Özbekistan Türk vatandaşlarını hac turlarına davet ediyor

GBNews’in Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliğinden edinmiş olduğu bilgiye göre, Türkiye’nin başkentinde hac ve iş turizmi konularının ele alındığı yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye ve Özbekistan temsilcileri, her iki ülkede de bu turizm alanlarının gelişimi hakkında görüş alışverişinde bulundular. Bu bağlamda, Özbekistan'ın turizm açısından sunduğu fırsatların sunumuna daha fazla dikkat edilmesinin yanı sıra, ülkenin kültürel ve tarihi mekanları hakkında daha fazla konuşmaya da karar verildi. Bu kararlar çerçevesinde, Ekim ayı sonunda, Buhara'da Türkiye'nin de dahil olduğu 20 ülkeden delegasyonların katılacağı III. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi gerçekleşecek.

Özbekistan'da turizm

Özbekistan Hava limanlarında düşünülen ek hizmetlerle turistlere rahat ulaşım imkanı sağlanacak. Turist sayısı her geçen gün artan Özbekistan’da yolcular için bir takım kolaylıklar getirildi. Havalimanlarında düşünülen ek hizmetlerle turistler artık daha az bekletilecek. İlk uygulamaya Taşkent’te ki İslam Kerimov Havalimanı’nda geçildi. Hizmete açılan ek binada yapılan düzenlemeler turistlere kolaylıklar sunuyor. Taşkent’e gelen yolcuların terminal binası giden yolculardan ayrıldı. Bu şekilde yığılmaların ve kargaşanın önüne geçilmesi planlanıyor. Ek binada pasaport kontrol kabinleri 24’e çıkartılarak daha hızlı geçiş imkânı sunuluyor. 50 metre uzunluğunda tasarlanan 4 yürüme bandı ile ferah bir ortam sağlanırken zamandan da tasarruf elde ediliyor. Taksi çağırma, döviz ve sim kart hizmetlerine getirilen kolaylıklar ile yolcular ortalama 15-20 dakika gibi kısa bir sürede terminaldenayrılabiliyor. Uygulamadan yolcular da görevliler de memnun.

Kırgızistan, Özbekistan’da BİT alanında iki günlük seminere katılıyor

Kırgızistan, Özbekistan’ın başkenti Taşkent'te telekomünikasyon ve BİT alanındaki sorunların ele alındığı iki günlük seminere katılıyor. Başkent Taşkent’te Bağmsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Asya-Pasifik bölgesi ülkeleri için “Büyük veri ve bulut bilişim” konulu iki günlük seminer başladı. Seminere, bilgi ve iletişim teknolojisi, ulusal istatistik hizmetleri uzmanları, telekomünikasyon operatörleri, telekomünikasyon cihazları üreticileri, yazılım geliştiricileri, bilimsel ve tasarım enstitüleri temsilcileri telekomünikasyon alanında liderler ve uzmanlar katılıyor. Seminer katılımcılar, BİT'in kamu sektöründe kullanımı, Big Data'nın geliştirilmesi ve e-devletin yapısında bulut bilgi işleminin yanı sıra iki boyutlu sinyal işlemedeki rolleri ile ilgili konuları masaya yatırdı. Seminer, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ve Özbekistan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Bakanlığı tarafından düzenlendi.

Azerbaycan Savunma Bakanı Yeni Bir Füze Biriminin Açılışını Yaptı

Azerbaycan Savunma Bakanlığının basın servisinden GBNews’e edinilen habere göre, Azerbaycan Savunma Bakanı Albay General Zakir Hasanov'un ön bölgede bulunan bir roket ve topçu birliklerinin askeri birliğinin açılmasında yer aldığı söylendi. Savunma Bakanı, askeri birlikler, askeri teçhizat kutuları, askerlerin kışlaları, kantin, askeri geçit toprağı ve askeri birliklerin toprakaltı diğer askeri objelerle tanıştı. Zakir Hasanov, roket ve topçu birliklerinin savaşa hazır olma düzeyini yükseltmek ve askeri teçhizatın etkin kullanımını artırmak için ilgili görevli komutalara talimat verdi. Golden Bridge News

Türkiye Büyükelçisi: ‘Türk televizyon kanalları Göçebe Oyunlarını canlı yayınlamaya hazır’

Kırgızistan Başbakan Birinci Yardımcısı Kubatbek Boronov ile bir araya gelen Türkiye Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, Türkiye televizyon kanallarının Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları’nı canlı yayınlamaya ve organizasyon programlarında bilgi desteği sağlamaya hazır olduğunu bildirdi. Kırgızistan Başbakan Birinci Yardımcısı Kubatbek Boronov ile Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat arasında toplantı düzenlendiği, toplantıya girişimciler ve önde gelen Türk televizyon şirketlerinin temsilcileri katıldığı aktarıldı. Toplantıda konuşan Büyükelçi Fırat, Türk haber ajanslarının işbirliği için hazır olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gençlerin Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları’na katılmalarını sağlama konusunda çalıştığını dile getiren Büyükelçi, “Aynı zamanda Oyunların açılış ve kapanış törenlerinde Türkiye’den şarkıcılar sahne alacak. Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), yardım amacıyla katılımcılar için 600 tane giysenin hazırlanmasını finanse etti. Buna ek olarak, Türk Havayolları uçaklarda Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları’nın tanıtım videosunu göstermeye ve logolarını asmaya hazırdır.” ifadelerini kullandı. Kırgız Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın dost ülkeler olduğuna vurgu yapan Başbakan Birinci Yardımcısı Boronov, “Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, 2018 yılını Bölgesel Kalkınma Yılı ilan etti. Bunu dikkate alarak, iki ülkenin iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla bir iş forumu yapma olasılığını dikkate almayı uygun buluyorum.” dedi. Her iki senede bir düzenlenen Dünya Göçebe Oyunları bu yıl da Eylül ayında Kırgızistan’ın turizm merkezi olarak bilinen Isık-Göl’de yapılacak. Etkinliğin amacı dünya göçebe halklarının medeniyetinin tarihi kültürel mirasını yeniden canlandırmak ve korumaktır. Kabar.kg

Özbekistan'da İslam Medeniyeti Merkezi Kuruluyor

Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te İslam Medeniyet Merkezinin temeli atıldı. Özbekistan'da ülkenin zengin tarihini inceleyecek ve dünyaya tanıtacak İslam Medeniyeti Merkezinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Özbekistan Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Osmanhan Alimov, İslam Medeniyeti Merkezinin inşa edileceği alanı gezerek incelemelerde bulundu. Taşkent’te inşaatına başlanan merkezin temelini atan Mirziyoyev, burada yaptığı konuşmada, Ramazan Bayramı günlerinde İslam Medeniyeti Merkezi binasının temelinin atılarak inşaatına başlamasının derin bir anlam taşıdığını söyledi. Semerkant’taki Uluğbey Medresesine benzer mimarisi olacak İslam Medeniyeti Merkezi, 10 hektarlık alanda inşa edilecek. İslam Medeniyeti Merkezinde Özbekistan'ın zengin tarihi, mimari, bilimsel, edebi, manevi ve kültürel mirası ile ülke topraklarında yetişen büyük din adamları ve ulemaların hayatı ve eserleriyle ilgili araştırmalar yapılacak. Bunların ülkede ve dünyada tanıtılmasına hizmet edecek merkez, ülkedeki tarihi kentler ve yapıların tanıtımına da katkıda bulunacak. Merkez, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu gibi uluslararası kuruluşlarla yakın iş birliğinde çalışacak. İslam Medeniyeti Merkezi, Osman Mushafı olarak bilinen ve üzerine Hazreti Osman'ın kanının aktığı ceylan derisine yazılan Kur'an-ı Kerim'in muhafaza edildiği Taşkent'teki Hazret İmam Külliyesi yanında inşa edilecek. Merkezin altyapı çalışmaları devlet bütçesi, İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerin sağlayacağı katkı ile özel ve tüzel şahısların sponsorluk destekleri ile finanse edilecek. Özbek asıllı Rus milyarder Alişer Usmanov da idari ve esas binaların inşaatı ve cihazlarla donatılmasını sağlayacak. TRT Avaz

Türk askerinin Menbiç'e girmesinin ardından Suriye'den ilk açıklama!

Türk askerinin Menbiç’in dış mahallerinde devriye gezmeye başlamasının ardından, Suriye Dışişleri’nden konuyla ilgili açıklama geldi. Suriye’den, Menbiç civarındaki Türk ve ABD güçlerinin varlığını kabul etmediğini belirten bir açıklama geldi. Suriye Dışişleri yetkilileri, “Suriye liderliğinin, ülkenin kuzeyinde yer alan Menbiç'in kırsal kesimlerinde Türkiye ve ABD güçlerinin bulunmasına kesin bir biçimde karşı çıktığını” söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri ( TSK) dün, Menbiç yol haritası doğrultusunda Fırat Kalkanı askeri harekatında hakimiyet kurulan alan ile Menbiç arasında kalan hatta TSK ve ABD Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca bağımsız devriye faaliyetlerine başlandığını açıklamıştı. “TÜRK VE AMERİKAN SALDIRGANLIĞI…” SANA’da (Suriye Arap Haber Ajansı) yer alan haberde Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya yer verildi. Açıklamada, "Suriye, devam eden Türk ve Amerikan saldırganlığı bağlamında Türk ve Amerikan kuvvetlerinin Menbiç civarına girmesini şiddetle kınadığını ve kesin olarak reddettiğini ifade etmektedir"denildi.Açıklamada, Suriye ordusunun "tüm Suriye topraklarını özgürleştirmeye" kararlı olduğu da belirtildi. QHA

Nazarbayev'den Türkistan bölgesinin kurulmasına ilişkin karara imza

Güney Kazakistan eyaleti Türkistan eyaleti oldu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Güney Kazakistan eyaletinin adının Türkistan olarak değiştirilmesini ve eyalet merkezinin Türkistan kentine taşınmasını öngören kararı imzaladı. Nazarbayev, Güney Kazakistan eyalet merkezi Çimkent’e büyük şehir statüsü verilmesi, eyaletin adının Türkistan eyaleti olarak değiştirilmesi ve eyalet merkezinin Türkistan kentine taşınmasını öngören “Kazakistan’ın bazı idari ve bölgesel yapısı konularına” ilişkin kararnameyi törenle imzaladı. Burada yaptığı konuşmada, 1 milyondan fazla nüfusu olan Çimkent’e büyükşehir statüsü verildiğine işaret eden Nazarbayev, “Türkistan eyaletinin merkezi, yüzyıllardır Kazak Hanlığının ve bütün Türk dünyasının siyasi ve manevi hayatının kalbi olan Türkistan kenti olacak.” dedi. Kararnamenin tarihi önem taşıdığının altını çizen Cumhurbaşkanı Nazarbayev, “Çimkent, sadece ülkemizin değil, Orta Asya bölgesinin yatırımlar, teknolojiler ve entelektüel kaynakları için yeni merkez olacaktır. Bunun için bütün imkanlar ve gerekli potansiyel var.” ifadelerini kullandı. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Çimkent’e büyükşehir statüsü verilmesinin şehrin sosyal ve ekonomik dengesi ile bölgedeki halkın yaşam kalitesinin artırılması için sürdürülebilir ivme kazandıracağını söyledi. QHA

Azerbaycan ordusu, Karabağ'da bir Ermeni İHA'sını düşürdü

Fuzuli-Hocavend bölgesi yönünde Azerbaycan mevzileri üzerinde keşif uçuşu yapan Ermenistan'a ait X-55 tipi insansız hava aracının (İHA) vurularak düşürüldüğü belirtildi.Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, cephe hattının Fuzuli-Hocavend bölgesi yönünde Azerbaycan mevzileri üzerinde keşif uçuşu yapan Ermenistan'a ait X-55 tipi insansız hava aracının (İHA) vurularak düşürüldüğü belirtildi.Ermenistan kaynakları İHA'nın bugün sabah 11:20 sırasında Azerbaycan ordusu tarafından düşürüldüğünü belirtti. Ermeni kaynaklar tarafından Karabağ'ın güneydoğusunda cephe hattında Azerbaycan İHA'ları tarafından etkisiz hale getirildiği açıklaması yapıldı.Ermenistan Savunma Bakanlığı "Azerbaycan, (sözde) Dağlık Karabağ Devleti'nin hava sahasında faal olmaya ve İHA'ları engellemeye devam etmektedir." ifadelerini kullandı. 

Dünya Madencilik Kongresi, Astana'da başladı

25. Dünya Madencilik Kongresi Kazakistan'ın başkenti Astana'da gerçekleştiriliyor. Kazakistan'ın başkenti Astana'da 25. Dünya Madencilik Kongresi başladı. Kongreye yurtiçi ve dışından birçok resmi yetkili ve uzman katıldı.TRT Avaz'ın haberine göre Kazakistan Yatırımlar ve Kalkınma Bakanı Jenis Kasımbek, madencilik alanında ham maddelerin mümkün olduğunca ülke içinde işlenmesini hedeflediklerini söyledi. Kasımbek, Astana'da başlayan 25. Dünya Madencilik Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin maden ve metalürji alanında gelişmesinin önemine değinerek, söz konusu sektörün ülke ekonomisinde petrol ve doğalgaz sanayisinden sonra ikinci sırada geldiğini vurguladı.Kazakistan’ın dünyanın 6. doğal kaynaklar zengini ülkesi olduğuna işaret eden Kasımbek, "Ana stratejik hedefimiz ham maddelerin mümkün olduğunca ülke içinde işlenmesidir. Bu strateji, Sanayi ve İnovasyon Gelişme Devlet Projesi çerçevesinde uygulanıyor. Bu hedef kapsamında, demir ve demir dışı metalürji ekonominin öncelikli sektörleri olarak belirlendi." dedi.Madencilik ve metalürji sektörünün gelişmesinin uygun yatırım ortamının oluşturulmasına da yardımcı olduğunu belirten Kasımbek, yerel şirketlerle dünyanın lider konumundaki firmaları arasındaki iş birliğinin bunun göstergesi olduğunu kaydetti.Uluslararası Organizasyon Komitesi Başkanı Marek Tsala’nın yanı sıra, 40 ülkeden bin 200’den fazla konuğun katıldığı etkinlikte, dünyadaki yenilikçi çözümler tanıtılarak madencilik alanındaki uzmanlarla deneyimler paylaşılacak. Kongrede ayrıca, sanayi güvenliğinin artırılması, çevre korunmasıyla ilgili önlemlerin iyileştirilmesi gibi konular ele alınacak.Kongre çerçevesinde açılan "Madencilik, Cevher ve Mineral Üretimiyle Zenginleştirme Fuarı" da 21 Haziran tarihine kadar gezilebilecek.QHA

Kazakistan'da 25. Dünya Madencilik Kongresi Başladı

ASTANA (AA) – Kazakistan Yatırımlar ve Kalkınma Bakanı Jenis Kasımbek, madencilik alanında ham maddelerin mümkün olduğunca ülke içinde işlenmesini hedeflediklerini söyledi ASTANA (AA) – Kazakistan Yatırımlar ve Kalkınma Bakanı Jenis Kasımbek, madencilik alanında ham maddelerin mümkün olduğunca ülke içinde işlenmesini hedeflediklerini söyledi.Kasımbek, Astana'da başlayan 25. Dünya Madencilik Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin maden ve metalürji alanında gelişmesinin önemine değinerek, söz konusu sektörün ülke ekonomisinde petrol ve doğalgaz sanayisinden sonra ikinci sırada geldiğini vurguladı.Kazakistan'ın dünyanın 6. doğal kaynaklar zengini ülkesi olduğuna işaret eden Kasımbek, "Ana stratejik hedefimiz ham maddelerin mümkün olduğunca ülke içinde işlenmesidir. Bu strateji, Sanayi ve İnovasyon Gelişme Devlet Projesi çerçevesinde uygulanıyor. Bu hedef kapsamında, demir ve demir dışı metalürji ekonominin öncelikli sektörleri olarak belirlendi." dedi.Madencilik ve metalürji sektörünün gelişmesinin uygun yatırım ortamının oluşturulmasına da yardımcı olduğunu belirten Kasımbek, yerel şirketlerle dünyanın lider konumundaki firmaları arasındaki iş birliğinin bunun göstergesi olduğunu kaydetti.Uluslararası Organizasyon Komitesi Başkanı Marek Tsala'nın yanı sıra, 40 ülkeden bin 200'den fazla konuğun katıldığı etkinlikte, dünyadaki yenilikçi çözümler tanıtılarak madencilik alanındaki uzmanlarla deneyimler paylaşılacak. Kongrede ayrıca, sanayi güvenliğinin artırılması, çevre korunmasıyla ilgili önlemlerin iyileştirilmesi gibi konular ele alınacak.Kongre çerçevesinde açılan "Madencilik, Cevher ve Mineral Üretimiyle Zenginleştirme Fuarı" da 21 Haziran tarihine kadar gezilebilecek.

Türkdilli ölkələrin vahid gömrük zonası yaradıla bilər

Gələcəkdə türkdilli ölkələr üçün vahid gömrük zonasının yaradılması məsələsinə baxıla bilər. Bu barədə trend-ə Azərbaycanın Özbəkistandakı fövqəladə və səlahiyyətli səfiri Hüseyn Quliyev deyib. Səfir bildirib ki, Özbəkistanın Türkdilli Ölkələrin Əməkdaşlıq Şurasına üzv olmasından sonra təkcə iqtisadiyyat deyil, təhsil, gənclər, idman və turizm sahələrində də bütün mümkün layihələrin reallaşdırılmasına imkan yaranacaq: "Türkiyə Prezientinin Özbəkistana səfərindən sonra ölkə rəhbərliyi tərəfindən rəsmi Daşkəndin Türk Şurasının işində iştirakı barədə qərar qəbul olundu. Özbəkistanın Türk Şurasına üzv olması çox vacib hadisədir. Özbəkistan inkişaf dinamikası və əhalisinin sayına görə Şuranın işinə mühüm töhfə verəcək". H.Quliyev qeyd edib ki, idxal rüsumu və kvota kimi ticarət maneələrinin azaldılması və tam aradan qaldırılması nəticəsində Mərkəzi Asiya ölkələri, Azərbaycan və Türkiyə arasında beynəlxalq ticarətin həcmi arta bilər: "Tariflərin azaldılması, öz növbəsində, Türk Şurasının təşəbbüsü ilə gömrük ittifaqının və ya azad ticarət zonasının yaradılması sayəsində, həmçinin praktikada geniş yayılmış beynəlxalq danışıqlar nəticəsində həyata keçirilə bilər". Xatırladaq ki, Özbəkistan Prezidenti Şavkat Mirziyoyev 2018-ci il aprelin 30-da Türkiyə Prezidenti Rəcəb Tayyib Ərdoğanla danışıqların yekunları ilə bağlı bəyanatında ölkəsinin mənzil-qərargahı İstanbulda yerləşən Türkdilli Ölkələrin Əməkdaşlıq Şurasının işində iştirak etməyə başlayacağını bildirmişdi. Dövlət başçısı demişdi ki, Özbəkistan Bişkekdə Türk Şurasının növbəti iclasına qatılacaq. Qeyd edək ki, müasir türk dövlətlərini birləşdirən Türk Şurası beynəlxalq təşkilatının əsas məqsədi üzv dövlətlər arasında hərtərəfli əməkdaşlığın inkişaf etdirilməsidir. Şura 2009-cu il oktyabrın 3-də Azərbaycanın Naxçıvan şəhərində yaradılıb. Hazırda Şuranın üzvləri Azərbaycan, Qazaxıstan, Qırğızıstan, Türkiyə və Özbəkistandır.

Rus turist yüzleri güldürecek...

2018’in yeni bir rekor yılı olacağını söyleyen turizmciler 6 milyon Rus’un Türkiye’ye gelmesini bekliyor. Türkiye’ye turist akını tarifeli uçuşlarda da büyük artış meydana getireceği düşünülüyor. Geçen turizm sezonunda Rusya’dan beklenen turist gelmemişti. Bu sezon bunda önemli değişikliklerin olabileceği belirlendi. Çünkü Turizm sektörü, geçen yıl yaşanan ‘Rus turist patlamasına’, uçak kiralamada hazırlıksız yakalanmıştı. Bu yıl ise 6 milyon Rus beklentisiyle tarifeli uçuşlar rekor sayıda arttığına dikkat çekiliyor. Geçen yıl beklenmeyen artışların ardından birçok tur operatörü uçak temininde sorun yaşamıştı. Ancak bu kez tur operatörleri charter uçuşlarının yanında daha önceden yaptığı anlaşmalarla tarifeli uçuşlara yöneldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2017’de Türkiye’ye gelen Rus turist sayısı 4 milyon 715 bin 438 kişi oldu. Rusya pazarındaki olumlu seyir 2018'de de devam ediyor. Nisan ayı sınır giriş istatistiklerine göre, 2018'in ilk dört aylık döneminde Rusya’dan gelen ziyaretçi sayısı Rusya pazarı açısından rekor yıl olan 2017'nin aynı dönemine göre yüzde 63.9 oranında artış göstererek 524 bine ulaştı. Rusya’dan İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısı ise yüzde 72 artarak, 196 bin 474 kişiye yükseldi. Rus turistlerin önemli tatil rotası olarak görülen Antalya’daki otellerin bu nedenle doluluk oranlarında da artışlar bekleniyor. TÜRSAB’ın verilerine göre yılın ilk 5 ayında Rusya’dan gelen turist sayısı geçen yıla göre yüzde 46’lık bir artışla 1 milyon sınırını aşarak rekor kırdı. Sadece Mayısta 740 bin Rus turist Antalya’yı ziyaret etti. 1 Nisan-1 Mayıs 2018 tarihleri arasında Antalya Havalimanı’na inen uçak ve yolcu sayılarına baktığımızda 2015’ten daha yüksek rakamlara ulaşıldığını görüyoruz. Aynı dönemde 2015 yılında 3 bin 776 uçak, 616 bin yolcu Antalya’ya inmişken, 2016’da 2 bin 353 uçak, 373 bin yolcu, 2017’de 3 bin 47 uçak, 517 bin yolcu indi. 2018’de ise bu sayılar 3 bin 895 uçak, 710 bin yolcuya yükseldi. Yani 2018 Nisan ayında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 37, 2015’e göre ise yaklaşık yüzde 15 artış kaydedildi. Corendon Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, bu yıl, son yılların en başarılı sezonu olan 2015 yılı seviyelerinde bir turizm sezonu geçireceklerini söylüyor. Tur operatörlerinin her zaman Türkiye paketi satmak arzusunda olduklarını savunan Karaer, “Çünkü Türkiye fiyat kalite dengesi açısından önemli bir pozisyonda” diyor. Geçen yıl Temmuz ayında Türkiye’ye talebin patladığını, havayolu firmalarının bu duruma hazırlıksız yakalandığını ifade eden Karaer, gelişmelerle ilgili olarak da şunları söylüyor: “Tur operatörleri Türkiye’ye uçacak uçak bulmakta zorlandı. Fakat hem tur operatörleri hem de havayolu firmaları 2018 için önlemlerini aldılar” ifadesini kullandı. Kendilerinin de grup bünyesindeki Corendon Airlines ile talep artışının sinyallerini erken almış bulunuyoruz. Bu nedenle de geçen yılın sonlarında Antalya’ya Avrupa’dan sunacağımız direkt uçuş sayısını yüzde 50 artırarak uçuş gerçekleştirdik. Meydan sayısını da 1’den 4’e çıkardık. Geçen yıl tespitlerine göre satışların beklenenin üzerinde gerçekleşmesinden dolayı talep ve arzın örtüştüğü bir yıl olduğunu da söyleyebiliriz.” Atlasglobal Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Arşan, Bu yıl Türkiye 36 milyon yabancı turist beklediğini ve bu turistlerin çok önemli bir bölümünün de Rusya, BDT ülkeleri, İran ve Almanya’dan geleceğini ifade edip, şu açıklamayı yapıyor: “Bu çerçevede, öncelikli olarak, Türkiye turizm hedeflerine katkı sağlamak adına Antalya ve Dalaman bölgelerine yaptığımız uçuş sayısını artırıyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl, BDT ülkelerinden uçuşumuz olan şehir sayısını 15’ten 20’ye, 80 olan haftalık sefer sayımızı ise 240’a çıkarıyoruz” dedi. Tur operatörlerinin de yaz sezonuna hazır olduğunu düşündüklerini kaydeden Arsan, birçok operatörün tarifeli havayollarından garanti koltuk satın alıp bunu tur paketi oluşturmak için kullandığını belirtti. Pegasus Havayolları CEO’su Mehmet Nane de geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Rus turist sayısında artış olduğunu ifade ederek, “Bu artışlar tarifeli uçuşlara da aynı oranda yansıyor. Biz de yoğun artışı gözlemliyoruz. Bu artışın devam edeceğini düşünüyoruz.” Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesiyle birlikte 2017 yılında Rus turistlerin Türkiye talebinde çok ciddi bir yükseliş kaydedildiğini ve Türkiye’ye gelen Rus turist sayısı tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını hatırlatan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye’nin, Rusya vatandaşları için en önemli turizm destinasyonu olma rolünü sürdürdüğünü belirtiyor. Rusya ve Türkiye arasında charter uçuşlarla ilgili şu anda bir sıkıntı olmadığını kaydeden Bağlıkaya, “Tur operatörleri kapasite konusunda yaşanabilecek olası yetersizliklere hazırlıklı olabilmek adına tarifeli uçuş gerçekleştiren havayolu şirketleri ile de anlaşma yapıyorlar” açıklamasında bulundu. Bağlıkaya, bu yıl toplam 6 milyon civarında Rus misafiri ağırlamayı öngördüklerini de sözlerine ekliyor. TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Rusya pazarında ciddi oranda artış olduğu dile getirerek, “Bu yılsonunda yine çift haneli büyümeyi yakalayacağız. Planlamalar devam ediyor. Charter dışında tarifeli uçuşlarda bloke edilmiş koltuk sayısı da artıyor. Pegasus, Onur, THY gibi birçok havayolunun yanında Rus havayolları da tarifeli seferler yapıyor. Tarifeli seferler, turizmi 12 aya yaymak için önemli” diyerek Rusya’dan gelecek olan turistlerin önemine vurgu yapıyor. necdetbuluz@gmail.com www.facebook.com/necdet.buluz

Ərdoğan Messi və Ronaldonu müqayisə etdi: "O, çox fərqlidir"

Türkiyə prezidenti Rəcəb Tayyib Ərdoğan dünya çempionatında iştirak edən argentinalı Lionel Messi və portuqaliyalı Kriştiano Ronaldobarədə danışıb. Dövlət başçısı iki ulduz futbolçunu müqayisə edərkən üstünlüyü Ronaldoya verib: "Portuqaliyalı heç-heçə etsə də, mən həqiqətən Ronaldoya heyranam. "Messimi, Ronaldomu" desək, həqiqətən də Ronaldonu fərqli görürəm. Həl o matçda het-trik eməsi çox önəmli idi. Bu hər igidin işi deyil. O matçdakı performansı, xarakteri, inancı, həmçinin Fələstin məsələsindəki xarakteri, bunlar çox önəmlidi. Buna görə onu alqışlayıram". Ərdoğan dünya çempionatı barədə də danışıb: "Almaniyanın favorit olduğunu demişdim, amma yanıldım. İlk matçda yenildilər, işləri bir az çətinə düşdü. İndi bütün güclü olanlar yenilir. Almaniya uduzdu, Braziliyanın vəziyyəti ortadadı. Meksika yaxşı başladı. Bundan sonra da belə davam edər, bunu bilmirəm".

Qarabağ”ın Çempionlar Liqasındakı rəqibi bəllidir

Bu gün İsveçrənin Nyon şəhərində futbol üzrə UEFA Çempionlar Liqasının 1-ci və 2-ci təsnifat mərhələlərinin püşkatma mərasimi keçirilib. Avropanın ən nüfuzlu klub turnirində Azərbaycanı təmsil edəcək "Qarabağ" öz rəqibini tanıyıb. Qurban Qurbanovun komandası Sloveniyanın "Olimpiya" (Lyüblayana) klubu ilə qarşılaşacaq. Ağdam klubu mübarizəyə 1-ci təsnifat mərhələsindən başlayacaq.

Tanpınar’a Mektup

Tanpınar’a Mektup Merhaba, sevgili şair Ahmet  Hamdi Tanpınar.  Size sonsuz  güneşten, aydan, suda dans eden ışık ve gölgelerden, mavi gök yüzünde uçuşan kuşlardan, kardan, fırtınadan, hiç dinmeyen rüzgarlardan, bahçelerde biten çiçeklerden, sarmaşıklardan, “Mor aydınlıkta bir çınardan” selamlar var. Muhtemelen beni hatırlamışsınızdır. Bu size yazdığım binlerce mektuptan bir tanesi. Evet, ben sana kalbinde sevgi taşıyan bir insanım. Sevgi, hem de nasıl bir sevgi, içime dolan bir sevinç, bir nefes gibi... Senin yazdığın gibi: Aşk dediğin nedir ki, Tenden bedenden sıyrık, Çocukların içinde Yaşadığı bir çığlık... “Nasılsın?“ diye sormayacağım. Çünkünasıl olduğunu tahmin edebiliyorum. “Kül kedisi yorgunluğunda kalbim, ‘İçim muradına ermiş abasız, postsuz bir derviş’.” yazmıştınız. Dün yine bir şiirinizi okudum: “Sen ve Ben.” Biliyor musunuz, ben sizde daha çok neyi beğendim? Sözlerinizin sade, gösterişsiz, ama bin bir renkle dizilişine, anlamının dizelerde ahenkli akışına vuruldum. Şiirlerinizi insanın iç dünyasını gözler önüne serdiği için seviyorum. Mısralar sanki hüzünlü bir şarkının notaları gibi akıp gitmektedir. Seni gür sesiyle hayat çağırır, Beni de çiğneyip geçtiğin toprak... Aziz şairim, “Dönmeyen gemiler olduk açıktan, Adımızı soran, arayan var mı?...” diye soruyorsun. Sen hiç unutuldun mu? Unutulur musun? “Annem için” şiirin de annenizi çin söylediklerinizi şimdi bende sizin için dile getiriyorum: Öksüzlük denilen acıyla vurgun Bir başka ölüydük bu toprakta biz... Ama ben seni kalbime defnettim. Sadece ben değil, milyonlarca insanın kalbinde yaşıyorsun sen. Sen ölümsüz, sen ebedi, sonsuz bir ışık, binlerce insanın göğsünde parıldayan bir ışık. “Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında” diyorsun. Sen değer verdiğin o zamanın özündesin, zamanın kendisisin. Zaman geçer, günlerin üstüne yeni günler gelir. Ama sen her zaman varsın, her zaman olacaksın. “Huzur’unla” kalpler rahatlığa erecek, “Bir  adın  kalmalı” şiirinle insanlar öğütlenecek, “Gül’ünle” sürekli sevinç içinde olacak.Bu mektubum da sana yazdığım diğer mektuplar gibi cevapsız kalacak biliyorum. Ama bir gün seninle mutlaka buluşacağımızı da biliyorum. Bekliyorum, buluşmamızı bekliyorum... Görüşmek üzere, ey değerli insan!                Güneş  Xudiyeva   

İsrail'in İran oyunu...

Eski bir CIA Ajanı olan Amerikalı Philip Giraldi, Irak, Libya ve Suriye’deki Amerikan saldırganlığının arkasında İsrail lobisinin olduğunu belirten açıklamaları ile dikkatleri üzerine çekiyor.Şimdiki hedefin ise İran olduğunu, eğer İran’a bir saldırı düzenlenirse bunun tamamen İsrail yüzünden olacağının altını çiziyor. Giraldi, İran’a saldırının yakın zamanda gerçekleşebileceği görüşlerini de kamuoyu ile paylaşıyor.2003’teki Bush çetesinin Irak işgaline karşı çıktığı için teşkilattan ayrılmış olan Giraldi’nin açıklamaları şu gerçeği açık biçimde yansıtıyor:“Özellikle Ortadoğu’daki gelişmelerde Amerika’nın politikalarını İsrail çizmektedir.”Bizi takip eden okurlarımız anımsayacaklardır.İran konusunda son yazdığımız yazılarda İsrail’in yayılmacı politikalarına değinirken, İran üzerinde oynanan oyunların tamamen bir İsrail projesi olduğuna değinmiş ve “Bölgeyi kan gölüne çevirmek için Amerika İsrail’in her istediğini yerine getirmeye çalışacaktır” demiştik.Giraldi’nin, Globalresearch sitesinde çıkan yazısında, yaptığı açıklamaları, içinde bulunduğumuz coğrafyada özellikle ileride nelerin gelişebileceğini görmemiz açısından önemlidir.Dikkat edilecek olursa Amerika, bölgede şimdi İran üzerinde oynuyor. İran’ı bölgede en büyük düşman olarak gören Amerika, önce İran üzerinde ambargo başlatıp, yıpratıp, güçsüzleştirecek ve daha sonra da rejimin çökmesi için düğmeye basacak. Ancak şunu da ekleyelim:Özellikle Amerika’nın müttefikleri AB üyesi ülkeler, gelişmeleri yakından izledikleri için Amerika’nın İran oyununa gelmemeye özen gösteriyorlar.İran’a karşı ambargo çağrısı yapan Amerika’nın bu çağrısına uymayacaklarını açıklayan AB ülkeleri, İsrail’in Ortadoğu’yu kana bulamak için tehlikeli adımlar atmakta olduğunu da söylemekten kaçınmıyorlar.Daha önce Irak, sonra Libya, ardından Suriye’yi çökerten planların İsrail tarafından yapıldığı, şimdiki hedefin ise İran olduğunun görülmesi üzerine Amerika’nın müttefiklerinin de daha dikkatli hareket etmeye başladıklarını da görebilmekteyiz.Dilerseniz, eski CİA Ajanı Giraldi’nin sitesindeki açıklamalarına kısaca göz atalım ve konuyu daha iyi anlamaya çalışalım. Giraldi, özellikle “Küresel para babaları ve bu güçlü lobi sayesinde İsrail’in Filistinlilere yaptığı tüm zulümlerin dünya çapında görmezden geliniyor” diyor.“CIA basamaklarını çıktıkça bir şeyi fark ettim. ABD’deki devasa güvenlik bütçesini yeterince besili ve dolgun tutmak için bir sürü komplo teorisi küresel tehdit hikayeleri üretiliyordu. Türkiye’de görev yaparken, gelen istihbarat raporlarının ağırlıklı olarak İsrail kaynaklı olduğu ve İsraillilerin bunlara kendi gündemlerini sokuşturdukları dikkatimi çekti. Gelen bilgi palavradan ibaret olsa da, gerçek bilgilerle harmanlanıp doğru ve kesin istihbarat havası yaratılıyordu. ABD Hükümeti bu raporlardaki, Arap ve İranlıların temelden güvenilmez ve SSCB ile aynı yatakta olduğu görüşlerini satın almak zorunda bırakılıyordu. Eğer Amerika İran’a karşı bir savaşa girişirse, ki bunun giderek olasılık kazandığını görüyorum. Burada tamamen belirleyici olan İsrail Devleti ve Washington - Wall Street finans ekseni olacaktır. Küresel para babaları ve bu güçlü lobi sayesinde İsrail’in Filistinlilere yaptığı tüm zulümlerin dünya çapında görmezden geliniyor. Trump-Rusya skandalında başroldeki damat Jared Kushner’in pek çok diğer danışman görevden alınıp tasfiye edilirken, adeta bir dokunulmazlık perdesi altında yükselmesi de Kushner’in güçlü İsrail ilişkilerine bağlamak doğru bir teşhis olacaktır. Pentagon’daki Paul Wolfowitz – Douglas Feith ikilisinin daha sonra bu raporların, yeterince değerlendirilmediği edebiyatını kullanarak Irak’ı işgalin zeminini hazırladılar.. Wolfowitz-Feith ikilisinin İsrail istihbaratı ve diplomasisiyle iç içe olduğunu ve bu ikilinin İsrail’in Pentagon’daki temsilcileri olduğunu öğrendim. İsrail’in ABD’nin bir müttefiki olmasının çok ötesinde, ABD’nin Ortadoğu politikalarının temel belirleyicisi olduğunu da öğrendim. Irak’ın haksız işgali öncesi CIA’dan ayrıldım, Çünkü bu olayın temelde İsrail’in çıkarlarını gözetmek için yapıldığını biliyordum.”Daha önce İran’ın içinin karıştırılması olayını anımsarsak, bu ülke üzerinde nasıl bir oyunun sahnelenmeye çalışıldığını daha açık biçimde görebiliriz.İran konusu, hiç kuşkusuz Türkiye’yi de çok yakından ilgilendiriyor.Bütün bu gelişmelerin çok iyi değerlendirilip, bölge ve İran konusunda yeni politikaların geliştirilmesi gerektiği görüşündeyiz.Görebildiğimiz kadarı ile İran üzerinde akla hayale gelmeyecek planların devreye sokulması için çalışmalar önümüzdeki dönemde de sürecektir.necdetbuluz@gmail.comwww.facebook.com/necdet.buluz     

BDT ülkelerinin insani yardım konusu Astana'da tartışılacak | Foto

Astana'da 20 Haziran 2018'de, Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi Devletlerin İnsani İşbirliği Konseyi ve İnsani İşbirliği Fonu'nun Yönetim Kurulu'nun ortak toplantısı yapılacaktır.Toplantının gündeminde on üç konu var. Toplantı katılımcıları aynı zamanda mevcut faaliyetleri ele alacak ve gelecek yıl için plan tertipleyecek.BDT ülkelerinin İnsani İşbirliği Konseyi 2006 yılında kurulmuştur. Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan temsilcilerinden oluşmaktadır. Konsey, kültür, eğitim, bilim, arşiv, bilgi ve kitle iletişimi, spor, turizm ve gençlerle çalışma alanlarında devletlerin etkileşimini koordine eder.Golden Bridge News

Orta Asya'nın En Büyük Cami ve Külliyesi Bişkek’te Yapıldı

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçiliği Din Müşaviri M.Şemsettin Ünal, yapımına 2012 yılında başlanan cami ve külliyesinin, Osmanlı mimarisine uygun inşa edildiğini bildirdi.Başkentin doğusunda yaklaşık 35 dönüm arazi üzerine yapılan cami, 7 bin 500 metrekarelik kapalı alana sahip. Caminin kapalı alanlarında ve bahçesinde aynı anda 20 bin kişi ibadet edebilecek.Ankara'daki Kocatepe Camisi'ni andırıyorCami, yaklaşık 500 araç kapasiteli otoparkı, Kur’an kursları, konferans salonu, yemekhane, şadırvan ve idari binaları gibi birçok özelliğiyle Ankara'daki Kocatepe Camisi'ni andırıyor.Türkiye Diyant Vakfı tarafından yapılan caminin, her biri 70 metre yüksekliğinde, üç şerefeli dört minaresi olduğunu belirten M.Şemsettin Ünal, harim kata 5, avluya 3 ve bodruma da bağımsız merdivenle iki girişin bulunduğunu kaydetti.M.Şemsettin Ünal, "Cami inşaatında çalışanların yüzde 70’i Kırgız kardeşlerimizden oluştu. Yerli istihdama önem verildi.Bu güzel cami Türk halkından Kırgız halkına güzel bir hediye olacaktır. İnanıyorum ki bugüne kadar Kırgızistan'a yapılan bütün yardımlar, bağışlar ve yatırımlar bir tarafa, bu cami bittiğinde inşallah Kırgızistan'ın ve Orta Asya'nın en büyük camisi olacaktır. Camimiz Kırgızistan'ın manevi hayatına önemli katkılar sunacaktır." dedi.Golden Bridge News

#Babalar günü

Bütün Türk dünyasının qeyd etdiyi #Babalargünü münasibəti ilə hər kəsi təbrik edirik

Türk Dünyasında Oruç - Dr. Osman Büyükkaya'nın Kaleminden

Müslümanlar bugün dünyanın hemen her tarafında varlığını hissettirmektedir. Yalnızca İslam karşıtıyürütülen kampanyalarla ya da Ortadoğu eksenli yürütülen işgal ve çatışmalarla değil, İslam’ın inançve ibadetleriyle de Müslümanlar gündem oluşturuyor. Dünyanın her ülkesinde hemen hemen bulunanMüslümanlar farkındalıklarını Dini vecibelerini yerine getirerek örnek teşkil etmektedirler. Fitre, zekatve sadaka vererek inanan insanlar ile paylaşma duygularını yaşamaktadırlar. Tıpkı MEKKE’DENMEDİNE’YE göç eden Muhacirler ile MEDİNELİLERİN paylaştığı gibi.İslam’ın günümüz dünyasında etkisini gittikçe artıran ve dikkate alınması gereken bir gerçek olduğuhemen her Ülke tarafından vurgulanıyor. Bu vurgu kimilerince İslam’a karşı alınması gereken önlemlerya da Müslümanlara yönelik yürütülecek politikalar bağlamında yapılırken kimilerince de İslam’ayönelik gittikçe artan merak ve ilgiden dolayı yapılıyor. Müslümanlarla İslami değerlerin günbegüninsanların daha fazla merak ve ilgisini çektiği de bir gerçektir. Öyle ki İSLAMOFOBİ (kelime anlamıolarak “İslam korkusu” demektir. Müslümanlara ve İslam dinine karşı ) Hz. Peygambere hakaret içerikliyayınlarla gündeme gelen ülkelerde bile Kur’an’a yönelik merak ve ilginin gittikçe arttığı ve baştaKur’an mealleri olmak üzere İslam’a yönelik yayınların rekor denebilecek oranda okuyucu çektiğikonuşuluyor.Dünyanın hemen her tarafında bir şekilde var olan ve temsil ettikleri değerlerle varlıklarını hissettirenMüslümanlar aracılığıyla İslami değerlerin ve ibadetlerin de adeta küreselleştiği görülüyor. Bunu sondönemler de Ramazan vesilesiyle dünyanın hemen her tarafında oluşan havada görmek mümkün.Müslümanlar aracılığıyla İslami değerlerin ve ibadetlerin de adeta küreselleştiği görülüyor. Başta Batıülkeleri olmak üzere dünyanın her tarafında insanların Müslümanlarla birlikte Ramazanı bir şekildeanlamaya ve hatta yaşamaya çalıştıklarına şahit oluyoruz. Ramazanı yaşayan Müslümanların inanç veduygu dünyaları keşfedilmeye ve orucun insanlar üzerindeki olumlu etkisi anlaşılmaya çalışılıyor.Ramazan vesilesiyle gündeme gelen Sadaka, Fitre ve Zekat gibi ibadetlerin toplumda sosyal dokuüzerindeki yapıcı etkisi tartışılıyor. Hatta bununla kalınmıyor; kendisi Müslüman olmasa bile insanlarMüslümanlarla birlikte iftar sofralarına oturuyor, özellikle Müslümanların azınlıkta olduğu toplumlardaMüslümanlar için iftar sofraları düzenliyor, Müslümanlar gibi oruç tutulmaya çalışılıyor. Müslümanlarayönelik ilgi bu ayda her zamankinden daha fazla göze çarpıyor.Müslümanlara yönelik çeşitli oyunların oynandığı Müslümanlar aleyhine çeşitli planların yürürlükteolduğu bir gerçektir. Ancak bununla birlikte İslam’ın ve İslami değerlerin günbegün dünya genelindeher geçen gün daha fazla etkili olduğu da bir gerçek… Ramazan, oruç, iftar ve benzeri İslami değerlerMüslümanların yalnızca kendi aralarında yardımlaşmaları, Empati yapmaları ya da nefis tezkiyesindebulunmalarını değil bu değerler vasıtasıyla diğer insanlarla buluşup tanışmaları ve İslam’ıngüzelliklerini diğer insanlara açmaları yolunda bir imkan oluşturuyor. Bu vesileyle dünyanın hertarafında insanlar oralarda bir şekilde var olan Müslümanlar aracılığıyla İslam’la tanışma veMüslümanları anlama imkanı buluyor. Kısacası Ramazan ve Rabbimizin ifadesiyle bizden öncekilerefarz kılındığı gibi bize de farz kılınan oruç, yalnızca nefis tezkiyesi açısından değil İslam’ın anlatılmasıve ifade edilmesi açısından eşsiz bir fırsat sunuyor. Müslümanların bu fırsatı iyi değerlendirmek vebütün Müslümanların bu kutsal görevi inanç esaslarına göre yaşayıp örnek kişiler olmasıgerekmektedir.

TÜRKPA-nın Fәaliyyәtdә olan Sәdri Ramazan bayramı münasibәtilә tәbrik ünvanlamışdır

Əziz həmvətənlər,Qırğız Respublikası Joqorku Keneşi üzvləri adından Sizi müqəddəs Ramazan bayramı münasibətilə təbrik edirəm.Ramazan ayının müqəddəs dəyərlərindən biri bizim kömək və dəstəyimizə ehtiyacı olanların qayğısına qalmaqdır. Müqəddəs Ramazan ayı ərzində xeyirxah əməllərlə məşğul olmalı və mənfi fikirlərdən çəkinməliyik. Ramazan bağışlamaq və mərhəmət simvoludur.Biz Ramazan ayını yaxşı niyyətlər və ümidlərlə qarşıladıq. Oruc Müsəlmanlara yenilənməyə, daxilən təmizlənməyə və həyata baxışını yenidən nəzərdən keçirməyə yardım edir.Hər bir şəxsə xoşbəxtlik və rifah, dövlətə isə birlik və həmrəylik nəsib olsun! Müqəddəs Ramazan bayramı Qırğızıstana çiçəklənmə və rifah gətirsin! Ramazan bayramınız mübarək!Hörmətlə,Dastanbek JumabekovQırğızıstan Respublikası Joqorku Keneşinin Torağası

Dünya Kupasında Şok Saldırı! Yaralılar var

Rusya’nın başkenti Moskova’da şok bir saldırı düzenlendi ve yaralıların olduğu açıklandı. İşte haberin ayrıntıları; 2018 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Rusya’nın başkenti Moskova'da yer alan Spartak Stadyumunun yakınlarında bir taksi kalabalığın arasına daldı. Olayda 8 kişinin yaralandığı açıklandı.Rusya'nın başkenti Moskova'da bir taksi, İlyinka Caddesi'ndeki Gostinıy Dvor alışveriş merkezi yakınlarında kalabalığın arasına daldı. Güvenlik güçlerine göre, araç ilk önce bir trafik işaretine çarptı, daha sonra da kalabalığın arasına yöneldi. Olayda en az 8 kişinin yaralandığı belirtilirken, hayatını kaybeden olmadı.Moskova idaresi trafik kontrol yönetim merkezi, taksi şoförünün Kırgızistan'dan alınan bir ehliyet ile çalıştığını açıkladı. Kent polisinin açıklamasında ise, ilk verilere göre olayın nedeninin şoförün aracın kontrolünü kaybetmesi olduğu kaydedildi.Gözaltına alınan şoför, bölge polis merkezine götürüldü. Olayla ilgili soruşturma açıldı.Moskova trafik yönetim merkezi, Twitter'da olay yerinden görüntü ve şoförün ehliyetini paylaştı. Paylaşılan görüntüye göre, Anarbek Uulu Çıngız isimli şoför, ehliyetini 13 Ağustos 2013'te çıkardı.Bazı görgü tanıkları ise gözaltına alınmadan önce şoförün kaçmaya çalıştığını ileri sürdü.Öte yandan IŞİD terör örgütü, Rusya’da düzenlenecek 2018 Dünya Kupası öncesinde Messi ve Ronaldo’nun resminin yer aldığı bir paylaşımda bulunmuş ve tehdit etmişti. IŞİD’in bu tehdidinin ardından ise ülkede güvenlik önlemleri artırılmıştı. Bugün Spartak Stadyumunun yakınlarında meydana gelen olay/saldırı ise akıllara IŞİD terör örgütünün tehditlerini getirdi. Kaynak: Dünya Kupasına şok saldırı! Yaralılar var

İnsan Psikolojisi

İnsan psikolojisi herşeyden önce zihinsel bir süreç.Psikolojik hastalıklar aslında halk diliyle tabir edilen biçimde “hastalık hastası olma” hali diyebiliriz.Öncelikle kendimizle ilgili teşhislerde bulunurken insanın tabiatını iyi tanımalıyız.Nasıl yeni bir makine , alet her neyse aldığımızda öncelikle kullanmasını öğrenirsek , öğrenmeden kullandığımız zaman bozacağımızın farkında isek,kendimizi de kullanmadan önce -ki insan kendini kendini yapan ve kullanan bir varlıktır- kendimizi tanımalı, öğrenmeliyiz.Ama insan makine değildir ki her şey teoride ki gibi uygulansın.Dünya da ne kadar insan var ise o kadar alem var.Herinsan bireyi ayrı bir dünya-okunması gereken-.Yine de benzer özelliklerimizde çok fazla diyebiliriz.Her insan sever ,üzülür ,düşünür,korkar, kıskanır, bencilleşir…..  Her birey olarak bizde insan tabiatına sahip olduğumuza göre insanın tabiatını tanımalıyız. İnsan tabiatı gereği gerilimlere ve dualist -ikili -bir yapıya sahip.İnsan benliğinde çatışma yaşayan bir varlıktır.Bunu kabul etmeliyiz bir insan bireyi olarak.Çatışmasız insan olmaz.Çatışma zaten insanda vardır,diğer varlıklar bunu yaşamaz.Eğer bunu kabul edersek,benimsersek bir çok sorunumuzu ‘sorunsallaştırma’yacağız.İçinden çıkılmaz gibi görüp sorunlarımızla aramızda duvar örmeyeceğiz.Sorun demek İnsan demek.Sorumsuz insan olabilir ama sorunsuz insan olmaz.Zatensorumsuzlukta bir sorundur.İnsanda sorun bitmez sadece değişir. İşte önemli olan kendimizin, tabiatımızın farkında olarak ,deve kuşu gibi kafamızı benliğimize gömüp kendimizden başka sanki kimse sorun yaşamıyormuş gibi bakmadan her insan teki olarak bizde sorunlarımıza müdahale etmeye çalışmalıyız.Zaten psikolojik problemler abartıdan öte bir şey değildir.İnsan bir şeyi pire iken deve yapar.Aslında piredir ama o deve olduğunu zannederek deve haline getirir.Ama insan olduğumuz için de bu kaçınılmaz; ‘Abartı’ var tabiatımızda.Önemli olan bu tabiatımızı görüp abartmamaya çalışmak, her şeye olduğu gibi bakmaya çalışmak. İşte burdan da şu sonuç çıkarılabilir; İnsan olarak eğitilebilir varlıklar olduğumuz.İnsan olarak kendi kişiliğimizi eğitme şansına sahibiz.Sivri yönlerimizi törpüleyebiliriz, eğri yönlerimizi doğrultabiliriz ,çarpık bakışlarımızı düzeltebilir,aşırı ve gereksiz yoğunlaşmalarımızı azaltabiliriz.Tabi burada eğitim derken sadece örgün eğitimden bahsetmiyorum.Kişiliğimize katkı sağlayabilecek her çabadan bahsediyorum.Aslında şu doğru değil; insanın sorunlarını kategorize ederken psikolojik sorunlar aslında normal insanlarda olmayan sorunlardanmış gibi görmek.Bu doğru bir bakış açısı değil.Her insan bireyinin psikolojisi olduğuna göre psikolojik sorunlar olarak insana ayrı bir başlık açmaya gerek yok.Çünkü insan bir bütündür her şeyiyle.Parçalamak çok doğru değil.Bütünü görmeden ,değerlendirmeden direkt parçaya müdahale etmeye çalışmak başım ağrıyor diye başı toptan kesmeye benzer.Oysa ağrının sebebi tek değildir.Bir çok etken olabilir.Genel anlamda çok ileri ,uç ,çok şiddetli sorunlar olmadıktan sonra her insan bireyi kendi sorunlarını kendi aşabilir diye düşünüyorum.Ki sorun olarak kabul edilen bir çok olgu da çok normal diyebeleceğimiz her insanın psikolojisinden geçen- kimisi dillendirir kimisi dillendirmez – normal olgular olarak görüyorum. saygılarımla…