstri Bölgelerine ek teşvikler"Endüstri Bölgesi olmanın, yatırımcılara sağlayacağı faydalar şöyle sıralanıyor:"Projesine göre bölgenin yatırımlara hazır hale gelmesi için gereken altyapıya ilişkin masraflar, bakanlık tarafından karşılanabilir. Bakanlık tarafından özel mülkiyete konu alanlar, kamulaştırılabilir. Projesine göre kamulaştırmaya ilişkin masraflar da bakanlık tarafından karşılanabilir. Halihazır harita, jeolojik-jeoteknik etüt raporu, imar ve parselasyon planları, altyapı ve üstyapı projeleri bakanlık tarafından onaylanır. Bu işlemler için bedel alınmaz. Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, işyeri açma çalıştırma ruhsatı bakanlık tarafından verilir ve söz konusu izinle ruhsatlar için harç alınmaz.Yatırım için gerekli "ÇED Gerekli Değildir" veya "ÇED Olumlu" kararı en geç 2 ay içinde verilir. Bakanlık tarafından verilen onay ve izinler ile ÇED izni dışındaki yatırımın tamamlanıp tesisin üretime geçebilmesi için alınması gereken diğer izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlarca 15 gün içinde verilir. Hazine arazileri üzerinde 49 yıllığına irtifak hakkı veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri toplamının binde 5'i (stratejik yatırım olması durumunda binde 1'i) oranında belirlenir. Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun ilgili maddesi gereği, Özel Endüstri Bölgelerine ilişkin Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilir. Yatırım Teşvik Belgesi alan yatırımlar, vergi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi desteği açısından bulundukları bölgenin bir alt bölgesinde sağlanan oran ve sürelerde bu desteklerden yararlanabilir. Bölgede yer alan bütün binalar emlak vergisinden, arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnameler damga vergisinden muaftır. Bölgede yer alan gayrimenkullerin ifraz, taksim veya birleştirme işlemleri, söz konusu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri ile bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis edilene devir ve tescil işlemleri ve cins değişikliği işlemleri harçtan muaftır."Kaynak: AA 

Kazak kültür merkezi Ankara'da açıldı

Başkent Ankara'da, Kazak Kültür Merkezi'nin açılış töreni yapıldı.Merkez, sergiler ve konserler düzenlemeyi de planlıyor. Burada Kazak dil kursları olacak ve yakın gelecekte iğne işi öğrenmeye ve dombra çalmaya dair sınıflar açılacak.Kazakistan Cumhuriyetinin Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly'e göre merkezin oluşturulmasının ana amacı, Türkiye'de yaşayan Kazak halkını birleştirmektir.Büyükelçi, “Türkiye'de bir Kazak diasporası var, ama hiçbir kültür merkezi yoktu, bizim buna ihtiyacımız var. Türkiye'de ulusal bir kültürle yaşayan genç Kazakları tanıtmak için çeşitli etkinlikler düzenleyebileceğiz” dedi.Büyükelçi, ayrıca Kazakların değil, Kazak kültürüyle ilgilenenlerin de derslere katılabileceğini ifade etti.Golden Bridge News

6,3 milyar dolarlık STAR Rafineri'yi Erdoğan ve Aliyev açıyor

6.3 milyar dolarlık dev yatırımın kurdelasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev kesecek. Türkiye'nin yeni yıldızı STAR Rafineri Türkiye'nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayıp cari açığı 1.5 milyar dolar azaltacak. STAR, Türkiye'nin ilk stratejik teşvik belgesini alan yatırım olma özelliğini taşıyor. Rahim Ak İzmir'den bildiriyor.Türkiye'nin yeni yıldızı STAR Rafineri'nin açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yapacak. Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılayacak olan STAR Rafineri, aynı zamanda Türkiye’nin ilk Stratejik Teşvik Belgesini alan yatırım. Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR'ın iştiraki olarak faaliyete geçecek olan STAR, iki ülkenin ekonomik ve siyasi ilişkilerini daha da geliştirecek kilometre taşlarından birisi olacak.  STAR Rafineri ülke ekonomisi ve sanayinin ihtiyaçları gözetilerek stratejik ürünlere odaklanıyor. Yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip STAR Rafineri’de, yılda 4,8 milyon ton dizel ve 1,6 milyon ton naftanın yanı sıra ülkemizdeki cari açığın önemli bileşenlerinden olan jet yakıtı ve LPG gibi petrol ürünlerinin de üretimi gerçekleştirilecek. STAR Rafineri, Türkiye’nin en büyük enerji projelerinden biri olarak petrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar civarında tasarruf sağlayacak. Farklı ham petrol türlerini işleme teknolojisi ve 63 tank ile yaklaşık 1 milyon 640 bin metreküp depolama kapasitesiyle STAR Rafineri, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak. Türkiye petrokimya sektörünün dışa bağımlılığını azaltacak STAR Rafineri’de petrokimya sektörü için önemli hammaddeler olan nafta, kesilen ve reformat ile cari açığın önemli kalemlerini oluşturan dizel, jet yakıtı, LPG ve petrokok gibi petrol ürünlerinin üretimi gerçekleştirilecek. ÇEVREYE DUYARLI YATIRIM STAR Rafineri, üretimde sürdürülebilirliğin önemine inanıyor. Çalışmalarının sosyal ve çevresel etkileri düzenli olarak denetleniyor ve dünya çapında örnek çalışmalara imza atılıyor. Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Türkiye çevre mevzuatı ve uluslararası kabul görmüş çevre standartları çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor.STAR Rafineri, tek noktaya yapılan en büyük reel sektör yatırımı olmasının yanında, mühendislik tasarımı aşamasında, çevrenin bir bütün olarak en iyi şekilde korunmasını sağlamak amacıyla, ekonomik olarak uygulanabilecek en ileri teknolojiler ve bunların uygulanış biçimleri anlamına gelen “En İyi Mevcut Teknikler” (Best Available Techniques) esas aldı. RAKAMLARLA STAR RAFİNERİPetrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar tasarruf sağlayacakTürkiye’nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının %25’ini tek başına karşılayacakGünde 214 bin varil ham petrol işleme kapasitesiGünlük 34 bin metreküp ham petrol işleme kapasitesi1.640 milyon metreküp depolama kapasitesiYılda 4,8 milyon ton düşük kükürtlü motorin üretilecekYılda 1,6 milyon ton jet yakıtı,Yılda 1,6 milyon ton nafta üretilecekYılda 300 bin ton LPG üretecek.55.000 ton yerüstü borularının ağırlığı1.045.000 metrekare boyandıHaberturk.com 

Kazakistan’da mimarisiyle hayran bırakan Hazret Sultan Cami

Kazakistan'ın başkenti Astana'da bulunan oplamda 17 bin metrekarelik alan üzerine kurulu ve 8 bin kişilik kapasiteye sahip Hazret Sultan Camii'nde 77 metre yüksekliğe sahip dört minare ve yüksekliği 52 metre olan toplam 10 kubbe bulunuyor.Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Hazret Sultan Cami, geleneksel Kazak süslemelerinin kullanıldığı mimarisiyle görenleri cezbediyor. Cami, 11 hektar alanda 17 bin metrekare kapalı alana sahip. 30 bin metrekarelik yeşil alanı da bulunan Hazret Sultan Cami'nin inşası sırasında yaklaşık 1.500 kişi çalıştı.

18 Ekim Azerbaycan'ın bağımsızlığının 27.Yıl dönümüdür

İlk kez Azerbaycan, 28 Mayıs 1918'de, 23 ay süren Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'ni ilan ederek bağımsızlık kazandı.18 Ekim 1991’de bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan’da, her 18 Ekim bayram olarak kutlanıyor.TurkicMedia olarak Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Budapeşte’de Türk Konseyi resmi temsilciliği açılması planlanıyor

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Türk Konseyi resmi temsilciliği açılması planlanıyor.Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Ekonomi Bakanları 8. Toplantısına katılan Macaristan’ın Bişkek Büyükelçisi Andraş Barani, Macaristan Hükümeti, Budapeşte'de resmi bir temsilciliği açmak için Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'ne (Türk Konseyi) teklifte bulunduğunu bildirdi.Macar tarafının personel ve ikinci çalışanlara bina ve maaşlar sağlayacağını belirten Büyükelçi Andraş Barani, “Macaristan'ın Avrupa Birliği ve NATO (editör: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi olduğu için, bu kurumun Türk Konseyi'nin Avrupa'daki çıkarlarını temsil etmek için çok önemli olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla, temsilcilik, Avrupa ve Avrasya bölgesi ile bir bütün olarak diyaloğun oluşturulmasında iyi bir araç olabilir.” dedi.Kabar.kg 

"Azerbaycan'ın Türkiye'ye yatırımları 20 milyar dolara çıkacak"

Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, "Bugün Azerbaycan, Türkiye'nin en büyük yatırımcısı. Bu yılın sonunda Azerbaycan'ın Türkiye'ye yatırımları 20 milyar dolara çıkacaktır." dedi.İbrahim, Amasya Üniversitesince İpekköy Kampüsü'nde düzenlenen "Azerbaycan'ın 100. Yılı Türkiye İlişkileri ve Bölgesel Güvenlik" konferansında yaptığı konuşmada, Azerbaycan ve Türkiye'nin tek millet, iki devlet olduğunu, bunun iki devlete de güç kattığını dile getirdi.Azerbaycanlı iş adamlarının Türkiye'de yatırım yaptığını belirten İbrahim, şöyle devam etti:"Bugün Azerbaycan, Türkiye'nin en büyük yatırımcısı. Bu yılın sonunda Azerbaycan'ın Türkiye'ye yatırımları 20 milyar dolara çıkacaktır. Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek gözüyle bakılan Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, iki kardeş ülkenin iş birliği sayesinde hayata geçti. Bu projelerle bölgeye ekonomik kalkınmanın geleceğine inanıyorum."Azerbaycan ile Türkiye'nin ilişkilerinin gönülden gelen duygularla yürüdüğünü vurgulayan İbrahim, "Ülkemizin kuruluşundan bu yana her platformda yanında olan Türkiye'nin Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı dönemde Azerbaycan'dan çok sayıda gazi ve iş adamı, harekata katılmak ya da destek olmak için beni telefonla aradı. Bu duygular kalpten geliyor, çok değerli ve gurur veren duygular." diye konuştu.Amasya Valisi Osman Varol da Azerbaycan ve Türkiye'nin birbirlerine güçlü bağlarla bağlanan iki kardeş ülke olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:"Biz birbirine samimi duygular besleyen iki kardeş ülkeyiz. Bunun en güzel ifadesi de 'tek millet, iki devlet' ifadesidir. O kadar derin ilişkilerimiz var ki, tarihsel süreçte de aramızdaki bağ hiçbir zaman zayıflamamıştır. Özellikle dil kavramının üzerinde hassasiyetle durmak gerekir. Eğer insanlar birbirlerini doğrudan anadilleri ile konuştuklarında anlayabiliyorlarsa bu, aralarında çok kuvvetli, çözülmez bir bağ olduğunu gösterir. Azerbaycan ile uzak ve yakın tarihte karşılıklı olarak birbirimize destek olduğumuz, çok hayati anlarda birbirimize kol kanat gerdiğimiz pek çok örnek var."TRT AVAZ 

Kırgızistan’da yeni Dışişleri Bakanı atandı

Kırgızistan’da 12 Ekim’de eski Dışişleri Bakanı Erlan Abdıldayev’in istifa etmesinin ardından yerine yeni Dışişleri Bakanı atandırıldı.Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Başbakan Muhammetkalıy Abılgaziyev’in aday gösterdiği Kırgızistan’ın Japonya Büyükelçisi görevini yapan Aydarbekov Cengiz Azamatoviç’in Dışişleri Bakanı görevine gelmesiyle ilgili kararnameyi imzaladı.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cengiz Aydarbekov ayrıca, önceden üstlendiği Kırgızistan’ın Tokyo Büyükelçisi görevinden alındı.Cengiz Aydarbekov, Nisan 2016’dan beri Kırgızistan’ın Japonya Büyükelçisi görevini üstleniyordu.Kabar.kg

Bakü'de "Kafkas İslam Ordusu" sergisi açıldı

Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliğinde, Bakü'yü Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran, Kafkas İslam Ordusu ismi verilen Osmanlı ordusu komutan ve askerlerinin anısına resim sergisi açıldı.Büyükelçilikteki, Kafkas İslam Ordusu komutanı Nuri Paşa'nın ismini taşıyan salonda düzenlenen serginin açılışına Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Azerbaycan Ressamlar İttifakı Genel Sekreteri Ağali İbrahimov, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, askerler, gaziler ve vatandaşlar katıldı.İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinlikte konuşma yapan Büyükelçi Özoral, 2018'in Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından çok önemli bir yıl olduğunu, bu yıl Azerbaycan'ın bağımsızlığının ve Bakü'yü kurtaran Kafkas İslam Ordusunun kuruluşunun 100. yıl dönümünün kutlandığını söyledi.Kafkas İslam Ordusunun, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki kardeşliğin en güzel örneği olduğunu vurgulayan Özoral, "Bizlere düşen 1918'de, öncesinde ve sonrasında yaşananları, bugünlere nasıl geldiğimizi genç kuşaklara daha iyi anlatmak, bugünün nelerin pahasına elde edildiğini öğretmek olmalıdır." dedi.Azerbaycan Ressamlar İttifakı Genel Sekreteri İbrahimov da Kafkas İslam Ordusu ve komutanı Nuri Paşa'yı çok önemsediklerini belirterek, "Nuri Paşa'nın heykelinin dikilmesi lazım çünkü o olmasaydı Bakü olmazdı." diye konuştu.Konuşmaların ardından Büyükelçi Özoral ve İbrahimov ressamlara plaket takdim etti.Bakü Büyükelçiliği, Azerbaycan Ressamlar İttifakı ve Emekli Subayların Gençleri Maariflendirme Vakfı iş birliğiyle düzenlenen sergide, aralarında hem genç hem de profesyonellerin bulunduğu 27 ressamın Türk şehitlikleri, Kafkas İslam Ordusu ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin anlatıldığı eserleri yer aldı.TRT AVAZ 

Nazarbayev’den yeni sosyal politika ve kamu reformu hamlesi: Altı Yön

Başkan Nazarbayev, Kazakistan'ın büyümesi ve refahına yönelik ''6 yön'' adını verdiği bir yol haritası yayınladı. Mektup, ekonomiden teknolojiye, sosyal politikadan dış politika adımlarından oluşuyor. 6. adım ise gençler için.Nursultan Nazarbayev,  yayınladığı bildiride yeni görevler beyannamesi şeklinde ifade ettiği reformları, “Kazakistan'ın Refahının Büyümesi: Yaşam Kalitesinin ve Refahın İyileştirilmesi” başlığıyla sundu.PAKETİN İLK ADIMI: NÜFUS VE GELİR ARTIŞIPaketin ilk adımı,’nüfusun tamamının gelir artışı’’şeklinde tarif edildi. Bunda temel amacın nüfusun yaşam standartlarını iyileştirmek olduğu belirtildi. Nüfusun gelirinin artması, nüfusun uzun, güvenli ve refah içinde yaşamasına bağlı olduğunu belirten Nazarbayev, ‘’devlet, insanların bu seviyeye gelmesi için gerekli koşulları yaratır, toplumda ekonomik büyüme ve sosyal istikrarı sağlar.’’ mesajını verdi.İKİNCİ HEDEF: YAŞAM KALİTESİReformların ikinci adımı ise, halkın yaşam kalitesinin arttırılması olduğu vurgulandı. Yaşam seviyesi, insanın finansal durumunu, sosyal statüsünü ve yetkinliğini yansıtmak olduğunu beliryen ikinci hedef, yaşam kalitesini iyileştirmek için eğitim, bilim ve sağlık sektörüne yönelik fonların gayri safi yurtiçi hasılanın% 10'una yükseltilmesi, okul öncesi eğitim kalitesinin radikal olarak iyileştirilmesi planlandı.ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ ADIM: BİR SOSYAL POLİTİKA HAMLESİ VE SİVİL TOPLUMA ÖNEMPaketin üçüncü aşaması, devletin yaşamak için rahat bir ortam yaratması oldu.Metinde konu şu şekilde ifade edildi:‘’Rahat bir ortam yaratmak, modern toplumun modern ekonomik modelinin bir yansımasıdır. Bu yüzden her yurttaş tüketim, iletişim ve yaşama rahatlığı için çaba göstermelidir. Devlette, de aynı amaçla sosyal politikaları harekete geçirerek, toplumun ihtiyaçlarını ve devlet aygıtını insan yaşamı için elverişli hale getirmeyi amaç edinmelidir" denildi.Dördüncü adıma geçildiğinde, devleti  vatandaşların ihtiyaçlarına göre uyarlanmış hali şeklinde tarif eden Başkan Nazarbayev, ‘’Günümüzde vatandaşların taleplerine uyarlanmış devlet aygıtı sivil toplumun gelişiminde önemli bir adım olacaktır. Bu nedenle, devlet aygıtı hedeflerini değiştirerek, tüm devlet kurumlarında bürokrasiyi azaltmalı ve yolsuzluğa karşı mücadele etmelidir" değerlendirmesinde bulundu.BEŞİNCİ ADIM: ALTI YÖNÜ GÜÇLENDİRECEK BİR DIŞ POLİTİKANazarbayev, mesajında etkili bir dış politika vurgusu yaptı. Başkan, ‘’Etkili bir dış politika, ülkede reformların ve değişikliklerin başarılı bir şekilde uygulanması için önemli bir koşuldur. Ülkemiz bağımsızlığını kazandığından beri büyük yollardan geçti. Ülkenin çok vektörlü dış politikası, egemenliğimizi ve devletliğimizi güçlendirmemize, uluslararası ilişkiler sistemine girmemize izin verdi. Kazakistan, uluslararası toplumun tam üyeliğini sağladı." Cumhurbaşkanı, ülkenin barışçıl yolunun ve bu alandaki açıkça tanımlanmış ilkelerin tamamen haklı olduğunu söyledi.ALTINCI ADIM: KAZAKİSTAN’DA 2019, ‘’GENÇLİK YILI’’ İLAN EDİLECEKAltıncı ve son adım, şu şekilde belirlendi "Her Kazakistanlı, ülkemizin değişim sürecine katılmalıdır. Bu nedenle, gençlere ağırlık verilmelidir. Gençlerin tüm alanlarda gelişimi için bir platform oluşturulmasını ve gelecek yılın,"Gençlik Yılı’’ olarak ilan edildiğini belirten Nazarbayev, kırsal alanlardaki genç nüfusu sosyal hayata katmak ve ülkenin kalkınmasına fayda sağlamak üzere,  “Aul - Ülkenin Beşiği” adlı özel bir projeyi de başlatmıştır.Mesajda açıklanan altı büyüme adımı, gelir ve yaşam standartlarını artırarak ülkenin refah artışını sağlayacağını ve bu belgenin ana amacının bu olduğunu yineledi. Kazakistan'ın yükselen başarılarının hala devam ettiği gerçeğinden bahseden Başkan Nazarbayev, ‘’milletin bu reformları hayata geçirmek için devletine güveni ruhlarımıza ilham verecek ve ruhlarımızı güçlendirecek ve bu güvenilirliği bizi haklı çıkaracaktır.’’ cümlesiyle mektubunu sonlandırdı. QHA

İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi fikri Cumhurbaşkanlığı’nda

Emel Kırım Vakfı, Cumhurbaşkanlığı’na "İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi" açılması için resmi başvuruda bulundu.Emel Kırım Vakfı Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay’ın Kırım Haber Ajansı’nda kaleme aldığı “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi”  fikri kamuoyunda büyük bir heyecan yaratmıştı.  18. Türk Tarih Kongresi’ne gelen Türk dünyasının birbirinden değerli akademisyenleri de “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” fikrini destekleyerek siyasetçilerin gerekli girişimleri yapacaklarına inandığını belirtmişlerdi. Daha sonra dünyaca ünlü sosyal medya sitesi Twitter’da “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” fikri dünyanın farklı yerlerinde yaşayan kullanıcılar tarafından tekrar dile getirilmiş ve Twitter’da bir gündem çalışması yapılmıştı.  İSMAİL BEY GASPIRALI ÜNİVERSİTESİ FİKRİ YENİ BİR BOYUT KAZANDIEmel Kırım Vakfı Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay, resmi bir dilekçeyle Cumhurbaşkanlığı’na “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” açılması için başvuruda bulundu.Cumhurbaşkanlığı’na yapılan “İsmail Bey Gaspıralı Üniversitesi” için yapılan başvuru şöyle;İSMAİL BEY GASPIRALI ÜNİVERSİTESİ HAKKINDA CUMHURBAŞKANIMIZA RESMİ MÜRACAATIMIZ;TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI’NASayın Cumhurbaşkanımız,“Dilde, Fikirde, İşte Birlik” emeli için “Milletini seviyorsan elinden gelen işle başla” diyerek Çarlık Rusya’sında cehalet içerisinde yaşayan Türk ve Müslüman halkların aydınlanması için halka:Ey vatan kardaşı sen gel gayreteHer hizmete bir hüner, muradı HaliktirAl hemen kalemle kitabı, gel himmeteBin hayvana bir insan hünerle galiptir. Çünkü farz olmuştur ilim bu ümmete,Kimge tâbi olmayan kitaba tâbidir.Hünersizlik yakışmaz bizim millete,Bin kılıçka, bir kalem daim galiptir.çağrısını yaparak Kırım, Bahçesaray’da hizmetlerine başlayan İsmail Gaspıralı Türk Dünyasında aydınlanmanın öncüsü olmuştur. Eğitim reformuyla açtığı Usul-ü Cedit mektepleri, Kırım’dan, İdil-Ural’a, Azerbaycan’dan Doğu Türkistan’a kadar olan o muazzam coğrafyada 5.000’e ulaşmış, “İstanbul’daki kayıkçılardan Kaşgar’daki devecilere” kadar geniş bir coğrafyada okunan Tercüman gazetesiyle bütün bu diyardaki Türk ve Müslüman halklara hitap etmiş olan İsmail Gaspıralı ve onunla çağdaş olan ve onların izinden giden bütün bu bölgedeki ceditçilerin faaliyetleri günümüzde de değer ve önemini korumaktadır.Onun adına açılacak bir üniversite veya Ankara’daki Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin adının “İsmail Bey Gaspıralı Sosyal Bilimler Üniversitesi” olarak değiştirilerek bu üniversitenin İsmail Gaspıralı ve çağdaşlarının misyonunu üstelenecek bir eğitim ve araştırma kurumu olması, hem İsmail Gaspıralı’ya çoktan hak ettiği bir vefa borcumuzu yerine getirecek, hem de O ve fikirdaşlarının sağlam bir şekilde temellerini attığı zemin üzerinde günümüzde Türk ve Akraba Cumhuriyet ve Topluluklarla “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” yolunda bağlarımızın gelişmesi ve sağlamlaşmasında ismiyle müsemma çok önemli bir yol gösterici, öncü ve aydın kadroları yetiştiren çok önemli bir kurum olmasını sağlayacaktır.Sayın Cumhurbaşkanım, Kırım’ı ziyaret etmiş, Zincirli Medrese’nin TİKA tarafından yeniden ve muhteşem bir şekilde restore etmesine hamilik etmiş zatıâlinizin, “İsmail Gaspıralı Üniversitesi” fikrinin de hayata geçirilmesine öncülük edeceğinize olan inancımızla saygılarımızı sunarım.Zafer KaratayKırım Tatar Milli Meclisi Türkiye TemsilcisiEmel Kırım Vakfı Başkanı18. TÜRK TARİH KONGRESİ'NE KATILAN AKADEMİSYENLERİN GASPIRALI ÇAĞRISIQHA 

Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği açılış töreni

Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliğinde, Kök Tuğ Kazak Kültür Derneğinin açılışı nedeniyle tören düzenlendi.Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı'nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Lezzet Mülazımoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Yalçın Topçu ve Mehmet Akarca, Türkiye-Kazakistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Haluk İpek, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş ve çok sayıda davetli katıldı.Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Saparbekulı, burada yaptığı konuşmada, yeni kurulan Kök Tuğ Kazak Kültür Derneğinin faaliyetleriyle ilgili bilgi vererek, "Derneğimizin Kazak-Türk ilişkilerini ileriye taşıyacağına, kültür, sanat ve insani-beşeri alanı geliştireceğine inanıyorum." dedi.Saparbekulı, Kazakistan'ın Milli Uyanış Projesinin önemini vurgulayarak, "Bu projeyle, milli değerlerimize, geleneklerimize ve kültürümüze sahip çıkarak, milli bilincimizi oluşturacağız." diye konuştu.Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Mülazımoğlu ise derneğin, Kazak geleneksel değerlerini koruyacağını söyleyerek, "Dernek, iki ülke arasındaki işbirliği ve dostluğu daha da geliştirerek, ilişkilerimizin daha sağlam temele dayanması için katkıda bulunacak." diye konuştu.Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu da Kazak ve Türklerin öz kardeş olduğunu ifade ederek, "Kök Tuğ Kazak Kültür Derneğinin çalışmalarının, ülkelerimizdeki insanların birliğine ve dirliğine, refahına ve güvenliğine hizmet edeceğine inanıyorum." dedi.Program, Kazak milli türküleriyle ve Kazak milli elbiseleri gösterisiyle devam etti.TRT AVAZ 

Nobel ödüllü bilim adamı Aziz Sancar Özbekistan'da

Nobel ödüllü bilim adamı Aziz Sancar, çeşitli etkinliklere katılmak ve görüşmelerde bulunmak üzere geldiği Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Özbekistan Milli Üniversitesinin davetlisi olarak ülkeye gelen 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar, Özbekistan Yüksek ve Orta Meslek Eğitimi Bakanı İnam Mecidov tarafından kabul edildi.TİKA Taşkent Program Koordinatörü Ali İhsan Çağlar ve Özbekistan Milli Üniversitesi Rektörü Avaz Marahimov'un da hazır bulunduğu görüşmede konuşan Sancar, kendisini bir Türkiye Türkü olduğu kadar Özbekistan Türkü olarak da gördüğünü, o bakımdan Özbekistan'da kendisini vatanında hissettiğini belirtti.Nobel Ödülü almasının ardından kendisine gelen davetlerin çoğunu kabul etmediğini kaydeden Sancar, "Teklif Türk devletlerinden olunca bunu bir vatan borcu olarak gördüm ve baş üstüne dedim. Türk devletlerine memnuniyetle ve büyük bir onurla geliyorum çünkü orası vatandır." dedi.Türkiye'nin Orta Asya ülkelerinden 100 yıl kadar kopuk olduğunu dile getiren Sancar, ancak artık bu ilişkilerin geliştirilmesi için herhangi bir engelin bulunmadığını ve bu ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.Özbekistan programı çerçevesinde tarihi yerleri ziyaret edecek olmasının kendisini sevindirdiğini anlatan Sancar, "Ama ondan ziyade buradaki çocuklara bilim aşılamak için geldim. Maksadım, çocuklarımıza bilim aşılamaktır." ifadesini kullandı.El-cebri icat eden El Harezmi'nin bu topraklarda yaşadığını anımsatan Sancar, "Bu topraklardaki insanların geninde matematik var." diye konuştu.Türk dünyasında pozitif bilimlere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Sancar, eğitimde başarılı olabilmek için çocuklara erken yaşlardan başlayarak deney yapmanın öğretilmesi gerektiğini kaydetti.Mecidov da dünyaca ünlü bilim insanının Özbekistan'a gelmesinin kendileri için büyük ve gurur verici bir olay olduğunu söyledi.Mecidov, Özbek öğrencilerin ikinci kez bir Nobel Ödülü sahibi ile görüşeceğini hatırlatarak, bunun öğrenciler için çok faydalı olacağını ifade etti.Sancar, ülkedeki temasları kapsamında üst düzey Özbek yöneticilerle görüşecek ve Özbekistan'daki üniversitelerin öğrencileriyle bir araya gelecek.TRT AVAZ 

Kazakistan'da eski Türk dövüş sanatı 'alpagut' geliştirilecek

" Kazakistan'da, Türklerin savaş kültürünü ve geleneklerini yansıtan dövüş sanatı "alpagut" geliştirilecek.Kazinform haber ajansının haberine göre, Kazakistan'ın başkenti Astana'da eski Türk halkları dövüş sanatı alpagutun geliştirilmesine ilişkin yuvarlak masa toplantısı düzenlendi.Toplantıya Kazakistan Alpagut Federasyon Başkanı Intımak Kultasov da katıldı. Eski Türk dövüş sanatı alpagutu geliştirmek istediklerini belirten Kultasov, "Dövüş sanatı alpagutun Türk dünyası için önemi büyük." dedi.

Özbekistan Başbakanı Aripov Türk iş adamlarıyla görüştü

Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, ülkede faaliyet gösteren Türk iş adamlarıyla bir araya geldi.Başbakan Aripov, Türk iş adamlarının yanı sıra yatırım, adalet, turizm, sağlık, vergi ile inovasyon kalkınma alanlarından sorumlu bakan ve yardımcıları ile diğer üst düzey Özbek yöneticilerin katıldığı toplantı düzenledi.Toplantıda konuşan Aripov, iki ülke cumhurbaşkanlarının karşılıklı ziyaretlerinin ardından Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerde yeni sayfa açıldığını kaydederken, Türk vatandaşlarına vize muafiyetinin sağlandığını, Türk şirketleriyle çeşitli projelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Aripov, Özbekistan'ı ziyaret eden TBMM Başkanı Binali Yıldırım ile yaptığı görüşmede ülkedeki Türk şirketlerin yetkililerinin görüşme talebinin kendisine iletildiğini anımsatarak, her zaman diyaloğa açık Türk iş adamlarına her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını ifade etti.Aripov, “Bu toplantımız faydalı olacaksa bu görüşmeleri sürekli yapabiliriz. Ülkeye gelen iş adamlarına her türlü desteğin sağlanması konusunda Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in özel talimatları var. Bu toplantı, 'yapıldı, oldu bitti' şeklinde bir toplantı değil. Sizlerle kaç kere görüşmemiz gerekiyorsa o kadar bir araya geliriz.” dedi.Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen de Türk iş adamlarıyla bir araya gelmesinden dolayı Aripov'a teşekkür etti.Şen, son dönemde ikili ilişkilerde cumhurbaşkanlarının iradeleriyle çok hareketli bir dönemin yaşandığını belirterek, bu dönemde çok sayıda üst düzey ziyaretlerin yapıldığını, iş forumlarının düzenlendiğini anımsattı.Buna rağmen ilerleme sağlayamadıkları bazı sıkıntıların bulunduğu alanların varlığını iş adamlarıyla yaptığı görüşmelerden bildiğini aktaran Şen, dolayısıyla mevcut sıkıntı ve beklentileri Özbekistan'ın en yetkili devlet adamına iletilmesi için bu toplantının düzenlendiğini vurguladı.Şen, düzenli hale gelmesini dilediği toplantının çok faydalı olacağına inandığını söyleyerek, “Türkiye ve Özbekistan iki kardeş devlet. Bizler Özbekistan'ın ilerlemesini istiyoruz. Türk iş adamları burada iş yaparken, 'kazan-kazan' ilkesine göre iş yapacaklardır. Biz, bundan emin olduğumuz için, ilişkilerimizin daha iyi hale gelmesi için Türk iş adamlarımızı desteklemek istiyoruz.” diye konuştu.Toplantıda, Türk iş adamları karşılaştıkları sorun ve meseleleri dile getirdi.Toplantının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan iş adamı Çağatay Köse de Özbekistan'da yatırım yapan bir şirket olarak bu toplantıdan çok memnun kaldıklarını ve çok faydalı olan bu toplantının sürekli olarak yapılması gerektiğini belirtti.TRT AVAZ 

Yılmaz Özdil'in yeni kitabı 'Mustafa Kemal' Rusçaya çevrilecek

Gazeteci Yılmaz Özdil'in yeni kitabı 'Mustafa Kemal'in Rusçaya çevrilip yayımlanması için Teas Press Yayınevi ile sözleşme imzalandı.İlk haftadan 500 bin adet satılan, Yılmaz Özdil'in yeni kitabı "Mustafa Kemal" yurt dışındaki okurlardan da gelen yoğun talep üzerine birçok yabancı dile çevrilmeye başlandı.Odatv'nin haberine göre Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal'in Rusçaya çevrileceğinden dolayı büyük heyecan duydu.Okuyucunun kitaba gösterdiği yoğun ilgiyi değerlendiren Yılmaz Özdil, "Böylesine bir ilgi elbette bekliyorduk. Çünkü hangi siyasi ideolojiden olursak olalım, hangi partiye oy verirsek verelim Mustafa Kemal hepimizin ortak paydası. Maalesef yayınevleri Mustafa Kemal Atatürk hakkında çarpıtma, iftira, yalanlar ve biyografilerle dolu. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirlemeye yönelik iftiralarla dolu kitaplar var. Dolayısıyla gerçekçi, somut, eğip bükmeden yazılmış bir Mustafa Kemal biyografisine Türkiye'de gerçekten ihtiyaç olduğunu düşünüyordum. Bunun karşılığını görmekten dolayı çok mutluyum" diye konuştu."Rusçaya çok fazla talep olduğuna şahit olduk"Farklı dillerde yapılacak yayınların Mustafa Kemal Atatürk'ü daha geniş kitlelere tanıtacağına dikkat çeken Kırmızı Kedi Yayınevi Yöneticisi Haluk Hepkon ise "Mustafa Kemal kitabının Türkiye'de rekor baskıyla okurla buluşması dünyadaki yayıncıların da dikkatini çekti. Kitabın yabancı dillerde yayımlanması Mustafa Kemal'in eserlerinin ve kıymetinin tüm dünyada anlaşılmasını sağlayacak. İmza günleri esnasında Rusçaya çok fazla talep olduğuna şahit olduk. Günümüzde Türk kökenli halkların yaşadığı bütün cumhuriyetlerde Rusça kullanılıyor. Bu anlaşma da kitabı Kazakistan'dan Türkmenistan'a kadar büyük bir coğrafyada okurla buluşturacak" dedi."Yılmaz Özdil, eski Sovyet coğrafyasında çok sevilen bir yazar"Teas Yayınevini temsilen imza törenine katılan Çevirmen Mayiz Alizadeise okuyucuların büyük bir heyecanla kitabı beklediğini söyledi. Mustafa Kemal Atatürk'ün iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade eden Alizadeşunları söyledi:"Yılmaz Özdil, Azerbaycan'da, Rusya'da, Eski Sovyet coğrafyasında çok sevilen bir yazar. Mustafa Kemal Atatürk'ü söylemeye bile gerek yok. Azerbaycan bu kitabı heyecanla bekliyor. Şu anda Türkçesini alıp okuyanlar bile var. Biz de hızlı bir şekilde çalışmalara başladık. En geç yılsonuna kadar kitabın Azerbaycan Türkçesi ve Rusça olarak okurla buluşmasını hedefliyoruz."HABERRUS

Gizli İran anlaşması

ABD’nin İran yaptırımlarına uyulması için “son tarih” olarak ilan ettiği 4 Kasım yaklaşırken, Tahran’ı ekonomik ablukadan kurtarmak için Moskova’nın “gizli bir anlaşmaya” imza attığı iddia edildi. Türkiye’nin de uyup uymayacağı tartışmalarıyla gündemde olan yaptırımların aşılması için 7 Eylül’de Tahran’da yapılan Putin-Ruhani-Erdoğan zirvesi sırasında “ikili bir mutabakat” sağlandığı bildiriliyor. Bu haberi, İsrail’in önde gelen haber sitelerinden mako.co.il’e dayanarak, Rusya’da iş çevrelerinin saygın ajansı RBC manşetinden duyurdu. Buna göre, üç bölge ülkesinin liderlerinin Suriye krizini masaya yatırdıkları Tahran zirvesi sırasında Rusya ile İran arasında gizli bir anlaşmaya imza atıldı. ABD yaptırımlarını delmeyi amaçlayan bu anlaşmayı AB yönetiminin de zımnen desteklediği, böylece Tahran’ın nükleer silahsızlanma anlaşmasına sadık kalmasını umduğu vurgulandı. İddiaya göre anlaşma şöyle yürüyecek: Trump ylnetiminin petrol ihracatını yasakladığı İran, hem petrolünü Hazar Denizi üzerinden tankerlerle komşusu Rusya’ya taşıyacak. Buradaki rafinerilerde işlenecek petrolü Rusya İran adına dünya piyasalarına satacak. Karşılığında da İran’ın ihtiyaç duyduğu mallar yine Rusya üzerinden İran’a yolanacak. Anlaşma metninde, AB ülkelerinin de İran petrolünün bu şemayla Asya ülkelerine satışına itiraz etmeyecekleri vurgusu yapıldığı bildiriliyor.Gizli anlaşmanın metnini İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın ele geçirdiği iddia edildi. Bakanlık ise iddiaları reddetti.Haberde üçlü Tahran zirvesi sırasında bu konuya Türkiye’nin dahil olup olmadığı konusunda bir bilgiye yer verilmedi. Ankara, Tahran’a uygulanacak yaptırımlara uymayacağını açıklamıştı.http://turkrus.com/682635-gundem-gizli-iran-anlasmasi-xh.aspx

Bakü'de "Şah İsmail Konferansı"

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Safevi hükümdarı Şah İsmail Hatayi'nin edebi kimliği üzerine konferans düzenlendi.Bakü Yunus Emre Enstitüsü tarafından Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Edebiyat Enstitüsü'nde düzenlenen konferansa AMİA Başkan Yardımcısı ve Edebiyat Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. İsa Hebibbeyli, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhsin Macit, Bakü Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Cihan Özdemir ve akademisyenler katıldı.AMİA Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hebibbeyli, Şah İsmail'in hem kılıcı hem de kalemiyle güçlü bir hükümdar olduğunu söyledi. Şah İsmail döneminde Osmanlı ile Safeviler arasındaki savaşlardan bahseden Hebibbeyli, "Kimse iki kardeşin birbirine kılıç kaldırmasını istemezdi. Bazı yazarlar Yavuz Sultan Selim'i, bazı yazarlar da Şah İsmail'i haklı çıkarmaya çalışıyor. Fakat bu Türk dünyasının ortak hatasıdır." diye konuştu. Bakü Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Özdemir, tarihteki siyasi ve askeri ilişkilerin, dönemin şartları içerisinde, objektif değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Daha önce, özellikle 20. yüzyılın başlarında tarihin bir propaganda olarak kullanıldığını kaydeden Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:"Geldiğimiz noktada, Türk dünyasının bilim adamları tarih yazıcılığında objektif davranmak zorundadır. Eğer böyle davranılmazsa ortaya koydukları çalışmalar halk üzerinde menfi tesir bırakır. Şah İsmail, büyük Türk hükümdarıdır. Onun döneminde büyük eserler ortaya koyulmuştur. İlme, edebiyata gerçekten çok değer veren bir insandı." Tüm Orta Asya coğrafyasında, Türk hükümdarlarının çevresine ilim ve sanat adamlarını topladığını belirten Özdemir, "Olumsuz bir şeyler bulunarak ayrılık tohumları atılacağına, onların medeniyet, edebiyat ve sanat tarihine katkıları üzerinde durmamız gerekir." şeklinde konuştu. Şah İsmail'in şiirlerinden oluşan ve bilimsel yöntemlere uygun biçimde incelenerek hazırlanan Hatayi Divanı adlı eserin yazarı Prof. Dr. Macit ise Türkiye'de ve yurt dışında incelediği Şah İsmail yazmalarını anlattı.Şah İsmail'in özelliklerinden birinin, eserlerinin devrin önemli hattatları tarafından kopya edilmiş olması olduğunu belirten Macit, bu eserleri kopyalayan hattatların aynı zamanda Anadolu sahasında nestalik hattın yaygınlaşmasında öncülük ettiğini kaydetti.Macit, "Hem kitap hem de şiir sanatları açısından Şah İsmail'in şiiri ile Anadolu sahası şiiri ve sanatı arasında önemli ilişkiler vardır." görüşünü paylaştı.

Kırgızistan’da 5.5 büyüklüğünde deprem

Kırgızistan’da 5.5 büyüklüğünde deprem kaydedildiği bildirildi.Kırgızistan Ulusal Bilimler Akademisi Sismoloji Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, Kırgızistan’da 14 Ekim 11:15 sıralarında deprem meydana geldiği belirtildi.Edinilen bilgiye göre, deprem ortası Alay tepesinde, Car Başı köyünden 12 km güneyde, Kara Şıbak köyünden 14 km güneybatıda, Daroot Korgon köyünden 18 km güneybatıda ve Oş şehrinden 138 km güneybatıda yer aldı.Deprem şiddeti Kara Şıbak, Car Başı, Daroot Korgon, Çak, Kulçu, Kızıl Eşme, Caş Tilek, Açık Suu yerleşim birimlerinde 4, Karamık, Kara Kabak, Kara Teyit, Kabık, Kaşka Suu, Sarı Mogol köyünde 3 ve Taldı Suu ile Arça Bulak’ta 2.5 büyüklüğünde hissedildiği ifade edildi.Kabar.kg 

Azerbaycan'da uluslararası çapta eğitim fuarı düzenlendi

12. Azerbaycan Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı Bakü'nün Expo Merkezi'nde düzenlendi.Azerbaycan'da geleneksel hale gelen Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı 12'inci kez kapılarını takipçilerine açtı.Azerbaycan'da geleneksel hale gelen Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı başladı. Azerbaycan Eğitim Bakanlığının desteğiyle Bakü Expo Merkezi'nde bu yıl 12'incisi düzenlenen Azerbaycan Uluslararası Eğitim ve Kariyer Fuarı'na 12 ülkeden 135'e yakın firma katılıyor.Azerbaycan Eğitim Bakanı Ceyhun Bayramov da katıldığı fuarda uluslararası eğitim kurumlarıyla Bakü'de yakından tanışma fırsatı yakalayan yerli ve yabancı öğrenciler, stant temsilcilerinden geniş bilgi alma fırsatı yakaladı.Başta Azerbaycan, Türkiye, Rusya, Almanya, Letonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti olmak üzere pek çok ülkeden katılan firmaların, lisans, yüksek lisans, doktora, eğitim seminerleri, liseler, dil kursları ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor.QHA

"Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" başladı

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de "4. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" bugün başladı.Ukrayna’nın başkenti Kiev’de "4. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi" bugün başladı.Sakarya Üniversitesi (SAU), İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMU) ve Kiev Milli Dil Bilim Üniversitesi işbirliğiyle 13 Ekim'e kadar düzenlenecek olan kongrenin ana teması “Göç ve Dil Öğretimi” olarak belirlendi.Ukrayna Ulusal Dil Bilimi Üniversitesinde başlayan etkinlikte göçmenlik ve dil öğretimi ile ilgili kritik konular ele alındı. Asimilasyon, azalma ve öğretim problemlerine dikkat çekildi. Konferans açılışında Türkçe dil öğreniminde dijital araçlar ve internet imkanlarının kullanılması üzerinde ayrıca duruldu. Gençlerin bu elektronik vasıtalarla enformasyonun büyük bir kısmına ulaştığı, bu nedenle dil öğretimi alanında ağırlıklı olarak bu vasıtaların kullanılması gerektiği ifade edildi.Konferans yarın da devam edecek ve kapanış gerçekleştirilecek.QHA

ABD'li senatör Marco Rubio, Uygur Türkü İlham Tohti'ye 2019 Nobel Barış Ödülü'nün verilmesi için devreye girdiklerini belirtti

Amerika Birleşik Devletleri Florida Senatörü Marco Rubio, Nobel Barış Ödülü'nün İlham Tohti'ye verilmesi gerektiğini belirtti.Uygur Türkü olan İlham Tohti Çin devleti tarafından ayrılıkçı eğilimler nedeniyle ömür boyu hapse çarptırılmıştı. ABD Kongresi Çin İcra Komisyonu tarafsız üyeleri Marco Rubio'nun liderliğinde Uygur Türkü İlham Tohti'ye Nobel Barış Ödülü verilmesi yönünde girişimlerde bulunacaklarını belirtti.İlham Tohti daha önce birçok insan hakları örgütü tarafından ödüle layık görülmüştü. 2017 yılında Liberal International kuruluşu tarafından "Özgürlük Ödülü"ne, 2014 yılında PEN tarafından "Barbara Goldsmith Yazım Özgürlüğü Ödülü"ne ve 2016'da Martin Ennals "İnsan Hakları Ödülü"ne layık görüldü.İLHAM TOHTİ KİMDİR?İlham Tohti, aşırılıkçı (radikal) bir milliyetçi olmadığını ve Uygurlar ile Çinlilerin bir arada yaşaması için gereken ve bizzat Çin'in anayasasında bulunan hükümlerin uygulamaya konulması gerektiğini ifade ediyordu. Ürümçi katliamı sonrası sömürge valisi Bekri'yi suçlayan makalesinin ardından kendisinden haber alınamadı. 8 Temmuz tarihinde Özgür Asya Radyosu, Tohti'nin tutuklandığını bildirdi. Daha sonrasında Çin'deki Tibetli ve Hong Konglu aktivistlerin girişimi ile uluslarası çapta bir imza kampanyası başlatıldı. İlham Tohti, 23 Ağustos tarihinde ABD Başkanı Barack Obama'nın girişimleriyle serbest bırakıldı. Ancak serbest bırakılışından sonra kendisinin ve ailesinin Pekin'den çıkışına izin verilmedi.Tohti, Ocak 2014'te ise yeniden tutuklandı. Annesi ile beraber evinde gözaltına alınan Tohti, Doğu Türkistan'daki bir hapishaneye nakledildi. 23 Eylül'de ise mahkeme tarafından bölücülük suçlamaları ile ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Uluslararası Af Örgütü, Tohti'nin avukatlarının delillere ulaşımının engellendiğini, altı ay boyunca avukatların Tohti ile görüşmesine izin verilmediğini, bu şekilde yapılan yargılamanın hukuku katletmekten öteye geçmediğini kaydetti.QHA

Türk Akademisinin Başkanı ve Akademinin Baş Uzmanı'na Fahri Profesörlük unvanı verildi.

Kırgızistan’ın Oş kentinde düzenlenmekte olan II.Kazak-Kırgız Aydınları Forumunda Uluslararası Türk Akademisinin (TWESCO) Başkanı Darhan Kıdırali ve Akademinin Baş Uzmanı Kadıralı Konkobayev’e Oş Devlet Üniversitesi’nden Fahri Profesörlük unvanı verildi.          Oş Devlet Üniversitesi Rektörü Kanıbek İsakov Akademi bilim insanlarına Fahri profesörlük unvanı verildiğine ilişkin üniversite Bilim Konseyi’nin kararını okudu. Bununla birlikte konuşmasında TWESCO’nun kardeş halkların işbirliği ve bilimsel entegrasyonu derinleştirmeye büyük katkıda bulunduğunun altını çizerek tanınmış Türkolog Kadıralı Konkobayev’i 70.yaş günü dolayısıyla tebrik etti. TWESCO Başkan Yardımcısı Erjan İsakulov K.Konkobayev’i Akademi adına kutlayarak Kazak çapanını giydirdi.

“Aytmatov. İmparatorluğun Son Yazarı” isimli kitabın tanıtımı yapıldı

Kırgızistan’ın Oş kentinde düzenlenmekte olan II.Kazak-Kırgız Aydınları Forumunda Uluslararası Türk Akademisinin (TWESCO) desteğiyle yayınlanan “Aytmatov. İmparatorluğun Son Yazarı” isimli kitabın tanıtımı yapıldı.         Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90.yıldönümü vesilesiyle hazırlanan kitabın yazarı Kırgız devlet ve siyaset adamı, bilim insanı, edebiyat tenkitçisi Osmonakun İbraimov’dur. Kitap Cengiz Aytmatov’un hayatı ve edebi kişiliği ile ilgilidir. Yazar Cengiz Aytmatov’un özel hayatı ile edebi eserlerini, siyasi görüşleri ile düşüncelerini XX.yüzyılla ilişkilendirerek anlatmıştır. Aytmatov gibi şahsiyetler devrinin insanı olarak da nitelendirilmektedir. Bu yüzden kitap yazarı Aytmatov eserlerini açıklarken Sovyetler Birliği dönemindeki toplum, değerleri ile özellikleri ve o dönemin insan tasvirlerini ustalıkla kalem aldığından bahsetmiştir.         TWESCO’nun desteğiyle yayınlanan kitabın tanıtımı bu sene baharda Astana’da organize edilen Aytmatov Mirası konulu I.Kazak-Kırgız Aydınları Forumunda yapıldı. Adı geçen kitabın tanıtımı daha sonra Bişkek’te yapıldı. Kazak-Kırgız Aydınlarının II.Forumu sırasında Oş Üniversitesi’nde kitabın tanıtımının yapılmasıyla birlikte üniversitenin kütüphanesine hediye edildi.

Mağjan Jumabayev eserlerinin tanıtımı yapıldı

Kırgızistan’ın Oş kentinde düzenlenmekte olan “Cengiz Aytmatov Mirası: Küreselleşme Dönemindeki İşbirliği” konulu II.Kazak-Kırgız Aydınları Forumunda Uluslararası Türk Akademisi (TWESCO) tarafından Kırgızcaya tercüme edilerek yayınlanan Mağjan Jumabayev eserlerinin tanıtımı yapıldı.         “Aslan Heybeti” isimli kitaptaki eserleri Kırgızcaya Kırgızistan Yazarlar Birliği Başkanı Kırgız Halk Yazarı Akbar Rıskulov aktardı. Rıskulov kitaba Mağjan’ın 80’e yakın şiirini, Batır Bayan ve Korkut Baba destanını aldığını belirtti. Türk Akademisi böylece Mağjan Jumabayev eserlerini Türk dünyasına ve dünyaya tanıtma konusunda özel çalışmalar yürütmektedir.TWESCO’nun bahar döneminde Mağjan Jumabayev’in şiirlerini 9 dilde, tam olarak İngiliz, Türk, Azerbaycan, Moğol, Özbek, Kazak, Kırgız, Altay ve Başkurt dillerinde bir kitap olarak yayınladığını hatırlatalım. Bu yılın Mayıs ayında da Özbekistan’da Özbekçe Seçmeli Eserler kitabının tanıtımı yapılmıştı.         Bu sene Тürk dünyasının, Türkistan’ın bağımsızlığı ve birliğini arzulayan şairin doğumunun 125.yıldönümüdür. TWESCO bu bağlamda 2018 yılını Mağjan yılı olarak ilan etmişti.

Yunus Emre'nin bilinmeyen 15 şiiri bulundu

Anadolu'da 13. yüzyılda yaşayan Türk tasavvuf edebiyatının önemli ismi Yunus Emre'nin bilinmeyen 15 şiiri ortaya çıkarıldı.Anadolu'da 13. yüzyılda yaşayan Türk tasavvuf edebiyatının önemli ismi Yunus Emre'nin bilinmeyen ve çoğunda, "ilahi aşk"ın işlendiği 15 şiiri ortaya çıkarıldı.Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçu, Türk Dil Kurumu'nun desteğiyle Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nin düzenlediği Uluslararası Yunus Emre ve Anadolu'da Türk Yazı Dilinin Gelişimi Sempozyumu'nda "Yunus Emre'nin daha önce yayınlanmamış şiirleri" adlı bildiri sundu.Türkiye ve dünyanın farklı üniversitelerinden 100'e yakın bilim insanının katıldığı sempozyumda Yunus Emre'nin bilinmeyen şiirleri ele alındı. Bildiriyi sunan Tavukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıldır Yunus Emre ile ilgili araştırmalar yaptığını, onun yaşadığı coğrafyanın bugünkü Kırşehir ve Aksaray'ın yakınındaki Ortaköy ilçesi olduğunu belirtti.Yunus Emre'nin öldüğü yer, türbesi ve makamları konusunda çeşitli ihtilaflar bulunduğunu anlatan Tavukçu, "Fakat, doğduğu, yaşadığı, eğitiminin büyük bir kısmını aldığı yer bu coğrafyadır. Yunus Emre, 100 bilim insanının burada buluşmasıyla doğduğu coğrafyaya yeniden dönmüştür diyebiliriz." dedi.Yunus Emre'nin bilinmeyen şiirlerine ilişkin Türkiye ve Almanya başta olmak üzere, bazı ülkelerde yaptığı araştırmalarda 1485'ten 1700'lü yıllara kadar olan döneme ait eserleri incelediğini belirten Tavukçu, bu döneme ait mecmualarda Yunus Emre'ye ait bilinmeyen şiirler bulduklarını aktardı.Tavukçu, tespit ettikleri şiirlerin, Yunus Emre'ye ait olduğu bilinen diğer şiirlerle dil ve üslup yönünden karşılaştırıldığını, bilim çevrelerince bu şiirlerin Yunus Emre'ye ait olduğu konusunda mutabık kalındığını bildirdi.Yunus Emre'nin henüz bilinmeyen başka şiirlerinin de olabileceğini kaydeden Tavukçu, "Yunus Emre'nin şiirlerinden bugüne kadar yayımlanmamış, kitaplara girmemiş olanlar var. Bunlar, genellikle kütüphane köşelerinde kalmış yazma mecmualarda bulunuyor. Bunlardan 15'ini tespit ettik ve sempozyumda sunduk. Bunlardan üç tanesi 1485 tarihli bir yazmada tespit edilmiş, yani 15. yüzyıla ait çok kıymetli metinler. Böylece Yunus Emre külliyatına bir katkı sağlamaya çalıştık." diye konuştu.Şiirlerinin içindeki bazı ifadelerin Yunus Emre'nin ümmiliğine de cevap verebilecek nitelikte olduğuna işaret eden Tavukçu, şöyle devam etti:"Onun tartışılan bir ümmiliği meselesi vardır. Yani okuma yazması olmayan, okumamış manasına. Bu hep tartışılır. Yunus, kendisinin ümmi olduğunu söyler. Fakat, aslında ümmiliğin başka bir manaya gelebileceğini, doğrudan Allah'a ve peygambere bağlılık şeklinde anlaşılabileceğini, Yunus bu metinlerde ifade ediyor. Burada sunduğum tebliğdeki şiirlerde bu hususa dair yeni yorumlara imkan verecek bir ifade var." Tavukçu, yayınlanmamış şiirlerin çoğunda, tıpkı diğerlerinde olduğu gibi, "ilahi aşk"ın işlendiğine vurgu yaparak, "Yayınlanmamış şiirlerinin çoğunun içeriği hep aşkla ilgili. Yunus Emre kendisinin aşk dinine bağlı olduğunu, imamı ve mürşidinin aşk olduğunu ifade ediyor.” değerlendirmesinde bulundu. Yunus Emre'nin dışında "Yunus mektebinden" yetişmiş ve kendilerine "Yunus" adını veren başka şairlerin de bulunduğuna değinen Tavukçu, Yunus Emre'ye ait olduğu rivayet edilen bazı şiirlerin aslında bu kişilerin olabileceğini, "sordum sarı çiçeğe" diye başlayan ilahideki ifadelerinden bu bağlamda değerlendirilebileceğini vurguladı. Yunus Emre'nin başlı başına bir okul olarak değerlendirilebileceğini anlatan Tavukçu, şunları söyledi: "Yunus, başlı başına bir mektep. Böyle olduğu için onun devamında bir sürü başka şairler geliyor. Yunus Emre'ye duydukları muhabbetten, onun fikri ve edebi etkisinden kendileri de Yunus ismini alabiliyorlar. Bugün Yunus şiiri diye okuduğumuz şiirlerin tamamı muhtemelen Yunus Emre'ye ait değildir. Çünkü, üsluplarının tamamen farklı olduğunu görüyoruz. Bu tür sempozyumlarla aslında gerçek Yunus şiirlerini bir kuyumcu hassasiyetiyle araştırılıp ortaya konmaya faydası olacaktır."Tavukçu, Yunus Emre'nin bilinmeyen 3 şiirinden şu örnekleri verdi:"Evvelini kimse bilmez y[ara]dan Hû var iden HûHikmetine akıl irmez var iden [Hû] yaradan HûHazret-i Mûsâ Turunda münâcât itdi yerindeHabibi kendi görende yaradan Hû var iden Hû......Gerçek âşıklara salâ dinildiBir nidâ dir “öldi, duyanlar gelsün”İmâmım sorarsan Hazret-i SultânCem’iyyet cem oldı uyanlar gelsün.......Yarın ol mahşer yerine bu halkı cem eyleyelerCem eyleyüp bir araya bir bir su’âl eyleyelerKimisi cevâbın vire kimisi gark ola dere [tere]Çagrışalar peygambere zâr u efgân eyleyeler"TRT AVAZ 

Özbekistan'da BDT Savunma Bakanları 75. Toplantısı

Bakanlar, uluslararası terörizme karşı tedbirler alınmasını kararlaştırdı.Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Ülkeleri Savunma Bakanları Konseyi 75. Toplantısı, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te yapıldı.Toplantıya Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Belarus Savunma Bakanı Andrey Ravkov, Kazakistan Savunma Bakanı Nurlan Ermekbayev, Ermenistan Savunma Bakanı Davit Tonoyan, Tacikistan Savunma Bakanı Şerali Mirzo, Kırgızistan Genel Kurmay Başkanı Rayimberdi Duyşenbiyev ve BDT savunma bakanları konseyi sekreteri Yuriy Daşkin katıldı.Toplantıda, ülkeler arasındaki askeri ve askeri-teknik alanlardaki iş birliğinin durumu ile tarafları ilgilendiren güncel ve bölgesel meseleler ele alındı.Şoygu, toplantının ardından yaptığı konuşmada, uluslararası terörizme karşı tedbirler alınmasını kararlaştırdıklarını söyledi.Ortak askeri sistemlerin gelişiminin önemli olduğunu belirten Şoygu, bunun savunma ve güvenlik alanında iş birliğinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını vurguladı.1992'de kurulan BDT Ülkeleri Savunma Bakanları Konseyi'nin toplantısı, ilk kez Özbekistan'da yapıldı.Konsey, Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan savunma bakanlarından oluşuyorTRT AVAZ 

"Türk Dünyası Kültür ve Spor Şöleni"

Erzurum'daki "Türk Dünyası Kültür ve Spor Şöleni"nin ikinci gününde düzenlenen okçuluk ve mask oyunu etkinlikleri, renkli görüntülere sahne oldu.Kentte, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Atatürk Üniversitesinin desteğiyle Güneş Vakfınca düzenlenen şölenin ikinci gününde kent meydanında kurulan stantlarda geleneksel spor dalları tanıtıldı.Kurulan stantlarda ziyaretçiler, görevliler eşliğinde ok atıp ata sporunu öğrenmeye çalıştı.Şölende, bir ağaç parçasını her iki taraftan tutan kişilerin birbirini çektiği "mask oyunu" da renkli görüntüler oluşturdu.Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi de olan Güneş Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, gazetecelere yaptığı açıklamada, dün başlayan şölen ile Türk kültürünün yaşayan bir kültür olduğunu göstermek istediklerini anlattı.Ceylan, "Türk milletinin ilelebet payidar kalması için mutlaka Türk kültürünün yaşaması lazım. Bu çalışma, Orta Asya ve Anadolu'nun bağlarını güçlendirmek için Orta Asya'daki Türk devletlerinin önemli şahsiyetlerini, kişilerini, kültürlerini, sporlarını, folklorunu Erzurum'a taşımak amacıyla yaptığımız çalışmadır." dedi.Şölen sayesinde, Ötügen, Balusagun, Taşkent, Buhara ve Bakü'den selam getiren dostları olduğunu dile getiren Ceylan, "Albayrak ile gök bayrağın Erzurum'da buluşması bizim için önemli. Kerkük'teki Türkmenlerimiz ile Doğu Türkistan'daki Türklerimizin gök bayrağı ile al bayrağımızın Erzurum'da buluşması çok önemliydi." diye konuştu.Ceylan, bu etkinlikleri, gençleri bilgisayar ve telefonlardan kurtarmak, kültürü yaşatmak için düzenlediklerini vurgulayarak, "Ok atma, mask oyunu, ağaç güreşi gibi sportif faaliyetlerle gençlerimizi masa başından çekebilmek, oyunlarımızı oynatabilmek için çaba gösteriyoruz. Gençler telefon, bilgisayar ile uğraştıkları için hayattan kopuyorlar. Gençlerin hayatın içinde olmaları, kültürlerini yaşamaları gerekir. Bu etkinlikler ile Erzurum'un Türk dünyasındaki yerini de güçlendirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.Şölen, yarın düzenlenecek çeşitli etkinlikler ile sona erecekTRT AVAZ 

Bakü'de "8 ülke, 8 şehir, 1 festival"

6 Ekim'de düzenlenen 3. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali'nde ödül alan filmler, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de sinemaseverlerle buluşuyor.Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, 6 Ekim'de İstanbul'da "8 ülke, 8 şehir, 1 festival" sloganıyla düzenlenen 3.Türk Dünyası Belgesel Film Festivali'nde ödül alan filmlerin gösterimine başlandı.Azerbaycan Medeniyet ve Güzel Sanatlar Üniversitesinde düzenlenen etkinliğin açılış toplantısına Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Ceyran Mahmudova, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu (TDGF) Başkanı Menderes Demir, Bakü Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri İrfan Çiftçi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Büyükelçi Özoral, Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinin Sovyetler döneminde 70 yıl birbirinden ayrı kaldığını söyledi.Azerbaycan ve Türkiye'nin "bir millet, iki devlet" olduğunu belirten Özoral, "Bu iki devletin çok daha fazla kardeşi var. Bu kardeşler 70 yıl birbirinden ayrı kaldı fakat birbirinin varlıklarını unutmadı. Bugün artık Türk devletleri bağımsız cumhuriyet olarak uluslararası camiada yerini aldı. Ama birbirimizi tanımak için, bağları korumak ve güçlendirmek için daha yapmamız gereken çok iş var. Bu festival de bu maksata hizmet eden en güzel etkinliklerden biri." şeklinde konuştu.TDGF Başkanı Demir ise festivali düzenlemekteki gayelerinin geniş bir coğrafya, engin kültüre sahip Türk milletinin değerlerini belgeselci ve sinemacı gözüyle çekerek öncelikle kendi akrabalarına aktarmak ve dünyaya sunmak olduğunu söyledi.Festivalin Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli kurumları ve diğer 7 ülkenin üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek gerçekleştirdiği gönül hareketi olduğunu vurgulayan Demir, "Türk'ün tüm güzelliklerini belgesel marifetiyle Türk coğrafyalarına götüreceğiz." dedi.Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Osmaniye Belediyesinin katkılarıyla hazırlanan "Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Makedonya ve Bosna Hersek'ten 8 farklı kadının anlatıldığı "Türk ana" filmi gösterildi. Daha sonra ödül alan filmler Bakülü genç sinemaseverlerle buluştu.TDGF'de, "8 ülke, 8 şehir, 1 festival" sloganıyla bu sene 3'üncüsü düzenlenen Türk Dünyası Belgesel Film Festivali'nde Özbekistan'dan yarışmaya katılan, yönetmenliğini Ali Hamratev'in yaptığı "Seni Unutmadım" filmi birinci, Irak'tan Didem Şahin'in yönettiği "Men Türkmenem Men Begem" filmi ikinci, Türkiye'den yönetmen Kaan Atilla Taşkın'ın "Karadeniz'in Yalnız Nineleri" isimli filmi üçüncü olmuştu.TRT AVAZ 

Kırgızistan’da "Türk Halklarının İlk Türkçe Yazılı Eserleri" sempozyumu

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği ve Kırgızistan Kasım Tınıstanov Issık Göl Devlet Üniversitesi iş birliğiyle Kırgızistan’ın Karakol şehrinde "Türk Halklarının İlk Türkçe Yazılı Eserleri" konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.TİKA'dan yapılan açıklamaya göre, Kasım Tınıstanov Issık Göl Devlet Üniversitesinde yapılan sempozyuma, Issık Göl İli Valisi Osmanaliyev Akılbek Şaripov, Kasım Tınıstanov Issık Göl Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurmanbek Abdıldayev, Dünya Söz Akademisi Başkanı Prof. Dr. Hayrettin İvgin, TİKA Bişkek Program Koordinatör Yardımcısı Fatih Abdi Çetin ile bilim insanları katıldı.Bölge üniversitelerinde görevli akademisyenlerin ve üniversite öğrencilerinin de yoğun katılım sağladığı sempozyuma Türkiye, Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Rusya’dan katılan bilim insanları Atabetü'l Hakayık, Kutadgu Bilig, Dede Korkut ve Divanu Lugati't Türk konularında 48 bildiri sundu.Bildirilerin e-kitap olarak yayımlanacağı ve 2019 yılı içinde bir kitap bütünlüğünde bilim dünyasının hizmetine sunulacağı belirtildi.TRT AVAZ 

Özbekistan ve Azerbaycan 2019 yılı askeri iş birliği planı imzaladı

Özbekistan ve Azerbaycan savunma bakanlıkları arasında 2019 yılı askeri iş birliği planı imzalandı.Özbekistan Savunma Bakanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Savunma Bakanı Abdusalom Azizov, BDT Savunma Bakanları Toplantısına katılmak üzere Taşkent’te bulunan Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile bir araya geldi. İki bakan, iki ülke arasındaki askeri ve askeri eğitim alanlarındaki iş birliği ve perspektiflerinin yanı sıra askeri teknik konularda ilişkilerin daha da geliştirilmesini görüştü.İki bakan görüşmede, iki ülke savunma bakanlıkları arasında 2019 yılı askeri iş birliği planını imzaladı.Belarus ile de iş birliği anlaşması imzalandıAzizov, ayrıca Belarus Savunma Bakanı Andrey Ravkov ile de görüştü. İki ülke arasındaki askeri ve askeri eğitim alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi konularının değerlendirildiği görüşmenin ardından iki ülke savunma bakanlıkları arasında 2019 yılı askeri iş birliği planı imzalandı. Plan, Özbekistan ve Belarus arasında ortak askeri tatbikatın düzenlenmesini içeriyor.Yarın Taşkent’te Rusya, Belarus, Azerbaycan, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan savunma bakanlarının katılacağı BDT Savunma Bakanları Toplantısı  düzenlenecek.TRT Avaz

Macaristan Başbakanı’ndan Türkiye açıklaması

Macaristan Başbakanı Orban, Türkiye’nin güçlü bir yöneticiye ve sisteme sahip olmasının kendi çıkarlarına olduğunu söyledi.Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Macaristan devlet radyosu Kossuth Radio’daki haftalık konuşmasında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 8-9 Ekim’de Macaristan’a yaptığı resmi ziyareti değerlendirdi.Macaristan’ın da yer aldığı Orta Avrupa bölgesinde tarihte olduğu gibi bugün de Berlin, Moskova ve İstanbul’un etkili olduğunu kaydeden Orban, bu yüzden söz konusu üç ülkeyle Macaristan’ın iyi ilişkilere sahip olmasının önemli olduğunu vurguladı.“Güvenliğimiz Türkiye’nin izlediği politikayla doğrudan alakalı”Halihazırda Türkiye’de 4 milyon mültecinin yaşadığını, Türkiye’nin söz konusu mültecilere geçiş izni verdiği takdirde büyük çoğunluğunun birkaç gün içinde Sırbistan-Macaristan sınırına varacağına dikkati çeken Orban, Macaristan’ın güvenliğinin Türkiye’nin izlediği politikayla doğrudan alakalı olduğunu belirtti.Orban, “Türkiye’nin güçlü bir yöneticiye ve sisteme sahip olması çıkarımıza.” dedi.Orban, Macaristan’ın, Batı Avrupa ülkelerinin demokrasi konusunda diğer ülkelere ders vermesini tasvip etmediğini, bu konuda öncü sayılan ABD’nin de bu davranışının herhangi bir sonuç vermediğini fark ettiğini söyledi.https://turkgun.com/  

Kazak-Kırgız aydınları forumu başladı

Kırgızistan’ın Oş kentinde Uluslararası Türk Akademisi (TWESCO) tarafından organize edilen “Cengiz Aytmatov Mirası: Küreselleşme Dönemindeki İşbirliği” konulu Kazak-Kırgız aydınları forumunun açılış töreni yapıldı.         Etkinliğe Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Danışmanı Sultan Rayev, Uluslararası Türk Akademisi Başkan Danışmanı Erjan İsakulov, Oş Valisi Uzarbek Cılkıbayev, Oş Belediye Başkanı Taalay Sarbaşev katılarak tebrik konuşmalarını yaptı. İki gün sürecek olan forumun organizasyon işlerine Kırgızistan Cumhurbaşkanı İdaresi ile Oş Devlet Üniversitesi destekte bulundu. Aydınlar forumu dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90.yıldönümü vesilesiyle TWESCO’nun organize ettiği etkinliklerin devamı niteliğindedir. Türk Akademisi 2018 yılını Aytmatov Yılı olarak ilan ederek birtakım etkinlikler düzenledi. Yazarın jübile kutlamaları kapsamında Nisan ayında Astana’da Uluslararası Aytmatov Mirası forumu yapıldı. Toplantı Kazak-Kırgız aydınlarının forumu olarak değerlendirildi. Aynı formattaki etkinlik şimdi Kırgızistan’da yapılmaktadır.         Оş kentinde düzenlenen forumda Kazak ve Kırgız yazarlar, şairler, bilim insanları, ressamlar ve sanatçılar bir araya geldi. Forum esnasında TWESCO’nun hazırlayıp yayınladığı Kırgızistan’ın eski Devlet Sekreteri Osmonakun İbraimov’un “Aytmatov. İmparatorluğun Son Yazarı”, Mağjan Jumabayev’in “Aslan Heybeti” isimli eserleri, Kadıralı Konkobayev’in “Altay Cumhuriyeti’ndeki Eski Türk Yazıtları”, Emir Necip’in “14.Yüzyıl Türk Dillerinin Tarihî-Karşılaştırmalı Sözlüğü” ve diğer kitap ve yayınların tanıtımı yapılacaktır. Forum katılımcıları Kazak-Kırgız kardeşliği, kültür ve edebiyat, bilim ve diğer alanlarla ilgili bildiriler sunarak fikir teatisinde bulunacaktır.

Bakan Pakdemirli 30'dan fazla işadamıyla Moskova'da: "Daha fazla ticaret"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye ve Rusya arasında belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin, iki ülke arasındaki potansiyeli göstermesi açısından çok önemli olduğunu bildirdi. Pakdemirli, Moskova'da düzenlenen 20. Altın Sonbahar Tarım Fuarı'ndaki temasları kapsamında Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Alexei Gordeyev ile görüştü.Rusya'nın ülke için önemine işaret eden Pakdemirli, Rusya'yla iyi ilişkilerin tüm bölge için istikrar anlamı taşıdığına dikkati çekti. Pakdemirli, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yüzde 31 artışla 22,2 milyar dolara ulaştığını vurgulayarak, "Son dönemde özellikle ikili ilişkilerdeki gelişmelerle, Soçi'de iki ülke liderinin bir araya gelişiyle bu ilişkilerin daha da ileri gideceğini umuyoruz. İki lider tarafından 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi zikredildi. Bu 100 milyar dolarlık hedefin de potansiyeli gösterme anlamında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ticaretimizin önündeki kısıtlamaların kaldırılmış olmasını da çok önemsiyoruz. Vize muafiyeti konusunda gelişme sağlanmasıyla bu hedefe daha hızlı şekilde yaklaşacağımızı düşünüyoruz" dedi.Sputnik'in aktardığına göre Pakdemirli, Moskova'ya 30'u aşkın iş insanıyla geldiğini bildirerek, "İlişkilerimizin iyileşmesinde katalizör olarak iş insanlarının daha fazla iş yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün ve yarın iş insanlarının yapacağı görüşmelerin, tarımsal anlamda işbirliğimizi artırmasını diliyorum." diye konuştu.Gordeyev de iki ülke arasında tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğinin geliştirilmesi için Pakdemirli'nin öneri ve tekliflerini dinlemek istediğini belirterek, "Rusya ve Türkiye'nin tarım alanında işbirliği potansiyeli, mevcut düzeyle kıyasla çok daha yüksek. Biz Türkiye'ye ortak olarak kıymet ve değer veriyoruz" dedi.Öte yandan Bakan Pakdemirli, Katar Belediye ve Çevre Bakanı Muhammed Bin Abdullah El Rumaihi ile de görüştü.Pakdemirli, temaslarının ardından fuardaki stantları da ziyaret etti.Bu arada bakan dün akşam ayrıca Moskova'daki Türk iş dünyası temsilcileri ile büyükelçilik rezidansında verilen kokteyle katıldı ve sorunları dinledi.

Dünyanın en avantajlı pasaportları: Türkiye 49. sırada

Henley Pasaport Endeksi'ne göre, Dünyanın en avantajlı pasaportu Japonya'nın oldu. Japonya, 190 ülke ile vizesiz seyahat anlaşmasına varmayı başardı.İkinci sırada Singapur, üçüncü sırada ise 188 ülkeyle seyahat serbestliği anlaşmaları olan Almanya, Fransa ve Güney Kore yer alıyor.186 ülkeyle anlaşmaları bulunan ABD ve İngiltere de dördüncülüğü paylaştı.Türkiye 49. sıradaDünya genelinde 110 ülkeyle seyahat serbestliği anlaşmaları bulunan Türkiye ise listede 49. sırada yer buldu.119 ülkeyle anlaşması bulunan Rusya ise 47. sırada yer aldı. Öte yandan Moldava 46 (122 ülke), Belarus 68. (77 üllke) sırada bulunuyor.199 ülkenin pasaportlarının seyahat serbestliği bakımından kıyaslandığı listede, Afganistan ve Irak bu yıl da son sırada yer aldı.HABERRUS

ULUSLARARASI TÜRK AKADEMİSİ İLE JAPONYA’NIN BİLİM MERKEZİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ TESİS EDİLDİ

9 Ekim 2018 tarihinde Astana’da Uluslararası Türk Akademisi’nin (TWESCO) organizatörlüğünde Tokyo Yabancı Araştırmalar Üniversitesi profesörü Hisao Komatsu’nun semineri düzenlenmiştir. Seminer sırasında Uluslararası Türk Akademisi ile Japonya’nın Şarkiyat Kütüphanesi (Toyo-Bunko) arasında işbirliğine dair bir mutabakat zaptı imzalandı.Söz konusu dersi, TWESCO ile Japonya Fonu ortaklaşa organize etmiştir. Türkçe sunulan derse bilim insanları, uluslararası kuruluşların temsilcileri ile basın mensupları iştirak etmişlerdir. Profesör Hisao Komatsu, “Yeni Tarihî Kaynaklar Işığında Abdürreşid İbrahim Efendi’nin Çalışmaları ve Japonya İle İlişkiler” konulu dersinde ХХ. yüzyılın başlarında yaşam süren Tatar toplum adamı Abdürreşid İbrahim Efendi’nin Japonya’ya seyahati, Japonyalı Müslümanlarla ilişkisini anlatmıştır. Profesör Komatsu’nun dersi, TWESCO’da Japon bilim insanları tarafından verilmekte olan bilimsel seminerlerden biridir. Daha önce de belirtildiği gibi Akademi, 3 Ekim günü Japon araştırmacısının katılımıyla bir seminer daha düzenlemişti.Türk Akademisi ile Toyo-Bunko arasında imzalanan işbirliğine ilişkin mutabakat zaptı ise kuruluşların Türkoloji alanında ortak çalışmalar yapma, bilimsel çalışmaların değişimi, bilim insanları arasında karşılıklı tecrübe paylaşımı gibi birtakım işbirliği hususlarını içermektedir.

Tataristan’da üniversiteliler Türk halklarının tarihini ve kültürünü öğrenecek

Türk tarihi ve kültürü eğitimi için cumhuriyet bütçesinden yaklaşık 18,5 milyon ruble ayrılacak.2018-2019 eğitim yılında, Tataristan’daki üniversitelerde okuyan 156 öğrencisi, Eğitim ve Bilim Bakanlığı'nın tavsiyesi ile Türk halklarının tarihini, kültürünü ve ekonomisini öğrenecek.RosTender.info’nun bildirdiğine göre bahsi geçen öğrencilerineğitimi için Cumhuriyet bütçesinden 18,4 milyon ruble tahsis edildi.Tataristan Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler arasında "Türk halklarının tarihi", "Türk-Müslüman dünyasının sanatı tarihi", "Türk halklarının tarihi, ekonomisi ve kültürü", "Türk halklarının siyaseti ve ekonomisi" gibi konularda ders vermek üzere bir ihale açtığını duyurdu.Söz konusu dersler "Şarkiyat ve Afrika Çalışmaları” ve “Sanat Tarihi” dallarındaki lisans ve yüksek lisans müfredatında yer alıyor.İhaleye katılım başvurularının 26 Ekim'e kadar kabul edildiği bildirilirken, sonuçlarının 29 Ekim'de açıklanmasının planlandığı, kazananlarla 31 Ağustos 2019 tarihine kadar geçerli sözleşme imzalanacağı belirtildi.QHA

Dünya ve Geleneksel Din Liderleri Kongresi, başkenti Astana’da başladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in insiyatifi ile ilk kongresini Eylül 2003’te toplanan Dünya ve Geleneksel Din Liderleri altıncı Kongresi başkent Astana’da çalışmalarına başladı.Kazakistan Cumhurbaşkanı Nzarbayev’in ev sahipliğinde Barış ve Uyum Sarayı’nda(Pramid) toplanan kongreye bu yıl  Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic şeref konuğu olarak katıldı.Astana’nın başkent oluşunun 20. Yılının kutlandığı zamana denk gelen ve bu sene altıncısının düzenlendiği Dünya ve Geleneksel Din Liderleri Kongresi’ne katılanlara teşekkürlerini ileten ve Astana’da görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren  Nazarbayev,geleceğin Avrasya başkenti olacak bu şehirde düzenlenen bu toplantının Astana’nın kart viziti haline geldiğini söyledi. Dünyanın içine girdiği kargaşa ve çalkantılara ragmen başkent Astana’da düzenlenen bu zirvenin hoşgörü, karşılıklı saygı ve dayanışmanın sembolü olduğunu ifade eden Nazarbayev, politikacılar,dini liderler ve toplum kanaat önderlerinin bu dayanışmayı sürdürmesi adına tüm gayretleri göstermesi gerektiğini vurguladı.46 devletten 82 delegenin katıldığı kongre yarın sona erecek.Kazakistan.kz

III. Uluslararası TESAM Sosyal Bilimler Kongresi 11 – 13 EKİM 2018 tarihlerinde İstanbulda düzenlenecektir.

TESAM–Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ortaklığıyla 11 – 13 EKİM 2018 tarihlerinde İstanbul Bağlarbaşı Kongre Merkezi’nde, Türkiye ve Türk Dünyası üzerine önemli konuların tartışılacağı “YERELDEN KÜRESELE: TÜRKİYE – TÜRK DÜNYASI İLİŞKİLERİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI” ana başlığı altında III. ULUSLARARASI TESAM Sosyal Bilimler Kongresi düzenlenecektir.KONU BAŞLIKLARITürkiye – Türk Dünyası’nda;Siyasal Sistemler ve İlişkilerHükümet Sistemleri ve Türk ToplumuTürk Dünyasında Yerel Yönetim SistemleriMerkez-Yerel Kurgusu ve Yeni ArayışlarTürk Dünyasında Demokrasi ve YönetişimTarihi, Kültürel İlişkiler ve EğitimTürk Dünyası’nın Ortak Değerleri ve EserleriTürk Dünyası’nın Sanatı ve MüziğiTürk Dünyası’nda Ortak Dil ve Tarih YazımıKuruluş Yılında TÜRKSOYTürk Dünyası’nda İslam ve MüslümanlarTürk Dünyası’nda İslam: Maturidilik mi Selefilik mi?Türk Dünyası ve Ahmet YeseviTürk Dünyası’nda Eğitim ve Eğitim ModelleriEkonomik İlişkilerİpek Yolu ve Ekonomik MeselelerKüresel Kriz ve Türk Dünyası’nı Oluşturan Devletlere Etkileri ve Çözüm YollarıTürk Dünyası Bölge Ekonomisinde Türkiye’nin YeriTürk Dünyası’nda Kalkınma Açısından Stratejik Fırsatlar ve ZorluklarUluslararası İlişkilerTürk Dünyası’nın Geleceğinde Ülkelerin RolüKuruluşunun 100. Yılında Azerbaycan ve Türkiye İlişkileriTürk Dünyası ve Ortak Güvenlik StratejileriTürkiye – Türk Dünyası Arasında Askeri ve Teknoloji PaylaşımıTürk Dünyasında Askeri Güvenlik Sistemlerinde İşbirliğiGöç, Sınır Güvenliği Sorunu ve TedbirlerTürk Dünyası İçinde Göç SistemiTürk Dünyası Yeni Komşuluk PolitikalarıTürk Dünyasında Siyasal Birliktelik Açısından Fırsatlar ve ZorluklarKafkasya’da Bölgesel Sorunlar ve Türkiye’ye EtkileriRusya’daki Türk Toplulukları ile İlişkilerÇin Halk Cumhuriyeti Sınırlarındaki Türk Toplulukları ile İlişkilerKongreye sözlü sunum ile katılabilirsiniz.Kongreye sunulan yayın imkanları aşağıdaki gibidir:Özetler KitabıBildiriler KitabıUlusal Editörlü Bölüm Yazarlı KitapUluslararası Editörlü Bölüm Yazarlı KitapHakemli Dergilerde Yayın Yabancı Katılımcı: Kongreye Azerbaycan, KKTC, Makedonya, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tataristan ve Türkiye’den davetli konuşmacılar iştirak edecektir. Kongreye katılmak isteyen akademisyen ve araştırmacılar bildirilerini tesamcongress@gmail.com mail adresine gönderebilirler.http://tesam.org.tr/kongre-2018/

"Türk Cumhuriyetlerindeki soydaşlarımıza vatandaşlık verilsin"

Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce, Rusya'nın bölgedeki etkinliğini ve faaliyetini göz önüne alarak, "Orta Asya'daki soydaşlarımıza vatandaşlık verilsin" teklifinde bulundu.Bursa Uludağ Üniversitesinde düzenlenen 10. Uludağ Uluslararası İlişkiler Kongresinde konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce ilginç bir teklifte bulundu: "Soydaşlarımıza vatandaşlık verilsin"Kongrenin ikinci gün oturumlarında "Türkiye'nin Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerinde Riskler ve Fırsatlar" konulu sunum yapan Prof. Dr. Yüce, Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerde Rusya faktörünün çok önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.Türkiye'nin Orta Asya'daki Türk Cumhuriyetleriyle soydaş olmanın yanı sıra ekonomik ve siyasi bağlarının bulunduğuna vurgu yapan Rektör Yardımcısı, bu bağların istenilen boyutlara gelemediğini işaret ederek sebeblerini de, "İçerisinde bulunduğumuz farklı birliklerden kaynaklanan başta gümrük vergileri olmak üzere bazı sorunlar aşılamadığı için istenilen noktalara gelinemiyor. Bu işin içine biraz da coğrafi uzaklık girdiği için farklı birtakım sorunlar da ortaya çıkıyor” sözleriyle ifade etti."RUSYA VATANDAŞLIK VERİYOR, BİZ DE VERELİM"Prof. Dr. Yüce, Rusya'nın bölgedeki etkisine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:“Fakat her bölgede Rus nüfusu bir şekilde var. Dolayısıyla Rusya bu bölgedeki tüm ülkelere bu şekilde girmeyi başarıyor. Rus nüfusu gerek ekonomik nedenlerden dolayı Rusya’ya göç etmesi gerekse de yaş ortalaması açısından giderek azalıyor. Rusya, bu gelişmenin farkında ve buradaki etkinliğinin azalmasını istemiyor. Bunun için o ülkelerde yaşayan yerel halka vatandaşlık veriyor. Bu şekilde Orta Asya’daki baskınlığını elinde tutmaya çalışıyor. Benim kişisel tavsiyem, bir şekilde buradaki Türk soydaşlarımıza özel statülerde belli kotalar halinde Türkiye tarafından vatandaşlık verilmesi gerektiğidir. Oradaki vatandaşların buraya gelip yerleşmesi anlamında bunu söylemiyorum. Orada kalmalarının sağlanması ve bu vatandaşlara bir alan oluşturulmasının sağlanması şeklinde yapılabilir. Tabii bunu da o ülkelerin yönetimlerini rahatsız edecek şekilde yapmamak gerekiyor”SELEFİLİK TEHLİKESİNE DİKKATBüyük çoğunluğu Müslüman olan Orta Asya’da özellik ABD’nin desteği başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkeleri ve Afganistan üzerinden gelen Selefilik akımının bölgede giderek güçlendiği belirten Yüce, bu anlayışın Türk-İslam kültürüne zarar verdiğini, özellikle bölge halkının Türkiye’ye bakışını olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Yüce; “Bu nedenle ameli bakımdan Hanefilik, itikat bakımından Maturidilik, tasavvuf ve ahlak bakımından ise Yesevilikten beslenen Türk-İslam anlayışını yeniden egemen kılmak için gerekli çalışmaların zaman geçmeden başlatılması gerekir” şeklinde konuştu.QHA

"Statüko, Kıbrıs Türk tarafına zarar veriyor!"

KKTC Başbakan Yardımcısı Özersay, Kıbrıs müzakerelerine dair, "Bizim derdimiz bu statükonun devam etmemesidir. Çünkü devam eden statüko Kıbrıs Türk tarafına zarar veriyor." dedi.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, İsviçre'nin Crans Montana kentinde Temmuz 2017'de başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansı'nın ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, tarafları düşünmeye fırsat verecek bir adım attığını belirtti.Başarısızlıkla sonuçlanan müzakereleri sorgulama gerekliliğinin ortaya çıktığına dikkati çeken Özersay,"Yarım asırdır, 50 yıl boyunca müzakerelerin devam etmesi, her defasında başarısızlıkla sonuçlanması, artık bir yerde durup ciddi ciddi bir şeyleri sorgulamamız gerektiğini gösteriyor." diye konuştu.Özersay, Türkiye'nin ve KKTC'nin samimi bir değerlendirme yaptığını belirterek, "Bizim derdimiz bu statükonun devam etmemesidir. Çünkü devam eden statüko, Kıbrıs Türk tarafına zarar veriyor."ifadelerini kullandı."KIBRIS TÜRK TARAFI ZARAR GÖRÜYOR"Bir statüko sorunu ile karşı karşıya bırakıldıkları için bunun, dünya ile entegrasyonu da engellediğine dikkati çeken Özersay, şu değerlendirmede bulundu: "Biz kapsamlı çözümle bu statükonun kaldırılmasını öncelikli olarak tercih ettik. Her zaman için bu duruşumuz sergiledik. Kıbrıs Rum tarafı, kapsamlı çözümün olmasına rıza vermeyerek, esnekliği göstermeyerek engelleyecekse, biz o zaman başka bazı durumlarla bu statükonun devamını önlemek istiyoruz. Statüko devam ettiği müddetçe Kıbrıs Türk tarafı zarar görüyor."Kıbrıs Rum tarafının, "müzakereler kaldığı yerden aynen başlasın" yönündeki çağrısının, aslında statükoyu devam ettirmekten başka bir anlam ifade etmediğine işaret eden Özersay, "Çünkü hedeflenen şey, çözümden ziyade müzakere gibi gözükmektedir. Müzakerenin devamı, bir amaç olarak ortaya konulduğu sürece bu statükoyu Kıbrıslı Türklerin devam ettirmeye niyeti var gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunu, kimsenin gözden kaçırmaması gerekir."dedi.Özersay, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'tan sorumlu geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'nin, BM'ye bu ay sunacağı raporda, 50 yıldır mücadele edilen etnik bir sorunu, bir incelemeyle hallolacak seviyeye taşımasını beklemenin, vatandaşı yanlış yönlendirmek anlamına geldiğini vurguladı.“DURALIM, ARTIK BİR SORGULAMA YAPALIM”Kıbrıs Türk tarafının, Türkiye ile birlikte bütün iyi niyetini ortaya koyarak dünya ile entegre olabilmek için kapsamlı çözümü zorladığını vurgulayan Özersay, "Kıbrıs Türk tarafı da 'sonuçlanmayacak olan başka bir yeni müzakerenin içerisinde olmak istemediğini' söylüyor. Duralım, artık bir sorgulama yapalım." diye konuştu.Özersay, BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi arasında soğuk savaş rüzgarları estiğini belirterek, böyle bir süreçte BM'nin ağırlığını koyarak yeni bir müzakere sürecini başlatabilmesinin gerçekçi olmadığını anlattı.Başbakan Yardımcısı Özersay, "Böyle bir dönemde Kıbrıs Rum tarafıyla ve ilgili tüm taraflarla samimiyetle oturup birbirimizi kandırmadan Ada'da 50 senede denediğimiz şey olmuyorsa ne olabilir? Samimiyetle sorgulama süreci içerisine girmeliyiz ama aynı zamanda Kıbrıs Rum tarafıyla her konuda, başta ekonomi olmak üzere iş birliği yaparak aramızda geliştireceğimiz somut ilişki üzerinden iki taraf arasında olmayan güveni yaratma çabası içerisine girmemiz gerekir." ifadelerini kullandı.GAZİMAĞUSA’DAKİ BM’YE AİT ASKERİ KAMPIN TAŞINMASIGazimağusa'da bulunan BM'ye ait askeri kampın, zaman içerisinde kentin gelişmesiyle şehrin içerisinde kaldığını belirten Özersay, çok sayıda konutun yapılması ve binlerce insanın bölgede yaşaması nedeniyle kampın o bölgede bulunmasının artık sıkıntı olmaya başladığını söyledi.Özersay, BM yetkilileriyle görüşme yaptıklarına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bahse konu kampın içerisine inip kalkan helikopterler var. Yaşam alanlarının tam orta yerinde askeri kamp helikopteri inip çıkıyor, kamyonlar girip çıkıyor. Bunun değişmesi gerektiğini ortaya koyduk. KKTC Dışişleri Bakanlığı olarak bunun takibini yaptık. Biz bundan olumlu yanıt istiyoruz. Çünkü şartlar değişmiş durumda."Amaçlarının, kampın bulunduğu bölgeyi bir tür yeşil alana, kent parkına dönüştürmek olduğunu belirten Özersay, "BM'ye ait askeri kampın taşınması, BM Barış Gücü ile ilgili bir mesele değildir. Genel anlamda ülkenin ve toplumun ihtiyacı ile ilgili bir meseledir."dedi.Özersay, Gazimağusa'daki askeri kampın ara bölgede olmadığını, KKTC sınırları içerisinde olduğuna dikkati çekerek, "Ara bölgede BM Barış Gücü askeri kampı olmasıyla, KKTC’nin parçası olan bir kentin göbeğinde askeri tesisin bulunması başka bir şeydir. Dolayısıyla buradan birisinin rıza vermesinden ziyade ülkemizle ilgili bir inisiyatif alacağız ama bunu, tabii ki olması gereken diplomatik yollarla talebimizi ilettik. Olumlu yanıt da bekliyoruz."ifadelerini kullandı.GÜNEY KIBRIS’IN 7. PARSELDE DOĞALGAZ ARAMA FAALİYETLERİGüney Kıbrıs Rum kesiminin sözde Münhasır Ekonomik Bölge içerisindeki 7. parselde doğalgaz arama faaliyetleri için yabancı şirketlere ihale açmasının, "hukuksuzluk" olduğuna işaret eden Özersay, bunun, Kıbrıs Türk halkının haklarını gasbetme girişimi olduğunu söyledi.Özersay, Kıbrıs Rum tarafının İtalyan ENİ şirketine, Türkiye kıta sahanlığı ile çakışma ihtimali olan bir bölgede yetkilendirme yaptığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:"Dolayısıyla birtakım başka şirketlere 7. parselin içerisinde bulunan yere adım atarlarsa Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Bunun dışındaki alanlarda Kıbrıslı Türklerin haklı sahibi olduğu diğer bütün alanlarda madem ki siz bu kazıları yapıyorsunuz, şirketleri yetkilendiriyorsunuz, doğalgaz arıyorsunuz. Biz de bir araştırma yapacağız, biz de kazı yapacağız. Yetkilendirdiğimiz şirket olan Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı ile Kıbrıs Türk tarafı da bu bölgede haklarını kimseye yedirmeyecek ve kendi araştırmasını yapmaya başlayacaktır."QHA

“Gaspıralı Üniversitesi” fikri çığ gibi büyüyor: Twitter'da Türkiye gündeminde

Zafer Karatay’ın QHA için yazdığı köşe yazısıyla başlayan “Gaspıralı Üniversitesi” fikri, Kırım Haber Ajansı’nın başlattığı sosyal medya kampanyasıyla birlikte çığ gibi büyümeye devam ediyor.Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay geçtiğimiz günlerde Kırım Haber Ajansı’nın köşesinde "Gaspıralı İsmail Bey Üniversitesi mi?" adlı köşe yazısıyla başlayan süreç büyük bir hızla ilerliyor.18. Türk Tarih Kongresi’ne katılan akademisyenlerin de destek verdiği “Gaspıralı Üniversitesi” dün Twitter’da Türkiye gündeminde üst sıralarda kendine yer buldu.QHA 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Macaristan ziyaretini değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan ile Türkiye’nin NATO, Avrupa Konseyi ve AB gibi uluslararası örgütler çerçevesindeki dayanışmasının örnek teşkil ettiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi imzasını taşıyan "Macaristan Ziyareti" başlıklı bir değerlendirme yazısını sosyal medya hesabından paylaştı.Erdoğan, "Derin ve köklü bağlarımızın bulunduğu Macaristan ile iş birliğimizi ilerletmek için karşılıklı çaba göstermekteyiz. Macaristan ile NATO, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütler çerçevesindeki dayanışmamız örnek teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı. 2013 yılında oluşturulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile son 5 yılda Macaristan ile ikili ilişkilerde her alanda önemli yol kat edildiğini belirten Erdoğan,  2013-2017 arasında ikili ticaret hacminin yüzde 38 artışa, 2,6 milyar dolara ulaştığını bildirdi."5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz"Erdoğan, ziyaret kapsamında düzenlenen iş dünyası ile verimli istişareler yapılmasına vesile olan Türkiye-Macaristan İş Forumu ile 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine emin adımlarla ilerleyeceklerini kaydetti.Taşımacılıktan enerjiye, inşaattan turizme, savunmadan tarıma kadar çok geniş bir yelpazede Macaristan ile sahip olunan potansiyeli, fiile geçirmek için kararlılıkla çalışacaklarını ifade eden Erdoğan, "NATO müttefikimiz Macaristan ile bölgesel meselelerdeki işbirliğimizi ve Macaristan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine vermiş olduğu desteği önemsiyoruz. Uluslararası alandaki işbirliğimizi Avrupa sınırlarının ötesine taşıyor. Afrika ve Orta Asya'da da imkanlarımızı birleştiriyoruz. Afrika'nın kalkınma çabalarına katkı sağlamak amacıyla Macaristan ile birlikte çalışmaya devam edecek, Asya ile Macaristan arasındaki ilişkilerin daha da güçlenip çeşitlenmesi konusundaki desteğimizi sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu."Türk-Macar dostluğunun en kıymetli sembollerinden biri olmaya devam edecek"Türkler ve Macarların asırlara sari köklü dostluğunun daha da sağlamlaşması amacıyla iki ülke arasındaki iş birliğini kültürel alanda da geliştirmeye kararlı olduklarını aktaran Erdoğan şöyle devam etti:"Ziyaretimiz kapsamında açılışını yaptığımız Gül Baba Türbesi de bu çalışmaların önemli bir unsurudur. İnanıyorum ki bu mübarek mekan gelecek kuşaklar tarafından da büyük bir ihtimamla korunacak ve Türk-Macar dostluğunun en kıymetli sembollerinden biri olmaya devam edecektir.Macaristan, iki ülkenin kadim dostluğunu dayanışmasını ve ortak tarihini temsil eden Osmanlı döneminden kalma birçok eseri korumakla sadece kendi tarihine değil, insanlığın ortak mirasına da sahip çıkmakta ve tüm dünyaya örnek olmaktadır. Bu tutumundan dolayı Sayın Başbakan Orba'nın şahsında Macaristan Hükümeti'ne teşekkür ediyorum."Ziyaretin, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının daha da pekişmesine vesile olmasını temenni eden Erdoğan, Cumhurbaşkanı Janos Ader başta olmak üzere, şahsına ve heyetine gösterilen misafirperverlik için tüm Macarlara şükranlarını sundu.TRT AVAZ 

Astana finans başkenti olma yolunda

Kazakistan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov, Astana Uluslararası Finans Merkezinin (AIFC) bölgesel finans başkenti olması için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam edeceklerini söyledi.Abdrahmanov, Astana Uluslararası Finans Merkezinin (AIFC) uluslararası arenada tanıtımı ve geliştirilmesi konularını AIFC Başkanı Kayrat Kelimbetov ile görüştü. Taraflar, görüşmede merkezin geliştirilmesi ve tanıtılmasına ilişkin ortak yol haritası kararı imzaladı. AIFC ile bir takım halinde çalıştıklarını ve iş birliğinin yeni yol haritasını kabul ettiklerine işaret eden Abdrahmanov, "AIFC’yi geliştirme konusu bizim için son derece önemlidir. Astana’nın bölgesel finans başkenti olması için elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam edeceğiz." dedi.Kelimbetov da finans merkezine küresel yatırım fonları ve bankacılık kurumların ilgisi arttığını bildirdi.AIFC'nin küresel finans merkezleri endeksinde 61.sırada yer aldığını kaydeden Kelimbetov, şu an merkezde kayıtlı 78 şirketin olduğunu, yıl sonuna kadar bu rakamın 100 şirkete çıkmasını beklediklerini dile getirdi.Kelimbetov gelecek yıl merkezde kayıtlı şirket sayısını 250'ye kadar artırmayı ve 2020 yılında da 500’e çıkarmayı planladıklarını ifade etti.Bu yıl ocak ayında resmi olarak faaliyete başlayan AIFC, eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ilk kez İngiliz ticaret hukuku ilkelerine dayanan bağımsız ve uluslararası tahkim mahkemelerinin çalıştığı alan olarak biliniyor. AIFC'nin oluşturulmasıyla ilgili kanun 2015'in Aralık ayında imzalanmış, merkezin kurulması 2 yıl gibi bir süre almıştı. Geçen yıl aralık ayında uluslararası hakimler atanmıştı.Kazakistan 2025’e kadar merkez üzerinden 40 milyar dolar yatırım çekmeyi planlıyor. TRT AVAZ 

Özbekistan ile UNESCO arasında işbirliği programı

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, UNESCO Genel Direktörü Audray Azoulay ile görüştü ve Özbekistan ile UNESCO arasında ilişkilerin geliştirilmesine yönelik işbirliği programı imzaladı.Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev temaslarda bulunmak üzere gittiği Fransa’da, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Direktörü Audray Azoulay ile bir araya geldi.Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, görüşme sırasında Mirziyoyev ve Azoulay, taraflar arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi meselelerini ele aldı.Mirziyoyev, Fransa’daki temaslarına UNESCO’daki görüşmelerle başlamasının önemini vurgulayarak, Özbekistan ile UNESCO arasında işbirliğinin sürekli olarak gelişmekte olduğunu kaydetti.Azoulay da Özbekistan ile UNESCO arasındaki ilişkilerin gelişmesinde bu ziyaretin önemini vurguladı.UNESCO Genel Direktörü, Özbekistan’ın tüm insanlığına ait olan kültürel ve tarihi mirasın korunmasına yönelik Özbekistan hükümetinin sürdürdüğü politikayı takdirle karşıladıklarını belirtti.Azoulay ayrıca, Mirziyoyev’in UNESCO himayesinde Semerkant’ta Mirzo Uluğbey Uluslararası Enstitüsünin kurulması, Taşkent'teki Bilişim Teknolojileri Üniversitesi bünyesinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bölgesel Merkezi ve Semerkant Turizm Üniversitesi bünyesinde UNESCO Kürsüsü’nün oluşturulmasına yönelik önerilerini destekledi.Görüşme sırasında Mirziyoyev ve Azoulay, gelecek sene Özbekistan’da Orta Asya genç bilimadamlarının bölgesel forumu ve kültürel mirasın korunmasında bilişim teknolojileri konulu Asya Forumu’nun birlikte gerçekleştirilmesi konusunda anlaştı. Görüşmenin ardından Mirziyoyev ve Azoulay, 2021'e kadar Özbekistan ile UNESCO arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik işbirliği programını imzaladı.Cumhurbaşkanı Mirziyoyev göreve gelmesinden bu yana ilk Avrupa ziyareti çerçevesinde Fransa'da yarın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer Fransız yetkililerle bir araya gelecek.TRT AVAZ 

Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, New York’ta “ENR Best Project Ödülü” kazandı

Türk basınında yer alan haberlere göre, Türkmenistan’ı dünya ticaretinde lojistik merkez haline getirecek Uluslararası Türkmenbaşı Limanı; mühendislik, müteahhitlik ve mimari alanda dünyanın en prestijli ödülü olarak gösterilen “Global Best” ödülünü kazandı.  Doğu'dan Batı'ya uzanan enerji nakil hatlarıyla enerjide stratejik konuma sahip Türkmenistan, liman projesinin devreye girmesiyle lojistikte de iddialı hale geldi. Liman, Asya ve Avrupa arasındaki kargo teslimat süresi 45 günden 15 güne indirirken, 'Modern İpek Yolu'nun Batı'ya açılan en hızlı kapısı oldu.Hazar denizi etrafındaki en büyük liman olma özelliği taşıyan Uluslararası Türkmenbaşı Limanı aynı zamanda eksi 27 metre kod seviyesi ile 'dünyanın en derinine kurulan liman' özelliğini taşıyor. Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, ENR "Best of Best" kategorisinde de dünyanın en iyi ilk üç projesinden biri seçilerek finale kaldı.Doğu'dan Batı'ya uzanan enerji nakil hatlarıyla enerjide stratejik konuma sahip Türkmenistan, liman projesinin devreye girmesiyle lojistikte de iddialı hale geldi. Liman, Asya ve Avrupa arasındaki kargo teslimat süresi 45 günden 15 güne indirirken, 'Modern İpek Yolu'nun Batı'ya açılan en hızlı kapısı oldu.Modern İpek Yolu'nun en stratejik yatırımlarından biri olan Türkmenistan devleti tarafından Gap İnşaat'a yaptırılan Hazar Denizi kıyısındaki Uluslararası Türkmenbaşı Limanı'na Amerika'dan dünyanın en prestijli ödülü geldi. Türkmenistan'ı dünya lojistiğinde merkez haline getirecek Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, New York merkezli ENR tarafından 23 kategoride projelerin değerlendirdiği "Global Best Projects" yarışmasında 'Havalimanı / Liman' kategorisinde birincilik ödülünün sahibi oldu. Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, bu 23 kategorinin birincilerinin yarıştığı "Best of Best" yarışında da ilk üç içinde yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ödül 2 Ekim tarihinde New York'ta düzenlenen törende verildi.MODERN İPEK YOLU'NUN KALBİ BURADA ATACAK.Ödül töreninde bir konuşma yapan Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Gürler, geçtiğimiz mayıs ayında hizmete açılan Uluslararası Türkmenbaşı Limanı'nın dünya ticaretinde Modern İpek Yolu'nun 'kalbi' olarak kabul gördüğünü belirterek "Türkmenistan'ı dünya ticaretinde çok önemli bir lojistik merkez haline getirecek olan liman, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbanguly Berdimuhamedov'un öncülük ettiği kalkınma vizyonunun bir parçası. Bu vizyon çerçevesinde altyapı, üstyapı, sağlık ve endüstriyel tesislerin yatırımına hız veren Türkmenistan, dünya ticaret lojistiğinde çok önemli bir merkez olacak" dedi.Çin'den Avrupa'ya kesintisiz bir şekilde tren hattıyla mal sevkiyatı yapılmasının yolunu açtı. Bu liman Asya'dan Avrupa'ya yük taşımacılığının yüzde 95'i halen deniz yolu üzerinden 45 günlük teslimat süresinde yapılırken, Uluslararası Türkmenbaşı Limanı ile Asya ve Avrupa arası demiryolu taşımacılığı 30 gün kısalmış oluyor. Buna göre, Çin'den kesintisiz tren hattıyla Türkmenistan'a gelen yükler, Hazar kıyısındaki Uluslararası Türkmenbaşı Limanı'nda feribota yüklenerek Azerbaycan'a ulaşıyor oradan da kısa bir süre önce hizmete açılan Bakü-Tiflis-Kars demiryoluna bağlanıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki tren yolu çalışması tamamlandığında da kesintisiz bir şekilde Avrupa'ya sevkiyat başlayacak.Dünyanın dördüncü büyük doğal gaz rezervlerine sahip Türkmenistan, son 10 yılda Cumhurbaşkanı Gurbanguly Berdimuhamedov'un öncülük ettiği kalkınma vizyonu çerçevesinde altyapı, üstyapı, sağlık ve endüstriyel tesislerin yatırımına hız veriyor. Cumhurbaşkanı Berdimuhamedov'un talimatıyla hayata geçirilen tüm projeler doğaya ve çevreye uyumlu olarak inşa ediliyor.Türkmenbaşı şehrinde ve Awaza Milli Turizm Bölgesi'nin karşısında yer alan limanın tüm bölümleri, Berdimuhamedov'un çevreye verdiği özel önem dikkate alınarak inşa edildi. Liman, Cumhurbaşkanı Berdimuhamedov'un kaleme aldığı "Türkmenistan Büyük İpek Yolu'nun kalbi 1-2" adlı kitaplarında da vurgu yaptığı üzere İpek Yolu'nu yeniden dünyanın en çok tercih edilen ticaret yolu haline getirecek vizyonun en önemli eserlerinden biri.Birçok rekora sahip olan Uluslararası Türkmenbaşı Limanı kapsamında feribot ve yolcu terminali, konteyner terminali, genel kargo limanı, dökme yük limanı ve bir tersane inşaa edildi, polipropilen terminali de genişletildi. Liman, Türkmenistan devletinin ve Cumhurbaşkanı Berdimuhamedov'un inovasyona verdiği önemin de bir simgesi olarak gösteriliyor. Türkmenistan'da hayata geçirilen diğer projelerde olduğu gibi Uluslararası Türkmenbaşı Limanı'nın inşaası da bu inovatif yaklaşımla hayata geçirildi.GUINNESS'TEN ÇİFTE REKORLU LİMAN.Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, mühendislik ve çevre bakımından dünya rekorları kırmaya hak kazanan bir proje özelliği taşıyor. Dünyanın 'en'lerini kayıt altına alıp ilan eden İngiltere merkezli Guinness Kurumu, Uluslararası Türkmenbaşı Limanı'nın bu yönde yaptığı iki ayrı rekor başvurusunu kabul etti.Eksi 27 metre ile deniz seviyesi altında inşa edilen Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, dünyada deniz seviyesinin altında kurulan en büyük liman özelliğiyle Guinness Rekoru kazandı. Göçmen kuşların uğrak yeri olan limanda, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbanguly Bermuhamedov'un çevreye ve doğal hayata verdiği önemin göstergesi olarak çok özel bir suni ada yapıldı. Ada, yine dünyanın en büyük ilk suni adası olma özelliğini taşıyor.Bu yönüyle de Guinness Rekorlar Kitabı'na giren liman, 'dünyada kuşlar için deniz seviyesi altında insan yapımı inşa edilen en büyük ada' rekorunu da aldı..ORTAASYA'NIN MÜHENDİSLİK ve MİMARİ HARİKASI.1 milyon 434 bin 149 metrekarelik bir alana sahip limanda, dünya standartlarında çevre düzenlemeleri yapmak, denizin ekolojik temizliğini sağlamak ve mevcut doğal bölgeyi dış etkenlerden korumak amacıyla 8 milyon 993 bin 788 metreküp derinleştirme çalışması ve 5 milyon metreküp deniz yüzeyi doldurma çalışmaları yapıldı. Limanın 3 bin 800 metre olan uzunluğu, yük ve yolcu gemilerinin yanaşması, yükleme ve boşaltma çalışmalarını da daha rahat ve hızlı yapmasını sağlıyor. Doğu-batı ve kuzey-güney yönlü yük çeşitlerini daha elverişli şartlarda taşımak ve ihracat ve ithalat kapasitelerini arttırmak amacıyla 3 bin 915 metrelik otoyol ve 29 bin 890 metre demiryolu da yapıldı. Asya'nın merkezinde önemli bir lojistik üssü işlevi görecek olan Uluslararası Türkmenbaşı Limanı, 2 bin 500 kişiye istihdam sağlıyor.http://www.atavatan-turkmenistan.com/

TİKA’dan Ukrayna'daki Gagavuz Türklerine destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Ukrayna’daki Gagavuz Türklerinin geleneklerinin canlandırılmasını amaçlayan Gagavuz Kültür Evi'nin tadilatı ve donanımına ilişkin anlaşma imzaladı.TİKA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Gagavuzların toplu olarak yaşadıkları Odesa şehrinin Kotlovina köyünde 1973 yılında inşa edilen ancak 1997 yılında çıkan yangında yüzde 70’i hasar gören evin yeniden faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Anlaşma imza törenine, Reni İlçe Meclis Başkanı Oleg Zuyev, Odesa Vilayeti Meclis Başkan Yardımcısı Yuriy Dimçoglo, TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, Kotlovina köyü muhtarı Dmitriy Karanfil, Kotlovina Kültür Evi Müdürü Galina Bulgaru ve Reni ilçesinin sakinleri katıldı. Zuyev, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin uzun tarihe dayalı olduğunu, günümüzde ise iki ülke arasında bölgesel, ulusal, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seviyelerinde iş birliğinin sürdürüldüğünü ifade etti.Anlaşmanın imzalanmasının gerek Gagavuz halkı gerekse tüm Reni ilçesi için büyük önem taşıdığını dile getiren Zuyev, verdiği destek için TİKA’ya teşekkür etti.TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Bolat da kurum olarak dil, din, ırk ve millet ayrımı yapmadan, bulunduğu ülkenin ihtiyaçlarına cevap vererek kalkınmasına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Ukrayna’daki 32 bin 700 Gagavuz Türkü'nün çoğunun, ülkenin güneyinde yer alan Odesa ilindeki Bolgrad, Reni ve Kiliya ilçelerine bağlı köylerde hayatlarını sürdürdüğü belirtildi.TRT AVAZ 

Macaristan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşılamaya hazır

Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader'in davetine icabetle bu ülkeye resmi ziyarette bulunacak olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8-9 Ekim'deki programı dolayısıyla Budapeşte'nin simgelerinden Zincir Köprüsü (Lanchid) Türk ve Macar bayraklarıyla süslendiği görüldü.Budapeşte Polis Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçeceği güzergahlarda güvenlik önlemi dolayısıyla araç park edilemeyeceği ve Zincir Köprüsü ile birçok cadde ve meydanın kapatılacağı bildirildi.Ziyaret programıCumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Ader, Meclis Başkanı Laszlo Köver ve Başbakan Viktor Orban ile bir araya gelecek.Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan Orban ile Budapeşte'deki Gül Baba Türbesi'nin resmi açılışını yapması, İş Forumu'na katılması ve Galiçya Şehitliği'ni ziyaret etmesi öngörülüyor.AA 

Türk Dünyası 3. Belgesel Film Festivali Ödülleri Sahibini Buldu

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu. 8 ülke ve 28 Türk bölgesinden 140 eserin yarıştığı festivalde Türkiye ve Özbekistan birincilik ödüllerini kazandı.Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu (TDGF) tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti Kültür bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür Aş ve 11 Üniversitenin destekleri ile düzenlenen Türk Dünyası Belgesel Filim Festivaline Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarından 140 belgesel katıldı. 06 Ekim 2018 tarihinde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Ordinaryüs Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda düzenlenen Gala ve Ödül töreni programında finale kalan eserlere ödülleri taktim edildi.Sergi açılışı ve İstiklal Marşından sonra programın düzenleyicilerinden TDGF Başkanı Menderes Demir açılış konuşmalarında Türk Dünyası Belgesel Filmleri Festivali’ni düzenlemekteki amaçlarını “Türk dünyası geniş bir coğrafyaya, engin bir kültüre sahip olan bir ailedir. Bu ailenin öz ve kök değerlerini belgesel marifetiyle ve belgeselci gözüyle öncelikle kendi akrabalarımıza sonra da dünya’ya aktarmak maksadıyla Türk kültürü ve Türk’ün dünya’ya bakış açısı konulu belgesel film festivalini düzenliyoruz’’ şeklindeki sözleri ile dile getirmiştir.​​Türk Kültürü ve Türk’ün Dünyaya Bakış Açısı konulu belgesel film yarışmalarına 140 yönetmen kendi branşlarında yarışmacı olarak katıldı.Türk Dünyasının farklı ülkelerinden yarışma için özel olarak gelen jüriler tarafından yarışmanın ilk turu sonrasında 12 profesyonel , 12 öğrenci yarışmacı finale kaldı.Profesyonel’de Özbekistan Öğrenci’de Türkiye Birinci OlduProfesyonel yönetmenler tarafından finale kalan filmler arasından Özbekistan’dan yarışmaya katılan yönetmenliğini Ali HAMRAYEV’in yaptığı ‘’Seni Unutmadım’’ filmi birincilik kazandı. Profesyonel kategoride ikincilik Ödülünü Irak’tan Didem Şahin’in yönettiği ‘’Men Türkmenem Men Begem’’ filmi alırken, üçüncülük ödülünü ise Türkiye’den yönetmen Kaan Atilla TAŞKIN ‘’Karadeniz’in Yalnız Nineleri’’ filmi ile kazandı.​Türk Dünyası Belgesel Film Festivali öğrenci kategorisinde birinciliği Türkiye’den yönetmenliğini Batuhan Kurt’un yaptığı ‘’Kurbağa Avcıları’’ filmi alırken, ikincilik ödülünü ‘’Saksak: Bir Tütün Belgeseli’’ filmi ile Turan Kubulay layık görüldüler. Aynı kategoride üçüncülük ödülü ise Kırgızistan’dan yarışmaya ‘’Kadın Dünyası’’ filmiyle katılan Cibek Abdullabaeva’nın olmuştur.​Ayrıca program dahiline Jüri özel ödülleri de bu gece sahiplerini bulmuştur. Türk Konseyi İpekyolu Özel Ödülü ‘nü ‘’Sen Adam mısın’’ filmiyle Alihan ERBAŞ ve Harun KÖYBAŞI alırken, Türk Kültürü ve Jüri Özel Ödülünü ‘’1916 Milli Mücalesi’’ filmiyle Kırgızistan’dan yarışmaya katılan Tilek Murataliev, Türk Dünyası Cengiz Aytmatov Özel Ödülü ise ‘’2 Dil1 Armoni’’ile Azerbaycanlı yönetmen Najiba ABBASOVA’ya verilmiştir.Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Yaşam Boyun Onur Odülü ise sevilen aktör Serdar Gökhan layık görülmüştür.Konser ve Defile Büyük İlgi GördüGecede sergilenen Türk Dünyası Kıyafetleri Defilesi büyük ilgi gördü. Tür dünyasında kullanılan geleneksel kıyafetleri giyen mankenlerin giydiği 40’tan fazla kıyafet büyük alkış aldı. Gecede Kırgız ve Kazak dillerinde söylenen şarkılar katılımcılara keyifli anlar yaşattı.Kabar.kg 

"Türkiye - Macaristan ilişkileri altın çağını yaşıyor"

Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay, Türkiye ve Macaristan arasındaki ilişkilerin çok iyi seviyede olduğunu, iki ülke arasındaki ilişkilerde altın dönemin yaşandığını söyledi.Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8-9 Ekim'de Macaristan'a yapacağı resmi ziyareti ve Türkiye-Macaristan ilişkilerini AA muhabirine değerlendirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader'in resmi daveti üzerine bu ülkeyi ziyaret edeceğini belirten Büyükelçi Oktay, ziyarette Türkiye ve Macaristan'ın iş birliğiyle restorasyonu yap